Balparmak'tan Muğlalı arıcılara 30 milyon TL'lik bal alım desteği

İSTANBUL (AA) – Gönüllü ekipleri ile İstanbul’dan yola çıkarak ilk günden itibaren, yangından zarar gören vatandaşların yanında olan ve bölge arıcılarının ihtiyaçlarının tespitini yapan Balparmak, Muğlalı arıcılar için peşin ödeme yolu ile 30 milyon TL'lik bal alım kararını açıkladı.

Balparmak açıklamasına göre, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınlarının ardından Balparmak, Muğla'ya ve bölgedeki arıcılara desteğini sürdürüyor.

İlk aşamada; yangın söndürme çalışmalarında ihtiyaç duyulan destek malzemelerini, ihtiyaç sahiplerine ve yetkililere birinci elden teslim eden Balparmak, aynı zamanda afetten zarar gören köylerde ulaşabildiği arıcılar ile görüşerek ihtiyaçları belirledi. Edindiği bilgiler ışığında ikinci aşamaya geçen Balparmak, 30 milyon TL tutarında bal alım kararı verdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, yangın felaketinden etkilenen Muğlalı arıcıların ballarını peşin ödeme yoluyla satın alacaklarını belirterek, arıcıların genel ihtiyaçları için de ayrıca destek sağladıklarını ifade etti.

Türkiye'nin 40 yıllık bal markası olarak bu sorumlulukla ilk günden itibaren bölgedeki durumu yakından takip ettiklerini aktaran Altıparmak, şunları kaydetti:

"Desteğimizi bölgede bizzat sağladık. Afetten zarar gören Muğlalı arıcılarımız için kademeli destek planı hazırladık.

Öncelikle Balparmak çalışanlarımızdan oluşan gönüllü ekiplerimiz ile temel yardım malzemeleri kapsamında yerinde destek sağladık. Ayrıca ziyaret ettiğimiz köylerde zarar gören yöre arıcılarımızın ihtiyaçlarını belirledik, ardından maddi destek paketimizi devreye aldık. Bu doğrultuda arıcılarımızdan sağımını yaylada yaptıkları balları peşin ödeme yoluyla satın alma kararı aldık.

Bununla birlikte arıcılarımızın genel ihtiyaçları için de destek planımızı hayata geçirdik. Bu sayede, bu zor dönemde arıcılarımızı mali açıdan bir nebze de olsa rahatlatmayı hedefliyoruz. Arıcılık mesleğinin ve arı ürünlerinin sürdürülebilirliği için her zaman arıcılarımızın yanında olacağız. Bugüne kadar olduğu gibi yarın da Muğla'nın ormanlarında arılar uçacak, arıcılarımız ballarını sağacak. Bu zor dönemi el ele vererek, hep birlikte atlatacağız."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

VAN(AA) – Bozulmamış doğası, asırlık ceviz ağaçları, zengin florası ve alabalığı ile ün yapan Çatak’ta, karakovan balının yanı sıra binlerce metre yükseklikteki dağlarda arıların yaptığı “kaya balı” da rağbet görüyor.

İlçedeki arıcılar, birçok hastalığa iyi geldiği bilinen kaya balına ulaşmak için bölgedeki dağları adım adım gezerek arıların yuva yaptığı kayalıkları tespit ediyor.

Belirledikleri alanları düzenli kontrol ederek peteklerin belli bir seviyeye ulaşmasını bekleyen arıcılar, kimi zaman bir yıllık sürecin ardından kayaların arasındaki balın hasadını yapıyor.

Çatak’ta 30 yıldır arıcılık yapan Abdulvahap Semo da yüksek rakımlı dağlarda yuva yapan arılardan elde ettiği katkısız kaya balını hasat ederek ilaç firmalarına ve yurdun dört bir yanına gönderiyor.

Tehlikeye aldırış etmeden zorlu tırmanışın ardından daha önce belirlediği yuvanın bulunduğu noktaya ulaşan Semo, arıları dumanla sakinleştirdikten sonra petekleri bulundukları yerden çıkardı.

Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmek için 2 yıl önce üzerine 10 kilogram arı toplayarak deneme yapan “Arı Adam” lakaplı Semo’yu, petekleri çıkardığı sırada birçok kez arı soktu.

“Altın kadar değerli”

Semo, AA muhabirine, kaya balının mesleğindeki en kıymetli ürün olduğunu söyledi.

Arıların zorlu bölgelere yaptığı yuvalarda, dış etkenlere maruz kalmadan doğal yöntemlerle ürettiği balın hasadının zor olduğunu belirten Semo, içinde katkı maddesi bulunmayan balın bu nedenle ilgi gördüğünü vurguladı.

Yıllardır dağları dolaşarak arıların izini sürdüğünü anlatan Semo, şöyle konuştu:

“Kaya balına insanın bakışı bile değmiyor. Balı, genelde ilaç firmaları istiyor. Altın gibi değerli bir ürün. Kilogramını 2 bin – 2 bin 500 lira arasında satıyoruz. Çok fazla üretimi olmuyor. Kaya balı, kolay elde edilen bir ürün değil. Önceden tespit ettiğim yerler vardı. Bir yıldır buralardan petekleri çıkarmayı bekliyordum. Çok şükür beklediğime değdi. Bugün 2 yuvadan toplam 5 kilograma yakın bal elde ettim.”

Arıların belli dönemlerde kovanlardan uzaklaşarak gittikleri yerlerde yuva yaptığını anlatan Semo, “Kaya balını çıkardıktan sonra yuvadaki arılara hassas davranıyorum. Hasadın ardından onları bir kovana alarak üretimlerine kovanda devam etmelerini sağlıyorum.” dedi.

Rum Ortodoks kilisesinin özgün haline dönüştürülerek gelecek kuşaklara aktarılması için kamulaştırma çalışmaları tamamlandı.

Kilise kalıntılarını inceleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, yapının geçmişte kardeşçe yaşadıkları hemşehrilerinden kendilerine hatıra olduğunu söyledi.

Azize Meryem Kilisesi’nin 18. yüzyıl sonunda Muğla’da yapıldığını tahmin ettiklerini belirten Gürün, “Kilisenin zaman içerisinde çok çeşitli yapı taşları nakledilmiş, alınmış. Şu an kazılardan sonra ortaya çıkan pek tahmin etmediğimiz yapı özeliklerine sahip bir kilise. Bu da bizi yeniden araştırmaya, incelemeye itiyor.” dedi.

Ellerindeki verilere göre Yatağan ilçesindeki kilise kalıntısının önemli ipuçları verdiğine işaret eden Gürün, şunları kaydetti:

“Orayla karşılaştırarak bu yapının durumunu tespit etmeye çalışıyoruz. Rum Ortodoks kilisesi ile temaslarımız var. Maalesef yeterince bilgi aktarımında bulunamasak da onların elinde Anadolu’daki kiliselerle ilgili arşiv olduğunu düşünüyoruz. Buraya da gelip kazıları yerinde inceleyebilir, yardımcı olabilirler. Biz dikkatli ve hassas bir şekilde kazılarımıza devam ediyoruz. Bu kazı hem öğrenme hem keşfetme hem de restorasyonu kapsıyor. Bir süre daha bu çalışmalar devam edecek. Orijinaline yakın bir kiliseyi ziyarete açık hale getirerek bir değerimizi daha şehrimize kazandırmak istiyoruz.”