Assan Foods yeni domates işleme sezonunu açtı

İSTANBUL (AA) – Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, Kibar Holding ve Kraft Heinz arasında, Assan Foods hisselerinin devredilmesine ilişkin imzalanan hisse satış sözleşmesine ilişkin, "Assan Foods'un imza attığı başarıların doğal bir sonucu olarak bugün gelinen nokta bir gurur vesilesidir. İki şirket arasında başlayan ve sürekli gelişerek süren ticari ilişki, Türkiye ekonomisine doğrudan yabancı yatırım değeri sağlayan bir şekle dönüşmekte." ifadelerini kullandı.

Kibar Holding'den yapılan açıklamaya göre, holding bünyesinde 1998 yılında kurulan ve bugün gelinen noktada günde 4 bin 500 ton taze domates işleyebilme, 4 milyon adet ambalajlı ürün üretebilme kapasitesiyle Türkiye’nin ketçap, mayonez ve sos kategorilerinde en büyük üreticisi olan Assan Foods, gelenekselleşen "Domates İşleme Sezonu Açılış Töreni"ni Susurluk fabrikasında gerçekleştirdi.

Salça üretiminde kullanılan endüstriyel domatesin en yoğun yetiştirildiği bölge olan Karacabey Ovası'nın yanında, Susurluk'ta kurulu Assan Foods fabrikasında gerçekleşen ve mevsimin ilk domates hasadının Susurluk fabrikasına gelişinin çiftçilerle birlikte kutlandığı törene, Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, Kibar Holding Üst Yöneticisi (CEO) Haluk Kayabaşı ve Assan Foods Genel Müdürü Hakan Koçoğlu ev sahipliği yaptı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, haziran ayında Kibar Holding ve Kraft Heinz arasında, Assan Foods hisselerinin satışını öngören bir mutabakat imzalandığını hatırlatarak, iki şirket arasında başlayan ve sürekli gelişerek süren ticari ilişkinin, Türkiye ekonomisine doğrudan yabancı yatırım değeri sağlayan bir şekle dönüşmekte olduğunu aktardı.

Bu satış işleminin, Rekabet Kurumu ve bazı onay süreçleri aşamasında olduğunu bildiren Kibar, şunları kaydetti:

"Öte yandan, tüm dünyanın pandemiden etkilendiği bir dönemdeki bu yatırım daha da anlamlı hale gelmektedir. 1998 yılından bu yana siz değerli çiftçilerimiz, çalışanlarımız ve müşterilerimiz başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla birlikte geliştirdiğimiz emek ve başarı yolculuğumuzda, ne kadar değerli bir noktaya geldiğimizi görmekteyiz.

Kurulduğumuz günden bu yana, yurt içi ve yurt dışı pazarlardaki performansımız, uluslararası standarttaki üretim anlayışımız, geniş ve inovatif ürün portföyü ile rakiplerinden ayrışan Assan Foods’un bu başarısı, hepimizin ortak azmi ve gayretlerinin sonucudur. Bugün bu başarıda pay sahibi ve teşekkür hak eden siz değerli dostlarımız ve çalışma arkadaşlarımızla beraberiz."

– "Assan Foods’un, global pazarlarda yeni başarılara koşacağına inanıyorum"

Çiftçilere, çalışanlara, müşterilere ve tüm paydaşlarına teşekkürlerini ileten Kibar, Kraft Heinz yönetimine de, Assan Foods'un ve Türkiye'nin potansiyeline olan inançları ve Assan Foods'un ürettiği değerleri büyütmeye yönelik, yakından görmüş olduğumuz istek ve azimleri için teşekkür etti.

"Bizler için Assan Foods'un imza attığı başarıların doğal bir sonucu olarak bugün gelinen nokta bir gurur vesilesidir, siz değerli çiftçi kardeşlerimizden müşterilerimize ve tüketicilere tüm paydaşlarımıza sunulan değerlerin, önümüzdeki dönemde daha da fazla artacağına inancımız ise ayrı bir memnuniyet kaynağıdır." ifadelerini kullanan Kibar, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu değerlerin, Kraft Heinz'ın işlerine olduğu kadar, Assan Foods’a, tüm paydaşlarımıza ve bölgemizin gelişimine ilave önemli yeni yatırımlarla katkılar sağlayacağına, önümüzdeki dönemde çiftçi kardeşlerimizin, çalışma arkadaşlarımızın, fabrikamızın, Colorado, Kingtom, Oba gibi markalarımızın çok daha iyi yerlere geleceğine, Assan Foods’un, global pazarlarda yeni başarılara koşacağına inanıyorum.

