Bakan Varank: Öncü göstergeler 2021'in ikinci çeyreğinde çok daha yüksek bir büyümenin gerçekleşeceğine işaret ediyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Trakya Kalkınma Ajansı tarafından restorasyonu gerçekleştirilen Edirne Valiliğince müze haline getirilen Edirne Necmi İğe Evi Etnografya Müzesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, ülkenin her bir güzide şehrini yeni yatırımlarla, yeni projelerle buluşturmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

Salgın sürecinin hafiflemesiyle son bir aydır yoğun bir şekilde proje açılışları yapıldığını, temeller atıldığını anımsatan Bakan Varank, “Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla sanayi, teknoloji, enerji, eğitim, sağlık ve turizm konularında birbirinden önemli projeleri şehirlerimize kazandırdık. Bilmenizi isterim ki gittiğimiz yerlerde gördüğümüz teveccüh bizi halkımıza hizmet konusunda büyük bir coşku ve heyecana sevk ediyor.” diye konuştu.

Varank, Osmanlı’ya başkentlik yapan Edirne’nin, tarihiyle, kültürüyle ve ekonomik potansiyeliyle çok kıymetli olduğunu belirtti.

Tarihin seyrini değiştiren İstanbul’un fethinin planlarının Edirne’den yapıldığını vurgulayan Varank, şöyle konuştu:

“Osmanlı mimarisine dair pek çok yenilik ve ilklerin uygulandığı Edirne, dünya medeniyet tarihine eşsiz eserler armağan etti. Meriç ve Tunca nehirleri üzerindeki zarif köprülere, Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii’ne ev sahipliği yapan Edirne medeniyetlerin kesişme noktası. Külliyeleri, camileri, bedesten ve kapalı çarşıları ile bir bilim, kültür ve sanat merkezi.

Bu sebeple şehrimizdeki tarihi ve kültürel değerler her yıl artan oranda yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Öyle ki İstanbul ve Ankara’dan sonra en fazla müze ziyaretçisi Edirne’de. Necmi İğe Evi Etnografya Müzesi de Edirne’mizin bu potansiyelini daha da üst noktalara taşıyacak. Edirne kent kültürü konusunda son derece önemli işlere imza atmış Necmi İğe’den adını alan bu güzide yapı, bizlere 17. yüzyıl sonlarından miras. Bu yapı, kentin mimari ve tarihsel dokusunu gösteren en eski örnek konumunda.”

Varank, binanın mülkiyetinin 2012 yılında Trakya Kalkınma Ajansı’na geçtiğini ve büyük oranda yıkık olan binayı restorasyondan geçirerek turizmin katkısına sunduklarını ifade etti.

Müze içerisinde geçmişten bugüne yöre insanlarının kültür, inanç ve sosyal yaşam biçimini ortaya koyan yüzlerce eser sergilendiğini belirten Varank, “Geleneksel yaşama ait birçok etnografik örneğin bulunduğu müzemiz adeta geçmişi bugüne getiriyor. Ayrıca bu eser, Türkiye’nin dört bir yanında keşfedilmeyi bekleyen diğer tarihi yapıların yaşatılması çabalarına da örnek olacak. Tarihimize ve kültürümüze sahip çıkmak adına başlattığımız restorasyon çalışmalarımız ile bir yandan eserlerimizi gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktaracağız. Diğer yandan da illerimizin turizm gelirlerini artırarak yeni istihdam olanaklarını ortaya çıkaracağız.” dedi.

“Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamları”

Kovid-19 salgının tüm dünyadaki ekonomik sistemi alt üst ettiğini ifade eden Bakan Varank, şunları kaydetti:

“Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız liderliğinde sağlık ve ekonomi arasında iyi bir denge kurarak etkili politikalar uyguladık. Bu sayede, dünya ekonomisinde ciddi daralmalar yaşanırken Türkiye ekonomisi pandemi yılında dahi büyümeyi başardı. 2021’in ilk çeyreğine baktığımızdaysa yüzde 7 gibi ciddi bir büyüme performansı görüyoruz. Öncü göstergeler 2021’in ikinci çeyreğinde çok daha yüksek bir büyümenin gerçekleşeceğine işaret ediyor.

