Bakan Çavuşoğlu: 3 bin 614 Türk vatandaşı 9 Avrupa ülkesinden bu gece yarısına kadar getirilecek

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında yurt dışındaki vatandaşlara yönelik atılan adımlara ilişkin açıklama yaptı.

Bakanlığın, koordinasyon ve destek birimi oluşturduğunu ve tüm birimleriyle bu konuda çalıştığını vurgulayan Çavuşoğlu, dün Kovid-19 salgınından en fazla etkilenen ülkelerden Çin, İtalya, İran ve Irak’ta görevli Türk büyükelçiler ve başkonsoloslarla görüşerek bu ülkelerdeki son gelişmeler ve Türk vatandaşlarının durumu hakkında bilgi aldığını da belirtti.

Uçuşların durdurulduğu 9 Avrupa ülkesinden Türkiye’ye dönmek isteyen, geçici süreyle o ülkelere giden vatandaşlar ile öğrencilerin dün 17.00’ye kadar başvuruda bulunduğunu anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Döndükten sonra 14 günlük karantina ve gözetim altında olacaklarını da vatandaşlarımıza duyurduk. Dün akşam yerel saatle 17.00 itibarıyla 3 bin 614 vatandaşımız başvurdu. THY ve Ulaştırma Bakanlığımızla koordinasyon içinde bu vatandaşlarımızı bu gece yarısına kadar getireceğiz. THY, 34 sefer planladı. Fiyatları da son derece makul tuttu, THY’ye bu sebepten dolayı da çok teşekkür ediyoruz. Vatandaşlarımız döndükten sonra doğrudan uçaklardan alınarak İstanbul’da ve Kocaeli’de Gençlik ve Spor Bakanlığımızın tahsis ettiği Kredi Yurtlar Kurumunun yurtlarına yerleştirilecekler. İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun da talimatıyla İstanbul ve Kocaeli valiliklerimiz bunları koordine edecek. Burada kaldıkları sürece vatandaşlarımızın tüm ihtiyaçları AFAD başta olmak üzere İçişleri Bakanlığımız yine bunu koordine edecek, yiyecek içecek ihtiyaçları karşılanacak. Sağlık Bakanlığımız zaten doktor ve sağlık personelini temin ediyor. Umre’den gelen vatandaşlarımıza verilen destek burada da verilecek.”

Bakanlığın, yurt dışındaki vatandaşlara yardım etmek için gece gündüz çalıştığını belirten Çavuşoğlu, “Özellikle İtalya’da biliyorsunuz öğrencilerimiz var. İtalya, sokağa çıkmayı bile yasaklamıştı. Dolayısıyla başta tüm öğrencilerimiz olmak üzere, hem Milano Başkonsolosluğu’muz hem de Roma Büyükelçiliği’miz ile Vatikan Büyükelçiliği’miz de kendilerine destek verecek, hepsine tek tek ulaşıyoruz, dertlerini dinliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, yurt dışındaki vatandaşlara yönelik neler yapılabileceğinin yanı sıra dış temsilciliklerin ihtiyaçlarının da gözetildiğine işaret ederek, “Tüm misyonlarımızın nelere ihtiyacı var, dezenfektan başta olmak üzere eldiven, maske gibi ihtiyaçları da gönderiyoruz. Her ülkede bunlar bulunamıyor biliyorsunuz.” dedi.

“Fas’taki vatandaşlarımızla da temastayız”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay başkanlığında pazar günü düzenlenen toplantı çerçevesinde Almanya, İspanya, Fransa, Avusturya, Norveç, Danimarka, İsveç, Belçika ve Hollanda’ya uçuşların durdurulduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, bu ülkelere dün akşam itibarıyla İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, İsviçre, İrlanda ve Suudi Arabistan’ın da eklendiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, uçuşların durdurulduğu ülke sayısının toplamda 20’ye ulaştığını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Özellikle İngiltere’de dönmek isteyen öğrenci ve vatandaşlarımız vardı. Onlar için ilave 3 uçak, THY tarafından ayarlandı. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey’in koordinasyonunda dün gece iletişimi sağladık ve bugün itibarıyla son uçaklar da ülkemize gelmiş olacak.”

