Bakan Karaismailoğlu: TCDD'yi Avrupa'nın 6'ncı, dünyanın da 8'inci yüksek hızlı tren işletmecisi yaptık

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Sirkeci Garı’nda gerçekleştirilen Kazlıçeşme-Sirkeci Kentsel Ulaşım ve Reakreasyon Odaklı Dönüşüm Projesi’nin tanıtımına katıldı.

Burada konuşan Karaismailoğlu, İstanbul’a önemli bir eser daha kazandırmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını ifade ederek, İstanbul’a ne yapılırsa yapılsın az kalacağını söyledi.

Karaismailoğlu, bugün İstanbul için çok önemli olan, tarihe sahip çıkan, çevreye ve insana duyarlı bir proje başlatmanın haklı gururunu yaşadıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Tarihi güzellikleri ve turistik cazibesiyle mega kentimizin merkezi Sirkeci’deyiz. Burası emeğe, üretime, alın terine ev sahipliği yapar. İstanbullular için de, yabancı misafirlerimiz için de bir kesişim ve buluşma noktasıdır. Fatih Sultan Mehmed Han’ın bizlere emanetidir, Tarihi Yarımada, Sur İçi… Bu nedenle biz de Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem Hattı’nı bir ulaşım projesi olmasının çok ötesinde planladık. Gezinti, bisiklet ve e-scoter parkurları ile, ekonomik, sosyokültürel faaliyetlerin yapılacağı alanlarla, aynı zamanda turistik cazibesini daha da artırarak İstanbul’a, İstanbullulara nefes aldıracak bir proje haline getirdik.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ülkemizdeki ulaşım ve haberleşme sistemlerini bir bütün olarak değerlendiriyoruz. Kara yolu, hava yolu, deniz yolu, demir yolu ve haberleşme sektörlerini birbirini tamamlayan, etkileyen ve bütünleyen sistemler olarak görüyoruz. Hükümetlerimiz döneminde tüm ulaşım modlarında Türkiye’yi bölgesinde lider, dünyada etkin, bir geçiş ve bağlantı noktası haline getirdik.”

“Bakanlığımızın yapıp hizmete açtığı raylı sistemlerde günlük 6,5 milyon yolcu taşınıyor”

Adil Karaismailoğlu, 2003 yılından itibaren demir yolu yatırımlarına da öncelik verdiklerini, ilk iş olarak, mevcut demir yolu ağlarının tamamını yenilediklerini söyledi.

Demir yolu uzunluğunu 12 bin 803 kilometreye çıkardıklarını bildiren Karaismailoğlu, halen 3 bin 500 kilometre yeni demir yolu inşaatının da devam ettiğini aktardı.

Karaismailoğlu, 2003 yılından bu yana sinyalli demir yolu hat uzunluğunu yüzde 172, elektrikli hat uzunluğunu da yüzde 180 oranında artırdıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Demir yollarımızın tamamını elektrikli sinyalli hale getirmek için de çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. 2003-2020 yılları arasında demiryolu yatırımları için 212 milyar liralık yatırım yaptık. Çin’den İngiltere’ye kadar uzan İpek Demir Yolu Hattı’nın orta kuşağında uluslararası geçiş ve lojistik merkezi olduk. Bakü-Tiflis-Kars hattımızla da bölgemizdeki etkinliğimizi perçinledik. TCDD’yi Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın da 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi yaptık.

Ülke genelindeki şehirler arası demir yolu işletmeciliğindeki başarılarımızı aynı şekilde kent içi raylı sistemlerde de sürdürüyoruz. Türkiye genelinde 12 ilimizde uzunluğu 812 kilometreyi bulan kent içi raylı sistemin 312 kilometresi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapıldı. Bakanlığımızın yapıp hizmete açtığı raylı sistemlerde günlük 6,5 milyon, yıllık 2 milyar 393 milyon yolcu taşınıyor.”

“Devlet aklıyla yolumuza devam ediyoruz”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, hizmete sunulan projelerle vatandaşı trafik çilesinden kurtarıp işlerine, ailelerine güvenle ve konforla ulaşmalarını sağladıkları için yaşadıkları mutluluğu aktardı.

