Bakan Soylu, Diyarbakır annelerini ziyaret etti: İnşallah 2021'de de buradaki birçok aile evladıyla buluşacak

DİYARBAKIR(AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbetini sürdüren Diyarbakır annelerini ziyaret etti. Annelerle eylemi sürdürdükleri çadırda bir araya gelen Soylu, ailelerin sorun ve taleplerini dinledi.

Eylemlerini sürdüren aileler, terör örgütü PKK ve HDP’ye olan tepkilerini dile getirerek, çocuklarının nasıl dağa kaçırıldığını tek tek aktardı. Bakan Soylu’ya teşekkür eden aileler, “analar seninle gurur duyuyor” sloganları attı.

Soylu, buradaki konuşmasında, anne yüreği, evladına sarılmak isteyen babaların olduğunu, her birinin izzet ve insanlık mücadelesi verdiğini söyledi.

Ziyarete sadece bir fert olarak gelmediğini, milletin her bir ferdinin ailelerin yaptığı büyük mücadele karşısında hem desteği hem duası hem de saygısının olduğunu ifade eden Soylu, şöyle konuştu:

“İnsanlık tarihinin en onurlu mücadelesini burada ortaya koyuyorsunuz. Size minnettarız. Dün akşam saatlerinde Arnavutluk Başbakanıyla program bittikten sonra Sayın Cumhurbaşkanımıza bugün burada olacağımızı daha önce kararlaştırdığımız gibi ifade ettim. Sayın Cumhurbaşkanımızın her birinize hem selamları hem muhabbetleri hem de sabır dilekleri var. Bir şey daha söyledi. İnşallah yakın bir zamanda sizlerle beraber olalım. Allah razı olsun. Eşi hanımefendi Emine hanım yılbaşında sizinle ilgili o kadar güzel cümleler, o kadar onurlu cümleler etti ki bu şu demektir her birimizin kalbi şu anda beraberdir. Bugün burada 185 aile oldunuz. Ama siz sadece 185 aile değilsiniz sadece bu meselede sıkıntı çeken elini yüreğine basan ızdırap duyan aileler değilsiniz sizler öyle büyük ve kahramanca öyle güçlü bir işin altına imza atıyorsunuz ki, terör örgütünün dağa çıkarmak, aklını çelmek istediği gençlerimize siz bu çadırdan sahip çıkıyorsunuz. Halinizle, söylediklerinizle ailelerine belki de kendi büyüklerinin yapmadığı bir nasihadı buradan yapıyor ve evlatlarına hep birlikte sahip gelinmesi gerektiğini ifade ediyorsunuz.”

Ailelere teşekkür etti

Soylu, 2020 yılında 243 ailenin, burada da 22 ailenin evladıyla kucaklaştığını, bunun her birinde oturma eylemi yapan ailelerin emeğinin olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Eğer bugün terör örgütü PKK ve bu arkamızda insanlıktan, vicdandan nasibini almamış ve PKK’yı destekleyen HDP eğer bugün çocuklarımızın dağa gidebilmesini temin edemiyorsa bunda sizin emeğiniz var. Allah razı olsun. Ezan şahit olsun ki burada her durduğunuz dakika duadır, bu millete, ülkeye kötülük yapmaya çalışanlara karşı set olmaktır, bent olmaktır. Size ne kadar müteşekkir olsak, sizlere bu ülke adına cesaretinize, ana yüreğinize, baba yüreğinize ne kadar müteşekkir olsak azdır.”

“Hesabını bin kere sorarız, hiç merak etmeyin”

Ailelerin yalnız olmadığına işaret eden Soylu, “Burada kim size hakaret ediyorsa, ben İçişleri Bakanı olarak söylüyorum, hakkından gelmeyen namerttir. Açık söylüyorum, hesabını bin kere sorarız, hiç merak etmeyin. Siz, bizim iki gözümüzsünüz. Size ne bir söz söylenmesine ne bir kem söz söylenmesine tahammül ederiz, kendimize söylenmiş gibi kabul ederiz. Şunu söyleyeyim, inşallah 2021’de de buradaki birçok aile evladıyla yine sizin iradeniz, yine sizin inadınız, yine sizin cesaretiniz ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki kararlılığımız buluşacaktır. Buna inancımız tam.” ifadelerini kullandı.

Bugün bir kişinin daha ikna yoluyla geldiğini aktaran Soylu, şunları kaydetti:

“Terör örgütünü sökün sökün bitiriyoruz ve bu çocukları, Ceylan’ı da Yusuf’u da Adil’i de her birini onların elinden alacağız. Allah bize inşallah o günü gösterecek, sizi evladınızla beraber buluşturacağız. Onlar sizin evlatlarınızı çalamayacaklar. Biz onların zihinlerini kendi kafalarından sökeceğiz, hiç merak etmeyin, hiç endişe etmeyin. Buradan güzel bir söz söylendi. Dendi ki madem evladını devletten istiyor öbür evladını PKK’dan istesin de getirsin bakalım. Selahattin Demirtaş’ın annesi için. Her olayı istismar ediyorlar. İstismar etmeye devam ediyorlar. Ama bu istismar maskesini sizler düşürdünüz, düşürüyorsunuz. Buradan sizin yanınızda tekrar sesleniyorum, sizi duymayanlara, vicdanlarını sizden kapatanlara, Ankara’da Meclisten afili afili cümleler kullanıp buradaki anneleri hissetmeyenlere tekrar sesleniyorum. Her şeyi bir yere bırakın her şeyi bir kenara bırakın Allah için anne yüreğinize, baba yüreğinize bir danışın da buradaki insanların karşı karşıya kaldığı zulmü ve yalnızlığı bir kez hissedin.”