Fas’ın da 19 Mart itibarıyla ülkeye gidecek tüm uçuşları durdurma kararı aldığını ancak dün bir notayla bunu erkene aldığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Uçuş programını buna göre yapan 1500’e yakın bazı vatandaşımızın Fas’ta olduğunu biliyoruz. Bu sabah yine Büyükelçimizle bizzat görüştüm.” dedi.

Çavuşoğlu, oradaki Türk vatandaşlarının mağdur olmaması için gerekli çalışmaların sürdürüldüğünü, Dışişleri Bakanı başta olmak üzere Fas yönetimiyle de temasta bulunduklarını söyledi.

“Konsolosluk Çağrı Merkezi’ne 9 bini aşkın koronavirüs çağrısı geldi”

Bakanlığın Konsolosluk Çağrı Merkezi’nin 7 gün 24 saat anlayışıyla çalıştığının altını çizen Çavuşoğlu, şunları aktardı:

“Nöbet ve izinleri de kaldırdık. Gerçekten tam vardiya şeklinde arkadaşlarımız çalışıyor. Dün itibarıyla 9 binden fazla sadece koronavirüsle ilgili çağrı aldı arkadaşlar. Bugüne kadar 7 milyona yakın çağrıya cevap verdiler, bugünlerde ağırlıklı olarak yurt dışındaki vatandaşlarımızın çağrılarına cevap veriyoruz, onları yönlendiriyoruz.”

Çavuşoğlu, Sağlık Bakanlığının salgına ilişkin uyarı ve tavsiyelerini içeren duyurularını da yurt dışındaki vatandaşlara ulaştırdıklarını belirtti.

Şu ana kadar 23 ülkenin Türkiye’den tıbbi malzeme talebinde bulunduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Bazı ülkelerin ihtiyaçlarını karşıladık. İran’a dün yine uçak ve tırla malzeme gönderilecekti. Aynı şekilde başlangıçta Çin’e de bu desteği verdik.” dedi.

Ülkede en kötü senaryoya göre tıbbi malzeme ihtiyacının üretilip gözden geçirildiğini vurgulayan Çavuşoğlu, Türkiye’nin kendi ihtiyacını öncelikli tutarak, fazla ürün üretilmesi halinde destek isteyen ülkelerin ihtiyacını bu zor günlerde bir nebze de olsa karşılamanın önemli olduğunu kaydetti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA/İSTANBUL (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) Dışişleri Bakanları Konseyi Olağanüstü Toplantısı’nın yapıldığı Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde ortak basın toplantısı düzenledi.

Tüm uluslararası toplum gibi Türk Konseyi üyelerinin de Afganistan konusunda beklenti ve kaygılarının benzer olduğunu belirten Çavuşoğlu, “İnsani krizin ve ekonomik bir çöküşün önlenmesi, azınlık ve kadın hakları dahil insan haklarının korunması, düzeniz bir göç dalgasının önlenmesi, terörizmin tekrar güç kazanmasının önlenmesi gibi. Bunun için ülkede kapsayıcı bir hükümet kurulması ve devlet mekanizmasının çalışması önem arz ediyor.” diye konuştu.

Toplantıda bu kapsamda atılabilecek adımların değerlendirildiğini söyleyen Çavuşoğlu, “Başta komşu ülkeler olmak üzere düzensiz göç yükünü çeken ülkelerle dayanışma çağrısında bulunduk. Terörle mücadelede yapılabilecekleri ele aldık. Bu hususlara vurgu yapan bir ortak bildiri de kabul edildi.” dedi.

