Arçelik ekibi Ağrı Dağı'nın zirvesine tırmanış gerçekleştirdi

İSTANBUL(AA) – Arçelik’in ve Koç Holding’in üst düzey yöneticilerinden ve Arçelik’in faaliyet gösterdiği farklı ülkelerdeki katılımcılardan oluşan ekip Türkiye’nin en yüksek noktası Ağrı Dağı’na zirve tırmanışı yaptı.

Arçelik'ten yapılan açıklamaya göre, iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak ve birlikte hareket etmenin önemini vurgulamak için Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Arçelik Üst Yöneticisi (CEO) Hakan Bulgurlu, Koç Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Melih Poyraz, Arçelik Finansman ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Polat Şen, Arçelik Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika & Amerika Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu ve Arçelik İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Toygan Pulat’ın da aralarında olduğu üst düzey yöneticilerinden ve farklı ülkelerden katılımcılardan oluşan 16 kişilik ekip, Türkiye’nin doğu ucunda bulunan ve 5 bin 137 metre ile Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı’ya zirve tırmanışı gerçekleştirdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, küresel bir şirket olmanın sorumluluğuyla, iklim değişikliğine karşı mücadelede Arçelik’in büyük rol oynadığını belirtti.

Günümüzün en önemli küresel sorunları arasında iklim değişikliğinin yer aldığını vurgulayan Ebiçlioğlu, bu doğrultuda şirketlerin, hem faaliyet gösterdikleri sektörün çevreye ve iklim değişikliğine etkisinin hem de kurum olarak üzerine düşen sorumlulukların bilinciyle hareket ettiğini ifade etti.

Ebiçlioğlu, Arçelik olarak, ticari faaliyetleri sürdürürken ve yatırımları hayata geçirirken topluma, dünyaya ve genç nesillere daha iyi bir gelecek bırakmak amacıyla çalışmaları yürüttüklerinin altını çizdi.

Sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde iklim değişikliği konusunda performanslarını her geçen gün bir üst noktaya taşıdıklarını aktaran Ebiçlioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dağlar; dünyadaki yaşamın, biyoçeşitliliğin ve birliğin bütünsel bir örneği – hikayeleriyle tarihe, ekosistemiyle de canlılara hayat veriyor. Bu nedenle, biz de ekip olarak, doğaya olan bağlılığımızı vurgulamak ve sorumluluklarımızı tekrar hatırlamak için Ağrı Dağı’na tırmanarak 2011’de Kilimanjaro ile başlayan farkındalık tırmanışlarına bir yenisini ekledik. Tırmanışımız ile takım olmanın, doğa ve yeni bir yaşam biçimi için birlikte hareket etmenin önemini yeniden tecrübe ettik. Yakın zamanda ülkemizde ve dünyada yaşanan yangın ve sel felaketleri hem iklim krizinin artan etkilerini hem de bu mücadelede birlikte hareket etmenin önemini bizlere bir kez daha gösterdi. Arçelik olarak, önümüzdeki dönemde de coğrafyamızın sürdürülebilir gelişimine destek olmaya, çevresel etkimizi azaltarak doğayı korumaya, ülkemiz ve dünyamız için değer yaratmaya devam edeceğiz."

Arçelik ekibi küresel ısınmaya dikkati çekmek için daha önce de 2011 ve 2018 yılında Kilimanjaro, 2017 ve 2018 yılında Elbrus, Ocak 2019’da Aconcagua tırmanışlarını takım ruhu ve liderlik becerileri sayesinde başarıyla sonuçlandırmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Sanayi 4.0 alanında dünya lideri üretim tesislerini belirlediği “Global Lighthouse Network”e Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası dâhil oldu.

Koç Topluluğu'ndan yapılan açıklamaya göre, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Sanayi 4.0 çalışmalarında küresel en iyi örneklerin seçildiği “Global Lighthouse Network”e bir fabrikasını daha kabul ettirerek, geleceğini şekillendirdiği dönüşüm yolculuğundaki başarılarına bir yenisini ekledi.

2018 yılında Romanya’nın Ulmi şehrindeki Arçelik Çamaşır Makinesi Fabrikası ve Ford Otosan’ın Kocaeli Fabrikası’nın “Global Lighthouse” seçilmesinin ardından, Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası da bu sene dünyanın en gelişmiş üretim merkezleri arasına adını yazdırdı.

