Arçelik, Türkiye'nin ilk 5G'ye hazır özel kablosuz ağını kuracak

İSTANBUL (AA) – Arçelik, Türkiye'nin ilk özel kablosuz ağını kurmak için Nokia ve Türk Telekom ile stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Arçelik, Nokia ve Türk Telekom ile Türkiye'nin ilk 5G’ye hazır özel kablosuz ağının kurulması kapsamında stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.

Yapılan anlaşma kapsamında Nokia’nın özel kablosuz ağı, Arçelik’in video tabanlı üretim süreçleri analizini, iç mekan konumlandırmasını ve AGV performansını destekleyecek. Bunun yanı sıra Nokia ve Türk Telekom, Türkiye'deki ilk ticari özel 4.9G/LTE ağını da devreye sokacak. Endüstriyel 5G’ye hazır özel kablosuz ağ, Arçelik’in ileri teknolojiye sahip Çayırova’daki çamaşır makinesi üretim tesisinde kurulacak.

Geleceğe uyumlu ve 5G’ye hazır Nokia ağı, Arçelik’in dijital dönüşümünü hızlandırırken Endüstri 4.0 kullanım senaryolarının uygulanmasını kolaylaştıran bir platform haline gelecek.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Arçelik Strateji ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Utku Barış Pazar, Nokia ve Türk Telekom ile yapılan bu ortaklık anlaşmasının önemine vurgu yaptı.

Arçelik olarak, yeni teknolojileri iş modellerine entegre etme konusunda kararlı olduklarının altını çizen Pazar, şunları aktardı:

"Bu uygulama sayesinde Arçelik üretimin dijitalleşmesi alanında ön saflarda konumlanıyor. Nokia ve Türk Telekom’un da bu iş birliğine dahil olmasından son derece memnunuz. Yaptığımız anlaşmayla ilk etapta bu ağ, otomatik yönlendirmeli araç (automated guided vehicle – AGV) performansını artırmak için tesis genelinde yaygın, güvenilir ve düşük gecikmeli bir kapsama alanı sağlayacak. AGV’lerin parça lojistiği kapsamında üretim süreci boyunca kullanılmasıyla birlikte, AGV hızı, kontrolü ve operasyonel verimlilik artırmayı hedefliyoruz.

Bu ağ aynı zamanda iç mekan konumlandırma sistemimizi yüksek doğrulukta destekleyerek gerçek zamanlı varlık konumu takibi sağlayacak. Ayrıca video analitiğine dayalı yeni uygulamaları sayesinde fabrika güvenliğini de artıracak. Gelecekte devreye alınabilecek kullanım senaryoları arasında artırılmış ve sanal gerçeklik, dijital ikizler, envanter kontrolü, güvenlik ve tesis yönetimi, kalite-kontrol, uzaktan denetim için yüksek çözünürlüklü video ve tesis genelinde sesli ve görüntülü iletişim yer alıyor."

Bu özel kablosuz ağın Arçelik’in dijital üretim sistemleri stratejisinin ayrılmaz bir parçası olacağını, bu noktada Nokia ve Türk Telekom ile çalışmayı dört gözle beklediklerini belirten Pazar, "Yeni 5G'ye hazır özel kablosuz ağın üretkenliği, verimliliği ve güvenliği artırmaya yardımcı olabilecek 30'dan fazla kullanım durumu belirledik." dedi.

– "Önemli bir dönüm noktası"

Türk Telekom Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Eser de Türk Telekom’un, Türkiye’deki ilk özel kablosuz ağın uygulanmasındaki rolünün önemli bir dönüm noktası olduğunu aktararak, "Arçelik’in dijital üretimde zirvede olan yetkinlikleri, Türk Telekom’un bağlanabilirlik ve şebeke teknolojilerindeki öncülüğü ve Nokia’nın uluslararası deneyimi bir araya gelerek yeni nesil 'Akıllı Fabrika' projesini oluşturdu. Türkiye’nin sanayi alanında dijitalleşmesinin göstergelerinden biri olacak bu proje; verimi, esnekliği, kaliteyi ve üretkenliği yüksek seviyelere taşıyarak, Endüstri 4.0’ın en gelişmiş uygulamalarına ev sahipliği yapacak." açıklamasında bulundu.