“Karabağ’ın çatışmadan çok barış ve kalkınmayla anılmasını istiyoruz”

İstanbul’da 12 Kasım’da yapılacak Türk Konseyi 8. Devlet Başkanları Zirvesi hazırlıklarının da ele alındığını kaydeden Çavuşoğlu, bu zirvede Konsey açısından tarihi adımlar atılacağını belirti.

Çavuşoğlu, 27 Eylül’ün Türkmenistan’ın bağımsızlığının 30. yıl dönümü ve Karabağ’ın işgalden kurtarılmasına giden Vatan Savaşı’nın başlangıç günü olarak Türk dünyası için anlamlı bir tarih olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Türkmen kardeşlerimizi en içten dileklerimizle kutluyoruz. İstanbul Zirvesi’nde Türkmenistan’ın gözlemci olarak aramızda katılmasıyla aile resmimiz tamamlamış olacak. Bugün aynı zamanda Karabağ’ın azatlığına giden Vatan Muharebesinin başladığı, can Azerbaycan’ın şehitlerini anma günü. Toplantımızın açılışında şehitlerimizi hep birlikte andık. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Karabağ’ın artık istikrarsızlık ve çatışmadan çok barış ve kalkınma ile anılmasını istiyoruz. Bölge artık normalleşme sürecine girmelidir. Artık bölgesel iş birliği ve refaha yönelik yeni fırsatlar oluştu. Bu yönde can Azerbaycan’ın da önemli teklifleri oldu.”

Çavuşoğlu, tüm tarafların kazançlı çıkacağı bu fırsatların bütün ülkeler tarafından değerlendirilmesi umudunu da dile getirerek, “Cumhurbaşkanımız Sayın (Recep Tayyip) Erdoğan ve Sayın (Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham) Aliyev, bölgede barış, istikrar ve refah isteklerini defalarca vurguladılar.” değerlendirmesini yaptı.

Türk Konseyi’nin Karabağ’da yüksek düzeyli toplantı yapmasının söz konusu olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, “Türk Konseyi, vatan muharebesi sırasında yayımladığı bir bildiriyle can Azerbaycan’a desteğini güçlü bir şekilde vurgulamıştır.” dedi.

Çavuşoğlu, Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev’in, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve çok sayıda Türk yetkilinin Azerbaycan’ı ve Azerbaycan’ın işgalden kurtardığı topraklarını ziyaret ettiğini de hatırlatarak, “Buralar artık azat edildiğine göre sadece Türk Konseyi değil, bundan sonra Azerbaycan’ın bu bölgede herhangi bir şehrinde düzenleyeceği her türlü toplantıya katılmaktan büyük bir mutluluk duyarız.” dedi.

“(Ermenistan Dışişleri Bakanıyla görüşme) Böyle bir planlama yok”

Çavuşoğlu, “Ermenistanlı mevkidaşınızla (Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan) Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi için bir görüşme geçirmeniz planlanıyor mu? Bu ilişkilerin normalleşmesi için Türkiye’nin ileri süreceği şartlar ne ve bu şartlarda Azerbaycan ve Karabağ konusunda hangi konular ele alınacak?” şeklindeki soruya, “Böyle bir planlama yok.” yanıtını verdi.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın seçimden sonra bazı olumlu mesajlar verdiğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bu mesajlara karşı olumlu mesajlar verdiğini hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Bizim başından beri en büyük arzumuz savaş bittikten sonra, vatan muharebesi bittikten sonra bölgenin artık barış ve istikrar bölgesi olmasıdır. Bu yönde de Azerbaycan’ın biliyorsunuz, Ermenistan’a kapsamlı bir barış anlaşması imzalanması teklifi oldu. Henüz daha Ermenistan’dan olumlu bir cevap gelmedi. Ama bundan sonraki süreçte her zaman olduğu gibi, atabileceğimiz adımları can Azerbaycan’la birlikte koordine ederiz. Birlikte karar veririz, birlikte adım atarız.”

