Bakan Varank: Bu yarışmalara geldiğimizde gençlerimizle gurur duyuyoruz

AKSARAY (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) kapsamında ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE’nin desteğiyle Aksaray’da düzenlenen, üniversite ve lise öğrencilerinden oluşan 82 takımın mücadele verdiği roket yarışlarını izledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) tarafından 24-27 Eylül’de, birçok kurum ve kuruluşun destek verdiği TEKNOFEST kapsamında, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE’nin desteğiyle Tuz Gölü çevresindeki Hisar Atış Merkezi’nde düzenlenen yarışmayı izlemeye gelen Varank, yarışmacı öğrencilerle sohbet etti, tasarladıkları roketleri inceledi.

Varank, roket atışlarının ardından yaptığı açıklamada, TEKNOFEST’in dünyanın en büyük uzay, havacılık ve teknoloji festivali olduğunu hatırlattı.

TEKNOFEST’in hem halkın bilime, teknolojiye, uzaya, havacılığa ilgisini artırmak hem de gençleri bu alanlara yönlendirmek üzere düzenlendiğini belirten Varank, “Bu kapsamda geçen sene 1 milyon 750 bin ziyaretçiyle buluşan, ülkemizde oldukça coşku oluşturan bir festivalden bahsediyoruz. Biz festivalimizi, düzenleyici kuruluşlar olarak, yani Türkiye Teknoloji Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Anadolu’ya yaymanın önemli olduğunu düşündük. Bu sene festivalimizin finallerini Gaziantep’te gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Varank, Gaziantep’te sergilerle, hava şovlarıyla büyük bir heyecan oluşturmak istediklerini vurgulayarak, “Ama pandemi sebebiyle sadece bu sene yarışmalarla kısıtlı bir festival düzenliyoruz. İnşallah bu heyecanı bundan sonraki senelerde pandeminin geçmesiyle birlikte Anadolu’ya yaymış olacağız.” diye konuştu.

23 kategoride yarışmalar düzenleniyor

TEKNOFEST’te özellikle gençleri bilime ve teknolojiye yönlendirmek üzere yarışmalar düzenlediğini dile getiren Varank, şöyle devam etti:

“Bu alanda birçok paydaşla, birçok kurumla, özel sektörle birlikte bizim gençlerimizi geleceğin teknolojilerinde şimdiden adım atar hale getirmek, onları bu alanlara yönlendirmek, onları bu alanlarda eğitmek ve onlarda bir aşk, şevk, heyecan oluşturmak üzere yarışmalar düzenliyoruz. Biz bu yarışmaları çok önemsiyoruz ve bugün geldiğimiz noktada tüm Türkiye’den hatta yurt dışından 100 bin katılımcıyla, 100 bin gençle 23 farklı kategoride yarışmalar düzenliyoruz. Bu yarışmalar özellikle Türkiye’nin gelecekte ihtiyaç duyduğu kritik teknolojilerde gençlerimize bir altyapı kazandırmayı hedefliyor.”

Varank, yarışma hakkında bilgi vererek, yarışların gerçek roket motorlarıyla, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE’nin danışmanlığında yapıldığını anlattı.

TÜBİTAK’ın sponsorluğu ve yönlendirmesiyle elektrikli ve hidrojen yakıtlı araç yarışlarının da İzmit’te başladığını hatırlatan Varank, Bilişim Vadisi, TÜBİTAK ve HAVELSAN’ın katkılarıyla binek otonom araç yarışmalarının, İHA yarışlarının, ASELSAN tarafından insansız sualtı araçları yarışlarının ve Baykar tarafından uçan araba tasarım yarışmalarının yapıldığını söyledi.

Varank, bu yarışmalarla lise ve üniversite çağındaki gençler ile geleceğin bilim insanlarını ve başarılı mühendislerini yetiştirmeye çalıştıklarını belirterek, “Biz TEKNOFEST’in geldiği aşamadan çok memnunuz. Bugün hep birlikte roket yarışmalarını izledik. Gençlerimizin lise, üniversite talebelerimizin heyecanlarını hep birlikte yaşadık. Biz bu yarışmalara geldiğimizde hem gençlerimizle gurur duyuyoruz hem ülkemizin geleceği adına umutlu oluyoruz.” ifadesini kullandı.

