BDDK, kredi kartı taksit sürelerinde ve taşıt kredilerinde makro ihtiyati tedbirler aldı

İSTANBUL (AA) – Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), makro ihtiyati tedbirler kapsamında kredi kartlarında taksitlendirme sürelerini kuyum, mobilya ve elektrikli eşya alımlarında 3’er ay düşürürken, taşıt alımlarında kredi vade sınırlarını nihai fatura değerlerine göre 12’şer ay indirdi. Kurum, bireysel kredi kartları ile ihtiyaç kredilerine ilişkin risk ağırlıklarını da yükseltti.

BDDK’dan yapılan açıklamaya göre, kredi kartlarında taksitlendirme sürelerinin, basılı ve külçe halinde olmayan kuyumla ilgili harcamalarda 6 aydan 3 aya, mobilya ve elektrikli eşya alımlarında 12 aydan 9 aya indirilmesine karar verildi.

Öte yandan televizyon alımlarındaki 3 bin 500 TL sınırının 5 bin lira olarak belirlenerek, fiyatı 5 bin liraya kadar olan televizyon alımlarında kredi taksit sınırının 9 ay olarak belirlenmesi, fiyatı 5 bin lira ve üzerinde olan televizyon alımlarında 4 ay olarak uygulanmasına devam edilmesi kararı alındı.

Taşıt alımlarında kredi vadesi kısaldı

BDDK, taşıt alımlarında kredi vadelerinde indirime gitti. Buna göre, nihai fatura değeri 120 bin lira ve altında olan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde vade 60 aydan 48 aya düşürüldü.

Nihai fatura değeri 120 bin liranın üzerinde olup 300 bin liranın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde vade sınırı 48 aydan 36 aya indirildi. Nihai fatura değeri 300 bin liranın üzerinde olup 750 bin liranın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde vade 36 aydan 24 aya çekildi.

Nihai fatura değeri 750 bin liranın üzerinde olup 1 milyon 500 bin liranın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde vade 24 aydan 12 aya indirildi.

Kredi tutarının taşıtın değerine oranı yeniden düzenlendi

BDDK, taşıt teminatlı krediler hariç, tüketicilere binek araç edinimi amacıyla kullandırılacak taşıt kredilerinde veya yapılacak finansal kiralama işlemlerinde, kredi tutarının taşıtın değerine oranında da düzenleme yaptı.

Buna göre, nihai fatura değeri 120 bin lira ve altında olan taşıtlar için söz konusu oranın mevcut şekliyle uygulanmasına devam edilmesine karar verildi.

Nihai fatura değeri 120 bin liranın üzerinde olup 300 bin liranın üzerinde olmayan taşıtlar için oranın yüzde 50’yi aşamaması, nihai fatura değeri 300 bin liranın üzerinde olup 750 bin liranın üzerinde olmayan taşıtlar için oranın yüzde 30’un aşamaması kararı alındı.

Nihai fatura değeri 750 bin liranın üzerinde olup 1 milyon 500 bin liranın üzerinde olmayan taşıtlar için ilgili oranın yüzde 20’yi aşamamasına ve nihai fatura değeri 1 milyon 500 bin liranın üzerinde olan taşıtlar için oranın yüzde sıfır olarak belirlenmesine karar verildi.

Bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredilerinde risk ağırlıkları yükseltildi

Makroihtiyati tedbirler kapsamında BDDK ayrıca, kredi kartları ile gerçekleştirilen harcamalar ve nakit çekimlerde risk ağırlığını, 1 ila 6 ay arasındaki vadelerde 75’ten 100’e, 6 ay üzeri vadelerde ise 75’ten 150’ye çıkardı.

Bu oran, kredili mevduat hesapları hariç ihtiyaç kredilerinde ise 1 ila 12 ay arasındaki vadelerde 75’ten 100’e, 1 yıl üzeri vadelerde ise 75’ten 150’ye güncellendi.

