Atatürk’ün hatırası Keçiören’de yaşayacak

ANKARA (AA) – Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, Keçiören Kalaba Mahallesi’ndeki Ankara Üniversitesi Tarım, Hayvancılık ve Gıda Teknokenti'nin bahçesinde metruk hâlde bulunan ve milli mücadele sırasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından karargâh olarak kullanılan "Atatürk Evi"ni restore edeceklerini belirtti.

Keçiören Belediyesi'nden yapılan açıklamaya göre, Başkan Altınok, Ankara Üniversitesi Tarım, Hayvancılık ve Gıda Teknokenti'ni ziyareti sırasında buranın kampüsünde metruk halde bulunan ve milli mücadeleye karargâhlık yapmış olan metruk haldeki yapıyı da inceledi.

İncelemelerinin ardından görüşlerine yer verilen Altınok, "Milli mücadelemizin ve büyük komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırası olan bu yapıyı restore ederek bu güzel hatırayı hem yaşatacağız hem de geleceğe taşıyacağız." ifadelerini kullandı.

Altınok, Keçiören’in milli mücadele acısından önemli bir yere sahip olduğunu da hatırlatarak şunları aktardı:

"Kurtuluş savaşımızın mimarı ve kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldiğinde aslında milli mücadelenin karargâhına; Keçiören’e gelmiştir. Şuan Meteroloji Genel Müdürlüğümüzün bulunduğu binada Milli Mücadeleyi yönetmiştir. Aynı zamanda Teknokent’in bahçesinde bulunan bu yapıyı da karargâh olarak kullanmıştır. Maalesef şu an metruk bir halde olan yapıyı inşallah en kısa zamanda Ankara Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Ünüvar ile beraber restore edip Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılında veya daha öncesinde açmış olacağız. Yapının restorasyonunu da aslına uygun şekilde yapıp, Atatürk’ün yaşadığı yer olarak ziyaret edilecek bir mekân haline getireceğiz."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL(AA) – Milli Saraylar Başkanlığı’nın halı koleksiyonunda yer alan 119 yıllık Dolmabahçe Sarayı’nın halısı restore ediliyor.

Sarayda merasimlerin tertip edildiği Muayede Salonu’na ait olan halı, 1902 yılında II. Abdülhamid Han döneminde Hereke Dokuma Fabrikası’nda Muayede Salonu’na özel olarak üretildi. Üzerinde kabartma desenlerin bulunduğu halı Türk düğümü ve pamuk çözgü tekniği ile dokundu. Avrupai tarzda dokunan halıda daha çok rokoko desenler bulunuyor.

Yıldız Şale Köşkü’nde oluşturulan özel atölyede restore edilen halı üzerinde 8 kişi çalışıyor.

“Halının ağırlığı bir tona yakın”

Yıldız Şale Köşkü Halı Atölyesi sorumlusu Mustafa Köksal, halı hakkında şu bilgileri verdi:

“119 yıllık tarihe tanıklık etmiş bir halı. Bazı kısımlarda güneşten dolayı aşınmalar oluşmuş. 4 ay önce bir kadro ile çalışmalara başladık. Toplamda 8 ayda tamamlamayı düşünüyoruz. Buradaki ipler, halının numarası tespit edilerek renkleri burada boyanır. Şu anda onarımının yüzde 50’sini tamamladık sayılır. Hasır işlemleri sürüyor. Onarım bittikten sonra tesfiye aşamasına geçilecek. Daha sonra da yerine sereceğiz. Halının ağırlığı bir tona yakın.”

EDİRNE(AA) – Doğu Roma İmparatorluğu tarafından 12. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen “Enez Ayasofyası” olarak da bilinen yapı, Fatih Sultan Mehmet’in 1456’da Taşoz, Limni, Semadirek adalarının yanı sıra Cenevizliler’e ait Enez’i fethetmesi sonrası camiye dönüştürüldü.

Yapının güneydoğusunda mihrap, batısında minber yapıldı, dış tarafına da kesme taştan minare inşa edildi. Osmanlı döneminde 1700’lü yıllarda birkaç kez onarımdan geçirilen caminin bir kısmı, 1965’teki depremde yıkıldı. Bu süreçte onarımı yapılmayan cami, bir müddet sonra büyük ölçüde zarar gördü.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, camiyi 2015 yılında restorasyon programına aldı. Edirne ​Vakıflar Bölge Müdürlüğünün yürüttüğü restorasyon kapsamında veri teşkil etmesi için sonik, sismik testlerin yanı sıra, lazer tarama, malzeme analizleri ve dönemlemeleri yaptırarak, detaylı araştırmalar yürütüldü.

Caminin rekonstrüksiyona dayalı restorasyon projesi Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanması sonrası restorasyon çalışmalarına 2016 yılında başlandı.

Eylül ayında hem ibadete hem ziyarete açılması planlanıyor

Caminin, 1. derece arkeolojik sit alanı olan Enez Kalesi içerisinde yer alması nedeniyle çalışmalar büyük bir titizlikle yürütüldü.

Restorasyonun başında caminin temellerini açılarak güçlendirildi. Temel enjeksiyonlarından sonra sağlam beden duvarlarından başlamak üzere inşa çalışmalarına başlandı. Caminin tavanı ve kubbesi tamamen kapatıldı. Ayrıca caminin içerisindeki ısıtma ve soğutma sistemleri kuruldu, zeminin mermer döşemesi yapıldı.

İmalata başlamadan önce caminin harim kısmında yerde bulunan ve numaralandırılarak çıkarılan özgün döşeme taşları da yerlerine döşendi. Geri kalan açık yerlerde de yeni mermerler kullanılarak döşeme yapıldı.

Caminin çevresinde yıllar içerisinde oluşan toprak kotu da temizlendi.

1965 yılından bu yana 56 yıldır kapalı olan caminin vakfiyesine uygun şekilde eylül ayında hem ibadete hem de ziyarete açılması planlanıyor.