'Aybüke öğretmen'in adı Batman'daki kütüphanede yaşatılacak

BATMAN (AA) – Batman’da Kültür ve Turizm Bakanlığınca kurulan modern halk kütüphanesinde, Kozluk ilçesinde 9 Haziran 2017’de PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit düşen müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın’ın adı yaşatılacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca Batman’a, yaklaşık 8 bin 300 metrekare kullanım alanına sahip, 4 katlı, 750 metrekarelik okuma ve araştırma salonlarının yanı sıra görme ve işitme engelliler ile çocuklar için özel alanların bulunduğu, dış görünümü kitap şeklinde dizayn edilen modern bir halk kütüphanesi kazandırıldı.

150 bin kitap kapasiteli, aynı anda 1200 kişiye hizmet verebilecek, çok amaçlı salonlarıyla da farklı sanatsal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapabilecek kütüphanenin birinci katı çocuklara tahsis edildi.

Bu katta her yaştan çocuk için oyun ve okuma salonları, aktivite alanı, oyuncak kütüphanesi, masal okuma odası ve cep sineması gibi alanlar oluşturuldu.

Vatandaşlar bu modern halk kütüphanesine şehit Aybüke öğretmenin adının verilmesini talep etti.

Talebin Valilikçe iletilmesi üzerine Bakanlığın da onayı ile kütüphane “Batman Şehit Şenay Aybüke Yalçın İl Halk Kütüphanesi” olarak hizmet vermeye başladı.

Salgın sonrası 24 saat hizmet verecek

İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet İhsan Aslanlı, AA muhabirine, burasının Türkiye’nin en modern kütüphanelerinden biri olduğunu söyledi.

Kütüphanenin iç ve dış tasarımıyla büyük ilgi gördüğünü belirten Aslanlı, “Daha önce 24 saat esaslı çalışıyorduk. Kütüphanemiz pandemiden dolayı mesai saatleri içinde, tedbirleri uygulayarak hizmet vermekte. İnşallah pandemi biterse bu güzide eser 24 saat halkımızın hizmetinde olacak.” dedi.

Aslanlı, kütüphaneye Kozluk’ta şehit edilen Yalçın’ın isminin verildiğini anlatarak, “Aybüke öğretmen, eğitim noktasında çocuklarımıza rehberlik ederken şehit olmuştu. Bu ışık saçan yere ışık saçan öğretmenin isminin verilmesi çok isabetli olmuştur. Bu ismi veren Bakanlığımız ve buna vesile olan Valimize teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

“Aradığımız her türlü kaynağı bulabiliyoruz”

Üniversite öğrencilerinden Şevval Sevim, yeni açılan kütüphanede ders çalıştığını söyledi.

“Gayet ferah ve insanın içini açan bir atmosferi var.” diyen Sevim, sağlıklı ortamda ders çalışma imkanı bulduklarını belirtti.

Yusuf Yargun da ders çalışmak için kütüphaneye geldiğini ifade ederek, “Kütüphane gerek dış görünüşü gerekse de iç ortamı olarak çok güzel. Kaynaklar bayağı geniş. Çok kitap var. Aradığımız her türlü kaynağı bulabiliyoruz.” şeklinde konuştu.

Batman’ın Kozluk ilçesinde 9 Haziran 2017’de dönemin Belediye Başkanı Veysi Işık’ın aracına yönelik PKK’lı teröristlerce düzenlenen saldırıda, karne dağıtım töreninin ardından evine giden müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın ağır yaralanmış, genç öğretmen kaldırıldığı Kozluk Devlet Hastanesinde şehit olmuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BATMAN(AA) – Batman’ın Gercüş ilçesine 3 kilometre uzaklıkta bulunan, tarımsal ve hayvansal üretimde sulama amaçlı kullanılan, olta balıkçılığı yapılan Kırkat Göleti, çevresinde bulunan mesire alanıyla da ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor.

Gercüş Tarım ve Orman İlçe Müdürü Metin Kaplan, gölette yaşanan su çekilmesine ilişkin AA muhabirine, 1985 yılında yapılan yapay göletin ilçenin bitkisel üretim ve hayvancılığa katkı sunduğunu söyledi.

Kaplan, yağışların azalması ve sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle göletteki su seviyesinin düştüğünü ifade ederek, “Gölet normalde her yıl taşıyordu. Bu yıl ise yağışların az olması nedeniyle taşmayı bırakın neredeyse derinliği 8 metre azaldı.” dedi.

Bu durumun bitkisel üretim ve hayvancılığı olumsuz etkilediğini dile getiren Kaplan, Köylerimiz göleti sulama amaçlı kullanıyor. Özellikle sebze, meyve sulamasında kullanıyordu. Besiciler de hayvanlarına buradan su veriyordu. Gölette olta balıkçılığı da yapılıyordu. Ancak su seviyesinin düşmesiyle göletteki balık sayısı da azaldı. Kuraklık nedeniyle olta balıkçılığı da yapılamıyor.” diye konuştu.

