Bakan Ziya Selçuk: Liselerde yüz yüze sınavlarda illerin durumuna göre karar verilecek

ANKARA (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ülke TV’de canlı yayınlanan “Genç Vizyon” programında eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Okulların açılmasına ilişkin bir soru üzerine Bakan Selçuk, bazı illerde vaka sayılarındaki artışlara bağlı olarak, Sağlık Bakanlığının hangi illerin “düşük”, “orta”, “yüksek” ve “çok yüksek” kategoride olduğunu belirlediğini ve buna göre il hıfzıssıhha kurullarının karar aldığını söyledi.

Çeşitli illerde ani vaka artışlarının bulunduğuna dikkati çeken Selçuk, “1 Mart’ta okulları açalım sonra ortaya çıkacak rapora göre 2 Mart’ta tekrar kapatalım” gibi bir problem yaşanmaması için tedbir almak istediklerini belirtti.

Selçuk, “İller ve çok yüksek, orta, düşük kategoriler belli olduğunda, Milli Eğitim Bakanlığı zaten genel olarak bir takipte ama Sayın Valilerimiz de kendi illeri ile ilgili bu tedbirleri alacaklar.” dedi.

Tüm illerde 2 Mart’ta yüz yüze eğitimin başlayıp başlamayacağına ilişkin soruya Selçuk, “Tüm iller için 2 Mart geçerli. Bu zaten söylenmişti ancak Sağlık Bakanlığının son 7 gün için ortaya çıkaracağı vaka sayıları ve hangi ilde kaç vaka var 100 binde, bunların belirlenmesi ile diyelim ki ‘çok yüksek’, ‘yüksek’ riskli iller söz konusu, valiliklerce il hıfzıssıhha kurulu marifetiyle o ilde 2 Mart’ta da açmayabilirler. Çünkü yerinde karar bunu gerektiriyor. Yani ‘bizim ilimizde artış çok hızlı, dolayısıyla biz valilik olarak böyle bir tedbiri öngördük’ diye böyle tedbir alabilirler.” yanıtını verdi.

“Yüz yüze sınavlarla ilgili tedbir alınması gerekti”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, liselerde yüz yüze sınavlara ilişkin bir soruya karşılık, şöyle konuştu:

“2 Mart meselesi gündeme gelince illerdeki sınavlarla ilgili de bir tedbir almak gerekti. Yani diyelim ki 3 Mart’ta ya da 2 Mart’ta, 5 Mart’ta bir vilayet, bir ilimiz o ildeki okulların kapatılması konusunda karar alırsa o zaman sınavlarla ilgili de bir karışıklık olacak. Yani biz ‘1 Mart akşamı yarın var ya da yok’ demiş olacağız, bu da bir kargaşaya yol açacak bunun önüne geçebilmek için de 8 Mart tarihinden başlamak üzere illerin durumuna göre karar verilecek.”

Öğretmen atamaları

Bakan Selçuk, bir başka soru üzerine, Milli Eğitim Bakanlığı olarak daha çok öğretmen istihdam etme konusunda taleplerinin olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Bu talebimizi de ilgili kuruluşlarla kurumlarla kamu maliyesi disiplini içerisinde konuşuyoruz, tartışıyoruz ve ortaya çıkan imkanlarla nasıl bir sunum olacağı, nasıl bir teklif olacağı, ne kadar olabileceğini elbette kamu maliyesi çerçevesinde de ortaya koyuyorlar. Bizim beklentimiz tabii ki daha yüksek bir atama. AK Parti döneminde yüzbinlerce öğretmen atanmış, öğretmenlerin yaklaşık üçte ikisinin atandığı bir durumdan söz ediyoruz, bu dönemde. Öğretmenlerimizin atanma sayısının daha da artması konusunda zaten geçmişten gelen bir irade var. Bu irade elbette devam ediyor, imkanlar ölçüsünde. Bunun daha artması için hepimiz gayret ediyoruz.

