Bakan Ersoy “Etkin Kütüphane Projesi”ni tanıttı:

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Kütüphanelerde düzenlediğimiz etkinliklerin ilk ve en önemli amacı sanat, eğitim, spor, bilim gibi disiplinler altında yer alan her türlü bilginin paylaşılmasıdır." dedi.

Bakan Ersoy, Ankara Milli Kütüphane Konferans Salonu'nda düzenlenen "Etkin Kütüphane Projesi İl Halk Kütüphane Müdürleri Koordinasyon Toplantısı ve Proje Tanıtım Etkinliği" açılış törenine katıldı.

Dünyayı parmakların ucuna getiren internetin insandan bazı değer ve alışkanlıkları uzaklaştırdığına işaret eden Ersoy, bu süreçte bilgiye kolay ulaşmanın, bilginin doğru olup olmadığından daha önemli bir hal aldığını ifade etti.

Dijital dünyanın ifadesiyle "kopyala-yapıştır" yaparak teyit etme, farklı kaynaklardan doğrulama ihtiyacı duymadan ilk verilen bilginin kabul edilmeye başlandığını dile getiren Ersoy, "Sosyal medyada paylaşılan bir ifade, anında binlerce kişi tarafından tek gerçek kabul edilip yayılabiliyor. Bilgi olmadan fikir sahibi olmanın giderek normalleştiğini üzülerek hep birlikte görüyoruz. Okuma ve araştırma alışkanlığımızın korunması ve güçlendirilmesi gerekiyor. Bu hususta, kütüphanelerimize önemli sorumluluklar düşüyor." değerlendirmesini yaptı.

Sivil toplum kuruluşları ile yayınevi temsilcilerinin, akademisyenlerin ve kütüphanecilerin programa katıldığını aktaran Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sorumluluğun bilincinde kütüphanelerimizin nasıl daha etkin kullanılabileceğini ve en güçlü iş birliğini nasıl hayata geçirebileceğimizi net bir şekilde ortaya koymalıyız. Etkin Kütüphane Projesi, kütüphanelerimize olduğu kadar bizimle çalışarak projeler hayata geçiren tüm kurumlara da en üst düzeyde fayda sağlayacak. Kütüphanelerde düzenlediğimiz etkinliklerin ilk ve en önemli amacı, sanat, eğitim, spor, bilim gibi disiplinler altında yer alan her türlü bilginin paylaşılmasıdır. Ayrıca ortak bir meraka, isteğe, zevke sahip insanların tanışması, iletişim kurması gibi sosyal ve toplumsal hedeflerimiz de var."

– "Yol haritamız zaman içinde güncellenebilir"

Bakan Ersoy, kütüphanelerin cazibe merkezi haline gelmesi için toplumsal işlevlerinin yerine getirilmesinin önemine işaret etti.

Kütüphanelerde düzenlenen etkinliklerin kullanıcıların bağını güçlendirdiğini ve potansiyel kullanıcılara ulaşmada etkili olduğunu belirten Ersoy, bu etkinliklerin kullanıcı, üye, ödünç alınan kitap ve kitap dışı materyal sayılarında da artış sağladığını ve okuma kültürünün geliştirilmesine katkı verdiğini anlattı.

Etkinlikleri nicelik ve nitelik olarak iyi bir noktaya getirmek için yapılan çalışmaların ve iş birliklerinin önemine dikkati çeken Ersoy, kullanıcıların beklentilerine cevap vererek en ideal hizmeti sunmanın gerekliliğini vurguladı.

Bu çalışmaların "Etkin Kütüphane Projesi"nin yol haritasının ortaya konulmasında önemli bir adım olacağını kaydeden Ersoy, şöyle devam etti:

"Yol haritamız zaman içinde güncellenebilir. Etkin Kütüphane Projesi, uzun soluklu bir çalışma olacak. Gerçekleştireceğimiz çalışmalarla, gerek teknolojik gerek fiziksel her türlü olanağı en üst düzeyde kullanıcı hizmetine sunacağız. Kütüphanelerimizde kurum ve kuruluşların iş birliğinde gerçekleştireceğimiz etkinliklere sağlanan katkının da en üst düzeyde gelişimini sağlamakla yükümlüyüz. Bu yükümlülüğümüzü el birliği içinde belli bir program dahilinde sağlam temellere oturtmalıyız ki sürdürülebilir olsun ve arzuladığımız sonuçları beraberinde getirsin."

Programa katılanların fikir ve projelerini dinleyeceklerinin altını çizen Ersoy, bu istişarelerin güzel sonuçlar ortaya koymasını diledi.

– "AVM'ler içine kütüphaneler açmak için hazırlıklarımız sürüyor"

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu da "Etkin Kütüphane" yaklaşımı ile kütüphanelere yeni bir ivme kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.

