Başkentte plaka sınırlama uygulamasını ihlal eden taksiciye ceza kesildi

ANKARA (AA) – Ankara’da uygulama çerçevesinde bu gece plakasının son hanesi tek sayı olan ticari taksiler trafiğe çıktı.

Kızılay’da bu kurala uymayan, plakasının son hanesi çift sayı olan ticari taksi trafik polisleri tarafından durduruldu.

“Yapacak bir şey yok, haklılar”

Evrakı incelendikten sonra taksi şoförüne cezai işlem uygulandı. Taksi şoförü de “Yapacak bir şey yok, haklılar.” ifadesini kullandı.

Genelge kapsamında trafiğe çıkan taksi şoförü Barış Çankaya da kurala uymaya çalışacaklarını söyledi.

Çankaya, virüsün ortadan kalkmasıyla eski günlerine döneceklerini belirterek, “Halk dışarı çıkmadığı için beşte bir oranında işlerimizin düştüğünü söyleyebilirim. Gece kimse yok, her taraf kapalı. Kendi çapımızda tedbir alıyoruz, eldiven ve maske takıyoruz.” dedi.

İçişleri Bakanlığı genelgesiyle saat 00.01’den itibaren İstanbul, Ankara ve İzmir’de ticari taksilerin trafiğe çıkışları sınırlandırılmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – İstanbul Havalimanı Taksiciler Kooperatifi Başkanı Fahrettin Can, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB), İstanbul'a 5 bin yeni taksi projesine ilişkin, "Ben 5 bin taksi plakası çıkaracağım, demek son derece yanlış. Zamanlaması da yanlıştır. Bize göre ihtiyaç da yoktur." dedi.

Can, İstanbul Havalimanında görevli basın mensuplarına yaptığı açıklamada, taksicilerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle zor günlerden geçtiğini söyledi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'a 5 bin yeni taksi plakası çalışması hakkında geçen cuma günü ve dün açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan Can, şu değerlendirmede bulundu:

"Bütün samimiyetimle söylüyorum şu anda taksicilerin çay içecek ve evine ekmek götürecek parası yok cebinde. Aç geziyor taksiciler. 'Ben 5 bin taksi plakası çıkaracağım.' demek bize göre son derece yanlış. Zamanlaması da yanlıştır. Bize göre ihtiyaç da yoktur. Sivil toplum örgütleriyle de meslek temsilcileriyle böyle bir mutabakat sağlamadan yapılan açıklamayı doğru bulmuyoruz.

İhalenin yapılması için her şeyden önce korsanın İstanbul'da bitirilmesi gerekir. İstanbul Havalimanında geçmek istediğimiz ama geçemediğimiz akıllı taksi, dijital taksiyi İstanbul'daki tüm araçlara geçirmemiz lazım. İstanbul'da taksilerin 24 saatte yüzde 47'si boş, yüzde 53'ü dolu geziyor. Bir kere bu doluluk oranını artırmamız gerekiyor. Doluluk oranını yüzde 70-75'lere çıkarırsak belki de İstanbul'da hiç taksiye ihtiyaç olmayacak hem de boşuna akaryakıt yakmamış olacak. Korsanı bitirdikten sonra bilimsel bir çalışma yapılır ve ondan sonra İstanbul'da taksiye ihtiyaç var ise ihale yapılabilir. İstanbul'da kesinlikle şu anda taksiye ihtiyaç yoktur."

– "Belediyenin işi taksicilik yapmak değil"

Can, İBB'nin projeyi hayata geçirmek istemesi halinde yasal zeminlerde mutlaka haklarını arayacaklarını kaydetti.

İmamoğlu'nun Avrupa'nın bazı kentlerindeki taksi sayılarına ilişkin bilgilere verdiğini hatırlatan Can, "Belediyenin işi taksicilik yapmak değil. Başkanımız Avrupa'dan örnekler verdi. Diyor ki 'Paris'te 8,5 milyon nüfus var. 16 bin taksi var.' Paris'te 8,5 milyon nüfus var ama 50 milyona yakın turist var. Bunun hesabını yapıyor mu başkan? İnsanların Paris'teki alım gücüyle bizim alım gücümüz bir mi? Bunların hepsinin hesabının yapılması, bilimsel bir çalışma yapılması gerekir." ifadelerini kullandı.

– "İstabul'da taksi plakası vatandaşın elindedir"

Can, İstanbul'da 300 bin insanın taksicilikten geçindiğine dikkati çekerek, "İstabul'da taksi plakası vatandaşın elindedir. Tahditli olduğu için vatandaş buna yatırım yapmıştır. Eğer ihtiyaç varsa, yetki belediyedeyse belediye artış yapabilir, bakanlıktaysa bakanlık artış yapabilir. 300 bin insan bu taksicilikten geçinmektedir, bu insanları yok saymaktır. Eğer İstanbullulara hizmet etmek istiyorsan, yolcu memnuniyetini artıralım. Taksiyi dijitalleştirelim. Yolcunun sıkıntılarını çözelim. Taksiciyi, şöförü ve İstanbulluyu mutlu edelim." şeklinde konuştu.

Can, İBB'nin 5 bin yeni taksi projesinin İstanbulluya hizmet getirmek olmadığını, projenin amacının belediye kaynak üretmek olduğunu savundu.

