ASELSAN Konya'nın üretimi 'bomba atarlı SARP' IDEF'in gözdesi oldu

KONYA (AA) – ASELSAN Konya’nın üretimini gerçekleştirdiği, bomba atar silahlarının entegre edilebildiği ve tam bağımsız elektro optik altyapısına sahip özgün uzaktan komutalı silah sistemi, IDEF’te yoğun ilgi görüyor.

ASELSAN Konya Program Yönetimi, İş Geliştirme ve Pazarlama Direktörü Ümit Mercimek, AA muhabirine, ASELSAN Konya’nın Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarını karşılayacak her nevi silah ve silah sistemleri ile tasarım, geliştirme ve mühendislik faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere kurulduğunu söyledi.

Kuruluşun, savunma sanayisi ürünlerinin üretimi, test, montaj ve entegrasyonu başta olmak üzere her türlü ticari ve sınai faaliyette bulunmayı amaçladığını dile getiren Mercimek, “ASELSAN Konya, yüzde 51’i ASELSAN’a ve yüzde 49’u Konya Savunma Sanayi AŞ’ye ait olmak üzere ‘Aselsan Konya Silah Sistemleri Anonim Şirketi’ unvanıyla kurulmuştur. ASELSAN Konya, 17 Aralık’ta faaliyetine başlamış olup savunma sanayisi için özgün ürünlerin geliştirildiği önemli bir teknoloji üssü olacaktır. Bu hedef doğrultusunda kısa sürede silah ve silah sistemleri tasarımı, üretimi, test, montaj ve entegrasyonuna yönelik altyapı kurulumları tamamlanmış üretim bu kapsamda başlamıştır.” dedi.

“5 ila 10 yıllık süreçte hedefimiz, 1200 personel sayısına ulaşmak”

Mercimek, uzun yıllar görev yaptığı ASELSAN’da elde ettiği tecrübeyi şirkete aktarmak için burada bulunduğunu belirterek, “ASELSAN Konya’da 160 kişilik personel sayısına ulaştık. 5 ile 10 yıllık süreçte potansiyel projeleri de göz önüne alarak hedefimiz 1200 kişilik personel sayısına ulaşmak. 800 mühendis ve 400 nitelikli teknisyen olacak. Planlarımız bu yönde ve projelerimizi de bu kapsamda geliştirmek ve artırmak üzere çalışmalarımız sürüyor.” diye konuştu.

UKSS’lerin üretimi ASELSAN Konya’ya aktarıldı

Uzaktan Komutalı Silah Sistemlerine (UKSS) değinen Mercimek, bunların alanında çok önemli bir pazar payına sahip olduğunu ifade etti.

Mercimek, şu bilgileri verdi:

“ASELSAN ile yaptığımız teknoloji transferi sözleşmesi kapsamında UKSS üretimi ASELSAN Konya’ya aktarıldı. Buna yönelik altyapı kurulumu tamamlandı ve üretime başladık. Tüm UKSS’nin tedarik, üretim, entegrasyon, test ve kalite faaliyetleri ASELSAN Konya tarafından yapılmaktadır. Buna yönelik SARP sistemimizi fuara örnek olarak getirdik. Sadece üretimimiz değil ürün geliştirme üzerine de yeteneklerimizi göstermek istediğimiz, geliştirdiğimiz sistemimiz yer alıyor. Ayrıca hem 12,7 milimetre hem de 40 milimetre bomba atar silahlarının entegre edilebildiği, her iki sistemin alttan beslendiği ve aynı zamanda tam bağımsız elektro optik altyapısına sahip özgün bir uzaktan komutalı silah sistemini sergiliyoruz.”

Sistemin çok hafif olduğuna işaret eden Mercimek, projenin TSK’nın kullanımına sunulması yönünde görüşmelere başlayacaklarını kaydetti.