İstanbul’un yanında, Bursa, Ankara, Kocaeli, Konya, Kayseri ve Gaziantep’te, 14 ayrı hatta 185 kilometrelik raylı sistemin yapımına devam ettiklerini bildiren Karaismailoğlu, devamla şunları kaydetti:

“İstanbul’da da 7 hatta raylı sistem yapım çalışmalarımız yoğun bir şekilde sürüyor. Bunlar; Gayrettepe-Kağıthane-Eyüp-İstanbul Havalimanı metrosu, Küçükçekmece Halkalı-Başakşehir-Arnavutköy-İstanbul Havalimanı metrosu, Pendik-Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı metrosu, Bakırköy (İDO)-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar (Kirazlı) metrosu, Başakşehir-Çam Sakura Hastanesi-Kayaşehir metrosu, Altunizade-Ferah Mahallesi-Çamlıca metrosu ve bugün lansmanını yaptığımız Kazlıçeşme – Sirkeci Kentsel Ulaşım ve Rekreasyon Projesi’dir. Bu 7 projenin toplam uzunluğu 103,3 kilometredir.

Muhalefetin ne dediğine kulak asmadan, polemiğe girmeden, eser siyasetimizden ödün vermeden milletimiz için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Projelerimiz tamamlandığında, İstanbul’un raylı sistem uzunluğu 354,3 kilometreye yükselecek. İstanbul’un ve İstanbulluların sorunlarına çare olmak üzere enerjimizi harcamaya devam edeceğiz. Üstlerine vazife olan işleri yapmayıp, yapımı devam eden metro inşaatı üzerine hafriyat dökenlerin emek hırsızlığına da asla müsaade etmeyeceğiz. Bu zihniyetin en iyi yaptığı şey karşı çıkmak. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne, Marmaray’a, Avrasya Tüneli’ne, İstanbul Havalimanı’na, Osmangazi Köprüsü’ne ‘istemeyiz’ dediler. İzmir Otoyolu’na, Kuzey Marmara Otoyolu’na ve tabii 1915 Çanakkale Köprüsü’ne de karşı çıktılar.”

Karaismailoğlu, bu gayriciddi ve kısa vadeli zihniyetleri dikkate almadıklarını, devlet aklıyla yollarına devam ettiklerini söyledi.

“Ülkemizin demir yolu ağını örmeye devam ediyoruz”

Adil Karaismailoğlu, AK Parti hükümetleri döneminde ulaşım ve haberleşmeye yapılan yatırımlar içinde demir yollarının en çok yatırımın yapıldığı ikinci ulaşım modu olduğunu belirterek, bugün itibarıyla da demir yolunun, en çok yatırımın yapıldığı birinci ulaşım modu konumunda bulunduğunu kaydetti.

Bunu yaparken de demir yollarının ihtiyacı olan tüm makine ve ekipmanları yerli ve milli kaynaklarla Türkiye’de ürettiklerini aktaran Karaismailoğlu, şunları söyledi:

“Jeopolitik konumumuzun sağladığı avantajla, Doğu-Batı hattı, İpek Demiryolu, Orta Koridor üzerinde yük ve yolcu taşımacılığında bölgesinde lider ülke konumundayız. Pekin’den Londra’ya uzanan demir yolu hattında ülkemizi avantajlı bir geçiş noktası olarak ön planda tutacak çabaları sarf ediyoruz. İstanbul’a Marmaray demir yolu geçişi ile de bu hattın altın halkasını taktık.

Dünyanın en önemli projelerinden biri olan Marmaray’la iki kıtayı birbirine deniz altından bağladık. Böylece İstanbul’da toplu ulaşım sorununa büyük bir çare olan, en son teknoloji ile inşa edilen, dünyanın en özgün ve en önemli kent içi ulaşım projelerinden bir olan Marmaray’ı 2013 yılında İstanbulluların ve tüm Türkiye’nin hizmetine sunduk. Onlar ‘İstemeyiz, yapamazlar’ dedi, biz tabii ki yaptık. Böylece bugüne kadar Marmaray’ı kullanan yolcu sayısı 600 milyonu aştı. İlk yük treninin geçtiği 17 Nisan 2020’den bugüne dek 1.108 tren, 990 bin ton yükü Marmaray üzerinden taşıdı.”