Bahse konu yeni risk ağırlıkları, kararın alındığı tarihten sonra yeni kullandırılan krediler için uygulanacak.

Muhabir: Murat Birinci

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt, kredi kartıyla kurbanlık alanların faizli işlemlere bulaşmaması gerektiğini belirterek, “İbadetle faiz bağdaşmaz.” dedi.

Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurban kesmesi gereken kişinin, kurbanı kendi adına kesebileceği gibi vekalet yoluyla başkasının adına da kestirebileceğini söyledi.

Kurban ibadetinin vekaleten yapılması için de kurbanı kesilen kişinin onayının alınması gerektiğini belirten Bozkurt, kurbanın mali bir ibadet olduğunu ifade etti.

Bozkurt, şöyle devam etti:

“Kurbanda kesilen hayvanları uygulamalardan biliyoruz, Kur’an-ı Kerim’de de işaret ediliyor. Kur’an’da dört çift hayvandan bahsediliyor. Bunlar, dişi ve erkek koyun, keçi, sığır ve devedir. Büyükbaş hayvanların 2 yaşını doldurması, devenin 5 yaşını doldurması, küçükbaş hayvanların da 1 yaşını doldurması gerekiyor. Kısaca, kurbanlık hayvanların hangi şartlarda olacağı ve hangi yaşlarda kesileceği, peygamberimizin sünnetinde gösteriliyor.”

Kurban ibadetinin Hanefi mezhebinde vacip, diğer mezheplerde de sünnet olarak görüldüğünü anımsatan Bozkurt, “Kurban dinde olan bir ibadettir. Peygamberimiz kurbanla ilgili ayetler geldikten sonra hep kurban kesmiştir. Bunu fiilen yapmıştır, bunun için sünnet diyoruz buna. İmkanı olan herkesin kurban kesmesi icap eder. Kurban kesecek kişinin Müslüman olmasının yanı sıra akil ve yetişkin olması lazım.” dedi.

“Yapacağımız kurban alışverişi ibadet ruhuna aykırı olmamalı”

Kurbanın ibadet yönünün göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Bozkurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yapacağımız kurban alışverişi ibadet ruhuna aykırı olmamalı. İşin içine kredi kartı girerse, biliyorsunuz aldığınız krediyi zamanında ödemezseniz üzerine faiz biniyor. Faiz de dinimizde haram. Kredi kartı kullanıyorsak faizli işlemlere bulaşmamamız lazım. Hele hele kurbanı kredi kartıyla alıyorsak yapacağımız ödemeyi zamanında yapmalıyız. İbadetle faiz bağdaşmaz. Bir Müslüman faize bulaşmamak şartıyla kurbanlık hayvanını peşin alacağı gibi taksitle de alabilir.”

Hazreti Muhammed’in sünnetinde kurbanın nasıl kesileceği ve dağıtılacağıyla ilgili uygulamanın olduğunu vurgulayan Bozkurt, “Küçükbaş hayvan ancak bir kişi için kesilebilir. Büyükbaş hayvan ise bir kişi için kesileceği gibi 7 kişi için de kesilebilir. Yani büyükbaş hayvan hissesine girecek kişi en az 7’de bir hisseye sahip olmalı. 7’de birin üzerine çıkarsa sorun yok ancak, 7’de birin altına düşerse kurbanı geçerli olmaz.” diye konuştu.

“Kurban Bayramı’nda asıl amaç, kurban kesemeyenlere ulaşmaktır”

Kurbanın maddi bir fedakarlık olduğunu ifade eden Bozkurt, şunları kaydetti:

“Kurbanlarımızı, Rabb’imizin rızasına uygun şekilde halka dağıtmalıyız. Kurbanı sadece kendimize et stoklamak için almamalıyız. Kurban Bayramı’nda asıl amaç, kurban kesemeyenlere ulaşmaktır. Kurbanımızın tamamını da bağış yapabiliriz. Evimizde kestiğimiz kurbanı da üç hisseye ayırmalıyız. Birinci hisseyi çoluk çocuğumuz için, ikinci hisseyi gelen misafirlere, üçüncü hisseyi ise fakir fukaraya ve mağdur muhtaçlara dağıtmak esastır.”

