'Aylan bebeğin' ölümüne neden olan firari 3 sanık Adana'da yakalandı

Muğla’nın Bodrum ilçesinde, 2 Eylül 2015’te yasa dışı yollarla Yunanistan’a geçmeye çalışan Suriyelileri taşıyan botun batması sonucu aralarında Aylan Kurdi’nin de bulunduğu 5 kişinin hayatını kaybetmesine sebebiyet veren firari Cebrail E, Ecevit Bülent G. ve Ali Can Ş, Karataş İlçe Emniyet Amirliğince yapılan çalışmalar sonucu yakalandı.

Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen sanıklara, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesince Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracığıyla yapılan yargılama sonucu 5 kişiyi “olası kasıtla öldürme” suçundan 125’er yıl hapis cezası verildi.

Sanıklar, işlemlerin ardından cezaevine gönderildi.

Olay

Bodrum’da, 2 Eylül 2015’te yasa dışı yollarla Yunanistan’a geçmeye çalışan Suriyelileri taşıyan ve içinde 14 kişinin bulunduğu botun batması sonucu 5 kişi hayatını kaybetmiş, Aylan Kurdi, kıyıya vuran cansız bedeniyle dünya gündemine oturmuştu.

Olayla ilgili tutuklu bulunan Suriye uyruklu Muwafaka Alabash ve Asem Alfrhad’ın yargılanmasına 11 Şubat 2015’te başlanmış, 2 sanığa “Göçmen kaçakçılığı yapmak” suçundan 4’er yıl 2’şer ay hapis cezası verilmişti. Olayı organizatör düzeyinde planlayan ve geçişi sağlayan asıl sorumlularla ilgili Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MUĞLA (AA) – Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaklaşık 13 milyon metreküp su tutma kapasitesi bulunan Mumcular Barajı’ndaki su seviyesi düştü.

Bunun sonucunda, 1955’te yapıldığı ve o yıllarda Ege Bölgesi’nin kiremit ihtiyacını karşıladığı belirtilen fabrikanın kalıntıları ile eski kara yolu gün yüzüne çıktı.

Kalıntılar, bölgeye gelen bazı tatilciler ve yöre halkının da ilgisini çekti. Ziyaretçiler, alanı fotoğraflamayı ihmal etmedi.

Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdür Yardımcısı Ali Tekkaya, büyük bölümü kuruyan baraj alanında gazetecilere yaptığı açıklamada, iklim değişikliğini en acı şekilde yaşadıklarını söyledi.

Barajdaki su seviyesinin yüzde 10’un altına indiğini belirten Tekkaya, eski kara yolunun da yeniden gün yüzüne çıktığını anlattı.

Sıkıntının sadece Bodrum’da değil Türkiye genelinde yaşandığına dikkati çeken Tekkaya, “Bodrum genelinde 36 kuyumuz su kesmiş durumda. Şu anda yaklaşık 150 bin kişinin su kaynağını ne yazık ki kaybetmiş durumdayız.” dedi.

Alternatif su kaynakları için yoğun çalışma yürüttüklerini aktaran Tekkaya, şöyle konuştu:

“Muğla’da toplamda 168 kuyunun tamamen su kestiğini görmüş durumdayız. Bundan sonraki dönemde artık iklim değişikliğinin hayatımızın bir parçası olduğunu kabul etmemiz, bütün disiplinlerimizi, hayatımızı buna göre geliştirmemiz ve değiştirmemiz gerekiyor. Türkiye genelinde toplam 54 milyar metreküp su tüketiliyor. Bu suyun sadece 7 milyar metreküplük kısmı içme suyunda kullanılıyor. Geri kalan 40 milyar metreküpü tarımsal sulama, 7 milyarı ise endüstride kullanılıyor. 54 milyar metreküp suyun etkin ve verimli şekilde kullanılması adına herkesin hayatındaki bazı şeyleri değiştirmesi gerekiyor.”

Tekkaya, Bodrum’a şu anda Mumcular’dan su alamadıklarını, ihtiyacın Milas’taki Geyik Barajı’ndan sağlandığını dile getirdi.

Rum Ortodoks kilisesinin özgün haline dönüştürülerek gelecek kuşaklara aktarılması için kamulaştırma çalışmaları tamamlandı.

Kilise kalıntılarını inceleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, yapının geçmişte kardeşçe yaşadıkları hemşehrilerinden kendilerine hatıra olduğunu söyledi.

Azize Meryem Kilisesi’nin 18. yüzyıl sonunda Muğla’da yapıldığını tahmin ettiklerini belirten Gürün, “Kilisenin zaman içerisinde çok çeşitli yapı taşları nakledilmiş, alınmış. Şu an kazılardan sonra ortaya çıkan pek tahmin etmediğimiz yapı özeliklerine sahip bir kilise. Bu da bizi yeniden araştırmaya, incelemeye itiyor.” dedi.

Ellerindeki verilere göre Yatağan ilçesindeki kilise kalıntısının önemli ipuçları verdiğine işaret eden Gürün, şunları kaydetti:

“Orayla karşılaştırarak bu yapının durumunu tespit etmeye çalışıyoruz. Rum Ortodoks kilisesi ile temaslarımız var. Maalesef yeterince bilgi aktarımında bulunamasak da onların elinde Anadolu’daki kiliselerle ilgili arşiv olduğunu düşünüyoruz. Buraya da gelip kazıları yerinde inceleyebilir, yardımcı olabilirler. Biz dikkatli ve hassas bir şekilde kazılarımıza devam ediyoruz. Bu kazı hem öğrenme hem keşfetme hem de restorasyonu kapsıyor. Bir süre daha bu çalışmalar devam edecek. Orijinaline yakın bir kiliseyi ziyarete açık hale getirerek bir değerimizi daha şehrimize kazandırmak istiyoruz.”