“Proje ile toplamda 786 milyon avronun üzerinde tasarruf sağlayacağız”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, Kazlıçeşme-Sirkeci Kentsel Ulaşım ve Rekreasyon Odaklı Dönüşüm Projesi hakkında da bilgi verdi.

Projenin Kazlıçeşme-Sirkeci arasında atıl bulunan 8,5 kilometrelik bir raylı sistem hattının, yaya odaklı, çevreye duyarlı bir şekilde yeniden canlandırılması çalışması olduğunu belirten Karaismailoğlu, şunları kaydetti:

“Projemiz, 74 bin metrekarelik yeni yeşil alanı ile, 7,5 kilometrelik bisiklet ve 6,5 kilometrelik yaya yolu ile, 10 bin 120 metrekarelik meydan ve rekreasyon alanları ve 6 bin metrekarelik kapalı sosyal ve kültürel alanı ile İstanbul’umuzun değerine değer katacak çok önemli bir proje. Bunun yanında projemizde 27 adet sanat yapısı, 9 adet yaya ve 12 adet kara yolu geçidi ile, 3 adet yaya ve 1 adet de kara yolu üst geçidi bulunmaktadır. Kısa bir tanımla projemiz, Kazlıçeşme ile Sirkeci arasında 8 istasyonlu raylı sistem ve yaya odaklı yeni nesil bir ulaşım projesidir.

2023 yılının ilk çeyreğinde tamamlayarak İstanbulluların hizmetine sunmayı hedeflediğimiz bu projemiz ile ciddi ekonomik tasarruflar da sağlayacağız. Projenin tamamlanmasıyla birlikte 2023-2053 yılları arasındaki 30 yıllık süreçte, karayolu bakım ve işletme açısından 425 milyon avro, çevreye olan etkilerin azalmalarından dolayı 117 milyon avro ve zaman kazancı olarak da yaklaşık 243 milyon avro olmak üzere, toplamda 786 milyon avronun üzerinde tasarruf sağlayacağız.”

“Başkalarının yaptıkları hizmetlerin üzerine konup, algı operasyonlarıyla siyasi rant devşirmiyoruz”

Bakan Karaismailoğlu, hesaplanabilir tasarruf ve kazancın ötesinde İstanbulluların; rahat, emniyetli ve konforlu yolculuğun yanında nefes alabilecekleri, yeşil alanlar oluşturduklarını söyledi.

Bunun toplumsal kazancının hesaplanamayacağının altını çizen vurgulayan Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Başkalarının yaptıkları hizmetlerin üzerine konup, algı operasyonlarıyla siyasi rant devşirmiyoruz. Görev alanlarımıza giren işlerden imtina edip, yükü başkalarına atmıyoruz. Mega kentte toplu taşımayı ihmal edenlere karşın İstanbul’un ihtiyacı olan hizmeti götürmek üzere gece gündüz çalışıyoruz. Türkiye’mize kazandırdığımız eserlerle çevreye, ülke ekonomimize pek çok yönden katkı sağlamaya devam ediyoruz. Raylı sistemlerimizin tamamlanmasıyla yakıt, karbon emisyonu ve zaman gibi çevreyi doğrudan etkileyen hususlarda büyük ekonomik kazançlar da sağlayacağız.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, oluşturduğumuz sistemlerle, mevzuat düzenlemelerimiz ve teşvik politikalarımız ile vatandaşımızın yaşam kalitesini artırmaya, ruhsal ve bedensel sağlığını desteklemeye, çevre dostu bu sistemleri ülkemize kazandırmaya büyük önem veriyoruz. Yeni ürün ve hizmet modelleri geliştirerek milletimizin kullanımına sunuyoruz. Tüm bu yatırımları hayata geçirirken kamu ve özel sektör olarak dünyanın yaşadığı teknolojik değişimi yakından izliyor, çağın hızına ayak uyduruyoruz.”

Karaismailoğlu, projenin mega kentteki akıllı ve verimli hareketliliğe büyük katkısı olacağını ve aynı şekilde saydığı diğer projeler gibi insan odaklı, çevreye duyarlı bir yaklaşımla İstanbul ve Türkiye’ye hizmet edeceğini söyledi.