Türk Telekom olarak, Nisan 2019’da Nokia ile birlikte gerçekleştirdikleri "Akıllı Fabrika" denemesiyle Türkiye’nin ilk Endüstri 4.0 Mobil Şebeke denemesini hayata geçirdiklerini belirten Eser, "Amacımız, kritik endüstriyel uygulamalarda hataları minimuma düşürmek, üretimi ve verimliliği arttırmak hedefiyle mobil şebekenin sağladığı düşük gecikme süresi, yüksek bant genişliği ve yüksek veri iletim hızı ve güvenilirlik kabiliyetlerinin kullanıldığı akıllı fabrika uygulamalarını gerçek hayata taşımaktı. Bugün bu hedefin gerçekleştiği çok önemli bir ana tanıklık ediyoruz. Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri olarak, 5G’ye uyumlu yeni nesil şebeke ile sektöründe lider şirket Arçelik’in üretimde dijitalleşmesine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz." ifadelerine yer verdi.

Nokia Global Bulut ve Ağ Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Raghav Sahgal ise "Arçelik, iş akışlarına ve üretim uygulamalarına en son yenilikleri getirme konusunda oldukça ilerici bir yaklaşıma sahip. Türkiye’de bir ilk olan 5G’ye hazır özel ağın Arçelik için uygulanması, hem üretimde dijitalleşme yaklaşımında önemli bir adım hem de bölgedeki inovasyon uygulamaları için ilham verici bir örnek." yorumunu yaptı.

Söz konusu iş birliği hakkında görüşlerini paylaşan Nokia Türkiye Ülke Müdürü Özgür Erzincan da "Türk Telekom ile yakın iş birliğimiz sayesinde, Arçelik’e Türkiye’deki ilk 5G'ye hazır özel kablosuz ağı sunmaktan dolayı çok mutluyuz. Bu ağ, Arçelik’in küresel üretim devleri karşısında inovasyon çalışmalarını hızlandırması ve sektör liderliğini pekiştirmesi açısından çığır açıcı bir platform sağlıyor." dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Sanayi 4.0 alanında dünya lideri üretim tesislerini belirlediği “Global Lighthouse Network”e Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası dâhil oldu.

Koç Topluluğu'ndan yapılan açıklamaya göre, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Sanayi 4.0 çalışmalarında küresel en iyi örneklerin seçildiği “Global Lighthouse Network”e bir fabrikasını daha kabul ettirerek, geleceğini şekillendirdiği dönüşüm yolculuğundaki başarılarına bir yenisini ekledi.

2018 yılında Romanya’nın Ulmi şehrindeki Arçelik Çamaşır Makinesi Fabrikası ve Ford Otosan’ın Kocaeli Fabrikası’nın “Global Lighthouse” seçilmesinin ardından, Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası da bu sene dünyanın en gelişmiş üretim merkezleri arasına adını yazdırdı.

WEF’in 2018 yılında başlattığı Global Lighthouse Network programına şimdiye kadar sadece 90 fabrika kabul edildi. Küresel ölçekte yapılan 1000’in üzerinde başvurunun incelenmesi sonucunda Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası, Global Lighthouse Network’e kabul edilen şirketler arasında yer aldı. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da 29 Eylül 2021 tarihinde düzenlenecek olan “WEF Lighthouse Network 2021” panelinde ana konuşmacılardan biri olarak dünyaya bu önemli başarı yolculuğunu anlatacak.

– "Dijital dönüşümü, kültürel dönüşüm programımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Levent Çakıroğlu, "Her fırsatta vurguladığım gibi Koç Topluluğu olarak küresel bir vizyonla işlerimizi yönetirken, rekabetçiliğimizi artırmaya, teknoloji ve inovasyon kabiliyetlerimizi geliştirmeye odaklanıyoruz. Dijital dönüşümü, kültürel dönüşüm programımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bugün Sanayi 4.0 alanındaki dünya lideri üretim tesisleri arasına Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikamız da dâhil oldu.