“TEKNOFEST dünyadaki en büyük etkinlik ve festivallerden birisi oldu”

T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ise bu yıl TEKNOFEST’in üçüncüsünü düzenlediklerini anımsattı.

Türkiye’nin teknoloji hamlesi hedefleri doğrultusunda dip dalga oluşturma maksadıyla TEKNOFEST’i kurguladıklarını aktaran Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlk yola çıktığımızda milletimizden bu kadar teveccüh göreceğini ve öğrenciler tarafından bu kadar sahiplenileceğini bilemiyorduk. İlk TEKNOFEST 550 bin kişiyle gerçekleşti. TEKNOFEST dünyadaki en büyük etkinlik ve festivallerden birisi oldu. İkinci yılında 2019’da İstanbul’da düzenledik. Festival, 1 milyon 720 bin katılımla dünyadaki en büyük teknoloji ve havacılık festivali olma ünvanını hak etti. Bu yıl pandemi nedeniyle sadece yarışmalarla devam ediyoruz. Sergiler, fuarlar çok kısıtlı şekilde yapılacak. Sadece öğrenci kardeşlerimizin 23 farklı alanda yarıştığı yarışmalar düzenlenecek. İlk 2018 yılında düzenlediğimiz yarışmalara 20 bin öğrencimiz başvurmuştu. Bunun neticesinde 2 bin öğrencimiz finalist olup yarışmıştı. İkinci yıl bu sayı katlandı 50 bin oldu, yani 2,5 katına çıktı. 2020 yılında ise bu 50 bin 100 bin oldu. Bugün itibarıyla 5 bin öğrencimiz 23 farklı alanda yarışıyor.”

Bayraktar, TEKNOFEST’i düzenleyen 63 farklı kurum olduğunu, bunlardan bir kısmının yarışma düzenleyici kurumlar olduğunu belirtti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı’nın düzenleyici kuruluş olarak TEKNOFEST’i organize ettiğini hatırlatan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bu yarışmalar geleceğin trendi olan teknoloji alanlarında genç kardeşlerimizi bu alanlarda hazırlamaya yönelik kurgulanmış yarışmalar. Onlardaki merakı, bu alana, temel bilime, arkasındaki mühendisliğe ilgilerini arttıracak. Bir taraftan da geleceğin teknolojilerini de içerdiğinden o günün teknolojileri, yarışmaları geldiğinde bugünden hazırlanmalarını sağlayacak şekilde kurgulanmış. TEKNOFEST, şu anda dünyadaki en büyük teknoloji yarışma platformu olarak karşımızda. 2020 yılı itibarıyla 23 farklı alanda teknoloji yarışmaları düzenliyoruz. Bunlardan bir kısmı havacılık ve uzayla alakalı, bir kısmı savunma sanayisi ile alakalı, ama çok daha geniş bir yelpaze sivil alanlarla alakalı. Bu yıl ilgi çok daha büyük oldu. İnşallah biz yarışmaların bu son etabını Gaziantep’te tamamlamayı düşünüyoruz.”

Muhabir: Zehra Melek Çat,Zekeriya Karadavut

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez ile Gümüşdağ Elektronik AŞ’nin Başakşehir’deki yeni üretim tesislerini ziyaret etti. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Göksel Gümüşdağ’dan fabrikada üretilen elektrikli küçük ev aletlerine ilişkin bilgi alan Varank, tesisin üretim birimlerinde incelemelerde bulundu.

Varank, fabrikada montaj hattının başına geçti ve tost makinesi montajı yaptı. Burada çalışanlarla da sohbet eden Varank, öğle yemeğini işçilerle yedi.

Ziyareti sonrasında AA muhabirine açıklamalarda bulunan Varank, firmanın yaklaşık 20 yıldır Türkiye’de küçük ev aletleri alanında üretim yaptığını belirterek, “Şimdi daha büyük bir fabrikada üretime başladılar. Son 3 ayda 300 kişilik kadrolarını 420 kişiye çıkardılar. Bu tesisten 420 vatandaşımız evine ekmek götürebiliyor.” ifadelerini kullandı.