​​​​​Konuşmasının ardından Bakan Karaismailoğlu, projenin demo alanında incelemelerde bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KARS (AA) – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında ara verilen seferlerine yeniden başlayan Doğu Ekspresi treni, Kurban Bayramı tatilinde yoğun ilgi görüyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık AŞ’nin en uzun rotalarından biri olan Ankara-Kars arasında sefer yapan Doğu Ekspresi, yolcularını, eşsiz manzaralara sahip 25 saatlik güzergahında masalsı bir yolculuğa çıkarıyor.

Ankara’dan hareket edip Kırıkkale, Kayseri, Sivas, Erzincan ve Erzurum güzergahını izleyen tren, 1310 kilometre yol katettikten sonra son durağı Kars’a ulaşıyor.

Güzergah üzerindeki rengarenk ağaçlar ile çiçeklerin yer aldığı arazilerin yanı sıra orman, dere, akarsu ve derin kanyonların eşsiz manzarasını yolcularına sunan Doğu Ekspresi ile her gün Kars, Ankara arasında karşılıklı sefer düzenleniyor.

Her mevsim masalsı yolculuk sunuyor

Yolcularına her mevsim farklı güzelliklerde yolculuk imkanı sunan Doğu Ekspresi’ne, 9 günlük bayram tatilinde seyahat ve gezi tutkunları ilgi gösteriyor.

Ankara’dan Kars’a gelen yolculardan Aslıhan Bulut, AA muhabirine, Doğu Ekspresi ile daha önce yolculuk yapmayı planladığını ancak Kovid-19 nedeniyle yapamadığını söyledi.

Çok güzel bir yolculukla eğlenerek, yeni arkadaşlar edinerek Kars’a geldiğini ifade eden Bulut, “Benim için ayrı ve güzel bir tecrübe oldu. Aslen Karslıyım ama Doğu Ekspresi ile hiç yolculuk yapmamıştım, bugüne nasip oldu. Yola çıkarken de büyük kaygılarım vardı, ‘Bu kadar uzun yolculuk nasıl geçecek?’ diye düşündüm. Ama o kadar iyi insanlarla tanıştım, anlık gelişen dostluklarımız oldu, çok mutluyum.” dedi.

Bulut, Ankara’dan Kars’a birçok ilden geçtiklerini ve her bölgenin ayrı güzelliklerini trenden izleme fırsatı yakaladıklarını anlatarak, “Yolculuk çok keyifli geçti, asla yorulmadım. Kışın bir daha gelmek istiyorum, her şey güzel ve çok keyifliydi.” diye konuştu.

İstanbul’dan gelen Turgut Akaslan da tren yolculuğunu çok sevdiğini belirterek, “15 aydır bunu bekliyorduk, çok güzel oldu. Bu güzel yolculukta değerli insanlarla tanıştık. Burada sohbetlerimizde bölge hakkında bilgiler aldık. Bölgeyi gezdiğimizde bu bilgiler bize ışık oldu. Trenle yolculuk yaptığımız ve Kars’a geldiğimiz için mutluyuz.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Cüneyt Çelik

ANKARA(AA) – Yurt dışından temin edilen lokomotiflere ilişkin yaşanan sıkıntılar Türkiye’nin yerli lokomotiflerini üretmesinin yolunu açtı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, TCDD envanterinde bulunan ve yurt dışından yedek parça temininde sorun yaşanan “DE11000” tip lokomotifler 1990’lı yılların ortasından itibaren modernize edilmek istendi. Bu amaçla yurt dışı firmalardan teklifler alındı fakat çalışmalar neticelenmedi.

2008 yılında TÜLOMSAŞ’ın (yeni adıyla Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii-TÜRASAŞ) TÜBİTAK Ar-Ge ekipleriyle yaptığı iş geliştirme çalışmalarında “DE11000” tip lokomotiflerin TCDD ihtiyaçları doğrultusunda elektrikli hale getirilerek modernize edilmesi gündeme geldi.

Demir yolu araçlarında katma değeri en yüksek olan “cer sistemi” ve “tren kontrol yönetim sistemleri”nin Türkiye’de üretilemediği, yurt dışı lisanslarla ülkede üretilen lokomotiflerde dahi bu ekipmanların lisanslı olarak ürettirilmediği TÜRASAŞ ve TCDD tarafından belirtildi.