Öğretmen atamasının birkaç ay süren bir yasal gereklilikleri çerçevesinde bir takvimi var. Şimdi arkadaşlar bu takvimin 2 seçeneğini oluşturdular ve bu seçenekler üzerinde de bu hafta bir görüşme söz konusu yani bu takvimi hangi ay, nasıl yapabiliyoruz neyi nasıl yetiştirebiliriz biçiminde bir takvim söz konusu olacak, bunu da zaten paylaşacağız.”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav tarihinde bir ertelemenin söz konusu olup olmayacağına ilişkin soruyu da “Bizim şu anda bir tarihimiz var ve o geçerli, bunun tersine bir şey söylüyor değiliz şu anda. Sınav, ilan edilen tarihte yapılacak ama çok olağanüstü bir durum olduğunda tabii ki değişebilir.” şeklinde yanıtladı.

Muhabir: Yıldız Nevin Gündoğmuş,Selma Kasap,Muhammed Nuri Erdoğan

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre, Kovid-19 salgını nedeniyle oluşan sosyal ve duygusal kayıpları gidermek amacıyla başlatılan “Telafide Ben de Varım” etkinlikleri, her çocuğa ulaşmak için kapsamlı bir programla devam ediyor.

Spor, sanat, kültür alanında yüzlerce etkinlikle yürütülen “Telafide Ben de Varım” programı, tüm il, ilçe ve köylerde sürdürülüyor.

Telafi etkinlikleri, eğitim ve gelişim sürecini destekleyecek faaliyetlerden her çocuğun yararlanabilmesi için, okula gelemeyecek olanların bulunduğu yere de götürülüyor.

Bu kapsamda, Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan öğrencilerle tarım alanlarında çalışmak için yaz aylarında göç eden mevsimlik işçilerin çocukları için ayrı bir çalışma başlatıldı.

Adana, Ankara, Çanakkale, Diyarbakır, Manisa, Mersin, Ordu, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak ve Hatay’da “Telafide Ben de Varım” programı için “Mobil Okullar” oluşturuldu.

Mobil Okullarda, çocuklar bütünsel bir yaklaşımla psikososyal destek alabiliyor, öğretmen ve velilere yönelik eğitimler de yapılıyor.

Bakan Selçuk, Kahramankazan’da Mobil Okulu ziyaret etti

Açıklamaya göre, Türkiye’nin her yerinde “Telafide Ben de Varım” kapsamındaki etkinliklerde çocuklarla buluşan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara’nın Kahramankazan ilçesi Çimşit Mahallesi’ndeki Mobil Okula konuk oldu.

İlçe merkezine 10 kilometre uzaklıktaki çadır bölgesinde kalan ailelerin her kademedeki 62 çocuğunun yürüttüğü telafi faaliyetlerine eşlik eden Bakan Selçuk, okuma yazma, zeka oyunları, okul öncesi etkinlik, müzik, açık hava oyunları ve masal sınıflarını ziyaret etti.

Çocuklarla masal dinleyip, boyama etkinliği yapan Selçuk, yumurta deneyi yaptı, mendil kapmaca oynadı.

Farklı bölgelerde, farklı ihtiyaçları olan tüm çocukların eğitim ihtiyaçlarını karşılamanın kendi sorumlulukları olduğunu vurgulayan Selçuk, projeye ilişkin şu bilgileri verdi:

“(Mevsimlik tarım işçilerimizin çocukları için neler yapabiliriz?) sorusu aslında uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız bir konuydu. Bu sene, salgınla ortaya çıkan durumu dikkate alarak, ‘fırsat adaletini nasıl ilerletebiliriz’ diye düşündük. Tarım işçilerinin yaz aylarındaki hareketliliği nedeniyle çocuklarımızın eğitime erişiminde sorun yaşanmaması için tarım işçilerinin yoğun bulunduğu 11 ilimizde ‘Mobil Okul’ projesini başlatıyoruz. Bu projede, gönüllü öğretmenlerimiz görev alıyor. Meslektaşlarımız, öğrencilerimizin ihtiyaçlarını belirleyerek gereken içeriği hazırlıyor. Sosyal, duygusal, fiziksel, kültürel, sportif, akıl oyunları alanında, okuma yazmadan matematikteki temel kavramlara kadar her alanda eğitim faaliyetlerini sürdürüyorlar.”

