Bakan Pekcan'dan ihracat odaklı teknoloji firmalarına 'ihtisas serbest bölgeleri' daveti

ANKARA (AA) – Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, yaptığı yazılı açıklamada, ihtisas serbest bölgelerine ilişkin yasal altyapı hazırlama çalışmalarının tamamlandığını belirterek, yeni yatırım projelerinin değerlendirilmesine ve İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi’nde faaliyet göstermek isteyen firmaların kabulüne başlandığını bildirdi.

Ticaret Bakanlığının, Cumhurbaşkanlığı İcraat Programı kapsamında başlattığı İhtisas Serbest Bölgeleri Projesi’nin, orta yüksek ve yüksek teknolojili mal ve hizmet üretimi faaliyetlerinin, devlet destekleriyle ihracat hedefinde ivmelendirilmesini amaçladığını vurgulayan Pekcan, bu kapsamda imalat, yazılım ve bilişim sektörlerinin küme mantığıyla bir araya getirilerek iş birliği imkanlarının artırılmasının ve firmaların küresel ticaretten çok daha fazla pay almalarının sağlanmasının hedeflendiğini kaydetti.

Pekcan, İhtisas Serbest Bölgeleri Projesi’nin hayata geçirilmesi amacıyla 9 Haziran’da İhtisas Serbest Bölgelerinde Sağlanacak Destekler Hakkında Karar’ın Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatarak, şu bilgileri verdi:

“Söz konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Ar-Ge yoğun, yüksek teknolojili veya katma değeri yüksek sektörlerde ihracat hedefiyle faaliyet gösterecek firmalara istihdam ve kira desteği sağlanmasının ve bu bölgeleri kuracak ana yatırımcılar olan kurucu ve işletici şirketlere, yatırım safhasında taahhüt ettikleri sabit yatırım tutarı için faiz veya kar payı desteği verilmesine imkan tanındı. Söz konusu karar, 1985 yılında Serbest Bölgeler Kanunu ile uygulamaya giren ülkemiz serbest bölgeciliğine de inovatif bir vizyon kazandırdı. İhtisas Serbest Bölgeleri Projesi’nin hayata geçirilmesinde ikinci olarak, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar’da değişiklik yapan 2846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı da 21 Ağustos’ta yayımlandı. Bu kararla da ihtisas serbest bölgelerinde yazılım ve bilişim sektörlerinde yapılacak yatırımlar ‘öncelikli yatırım’ konuları arasına alınarak, bunlara faiz desteği ve sigorta primi işveren hissesi desteği sağlandı.”

Pekcan, son olarak İhtisas Serbest Bölgelerinde Sağlanacak Destekler Hakkında Karar’ın uygulama usul ve esaslarına ilişkin genelgenin 9 Eylül’de yürürlüğe girdiğini belirterek, böylece ihtisas serbest bölgelerinde yapılabilecek faaliyetler, faaliyet ruhsatı müracaatında bulunma şartları, karar kapsamı desteklerden yararlanma şartları konularının düzenlendiğini ifade etti.

Yatırım çağrısı

Gelinen aşamada, kira, nitelikli istihdam gibi nakit destekler ve vergi istisnaları gibi ilave teşviklerle birlikte, bürokrasinin azaltıldığı, tek durak hizmet sunumu imkanlarıyla donatılacak ihtisas serbest bölgelerinin yasal altyapısını hazırlama çalışmalarının tamamlandığını vurgulayan Pekcan, şu değerlendirmede bulundu:

“Sağlanan ilave teşviklerle birlikte ihtisas serbest bölgelerimizin yasal altyapı çalışmaları tamamlanırken yatırım projelerinin değerlendirilmesine ve İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi’nde faaliyet göstermek isteyen firmaların kabulüne başlandı. Orta yüksek ve yüksek teknolojili imalat, yazılım ve bilişim ürünü üretimi alanlarında ihracat odaklı faaliyet göstermek isteyen yerli ve yabancı firmaları, ihtisas serbest bölgesine yatırım yapmaya davet ediyoruz. İhtisas serbest bölgelerimizde yatırım yapacak veya yeni ihtisas serbest bölgesi kurmak isteyen, işletmeye talip yerli ve yabancı şirketleri de projeleriyle birlikte bakanlığımıza davet ediyoruz.”

İhtisas serbest bölgelerinin, kurumlar arası iş birliğinin güzel bir örneği olarak Türkiye ekonomisine önemli katkı sağlayacağına dikkati çeken Pekcan, “İhtisas Serbest Bölgeleri Projesi’ne vermiş oldukları destek ve bugüne kadar göstermiş oldukları iş birliği ve katkı için Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’a teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

LONDRA (AA) – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını süresince güçlü küresel talebin gelişmekte olan ekonomilerdeki ihracatçılara yardımcı olduğunu belirtti.

Fitch’ten yapılan açıklamada, geçen yıl küresel ürün talebindeki artışın bazı gelişen ekonomilerin cari açıklarının kapatılması için destekleyici olduğu ancak salgın sonrasında talep kalıplarının normalleşmesiyle bu durumun devam etmeyebileceği belirtildi.

