BDDK’dan vatandaşa ve iş dünyasına kolaylık

İSTANBUL (AA) – Ekonomi Reform Paketi’nde yer alan bankacılık sektörünün aktif kalitesinin artırılmasına yönelik eylemler kapsamında “Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”i takiben “Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Öte yandan BDDK, “Sorunlu Alacakların Çözümlenmesine İlişkin Rehber” ile “Kredi Tahsis ve İzleme Süreçlerine İlişkin Rehber” olmak üzere 2 yeni rehber de bugün itibarıyla yürürlüğe alındı.

Bankaların uygun kredi tahsis, izleme, rehabilitasyon ve sorunlu alacak çözümleme süreç ve politikalarını oluşturan ilgili yönetmelikler ve rehberler, yaşama şansı olan şirketlerin finansal ve/veya operasyonel yeniden yapılandırma yoluyla yaşatıldığı ancak zombi şirketler olarak tanımlanabilecek borç ödeme kapasitesi çok zayıf olan ya da hiç olmayan borçlulardan olan alacakların aktiften silme, varlık yönetim şirketleri, özel fon ya da özel amaçlı şirketlere devir gibi yöntemlerle banka bilançolarından etkin şekilde temizlendiği proaktif bir yapının oluşturulması için hazırlandı.

Kredi sınıflamaya ilişkin Yönetmelik

Hafta başında, “Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”te yapılan değişiklikle bankaların kredi sınıfı değişikliklerine dair kriterlerini yazılı hale getirerek denetime hazır bulundurma zorunluluğu getirildi.

Bankalarca yeniden yapılandırma öncesinde borçlunun geri ödeyebilme kapasitesine ilişkin bir değerlendirme yapmaya yönelik hüküm yönetmeliğe eklendi.

Yönetmelik değişiklikleri kapsamında bankacılık sisteminde kaynakların verimli kullanımı amacıyla kayıttan düşme uygulamasına yönelik hükümler de geliştirildi.

Alacakların türü, borçluya özgü koşullar, makroekonomik ortam gibi belirleyiciler makul kayıttan düşme süresini tanımlamak açısından güçlük yarattığından, kayıttan düşme zamanının uygunluğu gerekçelerini denetime hazır bulundurma şartıyla bankalara bırakıldı.

Yönetmelikteki bir diğer değişiklik ise KOBİ’lerin finansmana erişiminde karşılaştıkları teminat sorununun azaltılması için Devlet Destekli Ticari Alacak Sigorta Poliçelerinin ikinci grup teminat olarak sayılmasına yönelik oldu.

Böylelikle ekonomi reform eylem adımlarından biri olan KOBİ’lerin alacak sigortası sistemi ile güvence altına alınan alacaklarının bankalar nezdinde teminat olarak kabul edilmesinin sağlanması suretiyle KOBİ’lerin finansa erişimin kolaylaştırılması adımının desteklenmesi hedeflendi.

Ayrıca, lisanslı depoculuk ile çiftçiye ve tarımsal üretimin gelişimini sağlayan elektronik ürün senetlerinin (ELÜS) daha yüksek teminat oranı ile dikkate alınması da getirilen diğer bir yenilik olarak öne çıktı.

ELÜS’lerin teminat olarak kabul edilebilirliğinin kolaylaştırılmasını teminen yüksek teminat oranı ile dikkate alınması ile Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından hazırlanan İstanbul Finans Merkezi (İFM) Eylem Planının bileşenlerinden biri olan elektronik ürün senetlerine (ELÜS) ilişkin piyasanın işlerliğinin ve derinliğinin artırılmasına da katkı sağlanması bekleniyor.

Kredi işlemlerine ilişkin Yönetmelik

BDDK’nın bugünkü Resmi Gazete’de “Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”i yayımlandı.

Buna göre, bankaların sorunlu alacaklarının yönetim ve azaltım faaliyetleri olarak tanımlanan çözümleme süreci ile ilgili olarak kredi tahsis biriminden bağımsız bir çözümleme biriminin kurulması, üç yıllık sorunlu alacak yönetim stratejisi ve yıllık operasyonel planlarının hazırlanması zorunlu tutuldu.

