Bakan Ersoy: “Türkiye antisemitizm, ırkçılık ve aşırılığa karşı mücadelesini sürdürmektedir”

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin insanlığa karşı suç olarak gördüğü antisemitizm, ırkçılık ve aşırılığa karşı mücadelesini sürdürdüğünü söyledi.

Bakan Ersoy, Ankara Üniversitesi Rektörlüğünce 100. Yıl Konferans Salonu'nda gerçekleşen "Uluslararası Holokost Kurbanlarını Anma Günü" etkinliğinde bir konuşma yaptı.

Son zamanlarda Kuzey Amerika ve Avrupa başta olmak üzere dünya üzerinde din ve ırk temelli nefret suçlarının arttığına dikkati çeken Ersoy, Amerika ve Avrupa'da sinagoglara ve Yahudi cemaatlerine yönelik çok sayıda saldırı yapıldığını söyledi.

Küresel çapta artan ayrımcılık ve hoşgörüsüzlüğe karşı "sıfır tolerans" ilkesiyle mücadele edilmesi gerektiğini belirten Ersoy, "Bu sadırıları düzenleyenlerin benimsedikleri çarpık zihniyet İslamofobi, yabancı düşmanlığı ve mülteci karşıtlığında da kendisini göstermektedir. Pittsburgh saldırganıyla Yeni Zelanda'daki Christchurc'te iki camiye saldıran teröristlerin ortak noktası aynıdır." diye konuştu.

– "Hiçbir suretle zarar görmemelerine özen göstermiştir"

Irkçılık ve ayrımcılığa karşı devletin yanında, toplumun tüm kesimlerine de görevler düştüğünü hatırlatan Ersoy, "Türkiye insanlığa karşı suç olarak gördüğü antisemitizm, ırkçılık ve aşırılığa karşı mücadelesini sürdürmektedir. Günlük hayatta karşılaşılan kin ve düşmanlık içeren söylem ve eylemlere karşı gerekli önlemlerin alınması, Holokost kurbanlarının hatıralarının onurlandırılmasına hizmet edecektir." dedi.

Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yahudi vatandaşlarına kısıtlamalar koyup, Nazilere teslim eden zamanın Avrupa hükümetlerinin aksine Türkiye, vatandaşı olan Yahudilerin kişisel güvenliklerinin korunmasına ve hiçbir suretle zarar görmemelerine özen göstermiştir. Yahudi mültecilere yardım eden Yahudi ajans ve örgütlerine İstanbul'da faaliyet göstermelerine izin vermiş ve hiçbir Yahudi vatandaşı sınır dışı etmemiştir."

– "Tarihimizdeki hoşgörü mirasına kararlılıkla sahip çıkıyoruz"

Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında olduğunun altını çizen Ersoy, "Türk milleti olarak tarihimizden gelen hoşgörü mirasına kararlılıkla sahip çıkıyoruz." dedi.

Ersoy, Türkiye'nin milli gelirine oranla dünyada en fazla insani yardım yapan ülke olduğuna değinerek, şunları kaydetti:

"20'nci yüzyılın en büyük mülteci krizi yanı başımızda cereyan etmektedir. Bu kriz sırasında gelişmiş ülkeler kapılarını mültecilere kapatırken Türkiye zulümden kaçan yaklaşık 4 milyon Suriyeliye kaplarını açmıştır. İnsanlık tarihinin en büyük kara lekelerinden olan Holokost'tan çıkarılacak derslerden birisi de insani dramlar karşısında sessiz kalmayarak iş birliği yapmalarıdır. Ancak bugün gücü elinde tutanların medeni vasıfları noktasında sadece sözde kaldıkları, insani dramları çok rahat bir şekilde görmezden geldikleri açıktır. Orta Doğu ve dünyanın başka bölgelerinde yaşanan gelişmeler tarihten ders alınmadığını göstermiştir."

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş de "Tüm soykırım ve katliamlarda öldürülen canları anmak, yapılanları kınamak insan olarak hepimizin görevidir. Soykırım insanların vahşice öldürülmesidir, insanı insan yapan ve onu diğer canlılardan ayıran tüm özelliklerinden yoksun bırakılarak her türlü şiddetin uygulanmasıdır." diye konuştu.

