ASPİLSAN enerjisiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüne güç katıyor

KAYSERİ (AA) – Türkiye’nin yerli sermayeyle kurulan milli kuruluşlarından ASPİLSAN Enerji, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) kara, hava ve denizde ihtiyaç duyduğu uzun ömürlü bataryaları üreterek savunma sanayisine destek veriyor.

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde 1981’de hayırsever iş adamlarının katkılarıyla kurulan ASPİLSAN Enerji, askeri birliklerin ihtiyacına göre, kullanılan cihazlara özgü pil ve bataryalar üreterek, TSK’nin gücüne güç katan önemli firmalardan biri oldu.

ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ferhat Özsoy, AA muhabirine, şirketin, 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı sırasında edinilen tecrübelerden yola çıkarak kurulduğunu söyledi.

Savunma sanayisi için stratejik bir malzeme olan bataryaların ASPİLSAN Enerji tarafından üretildiğini anlatan Özsoy, diğer sektörlerin batarya ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışmalar da yürüttüklerini ifade etti.

Özsoy, firma olarak yaklaşık 300 çeşit telsiz, silah, termal, robotik ve medikal batarya ve batarya sistemleri ürettiklerini dile getirdi.

Akıllı batarya yönetim sistemleri ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini belirten Özsoy, şunları kaydetti:

“Türkiye’de tek üreticisi olduğumuz nikel kadmiyum akülerimiz uçak ve helikopterler başta olmak üzere, raylı sistem araçlarında, deniz araçlarında, gemilerde ve insansız hava araçlarında kullanılmaktadır. Son dönemde şirketimiz açısında önemli bir faaliyet alanı olarak ön plana çıkan enerji depolama sistemlerinin tasarımına ve üretimine başlanmıştır. Ayrıca üretimini yaptığımız batarya ve pil bloklarının şarj cihazlarının da üretimini yapmaktayız. Özel tasarım şarj kabinleri ile batarya test cihazları da geliştirdiğimiz ürünlerdendir.”

Ar-Ge çalışmaları sürüyor

TSK’ye son yıllarda önemli katkı sağladıklarına değinen Özsoy, “Savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu telsiz bataryaları, gece görüş sistemi bataryaları, karıştırıcı sistem bataryaları, mayın tarama ve bomba imhalarında kullanılan robotik sistem bataryaları, füze ve güdüm kitlerinde kullanılan pil ve bataryalar, anti-torpido bataryaları, tanksavar sistem bataryaları gibi araçların enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik tüm batarya sistemlerini tasarlamakta ve üretmekteyiz.” ifadelerini kullandı.

Şirket bünyesinde üç Ar-Ge merkezi bulunduğunu anlatan Özsoy, Kayseri Ar-Ge Merkezinin çalışmalarını bataryalar üzerine yoğunlaştırdığını, batarya paketlerinin elektronik tasarımı, mekanik tasarımı ve yazılım geliştirmeleri üzerine çalışmalar gerçekleştirildiğini vurguladı.

Özsoy, Avrupa Batarya Birliği ile Hammadde Birliği’ne bu yıl üye olduklarını sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı’nda oynanacak müsabaka saat 20.00’de başlayacak. Maçı hakem Yaşar Kemal Uğurlu yönetecek.

Galatasaray ligin geride kalan bölümünde 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet sonucunda 8 puan topladı.

Kayseri’nin sarı-kırmızılı ekibi ise ilk 5 haftada 2 galibiyet, bir beraberlik ve 2 yenilgi sonucunda 7 puan elde etti.

Son 3 maçta galibiyeti yok

Galatasaray, Süper Lig’de çıktığı son 3 karşılaşmada 2 beraberlik ve bir mağlubiyet yaşadı, galibiyet elde edemedi.

Ligin ilk iki haftasında GZT Giresunspor ve Atakaş Hatayspor’u mağlup eden sarı-kırmızılı ekip, üçüncü haftada Kasımpaşa ve dördüncü haftada Trabzonspor ile berabere kaldı, beşinci haftada ise Aytemiz Alanyaspor’a yenildi.

Galatasaray, son üç haftada kazanabileceği 9 puanın sadece 2’sini hanesine yazdırdı.

Galatasaray’da 4 eksik

Galatasaray’da 4 futbolcu sakatlık ve ceza nedeniyle Yukatel Kayserispor maçında forma giyemeyecek.

Sarı-kırmızılı ekipte tedavilerine devam edilen Arda Turan, Sacha Boey ve Barış Alper Yılmaz ile cezası devam eden Marcao, maçın kadrosunda yer alamayacak.

51. randevu

Galatasaray ile Yukatel Kayserispor, Süper Lig tarihinde yarın 51. kez karşı karşıya gelecek.

İki takım arasında geçmişte yapılan maçlarda İstanbul’un sarı-kırmızılı ekibinin, Kayserili renktaşına karşı galibiyet sayısında açık ara üstünlüğü bulunuyor. Geride kalan 50 müsabakada Galatasaray 32, Kayserispor 3 galibiyet aldı, 15 maç da berabere sonuçlandı.

Rekabette Galatasaray’ın toplam 112 golüne, Kayserispor 38 golle yanıt verebildi.

Geçen sezon iki takım arasında İstanbul’da oynanan maç 1-1 berabere biterken, Kayseri’de yapılan müsabakayı Galatasaray 3-0 kazandı.

Kayseri’deki maçlar

Galatasaray, genelde büyük üstünlük kurduğu Kayserispor’u deplasmanda ise 25 lig maçında 12 kez yendi.

Kayseri’deki sadece bir maçı ev sahibi ekip kazanırken, 12 müsabakada taraflar eşitliği bozamadı. Kayserispor evinde 20, Galatasaray ise deplasmanda 40 gol attı.