ASELSAN Konya’da istihdam edilen personelin silah ve silah sistemleri üzerinde büyük tecrübe sahibi olduğunu vurgulayan Mercimek, “Silahları çok iyi tanıyoruz. Bu silahları geliştirme ve üretmenin yanında mevcut TSK’nın envanterinde yer alan silahların yenilenmesi ve onarılmasında yetkinliğimiz var. Örnek silahın kritik parçalarını ürettiğimiz ve gösterdiğimiz ürün yelpazemiz var.” dedi.

Mercimek, Türkiye’nin, dost ve müttefiklerin gelecek dönemdeki ihtiyaçlarının milli imkanlarla karşılanmasında, “milli silah, güçlü savunma” sloganıyla çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KONYA (AA) – Merkez Selçuklu ilçesinde bulunan, özel ışık, ısı ve nem ortamının oluşturulduğu Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’nde bir kelebeğin gelişimi izlenebiliyor.

Gezi alanı 3 bin 500 metrekare olan, 7 bin 600 metrekarelik kullanım alanına sahip bahçeye gelenler 8-12 bin arası kelebeğin yanı sıra 195 civarında bitki türünü gözlemleyebiliyor.

Ayda 3 bin kilometre uçan “Kral Kelebeği” ile kanadındaki yumurta şekli nedeniyle “Büyük Uçan Yumurta” adını alan kelebek gibi birçok özel tür Tropikal Kelebek Bahçesi’nin sakinleri arasında yerini aldı.

Koordinatör, biyolog ve bölüm sorumlularından oluşan ekip de Filipinler, Kenya ve Kosta Rika gibi ülkelerden yeni kelebek türlerinin bahçeye kazandırılması için çalışma yürütüyor.

Son dönemde bahçeye getirilen türler arasında, uzunluğu 20, kuyruk uzunluğu ise 15 santimetreyi bulabilen, İpek Güvesi ailesinin en büyük üyesi konumundaki Latince ismi “Argema mimosae” olan Afrika Ay Güvesi ilgi çekiyor.

Kelebeklerde hortuma benzeyen 2 tüpten oluşan ve “proboscis” adı verilen ağız yapısı bulunmayan Afrika Ay Güvesi kelebeği, bir haftalık ömrü boyunca tırtıl halindeyken depoladığı besinleri kullanıyor.

Rengi kamuflaj yeteneğini artırıyor

Tropikal Kelebek Bahçesi biyologlarından Pınar Öğe, AA muhabirine, Kenya’dan getirilen Afrika Ay Güvesi’nin kuru yaprak görünümündeki kuyruğunun bahçeye gelen ziyaretçilerin dikkatini üzerine topladığını söyledi.

Kanatlarında bulunan göze benzeyen desenlerin Afrika Ay Güvesi’ni ayırıcı bir diğer fiziksel özellik olduğunu anlatan Öğe şunları kaydetti:

“Tüm kelebeklerimizin olduğu gibi bu kelebeğimizin de renkleri çok özel. Yeşil ve sarı renklerin bir karışımı ve bu durum onun kamuflaj yeteneğini artırıyor. Zaten kelebeğimiz kamuflaj konusunda son derece yetenekli. Rengi ona özel bir kamuflaj yeteneği kazandırıyor. Genellikle yeşil yapraklar üzerinde yaşayarak avcılarından korunmayı sağlar. Kanat üzerindeki göze benzeyen desenler ise kelebeğimizin en büyük avcısı yarasa için kullandığı savunma mekanizmasıdır. Yarasalar bu şekillerden korkarak uzaklaşıyor.”

“Tırtılken yediğiyle yaşıyor”

Bahçede 40 farklı türde 20 bin kelebeğin gözlemlenebildiğini dile getiren Öğe, “Bahçe 28 derece ısıda yüzde 80 nem oranına sahip. Buraya geldiğinizde göreceğiniz kelebekler bu sıcaklık ve nem oranlarında yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Afrika Ay Güvesi, doğal ortamında, Afrika’da yılda iki defa görülebilir, ilkbahar ve sonbaharda. Bahçemize geldiğinizde 12 ay boyunca Afrika Ay Güvesi’ni gözlemleme ve fotoğraflama şansınız olacak.” diye konuştu.

