Ayçiçeklerinin oluşturduğu sarı şölen Edirne'yi dev bir yağlı boya tablosuna dönüştürdü

EDİRNE(AA) – Edirne Ovası’nı sarıya bürüyen bölgede “sarı gelin” olarak da anılan ve kenti dev bir yağlı boya tabloya dönüştüren ayçiçekleri, veriminden dolayı çiftçiyi, görselliğiyle de vatandaşları mutlu ediyor.

Yağışların bolluğu ile yüksek rekolte bekleyen çiftçinin yanında tarlaları fotoğraf stüdyosu gibi kullanan yolcular da heyecan duyuyor.

Özellikle kenti ilk girişte karşılaşılan binlerce dönüm ayçiçeği tarlasının sarısı, yolculukları keyifli hale getirirken, fotoğraf molalarını da adeta zorunlu kılıyor.

Yol boyu sürücülere eşlik eden ayçiçeği tarlaları sürüş keyfini artırırken dev bir yağlı boya tablosu arasında yolculuk hissi veriyor.

Kent merkezi içinde kalan tarlalar ise adeta binlerce ayçiçeği ile süslenmiş bir şehir havası sunuyor.

Başta Selimiye olmak üzere pek çok anıt eserle ayçiçeklerini aynı kadrajda buluşturmak isteyen fotoğraf tutkunları da birbiriyle yarışıyor.

Edirne’deki bu sarı şölen birkaç hafta daha sürecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Marmara Üniversitesi’nden girişimci akademisyenler tarafından kurulan TarLab Biyoteknoloji, ayçiçeği tohumunu kısa sürede genetik olarak yüzde 100 saf hale getirmeyi başardı.

TarLab Biyoteknoloji'den yapılan açıklamaya göre, Marmara Üniversitesi’den girişimci akademisyenler tarafından kurulan TarLab Biyoteknoloji, ayçiçeği tohumunda dışa bağımlılığı azaltacak bir başarıya imza attı.

Ayçiçeğinde klasik yöntemlerle yaklaşık 15 yıl zaman alan ıslah süresini mevcut teknolojiler üzerinde yaptıkları iyileştirmeler ile 5 yılın altına indirerek kısa sürede genetik olarak yüzde 100 saf hale getirmeyi başaran TarLab Biyoteknoloji, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi.

– Akademisyen tabanlı şirket unvanı aldı

TarLab Biyoteknoloji, Marmara Üniversitesi İnovasyon ve Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (MİTTO) katkılarıyla ve TÜBİTAK’ın 1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG) desteğiyle kuruldu.

MİTTO Müdürü Prof. Dr. Ahu Altınkut Uncuoğlu, aynı üniversitede Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Aydın, Biyomühendislik bölümü doktora öğrencisi Yunus Emre Aktaş tarafından kurulan TarLab Biyoteknoloji, aynı zamanda geliştirdiği yöntemlerle bitki ıslahçılarına, tohum firmalarına hizmet sunan TÜBİTAK BİGG desteğiyle kurulan Türkiye’deki ilk ve tek akademisyen tabanlı şirket unvanına da sahip oldu.

2015-2018 döneminde Tarım ve Orman Bakanlığı TAGEM’e bağlı Türkiye'de ayçiçeği ıslahında koordinatör görevi yapan Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ortaklığıyla Marmara Üniversitesi tarafından yürütülen TÜBİTAK Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projeleri Destekleme Programı-1001 Projesi çalışmanın çıkış noktası oldu.

Bu projede bursiyer olarak görev yapan Yunus Emre Aktaş’ın yüksek lisans çalışmasıyla da proje ivme kazandı. Proje kapsamında Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümü ve Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik bölümünün altyapı ve bilgi birikimiyle modern biyoteknolojik yöntemleri kullanılarak ayçiçeği tohumunun düşük maliyetle, genetik açıdan yüzde 100 saflıkla üretilmesi başarıldı.

Elde edilen bu başarının ülke yararına katma değer yaratarak ticarileştirilmesine karar verilmesinin ardından MİTTO’nun şirketleşme sürecinde verdiği katkılarla ve TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği ile TarLab kuruldu.

