Balparmak ve İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği İstanbullu arıcıların yanında

İSTANBUL (AA) – Balparmak'ın İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle hayata geçirdiği "Sürdürülebilir Arıcılık, Katma Değerli ve Verimli Arı Ürünleri Üretim Programı" Çekmeköy'den sonra Çatalca'da gerçekleştirildi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Balparmak, kadınları ve gençleri sektöre kazandırmak, doğal balın yanı sıra arı sütü, polen, propolis gibi katma değerli arı ürünleri üretiminin artırılmasına destek olarak arıcılık mesleğinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği eğitim faaliyetlerini yaygınlaştırarak sürdürüyor.

Bu hedefler doğrultusunda Balparmak, İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliği ile İstanbul'daki ikinci eğitim programını Çatalca'da gerçekleştirdi. "Sürdürülebilir Arıcılık, Katma Değerli ve Verimli Arı Ürünleri Üretim Programı" kapsamında düzenlenen Arı Sütü Eğitim Projesi'ne katılan arıcılara, 4 gün boyunca, hem teorik bilgiler aktarıldı hem de uygulamalı olarak arı sütü sağımı gösterildi. Arı Sütü Eğitim Projesi'ni başarıyla tamamlayan 25 arıcıya törenle sertifikaları verildi.

Törene Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, Balparmak Genel Müdürü Onur Özyurt, İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Onur Çilenk, Balparmak AR-GE ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Balparmak Hammadde Tedarik Direktörü İsfendiyar Üzümcü ve Balparmak Arıcılık Akademisi Eğitim Uzmanı Dr. Ali İhsan Öztürk katıldı.

– "Arıcılık mesleğinin yarınları için bugünden çalışmak gerekiyor"

Açıklamada törendeki konuşmasına yer verilen Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, arıcılık mesleğinin yarınları için bugünden çalışmak gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Arıcılığın yarınlarına yatırım yapabilmenin temelinde şüphesiz ki eğitim yatıyor. Biz de Balparmak Arıcılık Akademisi olarak Türkiye'nin farklı illerinde gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle bal ve diğer katma değerli arı ürünlerinin üretiminin verimli şekilde gerçekleştirilmesini, teknik arıcılık uygulamalarıyla hijyenik koşullarda üretimin devam ettirilmesini ve bunlarla beraber yeni arıcılar yetişmesini sağlıyoruz. Bu eğitim de İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği ile yapılan iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz ikinci eğitim. Bu eğitim programı ile mevcut arıcılarımıza verimli ve kaliteli arı sütü üretimi konusunda teorik ve uygulamalı olarak önemli bilgiler aktardık. Eğitim alan arıcılarımıza sertifikalarını teslim ettik."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Balparmak ve İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği (İAYB) iş birliği çerçevesinde hayata geçirilen "Sürdürülebilir Arıcılık, Katma Değerli ve Verimli Arı ürünleri Üretim Projesi" ile İstanbul'a yeni arıcılar kazandırıldı.

Balparmak'tan yapılan açıklamaya göre, Balparmak, arıcılık mesleğinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak, kaliteli ve verimli, katma değerli arı ürünlerinin üretimini artırmak hedefiyle sürdürdüğü çalışmaları tüm Türkiye'de yaygınlaştırıyor.

Bu çerçevede İAYB ile değerli iş birliğine imza atan Balparmak, Sürdürülebilir Arıcılık, Katma Değerli ve Verimli Arı ürünleri Üretim Programı'nı başarıyla tamamlayan 8'i kadın toplam 30 arıcıya sertifikalarını teslim etti.

28 Mayıs Cuma günü İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği'nin Pendik Aydos'taki arılığında gerçekleştirilen sertifika törenine Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, Balparmak Genel Müdürü Onur Özyurt, İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Onur Çilenk, Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Balparmak Hammadde Tedarik Direktörü İsfendiyar Üzümcü, Balparmak Arıcılık Akademisi Eğitim Uzmanı Dr. Ali İhsan Öztürk ve 30 arıcı katıldı.