Tırtılken besinleri depolayan kelebeğin erişkin halde bu depoyu kullandığını belirten Öğe, “Kelebekler çiçek ve meyvelerden topladıkları nektarinlerle beslenir. Afrika Ay Güvesi’nin ağız yapısı yoktur. Diğer kelebeklerden ayrılan en önemli özelliklerinden birisi de ağız yapısının olmamasıdır. Beslenemeyen kelebeğimiz yaklaşık bir hafta ömre sahip.” ifadesini kullandı.

Muhabir: Anıl Kuru

ANKARA (AA) – Şirketten yapılan açıklamaya göre, ASELSAN, mühendisliğin her aşamasındaki tecrübesini finans sektörüyle paylaşacak.

Bu süreçte her zaman olduğu gibi yerlileştirme ve millileştirme önceliğini korumayı hedefleyen şirket, finansal teknolojiler alanındaki yerel tedarikçi ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlayacak.

Finansal teknolojiler alanına girilmesi, ASELSAN’ın hem alacağı siparişlere hem de müşteri portföyüne çeşitlilik olarak yansıyacak.

ASELSAN’ın finansal teknolojiler alanındaki projeleri, kamuda ve özel sektörde müşteri çeşitlendirmesine odaklanacak. Yeni nesil bankacılık teknolojilerinden ödeme kaydedici cihazlara kadar muhtelif başlıklar içeren bu arenada artık ASELSAN ismi de yer alacak.

Finans sektöründe verilen hizmetlerin daha etkin yönetilmesinde teknolojinin önemi her geçen gün artarken ASELSAN da finansal teknolojilerde yaşanan gelişmeleri takip etmek ve bu alandaki iş geliştirme fırsatlarını değerlendirmek amacıyla organizasyonunu yapılandırdı.

“Teknolojik bağımsızlık için yola çıktık”

Açıklamada görüşlerine yer verilen ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık mücadelesi için 46 yıl önce yola çıktıklarını bildirdi.

Görgün, “Savunma alanındaki liderliğimizin yanı sıra sağlıktan ulaştırmaya pek çok sivil alanda da ülkemizin ihtiyaçlarına zamanında ve üstün kaliteyle cevap verdik. Bu sorumluluk bilinciyle bugüne kadar olduğu gibi yarın da teknolojik yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Bu alanda yaptığımız yatırımlara finansal teknolojiler alanına girerek yeni bir halka eklemekten memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Savunma teknolojilerinde bugüne kadar kazandıkları tecrübeyi finansal teknolojiler alanına da yansıtacaklarına işaret eden Görgün, “Donanımdan yazılıma kadar uçtan uca sistem teknolojisi üretebilme yeteneğimizi finansal teknolojilerde kullanacağız. Kamu yararını her zaman en üst seviyede gözeten ASELSAN, bu yeni faaliyet alanında da kendisine ihtiyaç duyulan her başlıkta yer alacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Yerlileşme ve millileşme vizyonunu bugüne kadar faaliyet gösterdikleri her alana taşıdıklarını vurgulayan Görgün, şunları kaydetti:

“Finansal teknolojiler alanında göstereceğimiz faaliyetlerle halihazırda yurt dışından temin edilen ürün ve sistemleri üreterek önemli bir kaynağın ülkemizde kalmasının bir parçası olmak bizim için muazzam bir gelişmedir. Ayrıca, savunma teknolojilerinde sıklıkla kullandığımız bilgi güvenliği ve kriptoloji gibi alanlardaki donanım ve yazılım tecrübemizi ilerleyen dönemde finansal piyasalarda kullanılmak üzere ürünlere, sistemlere ve çözümlere dönüştüreceğiz. İmzaladığımız 129,7 milyon dolar tutarındaki sözleşmeyle ülkemizin lider finans kuruluşlarının yanında finansal teknolojiler alanına giriş yapmaktan ve onların çözüm ortağı olmaktan büyük gurur duyuyoruz.”