“Liderlerimiz ne zaman isterlerse bir araya gelirler”

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in yakın zamanda görüşmesinin planlanıp planlanmadığına ilişkin soruya, “Zaten iki cumhurbaşkanı olarak, iki kardeş olarak hemen hemen her gün görüşüyorlar. Sürekli telefonda da görüşüyorlar.” dedi.

İki liderin, 12 Kasım’da düzenlenmesi planlanan Türk Konseyi Liderler Zirvesi’nden hemen önce de görüşebileceğini ancak bunun için özel bir planlamaya gerek bile olmadığını söyledi. Çavuşoğlu, “İki kardeş, iki liderimiz ne zaman isterse bir araya gelirler. Bize talimat verirler, biz de bu doğrultuda çalışırız.” diye konuştu.

Bayramov: Azerbaycan imar çalışmalarının hızla yapılmasında ısrarlı

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ise bugünün Azerbaycan için önemli bir tarih olduğunu vurgulayarak, bir yıl önce Ermenistan’ın askeri provokasyonuna yanıt olarak Azerbaycan ordusunun Başkomutan İlham Aliyev’in emri ile karşı saldırıya geçerek yaklaşık 30 yıl süren işgale son verdiğini belirtti.

Bayramov, 27 Eylül’de başlayan zafer yolunun 44 günlük Vatan Muharebesi ile devam ettiğini ve zaferle sona erdiğini kaydetti.

Bugünkü toplantının öncesinde katılımcı bakanların Azerbaycanlı şehitlerin anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunduğunu hatırlatan Bayramov, savaşta Azerbaycan’ın haklı davasına destek olan tüm devletlere ve yetkililere teşekkür etti.

Bayramov, özellikle Türkiye’nin rolünden bahsederek “Vatan muharebesinin ilk gününden itibaren en üst düzeyde, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmakla, TBMM Başkanı, milletvekilleri, siyasi partiler, bizzat Sayın Çavuşoğlu, diğer bakanlar, sivil toplum kuruluşları ve Türk halkı tam ve net şekilde Azerbaycan halkı ve devletinin yanında oldu. Bu siyasi ve manevi destek bizim için çok önemliydi. Bu destek bize ek güç verdi. Bu bizim birlik ve kardeşliğimizin sembolüne dönüştü. O tarihin birinci yılında benim Türkiye’de bulunmam ve şehitleri anma gününü Türk kardeşlerimle birlikte geçirmem özel sembolik anlam taşıyor” ifadelerini kullandı.

Bugün çok önemli bir toplantı gerçekleştirdiklerini bildiren Bayramov, “Tüm bakanlar kendi tedirginliklerini ve görüşlerini belirtti. Toplantı sonrasında Afganistan’daki durumla ilgili bildiri kabul edildi. Tüm üye ülkelerin bu konuda koordineli şekilde çalışacağına ve adım atacağına eminim. Afgan halkı adına yorulmadan çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

Bayramov, toplantıda, 12 Kasım’da İstanbul’da yapılacak Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi’ne hazırlık konularını da ele aldıklarını kaydetti.

2. Karabağ Savaşı’nda Türk Konseyi’nin de Azerbaycan’a destek verdiğini hatırlatan Bayramov, bu desteği önemsediklerini belirtti.

Bayramov, Azerbaycan’ın bugün başlıca hedefinin işgalden kurtarılan bölgelerin tam imar edilmesi olduğunu bildirerek şu bilgileri verdi:

“Çok aktif çalışmalar yapılıyor. İşi zorlaştıran etkenlerden biri bölgenin mayınlı olmasıdır. Ermenistan daha önce mayın haritalarını vermiyordu. Sekiz aydan sonra 3 bölgenin mayın haritalarını verdileri. O haritalarda yaklaşık 200 bin mayının yeri belirtiliyor. Verilen haritalardaki bilgilerin sadece yüzde 20’si doğru. Bu da oradaki imar çalışmalarını etkiliyor. Buna rağmen 1 yıldan az bir zamanda çok büyük işler görüldü. Mucize olarak görülebilecek şekilde Fuzuli’de 8 ay içerisinde havalimanı inşa edildi ve artık ilk uçuşlar gerçekleşti. 13 yönde kara yolu inşa ediliyor. Şuşa’ya giden yol artık kullanıma açıldı. Şuşa’ya giden ikinci yolda da çalışmalar sürüyor. Elektrik hatları çekiliyor. Ağdam şehrinin master planı onaylandı ve inşaat başladı. Şuşa’nın da master planı onaylandı ve tarihi anıtlar restore ediliyor. Zengilan’da akıllı köy inşa ediliyor. Azerbaycan imar çalışmalarının hızla yapılmasında ısrarlıdır. Burada tüm dost ve kardeş ülkelerle iş birliği yapıyoruz. Bu işte de ilk sırada hem mayın temizlemede hem de imar çalışmalarında kardeş Türk şirketleri yer alıyor.”

ANTALYA (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Gençlik Merkezi’nde, 28 Temmuz’da çıkan orman yangınlarında traktörleri kullanılamaz hale gelen 16 çiftçiye yeni traktörlerinin teslim edilmesi için düzenlenen törende, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye’ye geçen gün Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi’nin geldiğine işaret eden Çavuşoğlu, “Artık mültecilerin güvenli bir şekilde ülkelerine döndürülmesi, gönderilmesi için uluslararası toplumdan daha iyi bir destek görmeye başladık. Bu işin ciddiyetini biraz anladılar. Başta BM Mülteciler Yüksek Komiserliği olmak üzere, Suriye başta olmak üzere mültecilerin ülkelerine döndürülmesi için çalışmalarımız var.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, en çok Suriyeliye ev sahipliği yapan komşu ülkeler Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak olarak bir inisiyatif başlattıklarını aktardı. Lübnan’da durumun çok kötü olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, insanları zorla iterek değil de İdlib’de olduğu gibi dönenlere eğitim, sağlık ve istihdam yaratıcı projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Avrupa’nın bugüne kadar Suriye’nin yeniden inşasına karşı olduğunu anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Doğru. Savaş devam ederken bir ülkenin ya da bir yerin yeninden inşası gerçekçi değil. Rejimle ilgili hepimizin tutumu belli ama sahada temel ihtiyaçları karşılamak bir ülkeyi yeniden inşa etmek değildir. Aynı şey Afganistan için de geçerli ama şu anki Afganistan’daki durum nedeniyle insanları hemen göndermek doğru da değil, mümkün de değil. Bir muhatap da yok zaten.”

“Türkiye’de bu işin bir sorun olduğunu görüyoruz, toplumda bir rahatsızlık da var”

Çavuşoğlu, daha önce Türkiye olarak uçaklarla Afganları, önceki hükümet ve yönetim döneminde Afganistan’a gönderdiklerini ifade etti. Pakistanlıları da aynı şekilde gönderdiklerini belirten Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kovid-19 ile beraber bu sorun daha da artmaya başladı. Değişik ülkelerdeki gelişmeler ve ekonomik sıkıntılar sebebiyle de hareketlilik görüyoruz. Bu küresel bir sorunsa uluslararası toplum olarak hep birlikte bu sorunu çözmek için çalışmalıyız. Türkiye’de bu işin bir sorun olduğunu görüyoruz, toplumda bir rahatsızlık da var. Bu işe sadece güvenlik açısından bakmak da doğru değil. Irkçı ve faşizan bir yaklaşımla bakmak son derece yanlış. Diğer taraftan toplumsal bir sorun ise bunu hep birlikte sakin bir şekilde değerlendirip yani yeni politikalar üreterek buna bir çare bulmak gerekiyor. İçişleri Bakanlığımız başta olmak üzere tüm ilgili kurumlarımız çalışıyor, bu anlamda da gerekli altyapı çalışmaları da sürüyor.”