Bakan Varank: Kasım döneminde sanayi üretimini en çok artıran ülkelerden biri olduk

ANKARA (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, kasım ayına ilişkin sanayi üretimi verilerini değerlendirdi.

Yaşanan tüm zorluklara rağmen sanayi üretiminin yıllık yüzde 11, aylık ise yüzde 1,3 artışla, piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleştiğini belirten Varank, “Kasım döneminde sanayi üretimini en çok artıran ülkelerden biri olduk. Hedefimiz üretimdeki bu seyri 2021’de de sürdürebilmek.” ifadelerini kullandı.

“Sermaye malları üretimindeki güçlü artış, yatırım iştahının devam edeceğine işaret ediyor”

Varank, Türkiye’nin, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre Kasım 2020 itibarıyla Ocak 2018’den bugüne en yüksek yıllık değişim oranına ulaştığına dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Sanayi üretimindeki yükselişi sürükleyen en önemli faktörlerden birinin aylık yüzde 13,7’lik artışla yüksek teknoloji ürünlerinin olması oldukça önemli. Son dönemde başlattığımız yüksek teknoloji yatırım hamleleriyle, bu artışı kalıcı hale getirmek temel önceliğimiz. Sağlıklı, sürdürülebilir ve kalıcı büyüme için yüksek katma değerli üretimi desteklemeye devam edeceğiz.”

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde global talep artışı yaşanan dayanaklı tüketim mallarının üretiminin, kasım ayında yıllık yüzde 22,2 artarak ihracata da ciddi bir katkı sağladığını vurgulayan Varank, sermaye malları üretiminde bir önceki aya göre yaşanan yüzde 3,6’lık güçlü artışın, yatırım iştahının gelecek dönemde de devam edeceğine işaret ettiğini bildirdi.

“2021 Türkiye için sıçrama yılı olacak”

Bakan Varank, sanayi sektöründeki çeşitlendirme ve olağanüstü durumlara adaptasyon kabiliyetinin Türkiye’yi diğer ülkelerden olumlu yönde ayrıştırdığını belirterek şunları ifade etti:

“Tüm dünyada ekonomilerin tarihi daralmalar yaşadığı bir dönemde sanayimizin salgına rağmen gösterdiği bu başarı takdire şayandır. Büyümenin öncü göstergelerinden olan Sanayi Üretim Endeksi’nde ekim ve kasım aylarında gerçekleşen artış yılın son çeyreğini güçlü, 2020 yılını ise pandemi şartlarına rağmen pozitif büyümeyle tamamlayacağımıza işaret ediyor. Ekonomi yönetimi olarak tam bir koordinasyon içinde çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçirmeye hazırlandığımız hukuk ve ekonomi alanındaki reformlar ve aşı çalışmalarında yaşanan olumlu gelişmelerle 2021 inşallah Türkiye için bir sıçrama yılı olacak.”

Varank’ın paylaşımında yer verdiği grafiğe göre, kasım ayında sanayi üretiminin yıllık değişiminde yüzde 17,9 ile Singapur ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi yüzde 11 ile Türkiye, yüzde 7 ile Çin, yüzde 4,5 ile Arjantin ve yüzde 2,8 ile Brezilya takip etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Twitter hesabından mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerine dair değerlendirmede bulundu.

Varank, paylaşımında “Sanayi, martta da ekonomimizin lokomotifi olduğunu kanıtladı. Sanayi üretimi, üst üste 11 aylık yükseliş eğilimini koruyarak bir önceki aya göre yüzde 0,7 bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 16,6 artış gösterdi.” bilgilerine yer verdi.

Mart ayı verileriyle beklentileri aşan sanayi üretiminin bu yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,6 arttığını belirten Varank, “Geçtiğimiz yılın aynı çeyreğine göre ise yüzde 12,3 yükselişle G-20 ülkeleri arasında sanayi üretimini en çok artıran ülkelerden biri olduk.” ifadesini kullandı.

Bakan Varank, Türkiye’de sanayi üretiminin aylık ve yıllık değişimlerinin yanı sıra G-20 ülkelerinde sanayi üretiminin ilk çeyrekte elde ettiği yıllık değişimleri gösteren grafiği de paylaştı.

Buna göre Türkiye, verisi açıklanan ülkeler arasında, Çin ve Arjantin’in ardından üçüncü sırada yer aldı. Sanayi üretimi ilk çeyrekte ABD, Almanya, Rusya ve Japonya’da düşüş gösterdi.

İSTANBUL (AA) – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, sanayi üretim endeksi şubatta aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 8,8 artış gösterdi. Arındırılmamış sanayi üretim endeksi de şubatta yıllık yüzde 5,7 artarak, arka arkaya yükselişini 7’inci aya taşıdı.

Veriye ilişkin değerlendirmelerde bulunan AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, takvim etkisinden arındırılmış endeksin üç aylık hareketli ortalamasının yıllık değişiminin yüzde 9,7 olduğunu söyledi.

Sanayi üretiminin ana eğilimi açısından izlenen mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endeksin, şubatta bir önceki aya göre yüzde 0,1 ile sınırlı artış gösterdiğine işaret eden Bürümcekçi, “Endeks geçen yılın şubat ayında 119 ile Aralık 2017’den beri en yüksek seviyesine çıkarken, salgın sonrası mart ve nisanda geri çekildi ve Nisan 2011’den bu yana en düşük seviyesine indi. Takip eden dokuz ayda ise üst üste güçlü artışlar kaydedilirken, şubat ayı artışı yüzde 0,1’le sınırlı kalsa da 131,1 ile yeni tarihi zirvesine çıktı.” diye konuştu.