1975 yılında üretime başlayan ve gelinen noktada geniş hacimli buzdolabı kategorisinde Avrupa’nın en büyük üretim tesisi konumunda bulunan fabrikamız, dijitalleşmeye yaptığı yatırımlar, yapay zekâ, makine öğrenmesi, robot ve sensör teknolojilerinin yanı sıra hayata geçirdiği diğer örnek uygulamalarla bu küresel unvanı fazlasıyla hak ediyordu. Böylesine büyük ve önemli bir başarıya katkı sağlayan, bizlere bu gururu yaşatan tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum." açıklamasında bulundu.

Koç Topluluğu’nun dijital dönüşüm yolculuğuna başlarken, Arçelik için özel bir dijitalleşme yol haritası oluşturulduğunu belirten Çakıroğlu, şunları aktardı:

"Eskişehir fabrikamızın dijital dönüşümü ilham verici bir başarı hikayesidir. Bu süreçte Arçelik, genişleyen ürün yelpazesine yönelik artan tüketici taleplerini tüm kalite beklentilerini sağlayacak şekilde karşılayabilme adına 30'dan fazla iyi uygulama senaryosu üretti. Bunu yaparken yeni fikirler geliştiren ve bu fikirleri hızla test edebilen şirketimizde, Atölye 4.0, Garage gibi şirket içi inovasyon ve ileri mühendislik platformları kullanıldı. Ayrıca KOBİ'ler, üniversiteler ve start-up'larla iş birlikleri kuruldu. Böylece dijital uygulamalar düşük yatırım maliyetleri ile hayata geçebildi. Fabrikamız pandemi döneminin yarattığı tüketici talebindeki değişkenliklere de operasyonlarındaki dijitalleşme ile hızla uyum sağlayabildi. Ayrıca gelinen noktada artan müşteri talebi nedeniyle kapasite yatırımı gerçekleştirmek de planlarımız arasında."

Açıklamaya göre ayrıca, fabrikada yapay zekâ, makine öğrenmesi ve kendi kendine karar verebilen sistemler kullanılırken, dünya lideri üretim tesisleri arasına adını yazdıran Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası’nın fark yaratan özelliklerinden öne çıkanlar şöyle:

"Yapay zekâ, makine öğrenmesi ve kendi kendine karar verebilen sistemler kullanılan fabrikada hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı karar alma çözümleri sayesinde kalite göstergelerinde önemli gelişmeler sağlanırken, müşteri şikâyetleri yüzde 20 azaltıldı. Kendi kendine karar verebilen sistemler makinelere uyarlanarak kapasite yüzde 43 artırılırken, dönüşüm maliyetleri de yüzde 17 azaltıldı. Hayata geçirilen dijital çözümler sayesinde karbon emisyonunda yüzde 14’lük iyileşme sağlanırken, forklift kullanımı yerine Otonom Mobil Robotlar entegre edilerek malzeme dağıtım sistemi otomatize edildi ve karbon emisyonunda yüzde 7’lik iyileşme sağlandı.

Kendi kendine karar verebilen sistemlerin ana üretim süreçlerini optimize etmesi ile enerji verimliliği yüzde 19 artırıldı. Her gün 7,5 milyon veri toplanan fabrikada, 11 robot ve 3500 sensör bulunuyor. Fabrika, kendi tasarladığı dijital üretim ekipmanlarını kullanıyor. Ayrıca etkin değişim yönetimi, çalışanların sürece dâhil edilmesi ve yetkinliklerinin artırılması ile çalışan bağlılığı oranı yüzde 82 ile en iyi işverenler ortalamasının üzerinde arttı."

İSTANBUL (AA) – İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinin organizasyonu ile ‘6G Çalıştayı’nın üçüncüsü düzenlendi. Çalıştayda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, haberleşme alanında üstün olanların ilk çağlardan bugüne liderliğe sahip olduğunun altını çizerek, “Eskiden ulağa sahip olan ve onun taşıdığı mesajı bilen kişinin savaşın seyrini değiştirebildiğini biliyoruz. Bugün veri ile petrolü karşılaştırıyoruz. Bu, dünyanın seyrini değiştirebilecek bir alan. Bunu sadece haberleşme mühendisi olduğum için söylemiyorum. Gerçekten bütün alanları birebir çok yakından etkileyen bir sektör. Eğitim, sağlık, tarım, sanayi, turizm aklınıza ne gelirse gelsin diğer tüm sektörlerde elektronik haberleşme sektörünün etkin ve verimli kullanılması ve bu sektörlerdeki verimliliğin anahtarıdır.” diye konuştu.