WEF’in 2018 yılında başlattığı Global Lighthouse Network programına şimdiye kadar sadece 90 fabrika kabul edildi. Küresel ölçekte yapılan 1000’in üzerinde başvurunun incelenmesi sonucunda Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası, Global Lighthouse Network’e kabul edilen şirketler arasında yer aldı. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da 29 Eylül 2021 tarihinde düzenlenecek olan “WEF Lighthouse Network 2021” panelinde ana konuşmacılardan biri olarak dünyaya bu önemli başarı yolculuğunu anlatacak.

– "Dijital dönüşümü, kültürel dönüşüm programımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Levent Çakıroğlu, "Her fırsatta vurguladığım gibi Koç Topluluğu olarak küresel bir vizyonla işlerimizi yönetirken, rekabetçiliğimizi artırmaya, teknoloji ve inovasyon kabiliyetlerimizi geliştirmeye odaklanıyoruz. Dijital dönüşümü, kültürel dönüşüm programımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bugün Sanayi 4.0 alanındaki dünya lideri üretim tesisleri arasına Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikamız da dâhil oldu.

1975 yılında üretime başlayan ve gelinen noktada geniş hacimli buzdolabı kategorisinde Avrupa’nın en büyük üretim tesisi konumunda bulunan fabrikamız, dijitalleşmeye yaptığı yatırımlar, yapay zekâ, makine öğrenmesi, robot ve sensör teknolojilerinin yanı sıra hayata geçirdiği diğer örnek uygulamalarla bu küresel unvanı fazlasıyla hak ediyordu. Böylesine büyük ve önemli bir başarıya katkı sağlayan, bizlere bu gururu yaşatan tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum." açıklamasında bulundu.

Koç Topluluğu’nun dijital dönüşüm yolculuğuna başlarken, Arçelik için özel bir dijitalleşme yol haritası oluşturulduğunu belirten Çakıroğlu, şunları aktardı:

"Eskişehir fabrikamızın dijital dönüşümü ilham verici bir başarı hikayesidir. Bu süreçte Arçelik, genişleyen ürün yelpazesine yönelik artan tüketici taleplerini tüm kalite beklentilerini sağlayacak şekilde karşılayabilme adına 30'dan fazla iyi uygulama senaryosu üretti. Bunu yaparken yeni fikirler geliştiren ve bu fikirleri hızla test edebilen şirketimizde, Atölye 4.0, Garage gibi şirket içi inovasyon ve ileri mühendislik platformları kullanıldı. Ayrıca KOBİ'ler, üniversiteler ve start-up'larla iş birlikleri kuruldu. Böylece dijital uygulamalar düşük yatırım maliyetleri ile hayata geçebildi. Fabrikamız pandemi döneminin yarattığı tüketici talebindeki değişkenliklere de operasyonlarındaki dijitalleşme ile hızla uyum sağlayabildi. Ayrıca gelinen noktada artan müşteri talebi nedeniyle kapasite yatırımı gerçekleştirmek de planlarımız arasında."

Açıklamaya göre ayrıca, fabrikada yapay zekâ, makine öğrenmesi ve kendi kendine karar verebilen sistemler kullanılırken, dünya lideri üretim tesisleri arasına adını yazdıran Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası’nın fark yaratan özelliklerinden öne çıkanlar şöyle:

"Yapay zekâ, makine öğrenmesi ve kendi kendine karar verebilen sistemler kullanılan fabrikada hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı karar alma çözümleri sayesinde kalite göstergelerinde önemli gelişmeler sağlanırken, müşteri şikâyetleri yüzde 20 azaltıldı. Kendi kendine karar verebilen sistemler makinelere uyarlanarak kapasite yüzde 43 artırılırken, dönüşüm maliyetleri de yüzde 17 azaltıldı. Hayata geçirilen dijital çözümler sayesinde karbon emisyonunda yüzde 14’lük iyileşme sağlanırken, forklift kullanımı yerine Otonom Mobil Robotlar entegre edilerek malzeme dağıtım sistemi otomatize edildi ve karbon emisyonunda yüzde 7’lik iyileşme sağlandı.