İSO Satın Alma Yöneticileri Endeksi haziran ayında 2 puan artarak, tekrar eşik değerin üzerinde 51,3 seviyesine yükseldi. Büyümenin, sanayi sektörümüzün liderliğinde üretim, istihdam ve ihracat odaklı geliştiğini görmek bizi ayrıca memnun ediyor. Bakınız haziran ayında ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 47 oranında artarak 19,8 milyar dolar oldu. Yılın ilk 6 ayındaki toplam ihracatımız ise yüzde 40‘lık bir artış ile 105 milyar dolara ulaştı. Bu rakamlar Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracatları olarak kayıtlara geçti. “

Teknolojili ürün ihracatında artış

Sevindirici olan bir diğer hususun da yüksek ve orta yüksek teknolojili ürün ihracatındaki artış olduğuna işaret eden Bakan Varank, “Mayıs ayında bu iki ürün grubunda yüzde 60’lara varan bir artış yaşandı ki bu durum sağlıklı ve katma değerli bir ekonomik toparlanmanın göstergesi. Tabii ülkemizin bu başarılı performansında her bir ilimizin çok önemli rolü ve katkısı bulunuyor. Bakanlığımız uhdesinde yürütülen bölgesel kalkınma politikalarımızda biz, illerimizi ve bölgelerimizi ekonomimizin yapı taşları olarak görüyoruz.” diye konuştu.

“Şehirler güçlü olduğunda ülke ekonomisi güçlü olur” diyen Bakan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Edirne’miz de tarım, turizm ve sanayi alanlarında çok yüksek bir potansiyele sahip. Ülkemiz ekonomisine azami seviyede katkıyı sunuyor. 2004 yılından bu yana büyüyen ilimizin ekonomisi 2019 yılında 18,2 milyar liralık bir milli gelire ulaştı. Bu dönemde sanayinin il ekonomisindeki payının arttığını ama tarımın da hala çok önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz.

Türkiye çeltik üretiminin neredeyse yarısını Edirne tek başına karşılıyor. Bunun yanında ayçiçeği üretiminde de ilk sıralarda yer alıyor. Bu durum ilimizin tarım ve tarıma dayalı sanayide öncü roller üstlenmesini sağlıyor. Bir sınır ili olan Edirne’mizin tekstil sektöründe de önemli bir potansiyeli var. Konumu dolayısıyla Balkan ülkelerine gıda ve tekstil sektörlerinde yoğun bir ihracatının olduğunu görebiliyorsunuz. Gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde bilinirliğe sahip hazır giyim ve konfeksiyon markaları ilimizde faaliyet gösteriyor.”

Edirne’deki yatırımları anlattı

Edirne’deki yatırım alanlarından da bahseden Bakan Varank, şöyle devam etti:

“Biz, Edirne’nin, sahip olduğu köklü kültürü, verimli toprakları ve nitelikli insan kaynağı ile çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu biliyoruz. Bu potansiyeli harekete geçirmek için de ilimizin gelişmeye açık alanlarını tespit ediyor, yenilikçi projelerimizle bunları ekonomiye kazandırıyoruz. Yatırıma uygun alanlar oluşturmak ve sanayi altyapısını geliştirmek amacıyla OSB ve sanayi siteleri kuruyoruz. Şu anda Edirne’de 1’i faaliyette, 2’si yapım aşamasında 3 OSB’miz bulunuyor. Bugüne kadar bunlara 27 milyon liranın üzerinde yatırım yaptık.

Faaliyette olan OSB’mizde 860 kişi istihdam ediliyor. OSB’lerin yanında 9 tane de sanayi sitemiz bulunuyor. Bu OSB ve KSS’leri daha da geliştirme adına birtakım talepler olduğunun farkındayız. Bunları da akşamki istişare toplantımızda değerlendirip, çözüme kavuşturmak üzere ne gerekiyorsa yapacağız inşallah ama buradan müjdesini vermek isterim ki İpsala OSB’nin kuruluş işlemlerini hızlıca tamamlayıp, bu OSB’mize bu yıl içinde tüzel kişilik kazandıracağız. Ayrıca, teklif edilir edilmez Uzunköprü ve Keşan Gıda İhtisas OSB’lerimizi de yatırım programına sunup desteklenmesini sağlayacağız. 2022 yılında bu OSB’lerin altyapı projeleri için ihaleye çıkmayı hedefliyoruz. İlimizdeki bir diğer önemli altyapı projemiz de Trakya Teknoloji Geliştirme Bölgemiz. Bugüne kadar 7 buçuk milyon lira yatırım yaptığımız TGB’de 64 firmamız bulunuyor. 80 milyon liraya ulaşan cirosuyla TGB’miz de il ekonomisine muazzam bir katkı sunuyor.”