Bakan Selçuk, mobil okullarda, öğretmen, her türlü araç gereç ve materyal desteği bulunduğunu belirterek, projeye katkı veren öğretmenlere şükran borçlu olduklarını kaydetti.

Mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına sağlanan eğitimin kalitesini artırmak için başka çalışmaların da hayata geçirileceğini duyuran Selçuk, “Bu çocuklar hepimizin. Telafide Ben de Varım Projesi’ne, Mobil Okul Projesi’ne destek veren herkese çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

ANKARA (AA) – Selçuk, “Telafide Ben de Varım” programının tanıtımında, dün gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nda alınan kararlar doğrultusunda Türkiye genelinde bugünden itibaren tüm ilkokul ve bünyelerindeki ana sınıflarda, 7 Haziran Pazartesi günü ise tüm ortaokul ve liselerde haftada 2 gün yüz yüze eğitime geçildiğini hatırlattı.

Diğer okul öncesi eğitim kurumlarında mevcut durumda olduğu gibi tam zamanlı olarak yüz yüze eğitime devam edileceğini, köy ve seyrek nüfuslu yerleşim yerlerindeki temel eğitim okullarında ise bugünden itibaren yüz yüze eğitime 5 gün, tam zamanlı olarak başlanıldığını aktaran Selçuk, yüz yüze eğitimlere katılımın yine isteğe bağlı olacağını vurguladı.

Selçuk, Kovid-19 salgını sürecinde TRT EBA kanalları, EBA platformu ve farklı destek mekanizmalarıyla öğrencilere en nitelikli içeriklerle ulaşmaya çalıştıklarını dile getirerek, eğitimin uzaktan gerçekleşmesinin öğrenci, öğretmen ve aileler için birtakım sınırlılıklar doğurduğuna dikkati çekti.

Bu sınırlılıklardan kaynaklanan akademik ve sosyal ihtiyaçları belirlemek için yapılan araştırmalarda, farklı öğrenci gruplarında değişik seviyelerde bir telafi çalışmasına ihtiyaç olduğunu tespit ettiklerini bildiren Selçuk, bundan dolayı öğrencilerin sosyal, duygusal alanda iyileşeceği ve fiziksel olarak aktif olacağı bir telafi programıyla salgının eğitime yansıyan olumsuzluklarını hep birlikte bertaraf etmek, eğitimde fırsat adaleti ilkesi doğrultusunda öğrencileri akademik, sosyal, duygusal, fiziksel ve sağlık yönlerinden desteklemek istediklerine değindi.

“Dileyen karnesine 18 Haziran’dan itibaren ulaşabilecek”

Bu nedenle Ulusal Destekleme Programını (UDEP) hazırladıklarını aktaran Selçuk, şunları kaydetti:

“Bildiğiniz gibi 2020-2021 eğitim öğretim yılını 2 Temmuz Cuma günü sonlandırıyoruz. Biz, öğrencilerimiz iyi mi, evde kalmaktan yorulmuşlar mı, bir sıkıntıları var mı, bunları görüp tespit etmek ve onlara iyi gelmek için okullarımızı açık tutacağız. Bu arada 21 Haziran’da yoğun olarak başlayacağımız sosyal, duygusal, kültürel, fiziksel faaliyetler öncesinde sistem altyapımızda yoğunluğa neden olmamak ve öğrencilerimizin erişimini kolaylaştırmak için de karneleri 18 Haziran’dan itibaren öğrencilerimize açıyoruz. Dileyen karnesine 18 Haziran Cuma gününden itibaren ulaşabilecek.”