“Lanet olsun sizin siyasetinize, yaptığınız siyasi anlayışınıza, efendilerinizin size verdiği talimatlardan ayırmamak için ortaya koyduğunuz o bağlılığa lanet olsun. Bağlılığınız anneler, evlatları olsun.” diyen Soylu, büyük bir millet olduklarını, bu milleti birbirinden ayırmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğini anlattı.

Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“O kadar büyük bir iş yapıyorsunuz ki, bugün bunun farkındayız. Bu terör örgütü sona erdiği zaman bu listenin başına konulacak insanlar sizlersiniz. Diyecekler ki Allah bunlardan razı olsun. Onların sayesinde terör örgütünün ve bu terör örgütüyle özdeşi olan siyasi parti HDP’nin istismarları sona ermiştir. Yalanları foyaları ortaya çıkmıştır. Maskeleri foyaları bir bir ortaya dökülmüştür. Bunu inşallah birlikte gerçekleştireceğiz. Çocukları alıp annelerin kucağından ki onların en çok duyduğu yaşlarda bu terör örgütüne katanlara soracak hesabımızı soracağız, soruyoruz hiç merak etmeyin.”

Ailelerle beraber olmaya devam edeceklerini vurgulayan Soylu, “İnşallah yakın bir zaman diliminde Sayın Cumhurbaşkanımız, bu eli öpülesi anneler ve babalarla kucaklaşacak, onlarla da birlikte olacak. Allah bizi bu millete mahcup etmesin. Allah bizi size de mahcup etmesin. Verdiğiniz mücadeleye de mahcup etmesin.” ifadelerini kullandı.

Ziyarette, İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce, Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Mehdi Eker, Ebubekir Bal ve Oya Eronat da yer aldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Evinde dün hayatını kaybeden şehit annesi Zeynep Şafak (68) için Ayyıldız Camisi’nde tören düzenlendi.

Şafak’ın cenazesi, öğle namazının ardından Yukarı Tekke Mezarlığı’nda defnedildi.

Cenazeye katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, aileye başsağlığı diledi.

Bakan Soylu, daha sonra Eğriköprü Mahallesi’ndeki Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nı ziyaret etti.

Trafik konusunda bilgiler veren ve akülü arabayla gezen çocuklara, önceliğin yayada olduğunu anlatan Soylu, çocuklarla fotoğraf çektirdi.

İSTANBUL (AA) – Merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, idam edilişlerinin 60. yılında Topkapı’daki Anıt Mezar’da düzenlenen törenle anıldı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, törende yaptığı konuşmada, çocukluğunun, gençliğinin, siyasi yaşantısının Adnan Menderes, Zorlu, Polatkan ve diğer tüm arkadaşlarının hatıralarıyla onların hayaliyle onları düşünerek, onları yaşayarak geçtiğini dile getirdi.

Tüm bu zaman içerisinde 27 Mayıs Darbesi’nin tüm kurgusunun dış bağlantılarını, nasıl bir süreç yönetilerek bu insanların şehit edildiğini, Türk demokrasisinin ayağına nasıl pranga takıldığını her yönüyle çok iyi öğrendiklerini ifade eden Soylu, “Demokrat Parti iktidarı ve 27 Mayıs’ın her saniyesini bize öğrettiler. Ancak bu kadar yıllık ilgiye ve merakımıza rağmen, bu kadar yıl bu meseleyi içimizde canlı tutmamıza rağmen, sadece bir noktayı hala zihnimizde aydınlatabilmiş değiliz. Nedendi bu kadar nefret? İşin bütün politik istihbaratı, bütün kurgu yanı tamam. Batı’nın ne yaptığı ve bu darbeyi planlayanların ne yaptığı tamam. Hangi telkinleri, hangi anlaşmaları ortaya koydukları, hangi menfaatleri temin ettikleri bunlar da tamam. Aslen iktidar hırsı da tamam. Ama bizim içimizdeki insanların, bu topraklarda yetişmiş bizimle aynı dili konuşan, aynı milletten gelen insanların nasıl vicdanla böyle büyük bir nefret ortaya koyabildiklerini, bu nefretin bu kadar büyümesinin altında yatan sebebi inanın ben hala anlayabilmiş değilim.” diye konuştu.

