Paz. Ağu 25th, 2019

BBP Genel Başkanı Destici Mersin'de:

– “Muhsin Yazıcıoğlu kendisini devletine, milletine, ülkesine, ülküsüne, inançlarına ve Allah yoluna adamış bir dava adamıydı”

MERSİN (AA) – Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı , "Muhsin Yazıcıoğlu kendisini devletine, milletine, ülkesine, ülküsüne, inançlarına ve Allah yoluna adamış bir dava adamıydı." dedi.

Destici, bazı programlar için geldiği Mersin'de Vali Ali İhsan Su'yu makamında ziyaret etti. Vali Su'dan kent hakkında bilgi alan Destici, daha sonra Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz'a da ziyarette bulundu.

Başkan Kocamaz'dan çalışmalar hakkında bilgi alan Destici, sonrasında Erdemli ilçesine geçti. Destici, Erdemli Kaymakamı Avni Kula'yı ziyaretinin ardından, partisinin Erdemli İlçe Başkanlığında partililerle bir araya geldi.

Burada partililerle sohbet eden Destici, partisinin Mersin İl Başkanlığı ile Erdemli İlçe Başkanlığı tarafından Erdemli Belediyesi Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen "Muhsin Yazıcıoğlu'nu anma ve anlama" programına katıldı.

– "Bir iman ve dava adamıydı"

Destici, burada yaptığı konuşmada, Yazıcıoğlu ve tüm şehitlere rahmet diledi.

Yazıcıoğlu'nun bir dava adamı olduğunu belirten Destici, şöyle konuştu:

"İdealist bir insandı. Aynı zamanda bizden sonra gelenler için de bir idoldür. Muhsin Yazıcıoğlu kendisini devletine, milletine, ülkesine, ülküsüne, inançlarına ve Allah yoluna adamış bir dava adamıydı. Pek çok konuşmalarında, konuşmalarının da ötesinde davranışlarında bunu göstermiştir. Zaten şehadetinden sonra ona bu kadar büyük teveccüh ve sevgi olması, sözüyle davranışının tutarlılığının bir sonucuydu. Muhsin Yazıcıoğlu, sözüyle davranışını birleştirmiş, sözünü ve inançlarını hayatına geçirmiş bir iman ve dava adamıydı."

Destici, Yazıcıoğlu'nun çok genç denilecek yaşta ülküsünün peşinde gitmeye başladığını anımsattı.

Yazıcıoğlu'nun en zor dönemlerde Ülkü Ocakları genel başkanlığı yaptığını vurgulayan Destici, şöyle devam etti:

"O dönemde gençler birbirlerine düşürülüyordu. Sabah solcuyu vuran silah, öğleden sonra sağcıyı vuruyordu. Şehirler, sokaklar, mahalleler, okullar bölünmüş, kurtarılmış bölgeler oluşturulmuş ve her gün evden helalleşilerek çıkılıyor. Belki akşama dönülmez diye. İşte öyle bir durumda Muhsin Yazıcıoğlu çıkıp diyor ki 'Eller silah değil kalem tutmalı.' Bu o dönemde her yiğidin ya da o yaşta her erin söyleyebileceği bir söz değil ama Muhsin Yazıcıoğlu, o zaman da inandığını söyledi. Onun doğru olduğuna inanıyor. Eğer çarpışacaksa, savaşacaksa silahlar değil fikirler çarpışsın ve bu Anadolu'nun insanları hayatını kaybetmesin istiyor."