Varank, sanayi altyapısına yapılan yatırımların yanında, işletmelere de üretim ve ihracatlarını artıracak önemli destekler sağlandığının, KOSGEB, TÜBİTAK ve Trakya Kalkınma Ajansı aracılığıyla bugüne kadar 2 bin 250 projeye 140 milyon liraya yakın destek verildiğinin altını çizdi.

Özel sektör yatırımlarını artırmak üzere 2012’den bu yana 2,8 milyar lira yatırım öngörüsü olan 164 projeye yatırım teşvik belgesi düzenlendiğini anımsatan Varank, şunları söyledi:

“Bildiğiniz üzere Edirne nitelikli insan kaynağı noktasında da iyi bir konumda bulunuyor. Ülkemizin teknolojik dönüşüm sürecinde yetişmiş insan kaynağı bizim için en önemli hususlardan biri. Gençlerimizin bu potansiyelini daha da geliştirerek ekonomimizin ihtiyaç duyduğu yetişmiş insan kaynağını büyütmek üzere Edirne’de bir Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduk. Bu atölyelerde eğitim alan gençlerimiz ve çocuklarımız arasından geleceğin mucitlerinin çıktığını hep birlikte göreceğiz.”

“Müzeler köprüdür”

Yaşanılan coğrafyada 200 yıllık Selçuklu, ardından 600 yıllık Osmanlı ve bir asra yaklaşan Cumhuriyet tecrübeleriyle yaklaşık bin yıllık bir geçmiş olduğunu belirten Bakan Varank, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sahip olduğumuz bu büyük tarih, kültür ve medeniyet mirasına hakkıyla sahip çıkmamız gerekiyor. İşte bu sebeple sorumluluk üstlendiğimiz her yerde ve her alanda, Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi kökü mazide olan ati anlayışıyla hareket ediyoruz. Medeniyet inşa etmek elbette kolay değil ama en önemlisi, bu medeniyetin ürünlerine ve kültürüne sahip çıkmak, onu yaşatmak, devralınan mirası daha da geliştirmek.

Bu süreçte müzelerimizin, çok önemli roller üstlendiğine inanıyorum. Müzeler, her yönüyle milletimizin geçmişten geleceğe kurduğu birer kültür, sanat ve tarih köprüsü. Bunun için yaptığımız yatırımlar ve hayata geçirdiğimiz projelerle ülkemizin kalkınmasına katkı sağlarken medeniyetimize de sahip çıkıyoruz. Bildiğiniz gibi sanatın, kültürün, ilmin gelişmesi, bir iklim meselesidir. Bize düşen görev, bu birikimi daha ileriye taşıyacak kültür, sanat, medeniyet iklimini oluşturmak.”

Konuşmanın ardından Necmi İğe’nin oğlu Ahmet Ünal İğe babasının hayatının anlatıldığı yerel tarihçi Cengiz Bulut tarafından kaleme alınan kitabı Bakan Varank’a armağan etti. Bakan Varank, İğe ailesiyle anı fotoğrafı çektirdi.

Ardından Bakan Varank, Vali Ekrem Canalp, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, MHP Edirne İl Başkanı Zakir Tercan, belediye başkanları, il protokolü ve İğe ailesi müzenin kurdelesini kesti.

Daha sonra Bakan Varank ve katılımcılar müzeyi gezdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – Ankara’da yüksek teknoloji, inovasyon ve sterilizasyon uygulamaları yaptıkları tesislerinde yerli lens solüsyonu üreten ve bunları patentle koruma altına alan şirketi ziyaretinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Sözcüsü Arife Polat Düzgün ile KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt eşlik etti.

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Polat’tan yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi alan Varank, daha sonra firmanın üretim birimlerinde incelemelerde bulundu.

Varank, ziyaretine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirketin OSTİM Teknik Üniversitesi ile önemli bir Ar-Ge ve üretim projesine imza attığına dikkati çekerek, “Yerli ve milli lens solüsyonunu burada ürettiler ve piyasaya sürdüler.” dedi.

Lens solüsyonlarının şimdiye kadar yurt dışından ithal edildiğini ve bu alanda yaklaşık 120 milyon dolar açık verildiğini söyleyen Varank, firmanın ürettiği lens solüsyonlarıyla ilgili gerekli izin ve sertifikaları aldığını bildirdi.