Herkesin kendi hayatında sevmediği, tasvip etmediği siyasilerin muhakkak olduğunu dile getiren Soylu, sözlerine şöyle devam etti:

“Ama hangi iç gücüyle karşınızda duran ve son görüşmeleri olduğunu bildiğiniz bir aileyi birbirine sarılmaktan men edersiniz? Birkaç gün sonra idam edileceğini bildiğiniz halde, bir babanın oğluna, eşine son bir kez sarılmasını nasıl bir vicdanla engellersiniz? Ufak tefek gazete haberlerindeki bir iki yalanı anlayabiliriz. Bugün hala bizlere de aynısı yapılıyor. Ama darbeci de olsa hukuksuz da olsa bir şekilde devleti temsil eden örfi idare denilen bir kurumun ‘Adnan Menderes ile Celal Bayar 12 askeri uçak dolusu altınla kaçmaya hazırlanırken yakalandı’ diye bir iftirayı resmi tebliğ olarak yayınlamasını hangi ruh haliyle sağladınız?”

“Nasıl bir kininiz vardı?”

Bakan Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Nasıl bir kininiz vardı ki hasta olmasına rağmen alelacele idam edebilmek için rahmetli Menderes’i sehpaya götürürken fotoğrafta sağlıklı görünsün diye kollarına girmiş iki askere ‘çekilin’ talimatı verdiniz? Nasıl bir kininiz vardı ki Menderes’in son arzusu yerine getirilmedi? ‘Son dakika gelişmeleri geliyor. İkinci baskıyı bekleyin’ diye, acil manşetler attı. Acaba daha neler yazacaktınız? Siz bu ülkenin havasından solumadınız mı? Bu ülkenin suyundan içmediniz mi? Ezan-ı Muhammedi’nin bin yıldır okunduğu gibi, İstiklal Marşı’nda geçtiği gibi okunmasına karşı nasıl bir nefretiniz vardı da darbenin çete başı, koltuğu işgal eder etmez ‘Ezan aslından tekrar ayrılmalıdır’ diye açıklama yaptı. O çete başının ya nasıl bir yüzsüzlüğü vardır ki ‘Menderes ülkeyi Ruslara satmaya kararlıdır’ diye gazetelere beyanat verdi.

Şurada Şehzadebaşı var. Rahmetli Adnan Menderes’in, Fatin Rüştü Zorlu’nun, Hasan Polatkan’ın idam edildiği gün orada davullar çaldı. Bu nasıl bir kin? Sizin içinizde nasıl bir kin nefret vardır ki İçişleri Bakanı Namık Gedik’i dövüp, işkence edip, ikinci kattan attınız ve sonra utanmadan balkon camındaki küçücük bir deliği gösterip, ‘buradan kendini attı’ diyebildiniz? Kayıtlara da kalp krizi diye yazdı. Nasıl bir hırsınız vardı ki çete başını Cumhurbaşkanı yapmak için, Cumhurbaşkanı adayı Ali Fuat Başgil’e ‘Cumhurbaşkanı olursunuz ama sizi makama götürmek için gelen araç sizi alır, belki Etlik’e götürür, belki oraya gömülürsünüz’ diye utanmadan tehdit edip geri döndüler.”

“Aynı yalanları Cumhurbaşkanımıza atmaktan geri durmuyorsunuz”

Bakan Soylu, darbecilerin bütün bu yalanları, kinleri, ilk günkü tazeliği ile nasıl diri tuttuğunu ve kendilerinden sonrakilere nasıl aktardığının, anlamakta zorluk çektikleri bir mesele olduğunu söyledi.

“Bugün aynı yalanları, sadece rakamları ve isimleri değiştirip, milletin adamlarına, bugünkü Cumhurbaşkanımıza atmaktan geri durmuyorsunuz.” diyen Bakan Soylu, şöyle devam etti:

“Bugün hala maalesef bir siyasetçi, utanmadan, sıkılmadan ‘her gün bir arkadaşı kıyma makinesine atıyorlar’ diye bir ifade kullanabiliyor ve aklı sıra kendi zihnince bir gönderme yapabiliyor. Bugün hala aynı yalanlarla ülkeyi 17-25 Aralık’a taşıdılar. Aynı provokasyonlarla Türkiye’de 6-7 Eylül ile aynı taktiklerle 6-7 Ekim’i yaptılar. 15 Temmuz’da aynı heyecanı yaşayıp, tankları alkışladılar. 1960’a Türkiye’yi getiren olayları daha sonra dönemin aktörleri ‘biz tezgahladık’ diye böbürlene böbürlene anlattı. Nasıl tezgahladınız da o 60 yıl önce Menderes’e ve arkadaşlarına yaptıklarını bugün, Erdoğan ve arkadaşlarına yapmak için gün sayıyorlar. Şunu açık açık ifade etmek isteriz, herkesin de duymasını isteriz; şu arkamızda yatanlar bu iftiralara, bu ihanetlere karşı nasıl dik durmuşlarsa başlarına gelenlere karşı nasıl vakar içerisinde ölüme gitmişlerse bize her gün parmak sallayanlara söylemek isteriz ki bizler de aynı şekilde aynı yoldan, sonunu düşünmeden yürümeye hazırız.”

Törende daha sonra Bakan Soylu ve beraberindekiler, merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın kabrine karanfil bıraktı, Aydın Menderes’in kabrini de ziyaret etti.