Başkentte şüpheli ölüm

ANKARA (AA) – Ankara'da Ulus'taki 100. Yıl Çarşısı merdivenlerinde bir erkek cesedi bulundu.

Alınan bilgiye göre, Ulus 100. Yıl Çarşısı merdivenlerinde, genç bir erkeğin başı önüne düşmüş, hareketsiz şekilde durduğunu fark eden vatandaşlar, polis ve ilk yardım ekiplerine haber verdi.

Olay yerine gelen polis ekipleri, alanı güvenlik çemberine aldı. Sağlık ekipleri, yaptıkları incelemede gencin hayatını kaybettiğini belirledi.

Üstünden kimlik kartı çıkmayan gencin, yüzünde maskesi, yanında yemek kabı, elinde ise ayran varken hayatını kaybettiği görüldü.

Çantası ve montu olay yerinde bulunan gencin kimlik bilgilerinin belirlenmesi için savcının olay yerine gelmesi beklendi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TORONTO (AA) – Saskatchewan eyaletindeki First Nation yerlilerinin çatı kuruluşu olan Egemen Yerli İlk Milletler Federasyonu’ndan (FSIN) yapılan açıklamada, Cowessess First Nation bölgesindeki eski Marieval Kızılderili Yatılı Kilise Okulu’nun sahasında resmi kayıtlarda olmayan yüzlerce çocuk mezarı keşfedildiği bildirildi.

Cowessess Şefi Cadmus Delorme ve FSIN Şefi Bobby Cameron, yaptıkları ortak açıklamada, net bir sayının elde edilmesi için çalışmaların devam ettiğini ancak bölgedeki mezarların Kanada’da bugüne kadar bulunanların en fazlası olacağını ifade etti.

Kanada resmi kayıtlarına göre Marieval Kızılderili Yatılı Kilise Okulu, 1899’dan 1997’ye kadar eyaletin başkenti Regina’nın yaklaşık 140 kilometre doğusunda, Cowessess yerlilerinin olduğu bölgede faaliyet gösterdi.

British Columbia eyaletinin Kamlopps kentindeki yatılı kilise okulunun bahçesinde 29 Mayıs’ta 215 çocuğa ait ceset kalıntılarının olduğu kayıt dışı mezarların bulunması üzerine, ülke genelindeki 139 okulda başlatılan yüzeyden yere nüfuz eden radar taramalarında yeni mezarlar keşfedilmişti.

Cowessess bölgesinde bu ayın başlarında başlatılan tarama çalışmalarında bulunan kayıt dışı mezar sayısına ilişkin yetkililerce bugün bir açıklama yapılması bekleniyor.

“Haber kesinlikle trajik ama şaşırtıcı değil”

Kanada’daki First Nation yerlilerinin Ulusal Şefi Perry Bellegarde, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Cowessess First Nation’da yüzlerce isimsiz mezarın bulunduğu haberi kesinlikle trajik ama şaşırtıcı değil. Tüm Kanadalıları bu son derece zor ve duygusal zamanda First Nation’ın yanında olmaya çağırıyorum.” dedi.

“Yas tutma hakkımızı elimizden alıyorlar”

Saskatchewan’daki Little Pine First Nation Şefi Wayne Semaganis de CBC Haber’e verdiği demeçte, “Bugün bile halktan hala küçümseme var. ‘Bu bir tarih, geçmişte kaldı’ diyorlar. Hayır, geçmişte değil. Bugün de devam ediyor. Yatılı okullara gömülen bu çocuklar öldürüldü. Çünkü kaza olsaydı, eceliyle ölselerdi, birileri uyarılırdı.” şeklinde konuştu.

Semaganis, şu anda bile incindiklerini kanıtlamak zorunda olanların yerli halk olmasının sinir bozucu olduğuna işaret ederek, “Kanada’nın büyük çoğunluğunda hala kederimizi anlamayan çok sayıda insan var. Yas tutma hakkımızı elimizden alıyorlar. Asıl acı olan da bu.” diye konuştu.

Öte yandan, mezarların bulunduğu Saskatoon kentinde, Marieval Kızılderili Konut Okulu’ndaki isimsiz mezarlarda bulunan tüm çocukları onurlandırmak için bayraklar yarıya indirildi.

Kanada tarihinin en büyük çocuk istismarı

Kanada tarihinin en büyük çocuk istismarı olarak kabul edilen Yatılı Kilise Okullarının ilki, 1880’lerin başında açıldı ve sonuncusu da 1996 yılında kapatıldı.

150 binden fazla yerli çocuğun ailelerinden zorla alınarak yerleştirildiği kiliselere ait yatılı okullarda, bu çocukların büyük bölümü rahip, rahibe ve diğer öğretmenler tarafından fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet ve istismara maruz bırakıldı.

Ülkede 2010’da kurulan Hakikat ve Uzlaşma Komisyonunun kayıtlarına geçen istismarların yanı sıra bazı çocukların üzerinde tıbbi deneyler yapıldığı belirlendi.

Kanada federal hükümeti, binlerce çocuğun açlık, soğuk ve tıbbi deneyler sonucu hayatını kaybettiği yatılı kilise okullarında yaşananlar için, 2008 yılında mağdurlardan resmen özür dilemişti.

MUSUL (AA) – Irak Şehit Yakınları Kurumu’ndan Ziya Kerim, basına yaptığı açıklamada, her iki toplu mezarın Musul vilayetinin batısındaki Badoş hapishanesi yakınında tespit edildiğini söyledi.

Toplu mezarlarda yaklaşık 500 cesedin bulunduğunu kaydeden Kerim, kurbanların 2014’te kenti ele geçiren terör örgütü DEAŞ mensupları tarafından öldürüldüklerinin tespit edildiğini belirtti.

Uluslararası yardım kuruluşlarının desteğiyle 123 cesedin çıkarıldığını aktaran Kerim, benzer toplu mezarların Telafer ve Sincar ilçesi yakınlarında da olduğunu ifade etti.

Musul Valisi Necim el-Cubburi, Musul kırsallarında çok sayıda toplu mezarların olduğunu ve bunların ortaya çıkarılması için Birleşmiş Milletler (BM) ve Irak hükümetinin müdahale etmesini istedi.

BM’nin 5 Kasım 2018’de yayımladığı raporda, Irak’ta daha önce DEAŞ’ın elinde tuttuğu bölgelerde binlerce kurbanın kalıntılarını içeren 200’den fazla toplu mezar bulunduğu belirtilmişti.

DEAŞ’ın 2014 ile 2017 arasında Irak’ta geniş bir alanı ele geçirdiği anımsatılan raporda, terör örgütünün uluslararası insan haklarını sistematik olarak ihlal ettiği, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlediği, muhtemelen de soykırım yaptığı vurgulanmıştı.

Terör örgütü DEAŞ, 2014’te Irak’ın Musul, Salahaddin ve Enbar vilayetlerinin tamamı ile Diyala ve Kerkük illerinin bir kısmını ele geçirmiş, söz konusu bölgeler yıllar içinde örgütten geri alınmıştı.

Dönemin Başbakanı Haydar el-İbadi, 9 Aralık 2017’de DEAŞ’a karşı zafer kazanıldığını duyurmuştu.