Kendi kendine karar verebilen sistemlerin ana üretim süreçlerini optimize etmesi ile enerji verimliliği yüzde 19 artırıldı. Her gün 7,5 milyon veri toplanan fabrikada, 11 robot ve 3500 sensör bulunuyor. Fabrika, kendi tasarladığı dijital üretim ekipmanlarını kullanıyor. Ayrıca etkin değişim yönetimi, çalışanların sürece dâhil edilmesi ve yetkinliklerinin artırılması ile çalışan bağlılığı oranı yüzde 82 ile en iyi işverenler ortalamasının üzerinde arttı."

AĞRI(AA) – Ağrı’nın Patnos ilçesinin kuzeyinde tatlı su balıkçılığı yapılan, tarımsal üretimde sulama amaçlı kullanılan, kuş türleri ve balıklar başta olmak üzere birçok canlının yaşam alanı olan Patnos Baraj Gölü, bu sene önceki yıllara oranla kuraklıktan daha çok etkilendi.

Kuraklık ve buharlaşma gibi sebeplerden dolayı suyun ciddi oranda çekilmesiyle, daha önce baraj suları altında kalan köyün bazı kısımları da gün yüzüne çıktı.

Sulama amacıyla 1985 yılında yapımına başlanarak 7 yılda tamamlanan Patnos Barajı ve kuruma aşamasına gelen çayın bulunduğu bölge drone ile görüntülendi.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, AA muhabirine, Türkiye’nin birçok bölgesi gibi Ağrı’nın da kuraklıktan olumsuz etkilendiğini söyledi.

Barajı besleyen su kaynakları azaldı

Dünya genelinde kuraklığın yaşandığını, Akdeniz havzasında orman yangınlarının olduğunu ve sık sık sellerin meydana geldiğini belirten Kaya, şöyle konuştu:

“2020 ve 2021 yıllarına baktığımızda yağış oranında ciddi azalmanın olduğunu görüyoruz. Ağrı genellikle nisan ve mayısta maksimum yağış alan karasal iklim bölgelerindendir. Bu sene nisan ve mayıs aylarında yağışlar ile kışın yağan karın az olmasıyla yer altı sularını besleyen kaynaklar azaldı. Yer altı kaynaklarını besleyen suların azalmasıyla ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de göller ve sularda büyük çekilmenin olduğunu görüyoruz. Patnos Barajı’nı besleyen su kaynaklarının azalması ve kuruması gölde su seviyesinin çekilmesine neden oldu.”

Kuraklığın tüm canlıların hayatı için tehlike oluşturduğunu vurgulayan Kaya, suyun günlük yaşamda ve tarımsal sulamada daha dikkatli kullanılması gerektiğini anlattı.

Su azlığı, tarım ve hayvancılığı olumsuz etkiliyor

Ağrı’nın Patnos ilçesindeki Gevi Çayı üzerinde yer alan, tarım ve doğal yaşam için önem arz eden Patnos Baraj Gölü’ndeki su seviyesi, kuraklık ve yağışların azlığı sebebiyle büyük oranda düştü.

Vahşi sulama yönteminde su kaybının çok fazla olduğunu ve Patnos ilçesinde de bu yöntemin kullanıldığını ifade eden Kaya, “Ağrı’nın ekonomisi büyük oranda tarım ve hayvancılığa bağlıdır. Büyük ölçüde mera hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır. Yağış azlığı, suların çekilmesi mera ve tarım alanlarını ciddi şekilde etkilemektedir. Meralardan elde edilen ot veriminin düşmesiyle hayvancılık ve tarımsal ürünlerin büyük ölçüde olumsuz etkilendiğini görebiliriz.” diye konuştu.

Yağmurlama ve damlama yöntemi kullanılmalı

Bu yıl kentte yağışın yok denecek kadar az olduğunu aktaran Kaya, şunları kaydetti:

“Tarımsal sulamaları, yağmurlama ve damlama şeklinde yapmamız gerekiyor çünkü vahşi sulamayla çok ciddi su kaybına yol açabiliyoruz. Bu da ülkemiz, bölgemiz ve ekonomisi tarım ile hayvancılığa dayanan Ağrı gibi yerlerde su azalması ve kuraklığa bağlı olarak çok ciddi ekonomik sıkıntılara neden olabilir.”

Baraj yakınındaki bir köyde yaşayan Feyyaz Sevinç ise “Uzun yıllar barajda böyle bir su çekilmesi görmedik. Geçen sene de oldu ama bu seneki kadar fazla değildi. Suyun dörtte üçü çekildi diyebiliriz.” dedi.