Ayrıca, bankacılık sektöründeki toplam riski Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca (Kurul) belirlenen tutarın üzerinde olan kredi müşterilerinden bankalarca alınması zorunlu belgeleri toplama yükümlülüğünün yalnızca canlı alacak olarak izlenen müşterilerden isteneceği ve bu kapsama ilk defa giren müşterilerin bağımsız denetim sürecinin başlatıldığının belgelendirilmesi kaydıyla kendilerine kredi tahsisi yapılabileceği netleştirildi.

Söz konusu yükümlülük I Ocak 2022 tarihine ötelenerek yükümlülük kapsamına giren kredi müşterilerine ve bankalara kolaylık sağlandı.

Rehberlerin yönetim kültürüne dönüşmesi amaçlanıyor

Rehberlerle bankaların, kredi yaşam döngüsü içindeki uygulamalarına ilişkin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi, geliştirilmiş tahsis süreçleri ve etkinliği artırılmış izleme uygulamaları, bankaların sorunlu alacak yönetiminin iyileştirilmesi amaçlanıyor.

Dolayısıyla banka aktif kalitesinin artırılması açısından rehberlerle yönlendirme yapılmakta olup, orta ve uzun vadede bir yönetim kültürüne dönüşmesi bekleniyor.

Sorunlu Alacak Çözümleme Rehberi

Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’te belirtilen sorunlu alacak yönetim stratejisi yıllık operasyonel planlar ve çözümleme birimlerinin kaynaklar, süreç, performans ve faaliyetleri açısından daha etkili bir yapıya kavuşturulması amacıyla hazırlanan “Sorunlu Alacak Çözümleme Rehberi”nde sorunlu alacakların çözümlenmesi kavramı tanıtılarak; bunun gerektirdiği organizasyonel yapı, hazırlık süreci ve faaliyetlere ilişkin bir çerçeve çiziliyor.

Sorunlu alacak stratejisinin bankalarca yapılacak bir öz değerlendirmeye dayandırılması, üç yıllık bir zaman öngörüsüne sahip olması, asgari olarak sorunlu alacakların çözümlenmesine ve alacaklardan dolayı edinilen varlıkların yönetilmesine ilişkin, takvime bağlı niceliksel hedefleri içermesi ve bir operasyonel plan çerçevesinde uygulanması gerekiyor.

Kredi Tahsis Ve İzleme Süreçlerine İlişkin Rehber

“Kredi Tahsis ve İzleme Süreçlerine İlişkin Rehber” ile bankaların tahsis ve izleme süreçlerinin uluslararası iyi uygulamalardakine denk kalitede bir düzeye erişmesinin temini hedefleniyor.

Rehberde öncelikle tahsis ve izleme süreçlerine ilişkin tesis edilmesi gereken kurumsal çerçeveden ne beklenildiği açıklanırken, söz konusu çerçevenin etkinliğinin temini için oluşturulması gereken uygulamalardan bahsediliyor.

Rehberin ilerleyen bölümlerinde tahsis süreçlerine, fiyatlamaya ve teminat değerlemesine ilişkin bankaların uygulaması beklenen yenilikler ve geliştirmelere ilişkin hükümler sıralanıyor.

Son bölümde ise izleme süreçlerinin kalitesinin artırılması için bankalardan tesis etmesi beklenen sistem ve altyapıya ilişkin hükümler yer alıyor. Rehberin ekler kısmında bankalara yol gösterici olması bakımından birtakım kriterler ve toplamasında fayda görülen veriler yer alıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, Turkuvaz Medya Grubu’nun ekonomi haber kanalı A Para tarafından düzenlenen Finansın Geleceği Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, ekonominin ve finansal piyasaların en önemli bileşenlerinden birinin bankacılık sektörü olduğunu anımsatarak, özellikle Türkiye’de bankacılık sektörünün, hem finans piyasasındaki pazar payı hem de kredi piyasasındaki etkinliği açısından çok daha kritik bir konumda olduğunu belirtti.