İyisiyle kötüsüyle yılları birlikte yaşadık ve şimdi de daha güzel süreçleri birlikte karşılamaya hazırlanıyoruz. Bugüne dek başarıyı, emeği, ürettiğimiz değerleri paylaştık, şimdi de tüm bunların getirdiği gururu ve parlak geleceğin verdiği mutluluğu paylaşacağımıza inanıyorum. Dünden bugüne, bugünden yarına bizlerle olacağınıza olan inancımızla bu özel günümüzde sizlere teşekkürlerimi sunarım."

Tören kapsamında, yine gelenekselleştiği üzere, üç sene boyunca taahhütlerini eksiksiz yerine getiren çiftçilere de Çiftçi Bağlılık ödülleri verildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURDUR (AA) – Antalya gibi kıyı kesimlerde yaptıkları seracılığı 2000’li yıllarda 1400 rakımlı beldelerine taşıyan Söğütlü üreticiler, beldede 8 bin dekarlık sera alanında yılda yaklaşık 120 bin ton örtü altı domates üretiyor.

Antalya ve Fethiye kara yolu kavşak noktasında bulunan belde, domates sezonunda aldığı mevsimsel işçi sayısıyla nüfusunu 3’e katlıyor. Beldede gece gündüz arasındaki sıcaklık farkının fazla olmasından dolayı raf ömrü uzun, dayanıklı, aroması ve lezzetiyle öne çıkan yayla domatesi, yurt içi ve yurt dışı pazarda ilgi görüyor.

Yaklaşık 4 ay süren hasat döneminde taleplere yetişemeyen Söğütlü çiftçinin ürettiği domatesin büyük bölümü Rusya ile Balkan ve Arap ülkelerine ihraç ediliyor.

İhracat her geçen yıl artıyor

Söğüt Örtüaltı Sebze Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Cengiz Gencer, AA muhabirine, Burdur bölgesinin en büyük haline sahip olduklarını, halde faaliyet gösteren 45-46 firmanın yüklü miktarda ihracat yaptığını söyledi.

İhracatın bu yıl geçen yıla nazaran 3 kat daha fazla olduğuna dikkati çeken Gencer, dış piyasadaki tüketicinin de Söğüt domatesinin lezzetine alıştığını kaydetti.

Söğüt domatesinin coğrafi işaret tescil belgesini almak için belediyenin çalışma başlattığına değinen Gencer, Edirne’den Kars’a tüm Türkiye’de söğüt domatesinin talep gördüğünü bildirdi.

Gencer, üreticiler birliği olarak da ürünün marka değerini artırmaya çalıştıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Domatesimiz bambus arısıyla dölleniyor, hormonsuz, doğal ve organik yetiştiriyoruz. Kesinlikle meyveye geçen, kimyasal, ruhsatsız ilaç kullanmıyoruz. Sadece Tarım ve Orman Bakanlığının izin verdiği, domates fidesini hastalıktan koruyan, ağacı sağlıklı tutan ilaç kullanıyoruz. Geçmiş dönemlere göre maliyetlerimiz de oldukça çok arttı ancak yetkililere teşekkür ediyoruz. İhracatın önünün açılmasıyla çiftçimizin yüzü gülmeye başladı. Domatesin piyasası şu anda kilogramı 4 lira. Kaliteyi bozmamaya çalışıyoruz. Tüketiciler gönül rahatlığıyla Söğüt domatesini yiyebilirler.”

“Talep çok yoğun, siparişlere yetişemiyoruz”

İhracatçı Süleyman Sülekoğlu da Söğüt beldesinden 8-10 ülkeye domates ihraç ettiklerini belirterek, “Şu anda talep gayet iyi, bir şikayetimiz yok. Ekimin 20’sine kadar ihracatımız sürecek. Ukrayna, Moldova, Yunanistan, Kosova, Bosna Hersek, Bulgaristan gibi birçok ülkeye domates gönderiyoruz. Söğüt domatesinin kalitesi ihracatçıları buraya çekiyor. Talep çok yoğun, siparişlere yetişemiyoruz. Üretimin yarısından fazlasını ihraç ediyoruz.” bilgisini veridi.

