Bakan Varank, Sakarya'da fabrika temel atma törenine katıldı: (2)

SAKARYA (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Elazığ'da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin ardından devlet ve milletin bir olarak bölgedeki vatandaşların yaralarını sarmaya odaklandığını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla KOSGEB'in Acil Destek Kredisini uygulamaya aldık. Elazığ ve Malatya'da depremden zarar gören işletmelerimize 100 bin liraya kadar faizsiz ve 1 yıl geri ödemesiz kredi vereceğiz." dedi.

Varank, Sapanca ilçesindeki bir otelde düzenlenen WABCO Sakarya Fren ve Kompresör Fabrikasının temel atma töreninde, yaklaşık 40 yıldır Türkiye'de faaliyet gösteren şirketin bu yatırım kararının memnuniyet verici olduğunu söyledi.

Elazığ'daki deprem felaketi nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı dileyen Varank, yaralı vatandaşların bir an önce sağlıklarına kavuşmasını temenni etti.

Varank, felaketin ilk anlarından itibaren devlet ve milletin bir olarak bölgedeki vatandaşların yaralarını sarmaya odaklandığını dile getirerek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla KOSGEB'in Acil Destek Kredisini uygulamaya aldık. Elazığ ve Malatya'da depremden zarar gören işletmelerimize 100 bin liraya kadar faizsiz ve 1 yıl geri ödemesiz kredi vereceğiz. KOSGEB'e borcu olan firmalarımızın bu sene ödemesi gereken borçlarını yıl sonuna kadar erteliyoruz. Yine KOSGEB Kredi Destek Programı'ndan yararlanıp bankalara borcu olan KOBİ'lerimizin de ödemelerini 1 Ocak 2021'e kadar öteliyoruz." diye konuştu.

Varank, temeli atılan 20 milyon dolarlık bu yatırımın, zamanla 600 kişiye istihdam sağlayacağını ve yılda 100 milyon dolarlık ihracat yapılacağını aktararak, şöyle devam etti:

"Aslında WABCO'nun Türkiye yolculuğu oldukça ilginç. Şirket yıllar boyunca ülkemizdeki satın alma faaliyetlerine önemli bir kaynak aktardı, yurt içi tedarikçileri güçlendirdi. Ekim 2018'de lojistik merkezini de kurarak, tedarik zincirinin önemli bir aşamasını daha devreye soktu. Şimdi ise üretimini de ülkemize taşıyıp, zincirin tüm halkalarını tamamlamış oluyor. Geçmişte otomotiv yan sanayimizden parça tedarik edip, nihai ürünü dışarıdaki fabrikalarda üreten WABCO, bu yatırımla nihai ürünü de ülkemizde üreterek katma değerin Türkiye'de kalmasını sağlayacak."

Üretim sürecindeki tüm alt komponentlerin de Türkiye'den tedarik edileceğini, fabrikanın ağustos ayında tamamlanacak ilk kısmının fren körüğü, hidrolik fren ve kompresörler için krank mili üreteceğini, inşaatına daha sonra başlanacak ikinci kısımda ise kompresör üretimi yapılacağını anlatan Varank, Türkiye'nin Avrupa Birliğinin otomotivde en büyük tedarikçisi olduğunu söyledi.

– "Yapısal reformlar uluslararası platformlarda da karşılığını buluyor"

Bakan Varank, dünya standartlarına uygun ileri teknolojiyle üretim yaptıklarını, iyi yetişmiş bir iş gücü ve sorunsuz işleyen bir lojistik altyapı bulunduğunu dile getirerek, temeli atılan fabrikanın eko-sistemde güçlü bir şekilde yerini alacağını kaydetti.

Bakanlık olarak böyle yatırımların katlanarak çoğalması için var güçleriyle çalıştıklarını, temeli atılan fabrikanın da bölgesel teşviklerden yararlandığını belirten Varank, "Üreten, değer katan ve istihdam oluşturan tüm girişimcilerimizin yanındayız. Sadece 2019 yılında 136 milyar liralık 5 bin 691 proje için yatırım teşvik belgesi düzenledik. Bu projeler tamamlandığında 210 binin üzerinde yeni istihdam oluşacak. Uyguladığımız yatırımcı dostu politikalarla, öngörülebilirliği daha da artırıyoruz. Son dönemde uyguladığımız yapısal reformlar, uluslararası platformlarda da karşılığını buluyor." ifadelerini kullandı.