Varank, böylelikle Türkiye’de lens kullananların yerli ve milli bir ürüne kavuştuğunu belirterek, “Biz, Türkiye’de üretimle kalkınmanın gayreti içinde olan bir hükümetiz. Özellikle katma değerli ve açık verdiğimiz ürünlerin Türkiye’de yerli ve milli imkanlarla geliştirilmesine önem veriyoruz. Bu firmamız da devletimizin farklı desteklerinden, teşviklerinden, özellikle KOSGEB’den katkı alarak üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde bu ürünü üretmiş oldu.” ifadelerini kullandı.

“Sağlık ve kimya ürünlerine yönelik çağrıya çıkacağız”

Başlattıkları Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’na da değinen Varank, şöyle devam etti:

“Burada açık verdiğimiz ürünlerin Ar-Ge’sinden ticarileşmesine tüm süreçlerini devlet olarak destekliyoruz, belirlediğimiz ürün gruplarında firmalarımıza destekler veriyoruz. Kimya ve ilaç sanayisi de bunlardan biri. Önümüzdeki dönemde de hamle programı kapsamında bir çağrıya çıkacağız ve firmalarımıza Türkiye’de üretilmeyen ürün ve ilaçlarla ilgili üreteceği projelerde destek vereceğiz.”

Varank, Jeomed’in KOSGEB’den aldığı destekle Türkiye’de açık verilen lens solüsyonlarını üretmesinin memnuniyet verici olduğunu ifade ederek, tüm sektörlerdeki yerlileşme hamlelerini destekleyeceklerini dile getirdi.

“1 yılda 6 milyon kutu ihracat hedefliyoruz”

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Polat da Jeomed’in ilk kurulduğu yıllarda sağlık ürünlerini ithal ettiklerini, daha sonra fason olarak ilaç firmalarına ürettirdikleri ürünleri de istedikleri kalitede bulmadıkları için kendi üretim tesislerini kurduklarını belirtti.

Polat, “Çünkü ürünlerimizin hem bakteri, virüs, mantar ve parazitlere karşı etkili olmasını hem de Türkiye’mizin doğal zenginliği termal suları içermesini amaçladık. Bunu hiçbir üreticide başaramayınca kendi mutfağımızı kurduk.” diye konuştu.

Türkiye’nin jeotermal kaynak zenginliğine işaret eden Polat, “Ürünlerimiz içinde hep jeotermal suyu kullandık. Kükürt, vitamin ve mineralce zengin olan sağlık ürünlerimiz çay ağacı yağı etken maddesiyle güçlendirilince de ortaya sıra dışı şampuanlar, sabunlar, kremler ve losyonlar çıktı.” dedi.

Polat, şampuanların içinde genellikle zararlı etken maddelerin bulunduğunu, kendi ürünlerinin ise bunları içermediğini, dolayısıyla güvenle kullanılabileceğini söyledi.

Yurt dışındaki kongreler ve uluslararası fuarlara katılarak 14’ü patentli olan ürünlerini dünyaya satmaya başladıklarını dile getiren Polat, “Çünkü kullananlar pozitif geri bildirimde bulunuyor. Bu sayede Yunanistan, ABD, Rusya, Hindistan ve Ekvador dahil 51 ülkeye varan ihracat hacmimiz oluştu. Ürettiğimiz lens solüsyonuyla beraber ihracat hacmimizi de artıracağız. 1 yıl içinde 6 milyon kutu lens suyu ihracatı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Polat, Türkiye’nin sağlık ürünlerinde büyük oranda açık verdiğine dikkati çekerek, “Yerli ürünlerimize güvenelim ve yerli firmalarımıza destek olalım. Yerli firmalar kazandıkça yatırım yapacağız, yeni fabrikalar açacağız, yeni makineler alacağız. Birçok işsizi istihdam ederek ülkemizin gelişimine katkıda bulunacağız. Katma değeri yüksek ürünleri üretirsek kazanabiliriz.” dedi.

SİNOP(AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi Temel Atma, Keten Müzesi Projesi İmza ve Satem Biyokütle Enerji Santrali açılış töreninde konuştu.

Biri enerji, diğeri su ürünleri alanında olan iki yatırımın toplam bütçesinin 260 milyon liranın üzerinde olduğunu söyleyen Varank, söz konusu projelerin Sinop ekonomisine güç katacağını vurguladı.