Varank, elektrikli küçük ev aletleri sektörünün Türkiye’de önemli bir pazara sahip olduğuna dikkati çekerek, “Bunun yanında ihracattan pay alabildiğimiz bir sektör. Gümüşdağ Elektronik de hem yerli hem de global markalara, tost makineleri, çay makineleri üretimi yapan, geçen sene 900 bin adet üretimi olan, yeni fabrikasında 1,5 milyon üretimi hedefleyen bir firmamız.” dedi.

“Dünyada önemli bir üretici olmak istiyor”

Bakanlık olarak Türkiye’de yatırım yapan bütün firmalara destek olmaya çalıştıklarını vurgulayan Varank, “Türkiye’de yatırım yapan bütün firmalarımız yatırım teşvik sistemimizden faydalanabiliyor. Bu firmamız da bizim desteklerimizle beraber üretimini artırarak küçük ev aletleri sektöründe dünyada önemli bir üretici olmak istiyor. Bu sektör daha önce Uzak Doğu’dan çok fazla ithalat yapıyordu ama şu anda görüyoruz ki Türkiye’nin üretimi kendine yetebiliyor.” diye konuştu.

Varank, fabrikada global markaların da ürünlerinin üretildiğini ve ürünlerin yurt dışına satıldığını dile getirerek şunları kaydetti:

“Firmamızın böyle hızlı bir şekilde büyüyor, istihdamını artırıyor ve yeni üretim tesisleri planlıyor olması, bizim açımızdan mutluluk verici. Türkiye’nin gündeminin yatırım, üretim, istihdam ve ihracat olması gerekiyor. Türkiye’yi üretimle büyütmemiz gerekiyor. Böyle firmalarımız da küçük ev aletleri pazarında önemli üretimler gerçekleştirerek Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlıyor.”

“Amacımız ihracatı daha da yükseltmek”

Gümüşdağ da Türkiye’de kendi üretim gruplarında neredeyse pazar lideri olduklarını belirterek, “Elektrikli ev aletlerinde 3-4 kalemi tamamen biz üretiyoruz ve pazarın yaklaşık yüzde 60-70’i bizde. Dolayısıyla teknolojimizi geliştirerek çok daha iyi bir tesis kurduğumuza inanıyoruz. Amacımız ihracatı daha da yükseltmek.” diye konuştu.

TEKİRDAĞ (AA) – Türkiye’nin teknoloji düzeyi yüksek alanlarda cari açık verdiği ürünleri yerlileştirme hedefiyle yola çıkan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı meyvelerini veriyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği programın ilk çağrısı olan makine sektöründe desteklenecek işletmeler arasında yer alan WAT Motor, ilk endüstriyel servo motor prototiplerini üretti.

​​​​​​​Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesindeki Çerkezköy OSB’de bulunan WAT Motor fabrikasını ziyaret etti. Varank’a ziyaretinde Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel, AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Mestan Özcan, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ve Çerkezköy OSB Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler eşlik etti.

WAT Motor hakkında şirket yetkililerinden bilgi alan Varank, şirketin beyaz eşya ve endüstriyel elektrik motorları konusundaki çalışmalarıyla, elektrik motoru ve güç elektroniği başlıklarında savunma sanayisi, endüstriyel hareket kontrol sistemleri ve e-mobilite alanlarındaki yüksek teknoloji içeren çalışmalarını yerinde inceledi.

Varank, ziyaretine ilişkin AA muhabirine, firmanın elektrikli motor üretiminde Türkiye’nin köklü firmalarından biri olduğuna işaret ederek, “WAT Motor, elektrikli, endüstriyel ve servo motorların üretimini gerçekleştiriyor. Beyaz eşya küçük ev aletleri motorlarıyla birlikte büyük, endüstride kullanılan yüksek kapasiteli motorları da üretebiliyor.” diye konuştu.

“Ar-Ge de yapıyor”

Dünyada elektrikli motorların günden güne talebinin arttığına dikkati çeken Varank, “Aynı zamanda daha verimli elektrikli motorların üretilmesiyle ilgili büyük bir gayret de şu anda devam ediyor. WAT Motor da hem elektrikli motor üretebilen ama aynı zamanda bu alanda Ar-Ge faaliyetleri yürüten bir firmamız.” ifadelerini kullandı.