Bakan Varank, Dünya Bankası'nın İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nde 2 senedir üst basamaklara tırmandıklarını, 2018'de 17 sıralık bir sıçramayla 190 ülke arasında 43'üncülüğe yükseldiklerini, 2019'da ise 10 basamak daha yukarı çıkarak 33'üncü sıraya yerleştiklerini vurgulayarak, "Bu sene de benzer bir performansı sergilemek için yol haritamızı belirledik. Yatırımcılara sunduğumuz hizmetlerin hızını ve kalitesini daha da artıracağız." dedi.

– "Ekonomiye ilişkin güven göstergeleri yukarı yönlü seyrediyor"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, ekonomiye ilişkin güven göstergelerinin yukarı yönlü seyrettiğine, iç talebin arttığına, finansman maliyetlerinin düştüğüne, 2019'un üçüncü çeyreğinde başlayan büyüme eğiliminin, bu sene daha güçlü bir şekilde devam edeceğine işaret ederek, yatırımcıların bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeye başladığını, yerli ve yabancı pek çok şirketten yatırım talepleri aldıklarını kaydetti.

Varank, 2020'nin kimya, petro-kimya, ulaştırma teknolojileri, entegre madencilik, savunma ve elektronik gibi pek çok kritik alanda dev yatırımların başlayacağı bir yıl olacağını vurgulayarak, "İşte bu sayede de istihdam oluşturan sağlıklı ve yüksek bir büyüme trendini yakalayacağız. Ülkemizi uzun vadeli üretken yatırımlarda küresel bir cazibe merkezi haline getirmek istiyoruz. Bu amaçla önümüzdeki dönemde teşviklerimizi daha esnek bir yapıda kurgulayacağız. Yani yatırımcılar projelerini hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları destekleri adeta kendileri belirleyebilecekler." diye konuştu.

– "Yeni üretim altyapısını ekonomiye kazandırmak istiyoruz"

Küresel şirketlerin Türkiye'de Ar-Ge faaliyetlerini yürütmelerini de arzuladıklarını anlatan Varank, "Bunun için teknoparklardaki firmalara ve özel sektörün kurduğu Ar-Ge merkezlerine sağladığımız gerçekten çok cazip imkanlar var. Yine Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı ile dünyanın önde gelen firmaları ülkemizde araştırma laboratuvarları kurabiliyor. Burada yatırımcılara, personel, danışmanlık ve genel giderleri de karşılayabilecek bir teşvik paketi sunuyoruz." ifadelerini kullandı.

Tedarik zincirini üretimle taçlandıran WABCO'nun, Ar-Ge faaliyetlerini de Türkiye'de gerçekleştirmesi için aslında her türlü altyapının hazır olduğuna dikkati çeken Varank, WABCO'ya Ar-Ge merkezi kurulması için yatırımcılara çağrıda bulundu.

Bakanlık olarak yerlileşmeye ve mevcut sanayi kapasitesini çok daha ileri seviyelere taşıyacak politikalara önem verdiklerinin altını çizen Varank, şunları kaydetti:

"Bu noktada hem vizyonu ortaya koyuyor hem de finansman konusunda yatırımcının elini rahatlatıyoruz. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı, Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu ve girişimcilik desteklerimiz vizyoner projelerimizden sadece birkaçı. Reel sektörün, sunduğumuz desteklerden azami seviyede faydalanıp yeni kapasite oluşturmasını arzuluyoruz. Tek derdimiz tıpkı bugün temelini attığımız bu tesis gibi pek çok yeni üretim altyapısını ekonomiye kazandırmak. 2023 hedeflerimize, yüksek katma değer üreten, kritik teknolojileri geliştiren ve genç nüfusunu en iyi şekilde istihdam eden bir Türkiye olarak varacağız. İşte Türkiye'nin Otomobili projesi de bu yönde attığımız stratejik adımlardan biri."

