Bakan Ersoy, “5. Walter Strauss Koro Şefliği Ustalık Sınıfı”nı ziyaret etti:

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Devlet Çoksesli Korosunun düzenlediği "5. Walter Strauss Koro Şefliği Ustalık Sınıfı"nı ziyaret etti.

Enstrümansız müzik anlamına gelen "a capella" konser serisinde her yıl dünyaca ünlü şefleri ağırlayan Devlet Çoksesli Korosu, bu yıl 5'incisini gerçekleştirdiği Ustalık Sınıfı buluşmasında, Türkiye ve Avrupa'dan genç şefleri bir araya getirdi.

Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu'nda düzenlenen eğitimlere katılarak, koro şefleriyle bir araya geldi.

Devlet Çoksesli Korosunun 1988'den beri faaliyet gösterdiğini belirten Ersoy, koronun bugüne kadar birçok ulusal ve uluslararası etkiliğe katıldığını, çok sayıda ödül aldığını söyledi.

Ersoy, 26-31 Ocak'ta düzenlenen eğitimin sanatın gelişmesine çok büyük katkılar sunacağını belirterek, "Ankara'nın 'koro başkenti' unvanını alması için bize bir vizyon açtınız. Biz de bu bağlamda her türlü etkinliğinizi desteklemek istiyoruz. Bu sene 5. yılınız. 5. yılınızda Avrupa'nın önerdiği 4 etkinlikten biri olmanız da bizi mutlu ediyor. Bu, bundan sonraki başarılarınızın da kalıcı olmasını sağlayacak diye düşünüyoruz." dedi.

İspanya'nın önemli sanatçılarından Josep Vila i Casanas'a eğitime katıldığı ve "İberya Mavisi" konserinin dünya prömiyerini Türkiye'de yaptığı için teşekkür eden Ersoy, "Yetenekli insanların deneyimlerini, bilgilerini yeni nesillerle paylaşması, sanatın gelişmesi ve gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşıyor." diye konuştu.

– "Ankara'yı Avrupa'nın önemli koro başkentlerinden biri haline getireceğiz"

Devlet Çoksesli Korosu Şefi Burak Onur Erdem ise Ustalık Sınıfı kapsamında, dünyanın en önemli koro şeflerini birlikte çalışmak için davet ettiklerini dile getirdi.

Erdem, 16 şehirden ve 3 ülkeden gelen şeflerin eğitime katıldığını belirterek, "Katılımcılarımız, değerli şefimiz Casanas ile koro şefliğine çalışıyor. Bu etkinliğimiz Avrupa Korolar Federasyonu tarafından tavsiye edilen 4 koro şefliği eğitiminden biri olarak seçildi. Amacımız, Ankara'yı Avrupa'nın en önemli koro başkentlerinden biri haline getirmek." ifadelerini kullandı.

Sanatçı Casanas ise Türkiye'ye ilk gelişi olduğunu söyledi.

Devlet Çoksesli Korosunun daveti üzerine geldiğini anımsatan Casanas, şunları kaydetti:

"Burada çok güzel bir konser yaptık. İberya Yarımadası merkez olmak üzere, ülkemden getirdiğim şarkıları ve müzikleri seslendirdik. Aynı zamanda Türkiye'nin şarkılarını, müziklerini de konserde yönetmek benim için bir mutluluktu. Bu Türkçe eserleri ülkeme götüreceğim."

Casanas, "Batum Türküsü" ve "Divane Aşık" eserlerini ülkesinde seslendireceğini bildirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Çırağan Sarayı’nda Hindistan sinemasından önemli isimleri ağırlayan Ersoy, görüşmenin ardından kamera karşısına geçti.

Bakan Ersoy, Türkiye’de özellikle dizi film sektörünün çok yol aldığını belirterek, ABD’den sonra yurt dışına en çok Türk dizi filmlerinin ihraç edildiğini söyledi.