Varank, bu projelerden Bakanlık destekleriyle kurulan Satem firmasının Sinop Biyokütle Enerji Santrali’ne değinerek şu ifadeleri kullandı:

“180 milyon lirayı bulan bu yatırım, doğrudan ve dolaylı olarak 500 Sinoplu hemşehrimize istihdam oluşturacak. Bu tesis her anlamda çevre dostu bir yenilenebilir enerji santrali. Fosil yakıt yerine rüzgar ve güneş enerjisinden sonra en az karbon salınımına sahip üçüncü enerji kaynağı, doğal biyokütle kullanıyor.”

Tesiste en modern teknolojilerle baca gazı emisyonunun anlık kontrol edildiğinin bilgisini veren Varank, Sinop’un havasına, insanına zararsız, ekonomisine yararlı tesisi kazandıran firma yetkililerine teşekkür etti.

Varank, Satem’e yatırımları için önemli destek verdiklerine işaret ederek, düzenledikleri teşvik belgesiyle birçok avantaj sağladıklarını anlattı.

“Şehirlerimizi kalkındırmanın derdindeyiz”

Bakanlığa bağlı kalkınma ajansları ve bölge kalkınma idarelerinin biyokütleden gaz ve enerji üreten 17 projeye 60 milyon lirayı aşkın destek verdiğini, bu alanda 400’ün üzerindeki araştırma ve yatırım projesine TÜBİTAK aracılığıyla 440 milyon lira kaynak aktardıklarını bildirdi.

Varank, gelecek dönemde de sürdürülebilir kalkınmanın önemli araçlarından olan bu alanlardaki destekleri sürdüreceklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Birilerinin gündemi en güzel yalanı atmak, en etkili kara propagandayı yapmak, sadra şifa olmayan ama göz boyayan işlerle medyalarda boy göstermek olabilir. Bizim gündemimizse belli, yatırım, üretim, istihdam ve katma değer. Biz şehirlerimizi nasıl daha iyi kalkındırırız, nasıl daha fazla vatandaşımıza istihdam sağlarız, refahı toplumun geneline nasıl yayabiliriz bunun derdindeyiz.”

“Yerelde iş birliğine örnek”

Bugün temeli atılan “Su Ürünleri İşleme, Şoklama ve Depolama Tesisi”nden bahseden Varank, tesis tamamlandığında Sinop’un bu alanda daha verimli işleyen bir ekosisteme sahip olacağına dikkati çekti.

Varank, 105 milyon lira bütçeli projeyi, Avrupa Birliği ile beraber yürütülen “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında desteklediklerini ifade ederek, koordinasyonunu da Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının sağladığını belirtti.

Projenin yerelde iş birliği konusunda örnek olduğunu vurgulayan Varank, sürdürülebilirlik konusunda da paydaşlara önemli işler düştüğünü söyledi.

Varank, projenin 3 kısımdan oluştuğunu belirterek şunları kaydetti:

“İlk olarak Sinop OSB’de Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi’nin temelini atıyoruz. Maliyeti 85 milyon liranın üzerinde olan bu tesis, 20 dönümlük bir alanda, yılda 3 bin ton kapasiteyle hizmet verecek. Sinop başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin tamamı da bu tesisten faydalanabilecek. Projenin ikinci ayağında, su ürünleri ve turizm işletmelerinin iş geliştirme ve girişimcilik faaliyetlerini desteklemek üzere bir KOBİ Destek Merkezi kuracağız.

Amacımız Sinop’taki girişimcilerimizin bu alandaki üretim ve hizmet kapasitelerini artırmak. Projenin son ayağındaysa bölgemizin turizm potansiyelini harekete geçirmek üzere vizyon projeler geliştireceğiz. Bu kısımdaki öncelikli işimiz, kapsamlı destinasyon planlamaları yapmak, yani bölgesel tanımlamaları yerine oturtabilmek.”

Benzer bir çalışmayı Güneydoğu Anadolu’da “Mezopotamya” markasını oluşturarak yaptıklarını anımsatan Varank, burada da bölge illerinin kültürel ve doğal varlıklarını markalaştırarak, ekonomiye kazandıracaklarının ve böylelikle Sinop’un turizm gelirlerini artıracaklarının altını çizdi.

Varank, çalışmanın bir bölgesel kalkınma projesi olduğuna dikkati çekerek, proje tamamlandığında bölge insanının hak ettiği refah düzeyine erişmesini hızlandırmış olacaklarını dile getirdi.

“OSB’lerin altyapılarını tamamladık”

Sinop’a yapılan yatırımların bunlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Varank, AK Parti hükümetleri yönetimi devraldığında Sinop’ta sadece ismen kurulu 2 OSB bulunduğunu belirtti.