Selçuk, 2 Temmuz’un ardından da öğrencileri güzel bir yazın beklediğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

“Yaz dönemiyle birlikte Bakanlığımız yaklaşık 1,5 yıl sürecek olan UDEP sürecine de girmiş oluyor. Biraz önce de ifade ettiğim gibi yaklaşık 1,5 yıl sürecek UDEP kapsamında yapılacak çalışmalardan kısaca bahsetmek isterim. Her okulumuz Talim Terbiye Kurulunca hazırlanan öncelikli ve kritik kazanımları dikkate alarak zümreler marifetiyle hazırlanan çerçeve dahilinde kendi okullarındaki öğrenci gruplarının ihtiyaçlarını belirleyecek. Okullar kendisine 1,5 yıl sürecek UDEP kapsamında böylece bir telafi planı da oluşturmuş olacak.

18 Haziran- 2 Temmuz aralığında okullarımız çalışmalarını bu planlar doğrultusunda uygulamaya başlayacaklar. Okullarımız 2 Temmuz’dan, yeni eğitim-öğretim yılının başlayacağı tarihe kadar okulların fiziksel imkanlarından faydalanmak isteyen öğrencilerimiz için de açık tutulacak. Yaz boyu okullarımızda çocuklarımızı ağırlayacağız, isteyen öğrencilerimize fiziksel etkinlikler, isteyen öğrencilerimize akademik programlar sunabileceğiz. Öğretmenlerimiz de bu programlarda öngörülen ders saati üzerinden görev alabilecekler, tabii isterlerse.”

“Telafi ve destek çalışmaları yıl boyu sürdürülecek”

Dolu dolu geçen bir yazın ardından başlayacak yeni eğitim-öğretim yılında öğrencilerin telafi ve destek çalışmalarının da yıl boyu sürdürüleceğini açıklayan Selçuk, şunları söyledi:

“1’den 2’ye geçen öğrencilerimiz için okuma yazma taraması başlatılacak. Bu taramalarımızın sonuçlarına göre de ihtiyacı tespit edilen öğrencilere ek ders ve ek materyal desteği sağlayacağız. 3 ve 4. sınıfları ise İlkokullarda Yetiştirme Programı ‘İYEP’ uygulaması ile destekleyeceğiz. Ortaokul öğrencilerimizin de yeterlilik düzeyleri uluslararası kriterlere uygun bir şekilde değerlendirilecek ve onlara da öğrenme düzeylerine uygun çalışma planı verilecek.

Liseler için kritik kazanımlar taraması hazırladık. Tespitler neticesinde özel programlar uygulayarak öğrencilerin lise eğitimlerini daha güçlü sürdürmelerini ve üniversiteye hazırlanmalarını hedefliyoruz. Elbette bu süreçler her okulun kendi ihtiyacına göre şekillenecek. Çünkü okullar ihtiyaçlarını en iyi şekilde bilirler.”

Selçuk, UDEP çerçevesinde bakanlık, belediye ve sivil toplum kuruluşlarının da telafi eğitimi programına destek vereceğine değinerek, “telafidebendevarim.meb.gov.tr” isimli bir web sitesi hazırladıklarını duyurdu.

Sitede çocuklar, öğretmenler ve veliler için ayrı ayrı bölümler bulunduğunu aktaran Selçuk, “Gelecek hafta da ortaokul ve lise öğrencilerimizle kavuşacağız. Bilhassa bu son haftaların, mezun olacak öğrencilerimiz için, hayat boyunca unutamayacakları bu günleri okullarında hep birlikte geçirecek olmaları bizim için emin olun ayrı bir sevinç. Hepsine başarılar diliyor, gözlerinden ayrı ayrı öpüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.