Bunun üzerine Türkiye raylı araç sektörünün ihtiyaç duyduğu ve katma değeri çok yüksek olan söz konusu teknolojilerin geliştirilmesi için proje teklifi hazırlandı ve 1 megavat gücünde E1000 Tip Lokomotif Geliştirilmesi Projesi TARAL 1007 programı çerçevesinde TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı’na sunuldu.

Proje kapsamında cer ve tren kontrol teknolojilerinin yerli imkanlarla geliştirilmesi ve lokomotif tasarımı konusunda gerekli bilgi birikiminin kazanılması TCDD yönetimince desteklendi.

Türkiye’nin ilk yerli elektrikli lokomotifi olan E1000, 2011-2015 döneminde geliştirildi. İlgili proje kapsamında tren kontrol ve yönetim sistemi, cer sistemi ve modernizasyon kapsamına giren tüm mekanik parçalar TÜBİTAK Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (RUTE) ve TÜRASAŞ tarafından tasarlandı.

Elektronik sistemleri oluşturan ve raylı araç sektöründe teknolojik katma değeri en yüksek bileşenlerden olan Cer Konvertörü, Cer Kontrol Ünitesi ve Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi TÜBİTAK RUTE tarafından geliştirildi.

E1000 Elektrikli Lokomotif Geliştirilmesi Projesi ile TCDD’nin manevra ve kısa mesafe yük taşıma ihtiyaçlarını karşılayabilecek özellikte, modern bir sürüş sistemine sahip 1 megavat gücünde elektrikli lokomotif geliştirilmiş oldu. Tüm laboratuvar, yazılım ve altyapı çalışmaları, fabrika ve yol testleri, prototip üretimi yerli olarak yapıldı.

Proje kapsamında bugüne kadar yüzde 100’ü ithal edilen sistemlerin proje sonuçlandıktan sonra yerlilik oranı yüzde 85’i buldu.

Kazanılan bilgi birikimi ve tecrübeyle yeni ve farklı ihtiyaçlara yönelik elektrikli lokomotiflerin yerli olarak tasarımı ve geliştirilmesi kabiliyeti elde edildi.

E1000 Proje Sonuçları Uygulama Planı kapsamında, modernize edilen DE11000 lokomotifleri yer alıyor. Bugüne kadar DE11062 lokomotifi teslim edildi, 2021 yılında 5 adet DE11000 tip lokomotifin de modernizasyonu hedefleniyor.

KARDEMİR firmasına da projede elde edilen bilgi birikimiyle 7 dizel elektrikli lokomotif TÜRASAŞ tarafından 2020 yılı içinde teslim edildi.

Ar-Ge çalışmaları E5000’in yolunu açtı

Başarıyla tamamlanan E1000 Projesi ile başlayan raylı araç geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmaları E5000 Projesi ile üst seviyeye çıktı.

Projede yönetici kuruluş TÜBİTAK RUTE, araç üretici paydaş ise TÜRASAŞ olarak yer aldı. Proje kapsamında özel sektör firmaları da paydaş olarak görev üstleniyor. Global pazarlarda TÜRASAŞ markasıyla yer almayı sağlayacak E5000 projesi ile Türkiye’nin elektrikli anahat lokomotifi ihtiyacında dışa bağımlılığı sona erecek.

E5000 projesi kapsamında, TCDD Taşımacılık AŞ’nin ihtiyaçlarına uygun, 5 megavat gücünde, Avrupa Birliği Demiryollarında Karşılıklı İşletilebilirlik Teknik Şartnamesi sertifikası bulunan, yük ve yolcu taşımacılığı yapabilecek, saatte 140 kilometre hıza sahip yeni nesil bir elektrikli anahat lokomotifi geliştiriliyor.

Proje süresince ve Proje Sonuçları Uygulama Planı kapsamında geliştirilen sistemlerin, yurt içi ve dışındaki anahat lokomotifleri, tramvay/metro araçları, manevra ve kısa mesafe lokomotifleri, yüksek hızlı tren setleri ve benzeri raylı taşıtlarda kullanımına yönelik pazar veya satış hedefleniyor.

Geliştirilen ürünlerin şehir içi tramvay ve metro araçlarında kullanımına yönelik çalışmalar da hız kazandı. Bu konudaki çalışmalar TÜRASAŞ tarafından sürdürülüyor.