Avrupa Birliği Kovid-19’a karşı aşılamada hedefine ulaştığını duyurdu

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yaptığı açıklamada, 18 yaş üstü nüfusun yüzde 57’sinin iki dozu da alarak tam aşılandığını belirtti.

Sürece devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Leyen, “Delta varyantı çok tehlikeli. Bu nedenle kendi sağlıkları ve diğerlerini koruyabilmek için fırsatı olan herkesi aşılanmaya çağırıyorum. AB, yeterli miktarda aşı dağıtmaya devam edecek.” ifadesini kullandı.

Üye ülkeler arasında farklılıklar var

Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezinin (ECDC) son verilerine göre, aşılama oranının en yüksek olduğu Malta’da yetişkinlerin yüzde 84’ü en az bir doz aşı olmuşken, Bulgaristan’da bu oran yüzde 18,5’te kalıyor.

Malta’yı yüzde 83,7 ile Danimarka, yüzde 83,5 ile Hollanda, yüzde 82,7 ile Belçika ve yüzde 78,9 ile Finlandiya takip ediyor.

En az aşılama oranları ise Bulgaristan’dan sonra yüzde 31,1 ile Romanya, yüzde 44 ile Letonya, yüzde 47 ile Hırvatistan, yüzde 47,9 ile Slovakya ve yüzde 49,7 ile Slovenya’da kaydedildi.

AB ülkelerinde 2021’in ilk günlerinde başlayan aşılamalar, ilk aylarda yavaş ilerlemiş, bu nedenle AB yönetimi eleştirilere maruz kalmıştı. Yönetim, AstraZeneca firmasının aşı tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle BioNTech-Pfizer firmasıyla ilave aşı almak üzere anlaşma yoluna gitmişti.

Yetişkin nüfusun yüzde 70’inin aşılama hedefini nisan sonunda açıklayan AB yönetimi, temmuz başında yeterli miktarda aşıyı üye ülkelere dağıtmıştı.

Avrupa İlaç Ajansı (EMA), şu ana kadar AB ülkelerinde BioNTech-Pfizer, Moderna, AstraZeneca ve Johnson&Johnson firmalarınca üretilen aşıların kullanımına izin veriyor. EMA, Sinovac, Curevac, Novavax, Sputnik V ve Sanofi Pasteur’un aşılarının ön değerlendirmesine devam ediyor.​​​​​​​

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) bütçesine yönelik suçlarla ilgili cezai soruşturma ve kovuşturmalardan sorumlu savcılık makamı Avrupa Kamu Savcılığı Ofisi (EPPO),son dönemdeki faaliyetlerine ilişkin açıklama yayımladı.

EPPO’nun 1 Haziran’da göreve başladığı anımsatılan açıklamada, kurumun şimdiye kadar AB ülkelerden 1.700 suç ihbarı aldığı kaydedildi.

Açıklamada, şimdiye kadar yapılan ihbarların 300’ü hakkında resmi soruşturma açıldığı, soruşturulan faaliyetlerin AB bütçesine zararının yaklaşık 4,5 milyar avro olduğu belirtildi.

Lüksemburg merkezli savcılık, harcama ve gelirlerle ilgili sahtekarlık, iki veya daha fazla üye ülkenin dahil olduğu ve en az 10 milyon avroluk KDV ile ilgili dolandırıcılık, AB bütçesinden hile sonucunda sağlanan varlıkların aklanması ile AB mali çıkarlarını etkileyen yolsuzluk ve suistimalleri soruşturuyor.

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Jeopolitik Çalışmalar Grubu adlı düşünce kuruluşu ile yaptığı röportajda, Avrupa ülkelerinin 11 Eylül saldırılarından sonra ABD ile dayanışma gösterdiğini, NATO’nun 5. maddesinin tarihte ilk kez harekete geçirildiğini hatırlattı.

ABD’nin şu andaki ve önceki yönetimlerini eleştiren Michel, “Buna karşılık bir Avrupalı olarak benim için çarpıcı olan şey, ABD’nin Trump yönetimi döneminde Taliban ile müzakere yapmaya karar verdiğinde ve sonrasında Afganistan’dan çekilmeyi teyit ettiklerinde Avrupalı ortaklarıyla çok az istişarede bulunmaları oldu.” dedi.

Michel, Afganistan’dan ders çıkarmaları gerektiğini belirterek “Afganistan krizi, biz Avrupalılar için aynaya bakma ve kendimize şunu sorma zamanıdır. Gelecekte jeopolitik ortamda bugünkünden nasıl daha fazla etkimiz olabilir? Çıkarlarımızla uyumlu olacak şekilde olayların akışını etkilemek için nasıl hareket edebiliriz?” diye konuştu.

“Afganistan krizi bir süredir sahip olduğum kanıyı ve başkalarının da paylaştığı kanımı güçlendirdi. Bu da Avrupa’nın stratejik özerkliği fikridir.” diyen Michel, şöyle devam etti:

“Amerikan askerleri çekilirken ortaya çıkan kaos ile yüzleştiğimizde kimsenin endişelenmemesi mümkün değil. Kuvvetli demokratik değerlere sahip, 27 ülkeden oluşan askeri bir kuvvet olan AB gibi dünyanın en büyük güçlerinden birinin, ABD’nin yardımı olmadan bağımsız şekilde kendi vatandaşlarının ve kendisine destek veren Afganların tahliyesi için gerekli yardımı sağlayamaması endişe sebebi olmalı. Bence bu olay Avrupa stratejik özerkliğinin daha derin tartışılmasını daha acil kılıyor. Şimdi sözleri eylemlere dönüştürmeliyiz.”

Donald Trump’ın başkanlığından sonra Joe Biden döneminde de ABD’de “Amerikan çıkarlarına öncelik verme eğilimi” bulunduğunu dile getiren Michel, “Bu meşru gerçekliğin farkında olmalıyız.” şeklinde konuştu.

“Çin ile ilgili kendi stratejimizi geliştirmeliyiz”

Michel, Çin konusunda ise Avrupa’nın ABD’den farklı bir hareket tarzı benimseyeceğinin işaretini verdi.

Avrupa’nın ABD-Çin rekabetine “rehin edilmemesi” gerektiğini söyleyen Michel, “Biz ABD ile aynı demokratik değerleri ve siyasi modeli paylaşıyoruz. Aynı zamanda biz Avrupalılar olarak Çin ile ilgili kendi stratejimizi geliştirmeliyiz.” dedi.

Michel, Avrupa’nın Çin stratejisinin üç ayağı olması gerektiğini belirterek bunları insan hakları standartları konusundaki talepler, iklim değişikliği ve Kovid-19 gibi alanlarda gerekli durumlarda iş birliği ve karşılıklı olarak pazarlara erişimi dengeleme şeklinde sıraladı.