Bakan Varank, geçen ay yapılan tanıtımın yurt içinde olduğu kadar, yurt dışında da büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Halkımız bu işe güvendi, gerçekten sahiplendi. Bu girişimi sadece bir otomobil projesi olmanın ötesine taşıyan, beraberinde getirdiği mobilite ekosistemini çok önemsiyoruz. Artık otomobiller 5G teknolojisinin çığır açıcı etkisiyle hem tüm yaşam alanlarıyla hem de etrafındaki nesnelerle bağlantılı ve etkileşimli olacak. Biz de bu fırsatı gördük ve çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu noktada tedarik sanayimizin de sektörde gelişen yeni trendleri yakından takip etmesi, üretim yapısında çeşitliliğe gidecek mekanizmaları kurgulaması, hatta bu alanda çalışan start-up'larla iş birliği içinde olması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından WABCO Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Jacques Esculier ve WABCO Türkiye Genel Müdürü Kazım Eryılmaz, Bakan Varank'a plaket takdim etti.

Daha sonra inşaat alanındaki firma temsilcileriyle canlı bağlantı gerçekleştiren Bakan Varank ve protokol üyeleri, temsili butona basarak fabrikanın temelini attı.

(Bitti)

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Roketsan ve TÜBİTAK SAGE yürütücülüğünde Tuz Gölü’nde düzenlenen TEKNOFEST Roket Yarışması’nı izlemek için geldiği Aksaray’da, AA muhabirine, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun (TOGG) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde 25 Haziran 2018’de kurulduğunu anımsattı.

Geçen 3 yılda otomobil üretim sürecinde önemli aşamalar katedildiğini dile getiren Varank, 27 Aralık 2020’de “Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu Yeniliğe Yolculuk Buluşması” adıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen tanıtımda yerli otomobilin özelliklerinin ilk kez kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlattı.

Türkiye’nin Otomobili Projesi’nde şu anda her şeyin planlandığı şekilde devam ettiğini belirten Varank, “Biliyorsunuz fabrikamızın inşaatı başlamıştı. İnşaat son hızda devam ediyor. 2022 yılının sonunda arabalarımızın banttan indirileceğini biz zaten ilan etmiştik. Şu anda o takvimde bir değişiklik gözükmüyor. İnşallah bir aksilik olmazsa 2022 yılının sonunda Türkiye’nin Otomobili’ni seri üretim bandından indiğini görmüş olacağız.” ifadelerini kullandı.

Varank, elektrikli otomobiller konusunun şu anda tüm dünyanın gündeminde olduğuna dikkati çekerek, “Otomotiv endüstrisi çok hızlı bir dönüşüm yaşıyor. Global markalar artık neredeyse hiç içten yanmalı motorlu araç üretmeyeceklerini ilan etmeye başladılar. Baktığımızda bu fırsatı doğru zamanda yakaladığımızın farkındayız. İnşallah Türkiye’nin Otomobili Projesi de TOGG ile birlikte neticeye erdirildiğinde burada gerçekten başarılı bir şekilde, bu sektörde yer almış olacağız. Biz buna inanıyoruz.” diye konuştu.

“Biz aslında tam zamanında bu otomobil projesini başlatmış olduk”

Türkiye’nin Otomobili’nin elektrikli yapılmasının da verilen çok doğru bir karar olduğunu belirten Varank, şunları kaydetti:

“Biz Türkiye’nin Otomobili’nin otonom özellikleri olan, yüzde 100 elektrikli ve doğuştan elektrikli bir araç olacağını ilan ettiğimizde, sektörden bize eleştiriler geldi. Dediler ki ‘Elektrikli araçlar için daha erken. Hibrit belki olabilir ama elektrikli araçlara başlamak aslında bir hayal gözüküyor’ ama bugün geldiğimiz noktada çok hızlı bir şekilde endüstri dönüşüyor. Bütün markalar elektrikliye geçiyor. Avrupa’nın her tarafında pil yatırımları ilan ediliyor. Biz aslında tam zamanında bu otomobil projesini başlatmış olduk. Zaten şu anda 100 yıldır otomotiv üreten markalar var. Bizim onlarla aynı kulvarda yarışa girip onları geçme şansımız yoktu ama onlarla aynı zamanda elektrikli otomobil piyasasına girdiğimiz için artık bu yarışta biz de varız diyebileceğiz.”