Kaplan, göçmen kuşların geçiş güzergahında bulunan göletin çevresinde bulunan mesire alanı ile de görsel bir güzellik oluşturduğuna işaret ederek, su seviyesinde yaşanan düşüş ile göçmen kuşların da bölgeye uğramadığını aktardı.

“Vatandaşlarımız yeterince sulama yapamadığı için sebze ve meyve verimi iyice düştü. Verimin düşmesi ekonomik olarak çiftçilerimizi etkiledi. Umudumuz yağışların sonbaharda artması.” diyen Kaplan, sonbahar aylarında beklenen yağış ile su kaynaklarının eski seviyesine gelmesini ümit ettiklerini kaydetti.

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın tarihi Hasankeyf ilçesindeki kalede yürütülen arkeolojik kazılarda tarihi eserler gün yüzüne çıkarılacak.

Batman’da 12 bin yıllık tarihi ve Orta Çağ’dan günümüze kesintisiz gelen yaşam döngüsüyle insanlık tarihinin en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Hasankeyf ilçesindeki Hasankeyf Kalesi’nde arkeolojik kazı çalışmalarına başlandı.

Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zekai Erdal başkanlığında, 3. dönem kazı çalışmaları uzman bir ekip tarafından yürütülüyor.

Hasankeyf Kazı Başkanı Doç. Dr. Zekai Erdal, AA muhabirine, Hasankeyf’in 12 bin yıllık bir mazisinin olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı ile ilçenin sadece aşağı şehir kısmının sular altında kaldığını aktaran Erdal, tarihte ilçeye başkentlik yapmış olan yukarı şehrin olduğu gibi ayakta durduğunu belirtti.

Kaledeki askeri yapının sınırları ortaya çıkarılacak

Hasankeyf’te kazı çalışmalarının ilk olarak 1980’li yıllarda Prof. Dr. Oluş Arık başkanlığında başladığını anımsatan Erdal, bu görevi, 2000’li yıllarda Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam’dan sonra kendisinin yürüttüğünü dile getirdi.

Kazı çalışmalarına Hasankeyf Kalesi’ndeki büyük saray olarak adlandırılan Roma dönemine ait garnizon yapısının içerisinde ve garnizonun doğusundaki mezarlık alanında başladıklarını anlatan Erdal, büyük saray olarak adlandırılan askeri yapının gerçek sınırlarını ve mevcut duvarların izlerini sürerek sarayın kabaca taslağını ortaya çıkarmayı amaçladıklarını kaydetti.

Erdal, şöyle devam etti:

“Hasankeyf Kalesi etrafındaki vadi ve yapılarla beraber bir bütün olarak ele alınması gerekir. Kalemiz 110 dönüm bir alanı kapsıyor. Bunun en güzel örneği Efes’tir. Efes’teki kazılar 100 yıla aşkın bir süredir devam etmektedir. Hasankeyf de bu bağlamda yüzlerce yıllık sürebilecek kapasiteye sahiptir.”

Orta Çağ’da önemli başkentlerden biri

Dicle Nehri’nin kıyısında bulunan ilçenin konumu itibariyle de önemli bir geçiş noktası güzergahında yer aldığını belirten Erdal, Dicle Nehri’nin tarihte çevresine hayat verdiğini, bu nedenle neolitik dönem öncesine ait höyüklerin Hasankeyf ve çevresinde karşılarına çıktığını anlattı.

İlçenin Dicle Nehri’nin kenarında olması aynı zamanda kalenin konumu itibariyle nehirden geçişi, transit geçişi sağlayan bir güzergahta olması dolayısıyla Hasankeyf’in sürekli ticari ve askeri noktada önemini koruduğunu dile getiren Erdal, bundan dolayı kalesiyle, etrafındaki şehriyle Orta Çağ’ın önemli başkentlerinden ve merkezlerinden biri olduğunu bildirdi.

Hasankeyf Kalesi’nde geçmişten günümüze ulaşmış önemli yapılardan birinin de sır kapısı olduğunu ifade eden Erdal, Türkiye’de bunun çok az örneğinin olduğunu anlattı.

“Kalelerde mutlaka gerek hanedan üyelerini gerekse kalede baskın veya saldırı olduğu zaman kaledeki önemli şahsiyetlerin veya halkın tahliyesi için kullanılan gizli sır kapıları mevcuttur.” diyen Erdal, Hasankeyf Kalesi’nde de vadiye açılan bir kapının olduğunu ve kapının orijinal dokusunu koruduğuna dikkati çekti.

Erdal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kapımız kalenin yanındaki yamaçta çevreye hakim bir konumda olup önündeki kaya, oyma yol ve merdivenlerle yanındaki derin vadiye inmekte, derin vadiden ise kalenin güneyindeki diğer vadilere bağlantı yapılarak kalede vuku bulacak olaylardan kaynaklı gizli kaçışlar buradan sağlanmaktadır.”