Muhabir: Fırat Taşdemir

İSTANBUL (AA) – Ekonomi Reform Paketi’nde yer alan bankacılık sektörünün aktif kalitesinin artırılmasına yönelik eylemler kapsamında “Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”i takiben “Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Öte yandan BDDK, “Sorunlu Alacakların Çözümlenmesine İlişkin Rehber” ile “Kredi Tahsis ve İzleme Süreçlerine İlişkin Rehber” olmak üzere 2 yeni rehber de bugün itibarıyla yürürlüğe alındı.

Bankaların uygun kredi tahsis, izleme, rehabilitasyon ve sorunlu alacak çözümleme süreç ve politikalarını oluşturan ilgili yönetmelikler ve rehberler, yaşama şansı olan şirketlerin finansal ve/veya operasyonel yeniden yapılandırma yoluyla yaşatıldığı ancak zombi şirketler olarak tanımlanabilecek borç ödeme kapasitesi çok zayıf olan ya da hiç olmayan borçlulardan olan alacakların aktiften silme, varlık yönetim şirketleri, özel fon ya da özel amaçlı şirketlere devir gibi yöntemlerle banka bilançolarından etkin şekilde temizlendiği proaktif bir yapının oluşturulması için hazırlandı.

Kredi sınıflamaya ilişkin Yönetmelik

Hafta başında, “Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”te yapılan değişiklikle bankaların kredi sınıfı değişikliklerine dair kriterlerini yazılı hale getirerek denetime hazır bulundurma zorunluluğu getirildi.

Bankalarca yeniden yapılandırma öncesinde borçlunun geri ödeyebilme kapasitesine ilişkin bir değerlendirme yapmaya yönelik hüküm yönetmeliğe eklendi.

Yönetmelik değişiklikleri kapsamında bankacılık sisteminde kaynakların verimli kullanımı amacıyla kayıttan düşme uygulamasına yönelik hükümler de geliştirildi.

Alacakların türü, borçluya özgü koşullar, makroekonomik ortam gibi belirleyiciler makul kayıttan düşme süresini tanımlamak açısından güçlük yarattığından, kayıttan düşme zamanının uygunluğu gerekçelerini denetime hazır bulundurma şartıyla bankalara bırakıldı.

Yönetmelikteki bir diğer değişiklik ise KOBİ’lerin finansmana erişiminde karşılaştıkları teminat sorununun azaltılması için Devlet Destekli Ticari Alacak Sigorta Poliçelerinin ikinci grup teminat olarak sayılmasına yönelik oldu.

Böylelikle ekonomi reform eylem adımlarından biri olan KOBİ’lerin alacak sigortası sistemi ile güvence altına alınan alacaklarının bankalar nezdinde teminat olarak kabul edilmesinin sağlanması suretiyle KOBİ’lerin finansa erişimin kolaylaştırılması adımının desteklenmesi hedeflendi.

Ayrıca, lisanslı depoculuk ile çiftçiye ve tarımsal üretimin gelişimini sağlayan elektronik ürün senetlerinin (ELÜS) daha yüksek teminat oranı ile dikkate alınması da getirilen diğer bir yenilik olarak öne çıktı.

ELÜS’lerin teminat olarak kabul edilebilirliğinin kolaylaştırılmasını teminen yüksek teminat oranı ile dikkate alınması ile Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından hazırlanan İstanbul Finans Merkezi (İFM) Eylem Planının bileşenlerinden biri olan elektronik ürün senetlerine (ELÜS) ilişkin piyasanın işlerliğinin ve derinliğinin artırılmasına da katkı sağlanması bekleniyor.

Kredi işlemlerine ilişkin Yönetmelik

BDDK’nın bugünkü Resmi Gazete’de “Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”i yayımlandı.