Türkiye’nin doğal bir plato olduğunun altını çizen Ersoy, “Her şehri, her noktası ayrı bir çekim noktası, cazibe noktası haline geldi. Son birkaç senedir, bunun yurt dışında da tanıtımı çok güzel yapılıyor. Uluslararası prodüksiyon firmaları Türkiye’de tekrar çekimler yapmaya başladı.” dedi.

Mehmet Nuri Ersoy, Hindistan’daki Bollywood film sektörünün de Türkiye’ye ilgi gösterdiğini ve büyük yapım firmalarının Türkiye’de film çekmeye karar verdiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

“Türkiye, Avusturya ve Rusya’da çekilecek filmin Türkiye ayağını şu anda burada çekiyorlar ve bugüne kadarki en yüksek bütçeyle çekilmiş Hindistan filmi olarak tüm dünyada 2022 sonu itibarıyla gösterilecek. Bizim amacımız, Türkiye’nin bu cazip plato olma özelliğinin bilinirliğini tüm dünyaya yaymak ve çok daha fazla yapımın Türkiye’de gerçekleşmesini sağlamak.”

“Uluslararası yapımların gelmesi, turizm ve tanıtım için önemli”

Türkiye’de sinema sektörünün hızla geliştirilmesinin önemine dikkati çeken Ersoy, uluslararası yapımların Türkiye’de çekilmesinin hem ekonomik hem de turizm ve tanıtım bakımından önemli bir ihtiyacı karşıladığının altını çizdi.

Bakan Ersoy, sinema sektöründeki yeniliklere de değinerek, “Bizi memnun eden ikinci bir konu da bakanlık nezdinde kurmuş olduğumuz bir birim var. Bütün bu yabancı film prodüksiyon firmalarının çekim sırasında ihtiyaç duyacakları izinleri ve organizasyonları birinci elden, çok hızlı bir şekilde hallediyor, bürokrasiyi hızlı bir şekilde çözüyoruz. Bu da onlar açısından sevinçle karşılanıyor. Çok rahat ettiklerini bizzat dile getiriyorlar. İnşallah bu sayede daha fazla yapımcı firmayı Türkiye’de görmüş olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye film çekmek için kesinlikle çok güzel bir yer”

Kariyeri boyunca rol aldığı 50’nin üzerinde yapımla 29 prestijli ödülün sahibi olan oyuncu Katrina Kaif de daha önce de çekim için İstanbul’a geldiklerini aktararak, Türkiye’nin severek geldiği nadide ülkelerden biri olduğunu söyledi.

Kaif, İstanbul’a yeniden gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Kesinlikle çok güzel bir yer. İnsanlar çok kibar ve samimi. Konukseverlik, yemekler, görülecek yerler inanılmaz bir ambiyansa ve enerjiye sahip. Bu yüzden film çekmek için de kesinlikle favori mekanlarım arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı.

Yaşamına 130’dan fazla film sığdıran ve 38 ödül kazanan ünlü oyuncu Salman Khan ise daha önce de bir kez film çekmek üzere geldiği İstanbul’dan çok memnun kaldıklarını ifade etti.

Selman Khan, İstanbul’a ikinci gelişinde iki tünel ve bir köprü daha yapılmış olduğunu ve seyahatlerinde bu yolları kullandıklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Buraya 7 yıl önce geldiğimde tanıştığım insanlar hala burada ve hiçbir şey değişmemiş. Onların hala aynı görünmesi, değişmemiş olması da buradaki diğer şartların iyi olduğunu gösteriyor. Buradaki insanları ve mekanları seviyorum. Geri dönmemizin nedeni de bu. İnsanların misafirperver olması gerçekten çok hoş. Çok yakın zamanda tekrar buraya gelmeyi umuyorum.”

Daha sonra soruları cevaplayan iki ünlü sanatçı, Türk dizilerini ailecek severek izlediklerini, Türkiye’ye hem yeni film çekimleri hem de tatil amacıyla yeniden gelmek istediklerini aktardı.

ANKARA (AA) – Dünya metropollerinin sayılı müzik merkezlerinden biri olmayı hedefleyen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının (CSO) yeni binası, ilk kez müzikseverleri ağırladı.