Varank, 50 milyon liraya yakın yatırımla buraların altyapılarını tamamlayarak sanayicilerin hizmetine sunduklarını, bugün bu OSB’lerde yaklaşık 2 bin 700 kişinin istihdam edildiğini bildirdi.

Boyabat Marangozlar ve İnşaatçılar Sanayi Sitesi’nin 50 iş yerlik yapım işi ihalesini bu ay tamamladıklarının bilgisini veren Varank, kısa zamanda bu projeyi de sonuçlandıracaklarını, burada da en az 250 vatandaşın istihdam edileceğini anlattı.

Varank, ildeki özel sektör yatırımlarını artırmak üzere sağladıkları desteklere işaret ederek, 2012’den bu yana Sinop için 120 teşvik belgesi düzenlediklerini, bu belgelerde yaklaşık 1,5 milyar liralık yatırım öngörüldüğünü ve yatırımlar tamamlandığında 4 binin üzerinde istihdam sağlayacağını kaydetti.

Kalkınma ajansları, KOSGEB ve TÜBİTAK aracılığıyla Sinop’taki 2 bin 500’ün üzerinde projeye 110 milyon lira destek sağladıklarını dile getiren Varank, kalkınma ajansının bölgede sanayiden turizme, mesleki eğitimden girişimciliğe, KOBİ’lerden sosyal kalkınmaya kadar birçok alanda çalışma yürüttüğünü hatırlattı.

“6,5 milyon lira bütçeli”

Varank, Keten Müzesi Projesi’nin imzalarını da bugün attıklarını belirterek, Ayancık başta olmak üzere Türkeli ve Erfelek’te üretimi yapılan ketenin Sinop kültürünün bir parçası olduğuna işaret etti.

Bu kültürü yaşatmak ve turizme kazandırmak üzere Keten Müzesi Projesi’ni destekleme kararı aldıklarını söyleyen Varank, “Yaklaşık 6,5 milyon lira bütçesi olan bu proje de şimdiden Sinopumuza hayırlı uğurlu olsun.” dedi.

Varank, Sinop’a bir teknopark kazandırılması için çağrıda bulunarak, kurulacak teknoparka bakanlık olarak destek vereceklerini bildirdi.

“İkinci çeyrekte çift haneli büyüme sürpriz olmaz”

Varank, yılın ikinci çeyreğinde çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmanın sürpriz olmayacağına dikkati çekerek, “2021’i salgınla mücadeleyi kazandığımız ve orta vadede nitelikli büyüme dönemine girdiğimiz bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Gerek sağlık alanında gerekse sanayi ve ekonomi alanında tüm çalışmalarımızı bu hedef doğrultusunda oluşturduk.” diye konuştu.

TÜBİTAK COVİD-19 Türkiye Platformu aracılığıyla tüm Türkiye’den bilim insanlarının katkılarıyla aşı geliştirme çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Varank, şöyle devam etti:

“Bunlardan bir tanesi de oldukça yenilikçi bir teknolojiye dayanan VLP aşı adayımız. VLP aşısının ilk insan denemelerinde ben de gönüllü oldum. VLP aşısında Faz 2 aşamasına geçmiştik. Faz 2 çalışmalarında 1. doz aşılamaları tamamladık, 2. doz aşılar uygulanmaya başladı. Şu ana kadar herhangi bir yan etki hiçbir gönüllümüzde görülmedi.

İkinci dozlar da uygulanıp gönüllülerden alınacak sonuçlar değerlendirildikten sonra son aşama olan Faz 3’e geçeceğiz. Tüm süreçler olumlu tamamlanırsa da yerli VLP aşımıza kavuşacağız. Kovid-19 belasıyla mücadeleye Türkiye’den tüm dünyaya şifa olabilecek bir katkı sunmuş olacağız.”

Törene Sinop Valisi Erol Karaömeroğlu, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan, KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Serkan Genç, AK Parti Sinop İl Başkanı Uğur Giresun, Satem Sinop Biyokütle Enerji Müdürler Kurulu Başkanı Ali Birinci de katıldı.

Konuşmaların ardından Varank ve beraberindekiler, butonlara basarak Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi’nin temelini attı. Varank ile Vali Karaömeroğlu, Keten Müzesi Projesi’ne ilişkin protokolü imzaladı.

Daha sonra Varank, Satem Biyokütle Enerji Santrali’nin açılışını gerçekleştirdi ve tesiste incelemelerde bulundu.