Bağdat’ta Osmanlı Valilerinin de tattığı tarihi 'Hacı Zibale' kuru üzüm suyu iftar sofralarını süslüyor

BAĞDAT (AA) – Bağdat’ın tarihi Reşit Caddesi’nde inşa edilen ilk binada bulunan Hacı Zibale, kent sakinleri için sembol mekan konumunda bulunuyor. Burası, Irak devleti kurulduktan sonra ülkede yaşanan onlarca siyasi ve toplumsal olayın film gibi akıp geçtiği bir caddede bulunması dolayısıyla da tarihi bir değer taşıyor.

Kadim başkent kadar eski olan Hacı Zibale, ilk olarak 1900 yılında açılarak müşterilerine hizmet vermeye başlamış.

Hacı Zibale, Osmanlı Valisi Nazım Paşa’dan başlayarak, Başbakan General Abdulkerim Kasım, Cumhurbaşkanları Abdusselam Arif, Ahmet Hasan el-Bekir, Saddam Hüseyin ve Celal Talabani’ye kadar uzun bir tarihi belleği simgeliyor.

Bu mütevazi yerin duvarları, Irak’ta kraliyet döneminden başlayarak birinci ve ikinci cumhuriyet ile 2003 sonrası dönemde hüküm sürmüş birçok devlet insanının fotoğraflarıyla süslü. Irak devlet adamlarının yanı sıra birçok Arap ülkesi lideri de buranın “zebib” denilen kuru üzüm suyunu tatmış.

Osmanlı’nın son dönem Bağdat Valileri Halil ve Nazım Paşalar da buraya uğrayıp yapılan zebibi içmiş. Türkiye’nin eski Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız da buraya uğramayı ihmal etmemişti.

Osmanlı Bağdat Valisi’nden Kral Faysal, Cumhuriyet liderleri ve Talabani’ye kadar uzanan tarih

AA muhabirine konuşan Hacı Zibale’nin oğlu Muhammed Abdulgafur Zibale, “Burası, Irak devleti kurulmadan önce 1900 yılında açıldı. O dönem halen bulunduğumuz Reşit Caddesi Halil Paşa Caddesi olarak bilinirdi. Bu isim de Osmanlı Bağdat Valisi Halil Paşa’dan geliyor. Halil Paşa, Bağdat’ta görevi süresince çok sayıda hizmete imza atmıştı. Osmanlı Bağdat Valisi Nazım Paşa döneminde Bağdat’ta kuru üzüm suyu satan bir tek biz vardık ve o dönem para birimi de Türk Osmanlı parasıydı.” dedi.

“Tüm Irak Kralları ve devlet liderleri buradan geçti.” diyen Hacı Zibale’nin oğlu Hacı Muhammed, şunları kaydetti:

“Irak devleti kurulduktan sonra da tüm paşalar, generaller ve krallar gelip burada kuru üzüm suyunu tattı. Kraliyet dönemi Başbakanlarından Nuri Said Paşa ve Kral Gazi ile Kral Faysal da bunlardan. 14 Temmuz 1958’de Cumhuriyet kurulduğunda da Abdulkarim Kasım (Başbakan) Ali Salih es-Saadi (Baas Partisi lider kadrosundan) ve eski Cumhurbaşkanlarından Abdusselam Arif ile Ahmet Hasan el-Bekir bizi birkaç kez ziyaret etti ve hepsi bizim daimi müşterilerimizdi. Saddam Hüseyin de Cumhurbaşkanı olmadan önce öğrenciyken de gelirdi. Saddam Hüseyin daha sonra devlet başkanı olduktan sonra yanında Yasir Arafat, Ürdün Kralı Kral Hüseyin ve Mısır eski Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ile bizi resmi olarak 3 kez ziyaret etmişti.”

Hacı Zibale’nin yabancı diplomatlar ve misyon temsilcilerinin vaktiyle uğrak yerlerinden olduğunu kaydeden Hacı Muhammed, ayrıca ülkede iz bırakmış tüm sanatçılar, edebiyatçılar ve şairlerin de burada üzüm suyu için soluklandığını anlattı.

