Bakan Dönmez: TANAP’tan bugüne kadar yaklaşık 9,1 milyar metreküp gaz akışı gerçekleşti

ANKARA (AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Azerbaycan Eğitim Programı’nın açılışında yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine yeni bir muhabbet halkasının eklendiğini söyledi.

Dönmez, Türkiye ile Azerbaycan’ın kardeşlik kapasitesini görmek isteyenlerin ortak projelere ve birbirine olan muhabbetine bakması gerektiğini vurgulayarak, “İşte bu birliktelik gücüyle kadim Azerbaycan toprağı Karabağ, asıl sahibinin ellerinde abad olmaya başladı. Kafkasya, bu kardeşliğin gücüyle barış ve huzura kavuştu.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Azerbaycan arasında teknolojinin, eğitimin ve enerji başta olmak üzere yeni projelerin konuşulduğu bir tablo için kolların sıvandığını aktaran Dönmez, şöyle devam etti:

“Karşılıklı güvene dayanan, uzun vadeli ve büyük ölçekte yatırım gerektiren projeleri kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu projelerin tümünün uluslararası boyuta sahip olması da bir başka başarının göstergesi. Bakü-Tiflis- Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hatlarımız dönemin en önemli eserleri olarak ortaya çıkmıştı. Bu projeler başarıyla işledikçe, birlikteliğimiz güç kazandı, kardeşliğimiz pekişti.”

Dönmez, söz konusu projelerin devamında TANAP’tan gaz akışının başladığını hatırlatarak, “TANAP bir taraftan ülkemizin doğal gaz arz güvenliğine çok önemli bir katkı sunarken diğer taraftan da Avrupa’nın arz güvenliğinin anahtarı durumuna geldi. TANAP’tan, 2020’de 4,9 milyar metreküp olmak üzere, bugüne kadar yaklaşık 9,1 milyar metreküp gaz akışı gerçekleşti. TAP’la birlikte, TANAP’ın ve Azerbaycan gazının stratejik önemi daha da artacak.” değerlendirmesinde bulundu.

İthal edilen gazın yüzde 24’ü Azerbaycan’dan geldi

Türkiye’nin geçen yıl ithal ettiği doğal gazın yüzde 24’ünün Azerbaycan’dan geldiğini kaydeden Dönmez, Azerbaycan doğal gazının hem güvenle kullanıldığını hem de bu gazı uluslararası piyasalara sunacak projelerde ortaklıklar gerçekleştirildiğini söyledi.

Dönmez, Türkiye’de bu hafta kırılan iki doğal gaz tüketim rekorunun yine rekor arzla, kesintiye ya da kısıntıya gitmeden karşılandığına dikkati çekerek, şunları söyledi:

“2020’nin son günlerinde imza attığımız Türkiye-Nahçıvan doğal gaz boru hattı projemiz için de çalışmalara tam gaz devam ediyoruz. Hedefimiz Nahçıvan’a da kesintisiz ve güvenli doğal gaz arzı sunmak. 85 kilometrelik bu hatla taşıyacağımız yıllık 500 milyon metreküp gaz, Nahçıvan’da yaşayan Azerbaycan Türklerine büyük bir rahatlık sağlayacak. Nahçıvan’ın sanayisi doğal gaz ateşiyle harlanacak.”

Başlatılan eğitim programının önemine de değinen Dönmez, Türkiye’nin enerjide bir başarı hikayesi yazdığını söyledi.

Dönmez, bu hikayenin Azerbaycan ile de paylaşılacağını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Piyasa işleyişinden, elektrik piyasasına geçiş aşamalarına, yan hizmetlerden gün öncesi ve gün içi piyasalarına kadar teorik işleyişi hep birlikte ele alacağız. Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanılması, şebekeye entegrasyonu, teknik ve teknolojik birikimimizi değerlendirip Azerbaycan’ın bilgi birikimine katkı sağlamayı planlıyoruz. Böylece Türkiye ve Azerbaycan arasındaki bilgi akışına ve entelektüel ortaklığa da ciddi bir katkı sağlayacağız. Bakü’de kurulan bir güneş paneliyle Türkiye’deki bir uzmanın bilgi birikimini, İzmir’deki bir rüzgar türbininin teknolojik kodlarını Azerbaycanlı bir teknisyenin emeğiyle birleştirecek, enerjimize enerji, gücümüze güç katacağız.”

Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov da Türkiye’nin Karabağ’da Azerbaycan’a verdiği desteğin çok önemli olduğuna değinerek, “30 yıla yakındır işgal altında olan Azerbaycan toprakları azad edilmiştir.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin Azerbaycan’ın yanında olmasının olumlu etkilerinin altını çizen Şahbazov, “Her sahada olduğu gibi enerjide de kardeş Türkiye ile dayanışmamız en yüksek seviyededir.” diye konuştu.