Varank, WAT Motor’un Türkiye’de daha önce üretilmeyen, tamamı yurt dışından getirilen yüksek kapasiteli hassas servo motorlar ve bunların sürücülerinin üretimiyle ilgili Hamle Programı kapsamında destek aldığını hatırlatarak, “O üretimlerin de ilk prototiplerini burada gördük.” dedi.

Elektrikli ve servo motorların savunma sanayisinde de yaygın bir şekilde kullanıldığını belirten Varank, “WAT Motor da hem hassas endüstriyel aletlerde kullanılan servo motorların üretimi hem de savunma sanayisinde yüksek güç gerektiren, stabilizasyon sistemlerinde kullanılan servo motorları geliştirdi, üretimini yapıyor.” diye konuştu.

“Söz sahibi olacağız”

Varank, fabrikanın geçen yıl 20 milyon dolar ihracat yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

“Pazarın büyümesi, yeni ürünlerin piyasaya çıkmasıyla 30 milyon dolar ihracatı hedefliyor. Türkiye’nin katma değerli üretimle büyümesini istiyoruz. WAT Motor gibi firmalarımız da hem verimli motor üretimi hem de elektrikli motorlarda yeni teknolojilerin kullanımıyla çok daha katma değerli ürünleri piyasaya sürmeye başladı. İnşallah önümüzdeki dönemde böyle firmalarımızın başarılarıyla daha fazla gurur duyacağız.”

Varank, elektrik motorlarının ulaşım sektöründe de kullanılmaya başladığını belirterek, “Sadece otomobillerde değil, deniz araçlarında da farklı araçlarda da yüksek kapasiteli verimli elektrikli motorları kullanılıyor. Bu alanda firmalarımızın geliştirdiği kabiliyetlerle dünyada çok daha fazla söz sahibi olan, dünyadaki pazardan çok daha fazla pay alan bir ülke konumuna geleceğiz.” dedi.

Japonya ve Almanya’nın yerlileştirilen ürünün muadillerini Türkiye’ye sattığına işaret eden Varank, “Çok ciddi ithalat yaptığımız ürünler. Ama inşallah buradaki projenin başarılı olmasıyla birlikte sene sonundan önce seri üretime geçmiş olabileceğiz. Bu sayede de böyle hassas servo motorları Türkiye’de üreterek yurt dışına cari açık vermeyeceğiz.” diye konuştu.

“Bu sene satışa başlayacağız”

WAT Genel Müdürü Oğuzhan Öztürk, yüksek katma değerli kontrol edilebilen servo motorları üretmek için Hamle Programı kapsamında destek aldıklarına dikkati çekerek, “Savunma sanayisindeki servo motorların ticari olarak satışına başladık. Bu sene inşallah endüstriyel geliştirdiğimiz servo motorların da satışına başlayacağız.” ifadesini kullandı.

Hamle programı hakkında

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı, teknoloji seviyesi yüksek veya yoğun dış ticaret açığı verilen ürünlerin yerli imkan ve kabiliyetlerle üretilmesi amacıyla kurgulandı. Katma değerli üretimin arttırılmasını hedefleyen program ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK, KOSGEB gibi bağlı ve ilgili kuruluşlar tarafından verilen destekler tek pencereden yönetiliyor.

Hamle programının ilk çağrısı makine sektörüne yönelik oldu. Bu kapsamda belirlenen 10 proje, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Bu açıklanan projeler arasında WAT Motor’un projesi de bulunuyor.

Makine sektörünün ardından ikinci çağrıya mobilite alanında çıkıldı. Çağrı kapsamında mobilite alanında orta-yüksek ve yüksek teknolojili 152 ürüne ve 5 başlık altında 40 yenilikçi teknolojiye dönük yatırımlar desteklenecek.

Yoğun ilgi nedeniyle mobilite çağrısına ilişkin ön başvuru süresi uzatıldı. Sektör temsilcileri ve sanayiciler, 22 Haziran’a kadar programa başvurabilecek.

Hamle programında ulaşım araçları, kimya, eczacılık, elektronik gibi diğer sektörlerde de çağrılara çıkılacak. Program ile yılda yaklaşık 50 milyar dolar cari açık verilen alanlardaki ürün gruplarının yerlileştirilmesi amaçlanıyor.