– "Ayçiçeğinde bu hizmeti sunan başka bir firma yok"

Açıklamada görüşlerine yer verilen MİTTO Müdürü Prof. Dr. Ahu Altınkut Uncuoğlu, projenin sonucunda elde edilen başarının ticarileştirilmesi için şirket kurmalarında en önemli motivasyonlarının topluma ve ülkelerine karşı duydukları sorumluluk olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Ülkemizde modern teknolojilerle gerek ayçiçeğinde gerekse diğer ürün gruplarında saf çeşit geliştirmeye yönelik araştırmalar yapan akademisyenler var ancak şirketleştiren ve ticarileştiren bildiğimiz kadarıyla yok. Bu şekilde çalışma yapan ve TÜBİTAK desteği alarak kurulan ilk spin-off, TarLab oldu. Ayçiçeğinde bu hizmeti sunan başka bir firmanın olmayışı, gerek ülkemizde ve gerekse dünyada TarLab’a gösterilen haklı bir ilgi ortaya koydu."

Gerek Türkiye’de gerekse Fransa ve Almanya’nın önde gelen tohum firmalarına bu hizmeti vermek üzere anlaşmalar imzalayan TarLab’ın, büyük bir heyecan ve motivasyonla çalışmalarına başladığını aktaran Uncuoğlu, “Böylelikle ülkemiz akademisyenleri, mevcut teknolojiler üzerinde kendi birikim ve tecrübeleriyle yaptıkları iyileştirmeler ile yerli çözüm sunmuş oldu.” ifadesini kullandı.

Kurucu ortaklardan Prof. Dr. Yıldız Aydın da bu kadar kısa sürede uluslararası başarı elde etmelerini sağlayan yönteme ilişkin, “Bizim uyguladığımız yöntemle geliştirilen tohumlar ıslahta anaç olarak kullanılıyor. Tarlada yapılan klasik ıslah yöntemlerinde bu çok uzun yıllar alıyor ve iyi genlerin aktarımı biraz tesadüfe kalıyor. Tohum ıslah süresini kısaltan bu yöntem klasik ıslah yöntemleriyle birlikte kullanılarak üretim maliyetlerinin de azaltılmasına katkı sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

– Sırada çeltik, buğday ve kanola var

TarLab Biyoteknoloji Genel Müdürü Yunus Emre Aktaş ise TarLab’ı kurarken uzun vadede ürün portföylerini genişleterek aynı yöntemi farklı bitki türlerinde de uygulamayı amaçladıklarını belirterek, güncel olarak çeltik üzerinde çalışma yaptıklarını, buğday ve kanola üzerinde denemeler yapmayı planladıklarını kaydetti.

Aktaş, TarLab tarafından verilen “doubled-haploid (genetik saflaştırma)" teknolojisi hizmetinin, tohumda dışa bağımlılığın azaltılmasında da önemli bir adım oluşturduğunu aktararak, Türkiye’nin önemli oranda ithal tohum kullandığını ve dünya ile rekabet etmenin ıslah sürelerini kısaltmaktan geçtiğini vurguladı.

Aktaş, “Bizim bu verdiğimiz hizmetle katma değerli tohumlar da kısa sürede üretilebilecek. Türkiye olarak elimizdeki bu kaynak bitkileri sanayiye, üretime, uygun bitkilere aktarmayı hızlandırmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

EDİRNE (AA) – Edirne'de "doğanın sarı gelini" olarak nitelendirilen ayçiçeği tarlaları, sunduğu görsel güzellikle doğa yürüyüşçülerinin dikkatini çekiyor.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele sürecinde ara verilen spor etkinliklerinin yeniden başlamasının ardından, Edirne Doğa Sporları Kulübü (EDOSK) yürüyüş branşı üyeleri, bölgede çiçek açmaya başlayan ayçiçeklerinin arasında 10 kilometre yürüdü.

Sosyal mesafe, hijyen ve maske kurallarına uyarak gerçekleştirilen yürüyüşte sporcular, sarı ve yeşil rengin hakim olduğu tabiatın içinde olmanın huzurunu yaşadı.

EDOSK Başkanı Fatih Altun, gazetecilere yaptığı açıklamada, "yeni normal" süreçte doğayla iç içe etkinlikler düzenlediklerini söyledi.

Ayçiçeği tarlalarının yürüyüş rotası haline geldiğini belirten Altun, "Edirne'de 'doğanın sarı gelini' olarak adlandırılan ayçiçeği tarlaları görsel bir şölen sunuyor. Biz de doğa tutkunları olarak bu haftaki yürüyüş etkinliğini ayçiçeği tarlaları çevresinde planladık. Kovid-19 tedbirleri uygulamalarına riayet ederek güzel bir yürüyüş gerçekleştirildi." diye konuştu.