Anma etkinliğine, Türkiye Musevileri Hahambaşı Rav İsak Haleva, Türk Yahudi Cemaati üyelerinin yanı sıra bazı büyükelçiler ve akademisyenler de katıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Dünya metropollerinin sayılı müzik merkezlerinden biri olmayı hedefleyen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının (CSO) yeni binası, ilk kez müzikseverleri ağırladı.

CSO, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün açılışını yaptığı yeni konser salonunda, Genel Müzik Direktörü ve şefi Cemi’i Can Deliorman’ın yönetiminde bu akşam sanatseverlere müzik ziyafeti sundu.

Pandemi önlemlerin yoğun bir şekilde alındığı yeni binada, misafirlerden binaya girerken HES kodu istendi.

Dünya standartlarında bir eser olan ve teknolojiyi zarafetle birleştiren bir anlayışla projelendirilen CSO yeni konser salonunun proje müellif mimarları Semra ve Özcan Uygur, AA muhabirine konser öncesi açıklamada bulundu.

Semra Uygur, dün akşam Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un davetlisi olarak açılış programına geldiklerini, CSO yeni binasının sanatseverlere kapılarını açmasından büyük gurur duyduklarını söyledi.

Türkiye’de senfonik müzik salonu olarak yapılan ilk bina

Semra Uygur, “Başkentimizde Ankara Kalesi ve Anıtkabir aksında bir kültür merkezi. Cumhurbaşkanlığının adını taşıyan tek kurumun yeni evi. Bu binanın açılması ülkemiz için çok önemli. Bu yapı, Türkiye’de senfonik müzik salonu olarak yapılan ilk mekan olması açısından da çok önemli. Bu yapıda üretilecek hem sanattan hem mimarlık sanatıyla ilgili öğreneceğimiz çok şeyler olacak. Bunun içinde olmaktan onur duyuyoruz.” ifadesini kullandı.

1992’de katıldıkları CSO Konser Salonu ve Koro Binaları Mimari Yarışması’nda birincilik aldıklarını belirten Özcan Uygur da mekanı aynen açıldığı haliyle hayal ettiklerini ve neticenin hayallerindeki gibi olduğunu, yeni sanat mekanının Ankaralılara ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Özcan Uygur, “Bu güzel salonda daha da coşkulu konserler olacak.” dedi.

“Yeni binanın açılmasını dört gözle bekledik”

Dinleyicilerden Ayşen Üşenmez, konser için heyecanlı olduğunu, burada olmayı çok istediğini belirterek, “Yıllardır beklenen bir bina. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının hak ettiği, ülkemizin hak ettiği bir bina hepimize hayırlı olsun.” dedi.

Yıllardır CSO’nun konserlerini takip ettiğini söyleyen Üşenmez, “Açılış konserine de böylesine süper sanatçılar yakışırdı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.

İranlı müziksever Faraz Safai ise CSO yeni konser salonunun açılışını aylardır beklediklerini belirterek, “Yeni binanın açılmasını dört gözle bekledik. Bugün konser olmayacak diye korkmuştuk, meraktaydık Allah’a şükür açıldı. Güzel bir program izleyeceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu.

Gheorghiu ve Pekinel kardeşlerden müzik ziyafeti

Salona girişte yer alan dezenfektanları kullanan izleyiciler, üçer koltuk boş kalacak şekilde oturtuldu.

CSO, dünyaca ünlü soprano Angela Gheorghiu ve dünyanın en iyi piyano ikilileri arasında gösterilen Güher ve Süher Pekinel kardeşleri Şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki konserde ağırladı.

Ailesine bu yıl yeni katılan sanatçılarla ilk kez müzikseverlerin karşısına çıkan CSO, Ulvi Cemal Erkin’in Köçekçe, Ferit Tüzün’ün Türk Kapriçyosu eserlerini icra etti, Güher ve Süher Pekinel kardeşlerin icra ettiği Wolfgang Amadeus Mozart’ın “İki Piyano ve Orkestra İçin Konçerto” eserine eşlik etti.