Bakan Varank, Türkiye’nin Otomobili için tüm Türkiye’nin seferber olduğunun altını çizerek, “Tabii ki Türkiye’nin Otomobili projesinin üretim tesisleri Bursa’da Gemlik’te ama tedarikçileri aslında Türkiye’nin her tarafında ve bir sürü tedarikçisini de şu anda farklı şehirlerden seçmiş durumda. Dolayısıyla o tedarikçilerin olduğu şehirlere baktığımızda Türkiye’nin Otomobili Projesi’ni sadece tek bir şehir değil tüm Türkiye sırtlamış diyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kendi tasarladığımız insansız uzay aracımızı ayla buluşturma hedefimiz var”

Milli Uzay Programı’na da değinen Varank, “Biz yakın zamanda Milli Uzay Programımızı ilan ettik ve o hedefler doğrultusunda şu anda aslında yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz. En önemli hedeflerimizden bir tanesi ‘ay’ misyonuydu ve 2023 yılının sonunda kendi tasarladığımız insansız uzay aracımızı, kendi motorlarımızı da kullanarak ayla buluşturma hedefimiz var. Buna dönük olarak ekiplerimiz ciddi bir şekilde çalışıyor.” diye konuştu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde devam eden 15’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nı (IDEF 2021) ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi (MKE AŞ), ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK ve diğer bazı şirketlerin stantlarını tek tek dolaşan Varank, sergilenen ürünleri yakından inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.

Fuar ziyaretinde savaş gemisi, uçuş ve atış simülasyonlarını da deneyimleyen Bakan Varank, aynı saatlerde fuarı ziyaret eden Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile de selamlaştı.

Bakan Varank, ziyareti esnasında ASELSAN standında sergilenen yerli ve milli işletim sistemi “Çakıl Milli İşlemci Projesi”, Terahertz (THz) Gerçek Zamanlı Yolcu Görüntüleme Sistemi Projesi’ ve AB-SGS Sınır Güvenlik Sistemi Projesi hakkında açıklamalarda bulundu.

Çakıl Milli İşlemci Projesi’ni TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) ve ASELSAN’ın beraber gerçekleştirdiğini aktaran Varank, “Türkiye’nin ilk yerli ve mili olarak tasarlanmış işlemcisini elimizde tutuyoruz. Aslında burada uygulamada da bu işlemcinin kullanıldığını bir simülatörde test etmiş olduk. Tabii burada altını çizmemiz gereken husus mikro işlemciler günümüz teknoloji dünyasının olmazsa olmazları ve bildiğiniz gibi çip krizi dediğimiz dünyadaki çip krizinin aslında bir parçasını elimizde tutuyoruz.” diye konuştu.

“Bu tip ürünlerde bağımlılığımızı çok daha azaltmış olacağız”

Özellikle savunma sanayinde kullanabilecek mikro işlemcilerle ilgili dünyada büyük kısıtlamalar olduğunu belirten Mustafa Varank, şunları söyledi:

“Ülkeler başka ülkelere özellikle savunma sanayinde kullanmak üzere bu işlemcileri vermiyorlar. İşte biz de ASELSAN’la beraber Savunma Sanayi Başkanlığının desteklediği bir projeyle TÜBİTAK Bilgem olarak ilk işlemcimizi tasarladık ve üretimini yaptırdık. Şu anda elimizde tutuyoruz. Normalde bu süreçler çok uzun süreler alıyor. Tasarladığınız işlemcinin ilk üretimde çalışması nadir rastlanan hususlardan bir tanesi ama biz burada iş birliği sayesinde TÜBİTAK Bilgem’in ASELSAN’la beraber geliştirdiği işlemciyi, ilk üretimde çıkan ürünleri kullanabiliyoruz, çalıştığını görebiliyoruz. Tabii bu bizim bir gurur projemiz. Bundan sonra savunma sanayi alanında bu tip ürünlerde bağımlılığımızı çok daha azaltmış olacağız. Ben burada tabii, genel müdürümüze, ASELSAN’a çok teşekkür etmek istiyorum. Burada TÜBİTAK’la gerçekleştirdikleri iş birliği işte böyle güzel neticeleri ortaya çıkardı.”