Tüccar Volkan Yıldız, Söğüt domatesinin kalitesinden memnun olduklarını, üreticilerin ürününü zamanında topladıktan sonra ihracatta sorun yaşanmayacağını söyledi.

40 yıldır çiftçilikle uğraşan Mustafa Öztürk ise “Yaylaların yaylası Söğüt’te domatesimizin tadı ve aroması bir başka oluyor. Seranın içinde gündüz 35 derece, gece ise 5 derece sıcaklık var. Bu sıcaklık farkı domatesimize dayanıklılık ve aroma veriyor. İhracat olunca bizim de yüzümüz gülmeye başladı.” dedi.

BİNGÖL(AA) – Bingöl Sürdürülebilir Kalkınma, Çevre, Gençlik ve Sivil Toplumu Geliştirme Derneği (BİNÇEVDER) Başkanlığını da yürüten Karaaslan, ömrünü doğal yaşamın sürdürülebilmesine adadı.

Yıllardır TEMA Vakfı gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalışma yapan 57 yaşındaki Karaaslan, son dönemde kentte üretimi nadiren süren, adını ilk ürünün üretildiği yörede Zazaca “Guldar” olarak bilinen Akdurmuş köyünden alan asırlık domatesin üretimi için uğraş veriyor.

4 yıl önce köy sakinlerinden Hacı Yaşar’dan temin ettiği bir avuç tohum ve ondan kiraladığı Akdurmuş köyünde ve Karşıyaka Mahallesi’ndeki toplam 10 dönüm arazide üretime başlayan Karaaslan, büyük emeklerle 100 milyon tohum, 50 milyon fide, 70 ton domates elde etti.

Tohumlardan elde ettiği fidelerin büyük bölümünü domates üretiminin yaygınlaşması için bölgedeki çiftçilere ücretsiz dağıtan Karaaslan, önümüzdeki aylarda tohum satışına, ilkbaharda ise fide satışına başlamayı hedefliyor.

Sos ve salça yapımında da kullanılan Guldar” cinsi domatesin coğrafi işaret tescili için Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Bingöl Üniversitesince başlatılan çalışmalar ise sürüyor.

“Tohum deposu oluşturduk”

Karaaslan, AA muhabirine, Guldar cinsi domatesin ürün alma potansiyelinin yüksek olduğunu belirtti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele sürecinde doğal beslenmenin öneminin bir kez daha önem kazandığını ifade eden Karaaslan, “4 yıldır bu tohumu kurtarabilmek için tohum deposu oluşturduk. 100 milyonun üzerinde tohum üretimi gerçekleştirdik. Tohumların bir kısmını dağıtarak bir kısmını da yeniden ekerek bu zincirin güçlü şekilde devam etmesine katkı sunduk.” dedi.

Karaaslan, iyi koşullarda bir fidenin 1 kilograma yakın domates verebildiğini dile getirerek, endüstriyel domateslere göre hem tohum verebilen hem de tekrar tohum elde edilebilen, kurutulabilen, salça, sos yapılabilen, vatandaşların sağlıkla tüketebileceği bir ürün olduğunu aktardı.

“Sağlık açısından tercih edilmesi gereken bir ürün”

“Sağlık açısından tercih edilmesi gereken bir ürün. Çünkü besin gen kaynaklarımızda yeri olan bir ürün.” diyen Karaaslan, bazı okullarda öğrencilere bu domatesin üretim aşamalarıyla ilgili uygulamalı eğitim çalışması yaptıklarını belirtti.

Karaaslan, bu domatesin üretiminin Türkiye’de yaygınlaşmasını hedeflediklerini anlatarak, çok nemli bölgeler hariç tüm bölgelerde üretiminin uygun olduğunu kaydetti.

Bu yıl tohum, fide ve domates satışına başlayacağını ifade eden Karaaslan, “Tavsiyem tohumsuz domatesin yenmemesi. Mutlaka içerisinde tohumu olan domatesin yenmesi lazım. Asırlık Guldar domatesi her türlü yemeğe uygun. Meyve niyetine dahi yiyebilirsiniz.” diye konuştu.

​​​​​​​