Pekinel kardeşler yoğun alkış üzerine bir eser daha icra etti. Dünyaca ünlü soprano Angela Gheorghiu’nun seslendirdiği Georges Bizet’nin “Habanera” yorumu ise sanatseverlerden büyük alkış aldı.

İSTANBUL(AA) – Danıştay kararı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığına devredilen Ayasofya Camisi’nde, ilk namazın kılınacağı 24 Temmuz’a ilişkin hazırlıklar sürüyor.

Bu kapsamda incelemelerde bulunmak üzere Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ayasofya Camisi’ne geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla gerçekleştirilen ziyarette UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz da yer aldı.

Ayasofya Camisi’nde bundan sonraki sürece ilişkin detaylı tespitlerin yapıldığı incelemelere, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Pala, Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Emin Maşalı, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, tarihçi-yazar Murat Bardakçı, mimar Hilmi Şenalp ve hattat Uğur Derman da katıldı.

Ersoy ve Erbaş, incelemenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Düzenlemelerle ilgili uzman ekip oluşturuldu”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, düzenlemelerle ilgili olarak uzman bir ekip oluşturulduğunu dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“Restoratörlerden, mimarlardan, Diyanet İşleri Başkanımız ve ekibinden hem de tarihçilerden oluşan bir ekiple içeride bir durum değerlendirmesi yaptık. Yapılması uygun olacak düzenlemelerden bahsettik. UNESCO’dan da bir temsilcimiz vardı. Şimdi bütün bunları derleyip toparlayıp Sayın Cumhurbaşkanı’mızla da son bir kez daha değerlendirip inşallah 24 Temmuz’da cuma namazına hazır hale getireceğiz.”

Hazırlıkların başlayıp başlamadığına ilişkin bir soru üzerine Ersoy, “Biz başladık, birçok konuda mutabakat sağladık zaten. Son bir değerlendirmeden sonra da 24 Temmuz’a yetiştireceğiz.” dedi.

Ersoy, “Takvim açısından herhangi bir sıkıntı görünüyor mu?” sorusuna, “Yok, şu anda bir sıkıntı gözükmüyor.” karşılığını verdi.

Değişikliklere ilişkin soruyu da Ersoy, “Onlar da size sürpriz olsun, 24 Temmuz’a bir şeyler kalsın. 24 Temmuz’da göreceğiz hep beraber.” şeklinde yanıtladı.

“Namaz esnasında gerekli tedbirleri alacağız”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da Ayasofya’nın 24 Temmuz’da cuma namazıyla ibadete açılacağını hatırlatarak, “Hem imamlar hem de müezzinler konusuda titiz davranarak her yönüyle cemaatimizi doyuracak, ezanıyla milletimizin kalplerini yumuşatacak görevliler tespit ediyoruz. Onların da atamasını önümüzdeki günlerde yapacağız inşallah. 5 vakit namaza bu şekilde açılmış olacak 24 Temmuz cuma namazından itibaren.” diye konuştu.

Kaç görevli olacağının ve hangi özellikleri taşıyacaklarının sorulması üzerine Erbaş, “2 imam, 4 müezzin olarak şu an planlıyoruz. Öncelikle hoca olacaklar tabii imamlarımız, hem kıraat hem hitabet hem de ilmi birikimleri itibarıyla milletimizin bu ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olacaklar. Müezzinlerimiz de sesi güzel müezzinlerimizden, İstanbul ezanlarını en güzel şekilde okuyacak müezzinlerimizden olacak inşallah.” dedi.

Erbaş, ikonalar ve fresklerle ilgili karar olup olmadığına ilişkin soruya, “Onlarla ilgili Din İşleri Yüksek Kurulumuz gerekli çalışmaları yaptı. İnşallah orada namaz esnasında gerekli tedbirleri alacağız. Bugün onun da incelemelerini yaptık. 24 Temmuz’dan sonra inşallah milletimiz onu görecek.” yanıtını verdi.

Öte yandan Ayasofya Camisi’nin çevresinde vatandaşların bekleyişi sürerken, yabancı turistler de Türk bayraklarının yanı sıra kendi ülkelerinin bayraklarıyla Ayasofya’nın önünde hatıra fotoğrafı çektiriyor.