– "Arıcılarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz"

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, şunları Balparmak'ın 40 yıldır omuz omuza çalıştığı arıcılara ve arıcılık mesleğine karşı olan sorumluluğunun bilinciyle hareket ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

"İstanbul denildiğinde aklımıza arıcılık gelmese de aslında bu bölgede ciddi bir potansiyel var. İstanbul'da Kartal, Pendik, Şile, Çatalca, Silivri, Beykoz gibi benzer floraya sahip birçok bölgede arıcılık yapılıyor. İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği ile yaptığımız bu önemli iş birliği ile İstanbullu arıcılara ve ailelerine ürün kalitelerinin iyileştirilmesi, balın yanı sıra diğer arı ürünleri üretiminin de teşvik edilmesi, kadınların ve gençlerin de sektöre kazandırılmasına yönelik teorik ve uygulamalı olmak üzere bir eğitim programı düzenledik. 'Sürdürülebilir Arıcılık, Katma Değerli ve Verimli Arı ürünleri Üretim Projesi' kapsamında gerçekleştirdiğimiz eğitim programımızı, pandemi koşullarını dikkate alarak ilk günü Balparmak'ın Çekmeköy kampüsünde teorik ve devamında 3 gün süreyle Birliğin Aydos'daki arılığında uygulamalı olmak üzere iki farklı noktada gerçekleştirdik. Bu eğitim programı ile arıcılarımızın bilgilerini güncelleyerek, onlara sürdürülebilir arıcılık ve arı sütü üretimi konusunda önemli bilgiler aktardık. Kırsal kalkınma bölgelerindeki kadın ve gençleri arıcılığa kazandırmak hedefiyle 2018 yılında hayata geçirdiğimiz 'Balparmak Arıcılık Akademisi' ile sektöre değer katmaya devam edeceğiz ve önümüzdeki dönemde de akademi çatısı altında eğitim programlarımız artarak devam edecek, arıcılarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz."

İstanbul İli Arıcılar Birliği Başkanı Onur Çilenk ise Balparmak ile arıcı eğitimleri konusunda yaptıkları iş birliğine ilişkin şu değerlendirme bulundu:

"Zengin bitki örtüsü ile arıcılık için oldukça elverişli olan ülkemizde, arıcılığın önemi ve bu mesleğin sağlayacağı kazanımlar çok büyük. Arıcılık için coğrafi olarak verimliliğin çok yüksek olduğu ülkemiz, bal üretimi açısından Çin’den sonra dünyada 2. sırada yer alıyor. Dünyadaki diğer ülkelerle kıyaslandığında, iklim, bitki örtüsü, bal arısı popülasyonundaki genetik çeşitlilik bakımından, ülkemiz oldukça yüksek arıcılık potansiyeline sahip. Böylesi zengin bir coğrafyanın değerini bilmek, hepimizin sorumluluğu. Biz de Balparmak ile yaptığımız bu iş birliği çerçevesinde arıcılarımız ve arıcı adaylarımıza, sağlıklı ve doğal balın üretiminin yanı sıra katma değeri yüksek arı sütü, polen, propolis gibi arı ürünlerinin üretilmesi için önemli bir eğitim fırsatı yakalamış olduk. Bu sayede arıcılarımızın bilgileri güncellendi, dağarcıklarına yeni bilgiler eklendi."

İSTANBUL(AA) – “Taşı toprağı altın İstanbul” coğrafi konumu ve bitki çeşitliliğiyle de önemli bir potansiyele sahip. Yaklaşık 1500 arıcı tahsis edilen ormanlık alanda yılda 4 bin ton bal üretiyor.

İstanbul Arıcılar Birliği kontrolünde kendileri için tahsis edilen Şile, Sarıyer, Kartal ve Beykoz başta olmak üzere İstanbul’un ormanlık alanlarına kovanlarını bırakan arıcılar düzenli olarak bakım yapıyor.

Kestane, çiçek, ayçiçeği, ıhlamur, püren ve çam balı üreten arıcılar, ekonomiye de katkı sunuyor.

Gökdelenlerin, yüksek katlı binaların yanı başında arıcılık yapan “metropol arıcıları” farklı meslek gruplarından oluşuyor. Bazıları 40 yıllık balcı, bazıları ise Koronavirüs salgınında şehrin stresinden uzaklaşmak için hobi amacıyla bal üretimi yapıyor.

AA muhabirine açıklamada bulanan 55 yaşındaki Menderes Tüfekçi, asıl işinin avukatlık olduğunu ancak 40 yıldır arıcılıkla ilgilendiğini söyledi.

Arılarla ilgilerinin Rize’de dedesinin bu mesleği yapmasıyla başladığını belirten Tüfekçi, “Babam İstanbul’a taşınınca 2 kovan arı aldı. Öğrencilik döneminde de arılarla ilgilendik.” dedi.