CSO, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün açılışını yaptığı yeni konser salonunda, Genel Müzik Direktörü ve şefi Cemi’i Can Deliorman’ın yönetiminde bu akşam sanatseverlere müzik ziyafeti sundu.

Pandemi önlemlerin yoğun bir şekilde alındığı yeni binada, misafirlerden binaya girerken HES kodu istendi.

Dünya standartlarında bir eser olan ve teknolojiyi zarafetle birleştiren bir anlayışla projelendirilen CSO yeni konser salonunun proje müellif mimarları Semra ve Özcan Uygur, AA muhabirine konser öncesi açıklamada bulundu.

Semra Uygur, dün akşam Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un davetlisi olarak açılış programına geldiklerini, CSO yeni binasının sanatseverlere kapılarını açmasından büyük gurur duyduklarını söyledi.

Türkiye’de senfonik müzik salonu olarak yapılan ilk bina

Semra Uygur, “Başkentimizde Ankara Kalesi ve Anıtkabir aksında bir kültür merkezi. Cumhurbaşkanlığının adını taşıyan tek kurumun yeni evi. Bu binanın açılması ülkemiz için çok önemli. Bu yapı, Türkiye’de senfonik müzik salonu olarak yapılan ilk mekan olması açısından da çok önemli. Bu yapıda üretilecek hem sanattan hem mimarlık sanatıyla ilgili öğreneceğimiz çok şeyler olacak. Bunun içinde olmaktan onur duyuyoruz.” ifadesini kullandı.

1992’de katıldıkları CSO Konser Salonu ve Koro Binaları Mimari Yarışması’nda birincilik aldıklarını belirten Özcan Uygur da mekanı aynen açıldığı haliyle hayal ettiklerini ve neticenin hayallerindeki gibi olduğunu, yeni sanat mekanının Ankaralılara ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Özcan Uygur, “Bu güzel salonda daha da coşkulu konserler olacak.” dedi.

“Yeni binanın açılmasını dört gözle bekledik”

Dinleyicilerden Ayşen Üşenmez, konser için heyecanlı olduğunu, burada olmayı çok istediğini belirterek, “Yıllardır beklenen bir bina. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının hak ettiği, ülkemizin hak ettiği bir bina hepimize hayırlı olsun.” dedi.

Yıllardır CSO’nun konserlerini takip ettiğini söyleyen Üşenmez, “Açılış konserine de böylesine süper sanatçılar yakışırdı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.

İranlı müziksever Faraz Safai ise CSO yeni konser salonunun açılışını aylardır beklediklerini belirterek, “Yeni binanın açılmasını dört gözle bekledik. Bugün konser olmayacak diye korkmuştuk, meraktaydık Allah’a şükür açıldı. Güzel bir program izleyeceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu.

Gheorghiu ve Pekinel kardeşlerden müzik ziyafeti

Salona girişte yer alan dezenfektanları kullanan izleyiciler, üçer koltuk boş kalacak şekilde oturtuldu.

CSO, dünyaca ünlü soprano Angela Gheorghiu ve dünyanın en iyi piyano ikilileri arasında gösterilen Güher ve Süher Pekinel kardeşleri Şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki konserde ağırladı.

Ailesine bu yıl yeni katılan sanatçılarla ilk kez müzikseverlerin karşısına çıkan CSO, Ulvi Cemal Erkin’in Köçekçe, Ferit Tüzün’ün Türk Kapriçyosu eserlerini icra etti, Güher ve Süher Pekinel kardeşlerin icra ettiği Wolfgang Amadeus Mozart’ın “İki Piyano ve Orkestra İçin Konçerto” eserine eşlik etti.

Pekinel kardeşler yoğun alkış üzerine bir eser daha icra etti. Dünyaca ünlü soprano Angela Gheorghiu’nun seslendirdiği Georges Bizet’nin “Habanera” yorumu ise sanatseverlerden büyük alkış aldı.