Bürümcekçi, söz konusu göstergenin aydan aya büyük oynaklık göstermesinin üretimdeki ana eğilimi belirlemekte zorluk çıkardığına dikkati çekerek, çeyrekten çeyreğe değişime bakıldığında bu yıl biraz yavaşlamayla da olsa ilerlendiğini kaydetti.

Sanayi üretim endeksinde, ilk iki ay gelişmelerinin milli gelirde yüzde 5 civarı artış beklentileriyle uyumlu olduğunu aktaran Bürümcekçi, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şubat gerçekleşmesiyle sanayi üretimi yılın ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,6 yukarıda gerçekleşti. Bu çeyreğin son ayı olan mart için de öncü göstergeler toparlanmanın gücünü koruduğuna işaret etmekte. Dolayısıyla öncü göstergeler milli gelir büyümesinin 2021’in ilk çeyreğinde gücünü koruduğuna işaret etti. Önceki dönemde gerçekleşen parasal ve makroihtiyati sıkılaşma ile son dönem finansal koşullarda gözlenen belirgin sıkılaşmanın büyüme beklentimiz üzerindeki yukarı yönlü riskleri zayıflattığını düşünüyoruz. Çeyrekten çeyreğe değişimlerin yatay olduğu bir senaryoda bu yılın milli gelir büyümesi yüzde 5,7 olarak gerçekleşmekte. Buna karşılık, önceki aylarda para politikasının ve makroihtiyati politika ile finansal koşulların sıkılaşması, beklenen ivme kaybının daha fazla olabileceğine işaret ediyor. Bu doğrultuda, 2021 yılı milli gelir büyüme oranı beklentimizi yüzde 4,5 olarak korurken, beklentimiz üzerindeki yukarı yönlü risklerin zayıfladığını düşünüyoruz.”

“İmalat sanayi trend üstü bir büyüme sergiliyor”

Tacirler Yatırım Araştırma Müdürü Özlem Bayraktar Gökşen, sanayi üretiminin yılın ilk çeyreğinde güçlü seyrini sürdürdüğünü belirterek, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin yüzde 0,1’lik sınırlı artışla yatay bir seyre işaret ettiğini, aktivite hızında ılımlı yavaşlamanın sürdüğünü söyledi.

Buna karşın, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin üst üste 10. ayında da büyüme kaydettiğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Gökşen, söz konusu endeksin, ortalama yüzde 14-15 ile salgın dönemi öncesi seviyelerin oldukça üstünde bir seviyeye işaret ettiğini dile getirdi.

Gökşen, mart ayı dış ticaret verilerinin sanayi üretimi tahminlerine ışık tuttuğunu aktararak, “Ara malları ithalatı şubatta yüzde 30’a yakın yıllık artış kaydetti. İSO imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi de martta 51,7 seviyesinden 52,6’ya yükseldi. Dolayısıyla ilk çeyreğe ilişkin imalat sanayi ve aktivite verileri trend üstü bir büyümeye işaret etti.” dedi.

Alt gruplara bakıldığında, otomotiv sektörü üretimindeki yüzde 4,3 ve tekstil sektörü üretimindeki yüzde 7,6’lık yükselişin de imalat sanayi üretimine sırasıyla 0,4 ve 0,9 puan katkı yaptığını anlatan Gökşen, şunları kaydetti:

“İç talebe ilişkin sektörlerdeki performansa baktığımızda, mineral ürünleri imalatında yüzde 21,8 yükseliş olduğu takip edilirken, mobilya imalatındaki artışın yıllık yüzde 11,1 düzeyinde gerçekleştiği ve imalat sektörü üretimine 0,3 puan katkı sağladığı görülüyor. Artışlar, oldukça yüksek kredi arzı sonrasında iç talepteki canlılığın devam ettiğini işaret ediyor. Yatırım eğilimi çerçevesinde, makine ve teçhizat üretiminin yüzde 27,5’lik, ana metal sanayi üretiminin de yıllık yüzde 13,9 artış gösterdi. İmalat sanayinin yılın ilk çeyreğinde oldukça güçlü bir seyir kaydettiği ve yüksek baz yılı etkisine rağmen trend üstü bir büyüme sergilediği izleniyor. Yılın ilk çeyreğinde kredi faizlerindeki yükselişe rağmen, politika normalleşmesinin beraberinde getirdiği artan risk iştahıyla önemli bir iyileşme sergileyen finansal göstergeler, finansal koşullar endeksindeki sıkılaşmanın oldukça sınırlı kalmasını beraberinde getirmiş ve büyüme üzerindeki pozitif etkisini sürdürmüştü. Buna ek olarak 2020’de yaşanan yüksek kredi arzının büyüme üzerinde devam eden etkisinin yılın ilk çeyreğine de sarktığını görüyoruz. Bu gelişmeler ışığında ilk çeyrekte milli gelirin yıllık yüzde 6-7 seviyelerinde bir reel büyüme kaydetmesi beklenebilir.”