Mobil bant genişliğine olan ihtiyacın arttığına dikkati çeken Sayan, “Bilişim sektörleri açısından pandeminin de etkisinde son on yılda çok büyük bir gelişme oldu. Ama 2020 yılında bu son on yılın daha ötesinde, 2021’i de katacak olursak, çok daha ivmeli bir şekilde bu alanda ihtiyaç olduğu ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de haberleşme alanındaki yerlileşme çabalarına dair detaylar veren Sayan, şöyle devam etti:

“Türkiye’de haberleşme oranlarına baktığımız zaman yerlilik oranımız yüzde 1 idi. Bugün baktığımız zaman yüzde 22. İyi bir yerde miyiz? Henüz değil ama yüzde 1’den yüzde 22’ye çıkışı biz üç yıl içerisinde başardıysak, önümüzdeki süreçte bu oranın nasıl katlanarak artabileceğini ve nasıl bunu başarabileceğimizi de biliyoruz. Hedefimiz 2023 yılında vatandaşlarımızın en yüksek yerlilik oranına sahip olacak şekilde 5G’yi kullanmaya başlıyor olması.”

“4G insanlar için yapılmış son teknolojiydi”

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç da TEKNOFEST’e gençlerin gösterdiği ilgiden bahsederek, “Şu anda gençler için bizim bir karar vermemiz lazım. İki tane yolumuz var. Biri zor olan kısmı. Bu zor olan kısmı yerli ve milli olarak üretmek. Bu çetrefili bir yol. Diğer bir yol da biraz daha basit olan diyelim. Yabancı menşeli ürünleri alıp bir yolunu bulup yerli ve milli damgası vurabilmek. Şimdi bizim burada bu kararı verebilmemiz lazım.” diye konuştu.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarılarına dikkati çeken Koç, “Şu anda dünyada savaş paradigmalarını değiştiren bir ürünümüz var. Bu ürünü üreten firmaya, ilk ürününün prototipini yaptıklarında ‘Sen bunu yapamazsın’ denildi. ‘Zaten dünyada savunma sanayisi çok dar bir ekosistem’ denildi. ‘Ar-Ge yapan binlerce mühendis var’ denildi. Onlar bu söylemleri dinlemedi. TEKNOFEST’e gittiğinizde göreceksiniz Hürkuş’undan Akıncı’sına, Atak’ından Gökbey’ine kadar yerli ve milli ürünlerimiz savaşlarda paradigma değiştirdi.” açıklamasında bulundu.

4G’nin insanlar için yapılmış son teknoloji olduğuna değinen Koç, “Artık hepimizin bildiği gibi makinelerin birbirleriyle konuştuğu nesnelerin interneti ile birlikte harmoni içinde çalıştığı bir döneme doğru gidiyoruz. 6G bunun en güzel gösterimi olacak.” dedi.

En büyük handikap altyapı

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, 5G teknolojisini de geçme de en büyük handikaplarının altyapı olduğunu belirterek, “İnşallah 5G’ye geçiş sürecinde tam anlamıyla geçtik diyebilmek için fiber altyapısını da yapmamız gerekiyor. Savunma Sanayi Başkanlığımızın destekleriyle başlayan projede şu anda sahadayız. İlk günlerdeki kavgalı günlerden başlayıp bugün güzel dostluklar oluşturduğumuz bu serüven bizi inşallah 6G’ye taşıyacak.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Arslan ise 5G teknolojisinde geç kalındığını belirterek, “6G’de aynı hatayı tekrarlamamak için 6G’yi çokça konuşmamız lazım. Gündemimize sürekli 6G’yi sokmamız lazım. Hep beraber bütün ülke olarak 6G’nin sadece üretiminde değil araştırmasında da, patentlerinde de hep beraber çokça katkıda bulunmamız lazım. Hatta standartlara katkıda bizim lider olmamız lazım.” şeklinde konuştu.