Hacı Muhammed, “2003 sonrası ise bizi eski ve merhum Cumhurbaşkanı Celal Talabani eşi Hero Talabani ile birlikte ziyaret edip, zebibimizi içti. Bağdat Karh ve Risafa yakasının 2003 öncesi en son Nüfus Müdürleri de zebibimizi tatmıştı. Bağdat’ta en büyük lider ve askerden en küçük vatandaşa kadar ürettiğimiz üzüm suyunu tatmayan yoktur. Özellikle ramazan ayında müşterilerimiz hiç kesilmez. Çünkü bizimle yarışacak kimsenin olmadığını biliyorlar.” şeklinde konuştu.

Hacı Zibale’nin bulunduğu tarihi caddenin aslına uygun olarak restore edilememesinden yakınan Hacı Muhammed, sözlerini şöyle tamamladı:

“Irak’ta durumların düzelip buranın yeniden turizm ülkesi olmasını temenni ediyoruz. Türkiye, İngiltere, Fransa ve tüm Avrupa ülkeleri gelirini büyük ölçüde turizmden elde ediyor. Irak, tüm tarih ve uygarlığın bulunduğu ülke ve medeniyetin kaynağıdır ama maalesef ülkelerin gerisinde kaldık.”

Hacı Zibale’de ramazan ayında kuru üzüm suyunun yanı sıra, kuru kayısı ve nar suyu da üretiliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Ev tekstili markası Linens, yeni satış mağazasını İstanbul Bağdat Caddesi'nde açtı.

Linens'ten yapılan açıklamaya göre, Zorlu Tekstil tarafından kurulan ve Türkiye'den yurt dışına açılan "ilk" ev tekstili zinciri olma özelliğini taşıyan Linens, yurt dışı büyümesinin yanı sıra Türkiye'deki mağaza yatırımlarını sürdürüyor.

Yeni satış ve hizmet noktasını İstanbul Bağdat Caddesi olarak konumlandıran Linens, bu yatırımla Türkiye'deki mağaza sayısını 68'e çıkardı.

Ev yaşamına dair trend ürünleri tek çatı altında sunan Linens, 400 metrekare büyüklüğündeki yeni mağazasında, nevresimden banyo grubuna, aksesuardan bebek koleksiyonu ve mutfak grubuna kadar pek çok kategorideki ürünün satışını gerçekleştirecek.

HATAY (AA) – Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever ile sınır hattı ve sınır ötesinde görevli birliklerin komutanlarıyla Suriye hududunun sıfır noktasında toplantı yaptı.

6. Kolordu Komutanlığı Bahar Kalkanı Harekat Bölgesi Sektör Komutanlığı’ndaki toplantıda Akar, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki hain saldırıda şehit olan 2 askere ve tüm şehitlere rahmet, gazilere şifa dileyerek sözlerine başladı.

Saldırıda yaralanan askerlerin sağlık durumunun iyi olduğunu, birinin ise ameliyatının sonucunu beklediklerini ifade eden Akar, şunları söyledi:

“Aldığımız bilgilerde görüyoruz ki oradaki arkadaşlarımız her türlü tedbirleri almışlar. Her türlü olasılığa, ihtimale karşı personeliyle, silahıyla, aracı gereciyle tüm hareket tarzlarını uygulamışlar. Haince, alçakça bir saldırı sonucu arkadaşlarımız şehit oldu. Şehitlerimizin kanları yerde kalmadı, kalmayacak. Buradaki mücadele devam edecek. Mücadeleyi sabırla, azimle ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu mücadelede sona gelmeden bir şey bitti diyemeyiz. Daha önce yaptıklarımızın anlam kazanabilmesi için mücadelemizin sonuna kadar gitmesi lazım. Buradaki emeklerin boşa gitmemesi için çalışmayı sürdürüyoruz. Şehitlerimizin kanlarının boşa akmadığını da göstermek için verilen vazifeyi mutlaka başarmamız lazım.”

Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere Türkiye’nin seyirci kalmadığını, hudutlarının ve vatandaşlarının güvenliği için Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekatlarının yapıldığını hatırlatan Akar, “Hudutlarımızın güneyinde adı ‘ister terör koridoru’ ister başka bir şey olsun herhangi bir oluşuma müsaade etmemiz asla söz konusu olamaz. Mehmetçik eğer bu terör koridorunu parçalamasaydı bugünlerde çok daha yoğun, kapsamlı, derin farklı problemlerle uğraşıyor olurduk. Bunun kıymetinin çok iyi anlaşılması gerekir.” diye konuştu.

Bahar Kalkanı Harekatı sonrası İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki faaliyetlere de değinen Akar, şu ifadeleri kullandı:

“Rusya Federasyonu ile yaptığımız görüşmeler sonrasında imzalanan mutabakatlar var. Biz bu mutabakatlara uyuyoruz. Sorumluluklarımızı yerine getirdik, getirmeye devam ediyoruz. Muhataplarımızın da bu mutabakatlara, buradaki sorumluluklarına uymalarını bekliyoruz. Buradaki ateşkesin sürmesi, istikrarın bir an önce sağlanması, bölgenin güvenli bir hale gelmesi ve özellikle oradaki Suriyelilerin rahat ve güven içinde yaşayabilmelerine yönelik ortamın sağlanması lazım. Bu oradaki insanların güvenliği ve huzuru için önemli olduğu kadar herhangi bir şekilde yeni bir göç dalgasının meydana gelmemesi için de önemli. Bizim Türkiye olarak yeni bir göç dalgasına tahammülümüz yok. Göçün önlenmesi için elimizden gelen gayreti göstermemiz lazım. Bunun da temelinde bölgenin güvenli, istikrarlı hale gelmesi yatıyor. Buna gayret gösteriyoruz.”

“Taarruzi ruh”

TSK personelinin kahramanlığı, azim ve kararlılığıyla ülkesinin ve milletinin savunması ve güvenliği için gerekenleri yapmayı kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Akar, “Bu yılın başından itibaren yurt içi, Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki operasyonlarda 1926 terörist etkisiz hale getirildi. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemiz artan bir şiddet, tempo ve taarruzi bir ruhla devam edecek. İnşallah Mehmetçik en son teröristi etkisiz hale getirerek terör belasından milletimizi kurtaracak ve hudutların güvenliğini sağlayacak.” diye konuştu.

Akar, söz konusu faaliyetlerin Irak ve Suriye’nin sınırlarına ve egemenlik haklarına saygılı şekilde gerçekleştirildiğini belirterek, “Bizim tek hedefimiz teröristler. Teröristlere karşı mücadele ediyoruz. Terörist neredeyse hedefimiz de orasıdır. Teröristler, Mehmetçiğin nefesini enselerinde hissediyor.” dedi.

“Hudut namustur”

Hudut güvenliğine yönelik faaliyetlere de değinen Akar, şunları kaydetti:

“Hudut namustur. Çok açık ve net. Bu konuda Mehmetçik büyük emek harcıyor. Bunu çok yakından görüyoruz. Gece-gündüz, yağmur-çamur, yaz-kış demeden büyük emek harcıyor, ter döküyor, gerektiği yerde hayatını, canını ortaya koyuyor. Yapılan bu mücadele son derece saygıdeğer ve anlamlıdır. Herkesten beklentimiz bu mücadeleye saygı göstermeleridir. Mehmetçik bu konuda elinden geleni yapıyor, bundan sonra da yapmaya devam edecek.”

Toplantının sonunda Akar’ın bir araya geldiği birlik komutanları, verilecek tüm görevlere hazır olduklarını belirtti.

Akar ve komutanlar, toplantının ardından Harekat Merkezi’ne geçerek sahadaki son duruma ilişkin bilgi aldı.

Muhabir: Sarp Özer