Buna göre, bankaların sorunlu alacaklarının yönetim ve azaltım faaliyetleri olarak tanımlanan çözümleme süreci ile ilgili olarak kredi tahsis biriminden bağımsız bir çözümleme biriminin kurulması, üç yıllık sorunlu alacak yönetim stratejisi ve yıllık operasyonel planlarının hazırlanması zorunlu tutuldu.

Ayrıca, bankacılık sektöründeki toplam riski Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca (Kurul) belirlenen tutarın üzerinde olan kredi müşterilerinden bankalarca alınması zorunlu belgeleri toplama yükümlülüğünün yalnızca canlı alacak olarak izlenen müşterilerden isteneceği ve bu kapsama ilk defa giren müşterilerin bağımsız denetim sürecinin başlatıldığının belgelendirilmesi kaydıyla kendilerine kredi tahsisi yapılabileceği netleştirildi.

Söz konusu yükümlülük I Ocak 2022 tarihine ötelenerek yükümlülük kapsamına giren kredi müşterilerine ve bankalara kolaylık sağlandı.

Rehberlerin yönetim kültürüne dönüşmesi amaçlanıyor

Rehberlerle bankaların, kredi yaşam döngüsü içindeki uygulamalarına ilişkin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi, geliştirilmiş tahsis süreçleri ve etkinliği artırılmış izleme uygulamaları, bankaların sorunlu alacak yönetiminin iyileştirilmesi amaçlanıyor.

Dolayısıyla banka aktif kalitesinin artırılması açısından rehberlerle yönlendirme yapılmakta olup, orta ve uzun vadede bir yönetim kültürüne dönüşmesi bekleniyor.

Sorunlu Alacak Çözümleme Rehberi

Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’te belirtilen sorunlu alacak yönetim stratejisi yıllık operasyonel planlar ve çözümleme birimlerinin kaynaklar, süreç, performans ve faaliyetleri açısından daha etkili bir yapıya kavuşturulması amacıyla hazırlanan “Sorunlu Alacak Çözümleme Rehberi”nde sorunlu alacakların çözümlenmesi kavramı tanıtılarak; bunun gerektirdiği organizasyonel yapı, hazırlık süreci ve faaliyetlere ilişkin bir çerçeve çiziliyor.

Sorunlu alacak stratejisinin bankalarca yapılacak bir öz değerlendirmeye dayandırılması, üç yıllık bir zaman öngörüsüne sahip olması, asgari olarak sorunlu alacakların çözümlenmesine ve alacaklardan dolayı edinilen varlıkların yönetilmesine ilişkin, takvime bağlı niceliksel hedefleri içermesi ve bir operasyonel plan çerçevesinde uygulanması gerekiyor.

Kredi Tahsis Ve İzleme Süreçlerine İlişkin Rehber

“Kredi Tahsis ve İzleme Süreçlerine İlişkin Rehber” ile bankaların tahsis ve izleme süreçlerinin uluslararası iyi uygulamalardakine denk kalitede bir düzeye erişmesinin temini hedefleniyor.

Rehberde öncelikle tahsis ve izleme süreçlerine ilişkin tesis edilmesi gereken kurumsal çerçeveden ne beklenildiği açıklanırken, söz konusu çerçevenin etkinliğinin temini için oluşturulması gereken uygulamalardan bahsediliyor.

Rehberin ilerleyen bölümlerinde tahsis süreçlerine, fiyatlamaya ve teminat değerlemesine ilişkin bankaların uygulaması beklenen yenilikler ve geliştirmelere ilişkin hükümler sıralanıyor.

Son bölümde ise izleme süreçlerinin kalitesinin artırılması için bankalardan tesis etmesi beklenen sistem ve altyapıya ilişkin hükümler yer alıyor. Rehberin ekler kısmında bankalara yol gösterici olması bakımından birtakım kriterler ve toplamasında fayda görülen veriler yer alıyor.