Salgın süresince güçlü küresel talebin gelişmekte olan ekonomilerdeki ihracatçılara yardımcı olduğu aktarılan açıklamada, ABD’deki teşvik desteğinin, ABD’nin mal talebini orantısız bir şekilde artırdığı, Kovid-19 sosyal mesafe önlemlerinin ise ABD’nin hizmet tüketimini kısıtladığı kaydedildi.

Açıklamada, gelişmiş ekonomilerin salgın kısıtlamalarını azaltmasıyla gelişen ekonomilerin cari hesaplarındaki bakiyelerin iyileşmesinin zamanla gevşemesinin olası olduğu belirtildi.

Gelişmiş ekonomilerdeki kısıtlamaların azaltılmasının tüketici harcamalarının ithal ürünlerden yerli ürünlere kaymasına neden olabileceği aktarılan açıklamada, “Bu da gelecek dönemde gelişmekte olan ekonomilerin ihracat büyümesinin daha ılımlı bir hal almasına neden olabilir.” denildi.

Salgına ilişkin konuların gelişen ekonomilerdeki seyahat ve turizm gibi sektörlerdeki toparlamayı geciktirebileceği belirtilen açıklamada, gelişen ekonomilerdeki uluslararası turist sayısında son dönemde bir miktar artış görülmesine karşın sayının halen salgın öncesi dönemin altında olduğu bildirildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Fitch Ratings Ekonomi Bölümü Direktörü Robert Sierra, “Ticaret tarafındaki artışın büyük kısmı Batılı tüketicilerin elektronik ürünleri stoklaması ve hükümetlerin tıbbi ekipman satın alması nedeniyle Doğu Asya’dan yapılan ihracattan kaynaklandı.” ifadesini kullandı.

AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgiye göre, Mayıs 2020’de 61 milyon 556 bin dolar olan deri ve deri mamulleri ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 64,1 artarak 101 milyon 33 bin dolara ulaştı.

Sektörün ihracatının Türkiye’nin toplam ihracatından aldığı pay ise yüzde 0,8 olarak gerçekleşti.

En fazla ihracat Almanya’ya

Deri ve deri mamulleri sektörünün en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya olarak kayıtlara geçti. Almanya’ya geçen ay 8 milyon 474 bin dolarlık ihracat yapıldı. Almanya’yı, 6 milyon 528 bin dolar ile Rusya ve 5 milyon 661 bin dolar ile İtalya takip etti.

Sektör, 2021 yılının ilk 5 ayında toplam 640 milyon 593 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Şenocak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mayıs ayında en fazla ihracat gerçekleştirilen alt sektörün 57 milyon dolarla ayakkabı sektörü olduğunu söyledi.

AB ülkelerine ihracat arttı

Şenocak, Ayakkabı sektöründe geçen yıla göre yüzde 50’lik artış yaşandığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“2021 yılı ocak-mayıs döneminde deri ve deri mamulleri ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21’lik artışla 641 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2021 yılı ocak-mayıs döneminde deri ve deri mamulleri ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21’lik artışla 641 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde toplamda 160 ülkeye ürünlerimizi gönderdik.

Bu dönemde AB ülkelerine yüzde 11’lik bir artışla 237 milyon dolarlık ihracat sağladık. Alım gücü yüksek ve istikrarlı ekonomilerin oluşturduğu OECD ülkelerine ihracatımız ise bu yılın ilk 5 ayında 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 11 artışla 195 milyon dolar oldu​​​​​​​. Yine bu dönemde Almanya’ya 51 milyon dolar, Rusya’ya 46 milyon dolar, Irak’a 34 milyon dolar, İtalya’ya 34 milyon dolar ve İspanya’ya 29 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik.”

Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Gürkan Gözmen de, ihracat ve üretim odaklı çalışan deri ve deri mamulleri sektörünün 2021 yılı mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 64’lük artışla 101 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, “Pandeminin henüz dünyanın üzerindeki etkilerinin bitmediği bir dönemde ihracatımızın artmış olması hepimizi sevindiriyor. ‘Geçen yıl zaten pandemi yılıydı, bu yıl artış olması normal’ düşüncesinden uzak olduğumu belirtmek isterim. Keskin düşüşlerin ardından yeniden toparlamak normal dönemlere göre üç kat daha zordur.

Deri sektörü ülkemizin toplam ihracatına aralıksız katkı sunmanın gayreti içerisinde. Bizler de sektörümüzün çatı STK’sı olarak atölyelerin işlerine devam edebilmesi ve ihracatın sekteye uğramaması için var gücümüzle gayret gösteriyoruz. Bu yıl aşılamanın pandeminin etkisini azaltması ve uluslararası dolaşımın başlaması ile birlikte gerçekleşecek fiziki fuarlarla ihracatta 2019 rakamlarını yakalayabileceğimizi düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.