Muhabir: Murat Temizer

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Twitter hesabından, gazın laboratuvar ortamında mühendisler tarafından ilk defa yakılmasına ilişkin test görüntülerini paylaşarak, “Karadeniz’deki ikinci keşfimiz Amasra-1 kuyusundan çıkan doğal gaz mühendislerimizin elinde enerjiye dönüştü. Keşfimizin ateşi Türkiye’mizin gecelerini daha aydınlık, kışlarını daha sıcak, sanayisini daha güçlü kılacak.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta Fatih sondaj gemisinin Karadeniz’deki Kuzey Sakarya Gaz Sahası’nda bulunan Amasra-1 kuyusunda 135 milyar metreküplük yeni rezerv keşfettiğini açıklamıştı.

Söz konusu keşifle, Türkiye’nin Karadeniz’de keşfettiği toplam gaz rezervi 540 milyar metreküpe ulaştı.

İSTANBUL(AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 4. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi özel oturumunda moderatörlerin sorularını yanıtladı.

Fatih sondaj gemisinin Sakarya Gaz Sahası’nda yer alan Tuna-1 kuyusunda geçen yılki 405 milyar metreküp gaz keşfinin ardından üretim ve mühendislik çalışmaları için veri toplamak amacıyla Türkali-1 ve Türkali-2 kuyularını açtığını anımsatan Dönmez, bu kuyulardan gelen sonuçların Tuna-1’deki verileri teyit ettiğini aktardı.

Dönmez, ayrıca bölgede 10 bin kilometrekarelik alanda sismik çalışmaların da yapıldığına işaret ederek, Sakarya Gaz Sahası’nın kuzeydoğusunda bulunan Amasra-1 kuyusunda yaklaşık 2 ay önce sondaja başlandığını ve Amasra-1 kuyusunda 135 milyar metreküp gaz keşfedildiğini söyledi.

Türkiye’nin Karadeniz’de bir yıl içinde üç önemli keşif gerçekleştirdiğini ifade eden Dönmez, böylece keşfedilen toplam rezervin 540 milyar metreküpe ulaştığını kaydetti.

Dönmez, bu keşiflerle Türkiye’nin doğal gazda “tüketen ülke” konumundan “üreten ülke” konumuna ilerlediğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Tüm ihtiyacımızın tamamını karşılamaktan uzağız ama ithalatımızı önemli miktarda azaltacağız. Amasra-1 kuyusunda Sakarya Gaz Sahası’nın kuzeydoğusunda çalışıldı. Bu yıl içinde o sahanın güney veya batısında keşif amaçlı bir sondaj kuyusu daha açabiliriz. Bu tür aramacılık faaliyetlerinin bilinmezliği çok, birtakım tahminlerle yapılıyor ama şu anda Karadeniz’de rahatız. Oradaki kaynak yapısına hakimiz, sismik verilerle elde ettiğimiz sonuçlara göre sondaj yapmadan ciddi bir öngörülebilirlikle ilerleyebiliyor arkadaşlar. Karadeniz’de, düne göre ilave rezervler bulacağımız yönünde çok daha ümitliyiz. Çalışmalarımız, planladığımız takvime uygun olarak ilerliyor. Çok büyük bir aksilik olmadığı takdirde inşallah 2023’te bu gazı kullanıyor olacağız.”

Bu tür büyük sahalarda belirli bir üretim ve işletme planı yapıldığını aktaran Dönmez, Sakarya Gaz Sahası için bu sürenin ortalama 25 yıl olarak hesaplandığını anlattı.

Toplamda 540 milyar metreküplük rezervle yıllık maksimum 15-20 milyar metreküplük doğal gaz üretimi yapılabileceği bilgisini paylaşan Dönmez, “Bu rakam teorik olarak konutlarda tükettiğimiz doğal gazı en az 25 yıl süreyle tam karşılıyor.” dedi.

Akdeniz’de yeni sondaj

Doğu Akdeniz’deki çalışmalara ilişkin de bilgi veren Dönmez, bugüne kadar bölgede 8 sondaj yapıldığını ve bazı sondajlarda olumlu işaretler alındığını vurgulayarak, “Son değerlendirmeler yapılıyor. Ümidimizi koruyoruz. Olumlu sinyaller aldığımız saha var, orada yeni kuyu açmamız gerekiyor. Yavuz sondaj gemimiz şu an uzun dönemli bakım çalışmasında. O bittikten sonra da inşallah orada tekrar sondajlara başlayacağız.” diye konuştu.

Dönmez, Mısır ile deniz yetki paylaşım anlaşması yapılması durumunda bunun her iki ülkenin de menfaatine olacağını söyledi.

Mini güneş YEKA’larda ortalama fiyat 22-23 kuruş

Dönmez, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini giderek büyüttüğünü ifade ederek, 2030’a kadar 10 bin megavat güneş ve 10 bin megavat rüzgar kapasitesi devreye almak amacıyla Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmaları gerçekleştirdiğini söyledi.

Son olarak yapılan güneş enerjisinde mini YEKA yarışmalarında kilovatsaat başı ortalama fiyatın 22-23 kuruş olduğunu belirten Dönmez, bu yıl 2 bin megavatı rüzgar ve bin megavatı güneş olmak üzere YEKA yarışmalarının süreceğini sözlerine ekledi.

Dönmez, Türkiye’de madencilik sektörünün de gelişme potansiyelinin yüksek olduğunu ve bu yıl 5-5,5 milyar dolarlık ihracat beklediklerini ifade etti.