Projenin İstanbul'daki taksi sorununu çözmeyeceğini anlatan Can, "İstanbul'a hizmet bu mudur? İstanbulluya hizmet taksiciyi eğitmek, daha donanımlı hale getirmektir. 17.00-20.00 arasında trafiğin yoğun saatlerinde siz isterseniz 5 bin değil, 15 bin taksi koyun gene problem olacaktır." dedi.

İSTANBUL (AA) – Taksim’de aracına aldığı yabancı uyruklu kadın yolcu ile önce tartışan ardından darbettiği ve yol ücretini aldığı iddia edilen taksi şoförü Cengiz Kabak hakkında, “hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla yağma yapmak” ve “basit yaralama” suçlarından 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istemiyle iddianame hazırlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 24 Şubat 2020’de taksi şoförü olan şüpheli Cengiz Kabak’ın sevk ve idaresindeki 34 TDH 90 plaka sayılı ticari taksi ile Dolapdere Caddesi’nden Taksim istikametine seyir halinde bulunduğu, bu sırada Fas uyruklu kadın müşteki Chaımae Hamdı’yı yol üzerinden aldığı belirtildi.

Kasımpaşa Sosyal Tesisleri mevkisinde yer alan ışıklarda trafik yoğunluğu sebebiyle şüpheli Cengiz Kabak ile müşteki Chaımae Hamdı’nın tartışmaya başladığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü anlatılan iddianamede, araç içerisindeyken şüpheli Cengiz Kabak’ın, müşteki Chaımae Hamdı’ya şoför koltuğundan arkaya uzanarak elinin tersiyle vurduğu, bunun üzerine müştekinin taksi ücretini ödemeksizin araçtan indiği ifade edildi.

Müşteki Hamdı’nın araçtan inmesi sonrasında şüpheli Cengiz Kabak’ın da araçtan inerek müştekinin peşinden taksi ücretinin tahsili amacıyla gittiği aktarılan iddianamede, müştekinin beyanında, şüphelinin kendisinin arkasından gelerek kendisini yere yatırdığını, boğazını sıktığını, ayağını göğüs kısmına dayadığını ve yumruk attığını söylediği kaydedildi.

İddianamede, yaşanan olaylar sonrasında ise şüpheli Kabak’ın müştekiden aldığı parayla aracına binerek olay yerinden uzaklaştığı ve müşteki Chaımae Hamdı’nın alınan doktor raporu uyarınca basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ve hayati tehlike geçirmeyecek biçimde yaralandığı belirtildi.

Kamera görüntüleri detayları iddianamede yer aldı

Ticari taksinin araç içi ve araç önü kamera görüntülerinin incelendiği belirtilen iddianamede, şu bilgilere yer verildi:

“Görüntülerde şüpheli ile müşteki arasında tartışma yaşandığının açık bir şekilde fark edildiği, tartışma sırasında şüpheli Cengiz Kabak’ın elinin tersi ile müşteki Chaımae Hamdı’ye vurduğu ve araç dışındaki kamera görüntülerinde ise olay anını gösterir bir görüntü olmamakla birlikte şüpheli Cengiz Kabak’ın müşteki Chaımae Hamdı’nın peşinden gittiği anlaşılmıştır.”

Her he kadar müşteki Chaımae Hamdı ifadesinde şüpheli Cengiz Kabak’ın kendisini kolundan tutarak zorla taksiden indirdiğini beyan etmiş ise de incelenen kamera görüntüleri uyarınca müşteki Chaımae Hamdı’nın, şüpheli Cengiz Kabak’ın kendisine araç içerisinde vurması sonrasında eşyalarını da toplayarak kendiliğinden araçtan indiğinin belirlendiği anlatılan iddianamede, bu haliyle müşteki Chaımae Hamdı’nın bu beyanına itibar etme olanağının bulunmadığı değerlendirildi.

Müştekinin taksiden inmesi sonrasında şüpheli Cengiz Kabak’ın, müşteki Chaımae Hamdı’nın peşinden gittiği, kamera görüntüleri uyarınca elinde para ile geri dönerek aracına bindiği ifade edilen iddianamede, şüpheli Cengiz Kabak’ın taksi ücretinin tahsili amacıyla müşteki Chaımae Hamdı’nın peşinden gitmesi ile şüpheli Cengiz Kabak’ın eylemlerinin hukuki alacağının tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturduğu değerlendirilmesinde bulunuldu.

İddianamede, şüpheli Cengiz Kabak hakkında “hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla yağma yapmak” ve “basit yaralama” suçlarından 8 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Başsavcılıkça onaylanan iddianame, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Öte yandan savcılık tarafından müşteki Chaımae Hamdı hakkında “hakaret” ve “basit yaralamaya teşebbüs etme” suçlarından “şüpheli” sıfatıyla açılan soruşturmada ise takipsizlik kararı verildi.

Takipsizlik kararında, “Müştekinin (Cengiz Kabak) iddia ettiği suçların işlediğine dair, sair delillerle ve kamu tanıklarının anlatımları ile doğrulanamayan soyut iddiasından başka kamu davasının açılmasını gerektirecek nitelikte yeterli delil elde edilemediği tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmıştır” denildi.