Kayserispor, rakibi karşısında evindeki tek galibiyeti 1973-1974 sezonundaki ilk randevuda elde etti. 21 Nisan 1974’de yapılan maçı 2-0 kazanan Kayserispor, daha sonra Galatasaray ile evinde oynadığı müsabakalardan 12’sini yitirdi, 12’sinde ise berabere kaldı.

En farklı skorlu galibiyetler

Galatasaray, Kayserispor karşısında ligde en farklı skorlu galibiyetini 2015-2016 sezonunda İstanbul’da 6-0’lık sonuçla aldı.

Kayserispor ise Galatasaray karşısında ligdeki 3 galibiyetini 2-0, 1-0 ve 2-1’lik sonuçlarla elde etti.

Öte yandan iki takım arasında en gollü lig maçı 1985-1986 sezonunda oynandı. İstanbul’daki maçı 5-2 Galatasaray kazandı. Toplam 7 gol, rekabetteki 50 maç içinde en gollüsü olarak kayıtlara geçti.

KAYSERİ (AA) – AA muhabirine konuşan Benli, Kayseri’de şu an 18 yaş üstü birinci doz aşılama oranının yüzde 77’ye ulaştığını, bunu hızlıca yüzde 85’lerin üstüne çıkarmak istediklerini söyledi.

Kentte ikinci dozu yaptıranların oranının yüzde 50’lerde olduğunu, bunu da yüzde 100’e ulaştırmayı hedeflediklerini anlatan Benli, birinci doz aşıdan sonra 42 gün geçmiş olmasına rağmen ikinci dozu yaptırmamış yaklaşık 50 bin kişi bulunduğunu kaydetti.

“Aşıya hiç gelmemiş 260 bin civarında insanımız var. Bu rakamlar endişe verici, bizi korkutuyor.” diyen Benli, şöyle konuştu:

“Vaka sayılarını, yatan hasta ve yoğun bakımdaki hasta sayılarını analiz ettiğimizde aşının etkisini görüyoruz. Yüzde 23’lük hiç aşı olmamış kesim bizim vaka sayılarımızda yüzde 60’a tekamül ediyor. Aşı, pozitif olmayı engelliyor ama yüzde 100 değil. Şu bir gerçek ki yoğun bakımlarımızda yatan hastaların yüzde 91’i aşısız. Yüzde 4’ü de tek doz aşılı. Aşı olmak yoğun bakıma yatışı engelliyor yüksek oranda. Mutlaka iki doz aşımızı olmamız gerekiyor. Diğer yaptığımız bir analizde ise hastaneye yatanlarda aşılı olanların büyük çoğunluğunun iki doz Sinovac aşılı olduğunu gördük. O zaman iki doz Sinovac aşısının yetersiz olduğunu mutlaka üçüncü doz aşı olması gerektiğini hem elimizdeki veriler gösteriyor hem bilim insanlarımız söylüyor. Bugünleri hem tedbirle hem de aşıyla aşacağız.”

“Pandemide dördüncü dalgamızı yaşıyoruz”

Yıllık izinlerini geçirmek için kente gelen gurbetçilerin dönüş yolunda olduğunu, bundan dolayı çıkış hareketliliği yaşandığını belirten Benli, düğün ve kapalı ortamlarda yapılan programların büyük risk taşıdığına dikkati çekti.

Benli, şunları kaydetti:

“Pandemide dördüncü dalgamızı yaşıyoruz. Hem de yoğunluklu bir şekilde yaşıyoruz. Önlemlere daha da dikkat etmeliyiz. Maske konusunu kesinlikle ikinci plana atmamalıyız. Toplu alanlarda, kapalı alanlarda özellikle maskesiz bulunmamalıyız. Vaka sayılarında kritik düzeyin üzerindeyiz. Bunu tersine çevirmek bizim elimizde. Bireysel önlemlere azami dikkat ederek bunu tersine çevirebiliriz. Hareketliliği azaltabiliriz.”

“Bilim öğreten insanların bilime inanması gerekiyor”

Okulların 6 Eylül’de tüm kademelerde yüz yüze eğitime açılacağını anımsatan Benli, PCR’lerine bakmaktan ziyade toplu alanlarda ders veren öğretmenlerin bir an önce aşılanmalarını sağlamak istediklerini dile getirdi.

Okullarda yüz yüze eğitimin sağlıklı devam edebilmesi için aşılanmanın önemine dikkati çeken Benli, “Bilim öğreten insanların bilime inanması gerekiyor. Aşılanmamalarını düşünemiyorum ama aşılanmak istemeyen bir öğretici kesimimiz maalesef var. Bunları da hızlı bir şekilde aşılamayı arzu ediyoruz.” dedi.

Benli, devlet hastanelerinde ve özel hastanelerde aşının randevulu yapıldığını ayrıca aynı gün içinde aşı randevusu alınabildiğini, kentin çeşitli yerlerine kurulan çadırlarda ve aile sağlığı merkezlerinde ise randevusuz aşı yapıldığını belirtti.

Şu an hastane yükünün arttığını vurgulayan Benli, “Bu artık işin kritik noktaya gittiğini gösteriyor. Lütfen Kayseri’de tedbirlere dikkat edelim. Aşının ardından insanlarda sanki aşı tamamen koruyormuş gibi bir yaklaşım oluştu. Aşılanan insanlar bir yere gidince maskeyi çıkarmaya başladı. Aşı, yüzde yüz korumaz. Çelik yelek giymiş olabilirsiniz, korunma kalkanını takmış olabilirsiniz ama kurşunun önüne de atlamaya gerek yok. Bunun için dikkat etmekte fayda var.” ifadelerini kullandı.