Terahertz (THz) Gerçek Zamanlı Yolcu Görüntüleme Sistemi Projesi

Bakan Varank, Terahertz (THz) Gerçek Zamanlı Yolcu Görüntüleme Sistemi Projesi’nin de TÜBİTAK’ın geliştirdiği bir sistem olduğunu anımsatarak, “Burada özellikle gümrük kapılarında, üzerinde yabancı cisim taşıyan insanların tespit edildiği bir sistem. Bu ürünü ilk olarak TÜBİTAK Bilgem geliştirdi. Daha sonra bunun seri üretimi için ASELSAN ile iş birliği yaptık.” dedi.

Aslında halihazırda bu sistemin sınır kapılarında güvenli bir şekilde çalıştığını dile getiren Varank, “Özellikle yabancı cisim taşıyan insanları tespit ederek burada güvenlik güçlerimize yardımcı oluyor. İşte bu ürünü de artık ASELSAN seri üretimi gerçekleştirip bundan sonra hem Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılayacak hem de bununla ilgili önemli bir ihracat potansiyeli var. Bu sistemin özelliği bu bir X-ray değil. Yani vücuda herhangi bir ışığı göndermiyor. Dolayısıyla hiçbir zararı olmadan bir vücutta ya da kapalı bir çantanın içerisindeki yabancı cisimleri, kaçakçılığı vs. çok rahat bir şekilde tespit edebiliyor. İşte aslında bizim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak TÜBİTAK gibi enstitülerimizde hedeflediğimiz işler bunlar. Biz ileri teknoloji gerektiren ürünleri geliştirip bunları seri üretimini Türkiye’deki firmalarımızda yapıp bunları ticarileştirmeye çalışıyoruz. Terahertz sistemi de onların en güzel örneklerinden bir tanesi.” diye konuştu.

AB-SGS Sınır Güvenlik Sistemi Projesi

Sınır güvenliğinin de çok önem verdikleri bir alan olduğunu vurgulayan Varank, “Bildiğiniz gibi hem güney hem de doğu sınırımızda sınır güvenliğiyle ilgili çok ciddi, milyarlarca liralık yatırımlar yapıyoruz. Burada gördüğünüz aslında bizim sınırlarımızda uyguladığımız güvenlik sisteminin bir prototipi. Burada fiziki olarak duvarların yanında özellikle elektro optik sistemlerle biz, her türlü sınır geçişini kontrol altında tutuyoruz ve bir kaçak geçiş olduğunda, izinsiz geçiş olduğunda tabii ki güvenlik güçlerimiz bu geçiş yapanları yakalayabiliyor.” dedi.

Bakan Varank, AB-SGS Sınır Güvenlik Sistemi Projesi’nde elektro optik sistemlerin büyük faydası olduğuna dikkati çekerek, “Burada hemen güvenlik duvarlarının ön tarafında yer altına optik kablolar döşeniyor ve bu optik kablolar sayesinde o kabloların üzerinden bir hayvan mı, bir insan mı, bir araç mı geçtiğiyle ilgili kilometrelerce öteden anında bildirim ve sinyaller alınıyor ve güvenlik güçlerimiz müdahale ediyor. Biz dediğim gibi şu anda güney sınırımızın tamamında aslında bu güvenlik duvarlarını inşa ettik. Doğu sınırımızda da yaklaşık 3 senedir bu projeyi uyguluyoruz. Ama bildiğiniz gibi doğu sınırımız çok dağlık bir alandan oluşuyor. Orada bunları tamamlamak, güney sınırımız kadar hızlı olmadı ama orada da inşallah hem güvenlik duvarlarıyla hem elektro optik sınır güvenlik sistemleriyle tüm doğu sınırımızı da tamamen kapatmış olacağız.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu projenin hem Türkiye’de çok faydalanılan bir proje hem de özellikle yurt dışından da sınır güvenliğiyle ilgili ülkelerin çok merakla takip ettiği bir proje olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Özellikle yer altına döşenen optik kablolarla geçişlerin kilometrelerce öteden hem tespit edilmesi hem de geçen canlı mı değil mi, bunun tespit edilmesi güvenlik güçlerimizin işini kolaylaştırıyor. Burada ASELSAN’ı tebrik ediyorum. Böyle bir entegre sistemi oluşturmuş olmaları bizim sınır güvenliğimiz açısından bize oldukça büyük katkılar ve kolaylıklar sağlıyor.”