Tüfekçi, bir dönem ticari olarak arıcılık yaptığını daha sonra bunları sattığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Kendime 5-10 tane arı bıraktım. Bu benim hobim, hobi olarak bu işi yapıyorum. Arılara sevgim çocukluğumdan geliyor. Arıların yanına gelince rahatlıyorum, sıkıntımı, stresimi atıyor, her şeyi unutuyorum. Şehirdeki stresten kendimi buraya atıyorum. Arıcılığı stres atmak isteyene, rahatlamak ve huzur bulmak isteyene öneriyorum. Ömrümün sonuna kadar sağlığım el verdikçe arıcılığa devam edeceğim.”

Eskisi gibi köye gidemediklerini anlatan Tüfekçi, “Bu nedenle burada arıcılık yapıyorum. Metropolde arıcılık yapmak benim için bir şans. Köyde yapamayınca İstanbul’da arıcılığı yapıyoruz.” dedi.

“İstanbul’da arıcılık yapmak değerli”

58 yaşında olan ve aynı zamanda İstanbul Arıcılar Birliği Başkanı Onur Çilenk ise 50 yıl önce arıcılık mesleğine başladığını, babasının İstanbul’a tayin olmasıyla mesleğine 30 yıldır burada sürdürdüğünü belirtti.

İstanbul’un hemen yanı başında arıcılık yaptıklarını vurgulayan Çilenk, “İstanbul’un farklı bölgelerinde arıcılık yapılıyor. İstanbul’da arıcılık yapmak değerli. İstanbul flora acısından oldukça zengin. Bir sürü balı bulunuyor. İstanbul’da ölene kadar mesleğimi sürdüreceğim. ‘Kentte aracılık olur mu?’ sorusuna da arıcılık yaparak cevap veriyoruz.” ifadelerin kullandı.

Çilenk, koronavirüs salgınının ardından kentte hobi amaçlı arıcılık yapanların sayısının arttığını, arıcılık yapmak isteyenlerin tarım il ve ilçe müdürlüklerinden arıcılık işletmesini açtırdıktan sonra İstanbul Arıcılar Birliği’nden plaka ve kayıt yapıp belirlenen alanlarda arıcılık yapabileceğini dile getirdi.

15 yıldır İstanbul’da arıcılık yapan 52 yaşındaki Ünal Koyuncu da bal yetiştirmeye 3 kovanla başladığını, zaman içerisinde ilgisinin artmasıyla bunu mesleğe dönüştürdüğünü ifade etti.

Koyuncu, arıcılık mesleğini severek yaptığını anlatarak, “Mesleğim hoşuma gidiyor. Doğada uğraşmak, doğal üretim yapmak güzel.” dedi.

Her gün arılarla ilgilenmeye geldiğini vurgulayan Koyuncu, “Bir gün arıların yanına gelmedim mi boşluk hissediyorum. Aklım hep burada kalıyor. Arılarla bütünleştiğimiz için buraya gelmedim mi rahat edemiyorum. 1 saat de olsa uğramam lazım. Bunlar benim çocuklarım. Arı kolonisi bir ailedir. Biz bir aile gibiyiz, birlikte yaşıyoruz. Sağlığım el verdikçe işimizin başındayız.” ifadelerini kullandı.

“Hobi amaçlı hemen kovan aldık ve arıcılığa başladık”

İstanbul’da öğretmenlik yapan 41 yaşındaki Atilla Sönmez, geçen yıl bir abisinin yönlendirmesiyle Halk Eğitim Merkezinde arıcılık kursuna başladığını söyledi.

Kursun pandemi öncesinde bittiğini anlatan Sönmez, şunları kaydetti:

“Hobi amaçlı arıcılığı başladık, kovan aldık ve bir yıldır arıcılık yapıyorum. 2 günde bir buraya geliyoruz. Şehrin stresinden uzaklaşıp, doğayla baş başa kalarak farklı bir aktivite yapıyoruz. İhtiyacımız olan balımızı da ‘kendimiz üretelim’ dedik. Şu anda işi öğrenmeye çalışıyoruz. ‘Eğer bu işi yapabiliriz’ dersek ilerİki yıllarda devam edebiliriz. Aramızda arılarla mükemmel bir bağı oluştu. Severek bu işi yapıyoruz.”