Kütüphanelerin, gelenek ve görenekleri tiyatro, drama ve kurslar yoluyla aktaran mekanlar olarak görülmesi gerektiğine dikkati çeken Turşucu, bunun için kurumlarla sıkı iş birlikleri yapacaklarını ifade etti.

Müzik, tiyatro, diksiyon, panel, sergi, hat, ebru, minyatür, drama, kodlama, bilim atölyeleri gibi bilgiye, esere dair her türlü etkinliğin yapılabildiği mekanların kütüphaneler olduğunu anlatan Turşucu, okuyucuyu kitaba doğrudan veya dolaylı ulaştırabilecek metotların önemini vurguladı.

Kütüphanelere talebin artmaya başladığını dile getiren Turşucu, "Talepteki bu değişim bizler için değişim motivasyonunu beraberinde getiriyor. 100'e yakın kütüphanenin mesaisini uzattık, 40'a yakını ise 7/24 hizmet veriyor. Yeni bebek ve çocuk, halk, havalimanı, gar kütüphaneleri açtık, AVM'ler içine kütüphaneler açmak için hazırlıklarımız sürüyor." diye konuştu.

Programda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) İhtisas Komitesi Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, "Kültürel Mirasın Aktarım Mekanları ve Etkin Kütüphane" konulu konferans verdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Dünya metropollerinin sayılı müzik merkezlerinden biri olmayı hedefleyen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının (CSO) yeni binası, ilk kez müzikseverleri ağırladı.

CSO, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün açılışını yaptığı yeni konser salonunda, Genel Müzik Direktörü ve şefi Cemi’i Can Deliorman’ın yönetiminde bu akşam sanatseverlere müzik ziyafeti sundu.

Pandemi önlemlerin yoğun bir şekilde alındığı yeni binada, misafirlerden binaya girerken HES kodu istendi.

Dünya standartlarında bir eser olan ve teknolojiyi zarafetle birleştiren bir anlayışla projelendirilen CSO yeni konser salonunun proje müellif mimarları Semra ve Özcan Uygur, AA muhabirine konser öncesi açıklamada bulundu.

Semra Uygur, dün akşam Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un davetlisi olarak açılış programına geldiklerini, CSO yeni binasının sanatseverlere kapılarını açmasından büyük gurur duyduklarını söyledi.

Türkiye’de senfonik müzik salonu olarak yapılan ilk bina

Semra Uygur, “Başkentimizde Ankara Kalesi ve Anıtkabir aksında bir kültür merkezi. Cumhurbaşkanlığının adını taşıyan tek kurumun yeni evi. Bu binanın açılması ülkemiz için çok önemli. Bu yapı, Türkiye’de senfonik müzik salonu olarak yapılan ilk mekan olması açısından da çok önemli. Bu yapıda üretilecek hem sanattan hem mimarlık sanatıyla ilgili öğreneceğimiz çok şeyler olacak. Bunun içinde olmaktan onur duyuyoruz.” ifadesini kullandı.

1992’de katıldıkları CSO Konser Salonu ve Koro Binaları Mimari Yarışması’nda birincilik aldıklarını belirten Özcan Uygur da mekanı aynen açıldığı haliyle hayal ettiklerini ve neticenin hayallerindeki gibi olduğunu, yeni sanat mekanının Ankaralılara ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Özcan Uygur, “Bu güzel salonda daha da coşkulu konserler olacak.” dedi.

“Yeni binanın açılmasını dört gözle bekledik”

Dinleyicilerden Ayşen Üşenmez, konser için heyecanlı olduğunu, burada olmayı çok istediğini belirterek, “Yıllardır beklenen bir bina. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının hak ettiği, ülkemizin hak ettiği bir bina hepimize hayırlı olsun.” dedi.

Yıllardır CSO’nun konserlerini takip ettiğini söyleyen Üşenmez, “Açılış konserine de böylesine süper sanatçılar yakışırdı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.

İranlı müziksever Faraz Safai ise CSO yeni konser salonunun açılışını aylardır beklediklerini belirterek, “Yeni binanın açılmasını dört gözle bekledik. Bugün konser olmayacak diye korkmuştuk, meraktaydık Allah’a şükür açıldı. Güzel bir program izleyeceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu.

Gheorghiu ve Pekinel kardeşlerden müzik ziyafeti

Salona girişte yer alan dezenfektanları kullanan izleyiciler, üçer koltuk boş kalacak şekilde oturtuldu.

CSO, dünyaca ünlü soprano Angela Gheorghiu ve dünyanın en iyi piyano ikilileri arasında gösterilen Güher ve Süher Pekinel kardeşleri Şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki konserde ağırladı.

Ailesine bu yıl yeni katılan sanatçılarla ilk kez müzikseverlerin karşısına çıkan CSO, Ulvi Cemal Erkin’in Köçekçe, Ferit Tüzün’ün Türk Kapriçyosu eserlerini icra etti, Güher ve Süher Pekinel kardeşlerin icra ettiği Wolfgang Amadeus Mozart’ın “İki Piyano ve Orkestra İçin Konçerto” eserine eşlik etti.

Pekinel kardeşler yoğun alkış üzerine bir eser daha icra etti. Dünyaca ünlü soprano Angela Gheorghiu’nun seslendirdiği Georges Bizet’nin “Habanera” yorumu ise sanatseverlerden büyük alkış aldı.

İSTANBUL(AA) – Danıştay kararı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığına devredilen Ayasofya Camisi’nde, ilk namazın kılınacağı 24 Temmuz’a ilişkin hazırlıklar sürüyor.

Bu kapsamda incelemelerde bulunmak üzere Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ayasofya Camisi’ne geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla gerçekleştirilen ziyarette UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz da yer aldı.

Ayasofya Camisi’nde bundan sonraki sürece ilişkin detaylı tespitlerin yapıldığı incelemelere, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Pala, Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Emin Maşalı, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, tarihçi-yazar Murat Bardakçı, mimar Hilmi Şenalp ve hattat Uğur Derman da katıldı.

Ersoy ve Erbaş, incelemenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Düzenlemelerle ilgili uzman ekip oluşturuldu”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, düzenlemelerle ilgili olarak uzman bir ekip oluşturulduğunu dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“Restoratörlerden, mimarlardan, Diyanet İşleri Başkanımız ve ekibinden hem de tarihçilerden oluşan bir ekiple içeride bir durum değerlendirmesi yaptık. Yapılması uygun olacak düzenlemelerden bahsettik. UNESCO’dan da bir temsilcimiz vardı. Şimdi bütün bunları derleyip toparlayıp Sayın Cumhurbaşkanı’mızla da son bir kez daha değerlendirip inşallah 24 Temmuz’da cuma namazına hazır hale getireceğiz.”

Hazırlıkların başlayıp başlamadığına ilişkin bir soru üzerine Ersoy, “Biz başladık, birçok konuda mutabakat sağladık zaten. Son bir değerlendirmeden sonra da 24 Temmuz’a yetiştireceğiz.” dedi.

Ersoy, “Takvim açısından herhangi bir sıkıntı görünüyor mu?” sorusuna, “Yok, şu anda bir sıkıntı gözükmüyor.” karşılığını verdi.

Değişikliklere ilişkin soruyu da Ersoy, “Onlar da size sürpriz olsun, 24 Temmuz’a bir şeyler kalsın. 24 Temmuz’da göreceğiz hep beraber.” şeklinde yanıtladı.

“Namaz esnasında gerekli tedbirleri alacağız”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da Ayasofya’nın 24 Temmuz’da cuma namazıyla ibadete açılacağını hatırlatarak, “Hem imamlar hem de müezzinler konusuda titiz davranarak her yönüyle cemaatimizi doyuracak, ezanıyla milletimizin kalplerini yumuşatacak görevliler tespit ediyoruz. Onların da atamasını önümüzdeki günlerde yapacağız inşallah. 5 vakit namaza bu şekilde açılmış olacak 24 Temmuz cuma namazından itibaren.” diye konuştu.

Kaç görevli olacağının ve hangi özellikleri taşıyacaklarının sorulması üzerine Erbaş, “2 imam, 4 müezzin olarak şu an planlıyoruz. Öncelikle hoca olacaklar tabii imamlarımız, hem kıraat hem hitabet hem de ilmi birikimleri itibarıyla milletimizin bu ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olacaklar. Müezzinlerimiz de sesi güzel müezzinlerimizden, İstanbul ezanlarını en güzel şekilde okuyacak müezzinlerimizden olacak inşallah.” dedi.

Erbaş, ikonalar ve fresklerle ilgili karar olup olmadığına ilişkin soruya, “Onlarla ilgili Din İşleri Yüksek Kurulumuz gerekli çalışmaları yaptı. İnşallah orada namaz esnasında gerekli tedbirleri alacağız. Bugün onun da incelemelerini yaptık. 24 Temmuz’dan sonra inşallah milletimiz onu görecek.” yanıtını verdi.

Öte yandan Ayasofya Camisi’nin çevresinde vatandaşların bekleyişi sürerken, yabancı turistler de Türk bayraklarının yanı sıra kendi ülkelerinin bayraklarıyla Ayasofya’nın önünde hatıra fotoğrafı çektiriyor.