Bankacılık sektörünün gelişiminin finansal piyasaları da genel ekonomiyi de yakından ilgilendirdiğini ifade eden Akben, şunları kaydetti:

“Bankacılık faaliyetleri geçmişten bugüne önemli değişikliklere uğramış, sürekli gelişim halinde olmuştur. Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren yaşanan küreselleşme süreci ile birlikte bankacılık faaliyetleri uluslararası bir nitelik kazanmak zorunda kalmıştır. Bankacılıkla ilgili kural ve düzenlemeler, makroekonomik döngü içerisinde, bazı dönemlerde gevşetilmiş bazı dönemlerde sıkılaştırılmıştır. Bunun sonucu olarak da tüm dünyada bankacılık düzenlemeleri hemen hemen standart bir yapıya kavuşmuştur. Türk bankacılık sektörü olarak bizler de uzun zamandır, uluslararası standartlar ve düzenlemelere uyumlu bir yasal alt yapıya sahibiz. Ayrıca, sektörümüz güçlü bir sermaye yapısına, nitelikli insan kaynağına ve yetkin bir risk yönetimi altyapısına sahiptir. Bu nitelikleri ile bankalarımız reel kesime katkı sunmakta, istihdam yaratmakta ve ekonomik büyümeyi desteklemektedir. Bugün geldiğimiz noktada bankacılık sistemi, reel ekonomi için çok daha önemli hale gelmiştir.”

BDDK Başkanı Akben, bankacılık sektöründen, bugün ve gelecekteki beklentilerinin bu durumun bundan sonra daha da iyi bir şekilde devam etmesi olduğunu vurgulayarak, bankaların bu konudaki hassasiyetlerini sürdüreceklerine olan güveninin tam olduğunu söyledi.

Başta katılım finans olmak üzere alternatif finans modelleri konusunda ciddi potansiyele sahip olunduğuna işaret eden Akben, bu konuda, Ekonomi Reform Paketi’nde de yer aldığı üzere paydaş kurum ve kuruluşlar ile birlikte birçok sektörü kapsamına alacak Katılım Finans Kanunu çalışmalarının süratle devam ettiğini dile getirdi.

Akben, hâlihazırda bankaları, finansal sektörü ve dolayısıyla genel ekonomiyi etkileyecek iki önemli gelişme sürecinin yaşandığını aktararak, bunlardan birincisinin internet ve diğer bilgi teknolojileri ile ortaya çıkan yeni finansal yeniliklerle ilgili olduğunu, tüm dünyada finans ve bankacılık hizmetlerinin hızla dijital kanallara kaydığını söyledi.

“Finansal inovasyonu teşvik etmek amacıyla yeni bir düzenleme hazırlığı içerisindeyiz”

BDDK olarak son yıllarda artan dijital dönüşümün hızına uygun olarak, bankacılık alanında düzenleme çalışmaları yaptıklarını ve buna devam ettiklerini belirten Akben, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2020 yılının mart ayında Resmi Gazete’de yayımlanan Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Yönetmeliği son yıllardaki dijital dönüşümü takip eden düzenlemelerimizin öncüsü niteliğinde olduğunu söyleyebilirim. Söz konusu Yönetmelikle, gelişen teknolojik ihtiyaçlara binaen, bilgi güvenliği yönetimi ve bilgi sistemleri yönetişimi gibi hususlarda yeni kurallar ve ilkeler getirdik. Yine Yönetmelik kapsamında, elektronik bankacılık hizmetleri konusunda hem banka hem de müşteri tarafına yönelik, dünyaya örnek olabilecek yenilikçi yaklaşımlar benimsedik. Bu düzenleme ile bankalarımızın bilgi sistemleri ve elektronik bankacılık hizmetlerini güvenli ve kesintisiz olarak yürütmeleri amaçlanmıştır. Bilindiği üzere, finansal hizmetlerde dijitalleşme ve teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte finans sektöründe hizmet ağları, iş modelleri ve mimari yapı kökten bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir.”

Mehmet Ali Akben, 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı’nda finansal kuruluşların müşterileriyle yaptıkları işlemlerde “fiziki belge” ve “ıslak imza” kullanımının azaltılması hedeflendiğini, 2020 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda da yer verilen bu hedefe uygun şekilde Bankacılık Kanunu’nda da değişiklik yapıldığını anımsatarak, yapılan değişiklik sonrası Uzaktan Kimlik Tespiti Yönetmeliği hazırlandığını ve Mayıs 2021 tarihinden itibaren bankacılıkta uzaktan müşteri edinimi döneminin başlandığını ifade etti.

Uzaktan kimlik tespiti ile müşterinin banka şubesine gitmesine gerek kalmadan müşteri kaydının oluşturulması ve ilk müşteri ilişkisinin tamamen dijital ortamda kurulmasının sağlandığını hatırlatan Akben, “Böylelikle, yaşadığımız dijitalleşme sürecine uygun olarak, bir bilişim cihazı üzerinden yazılı şeklin yerine geçecek şekilde ve mesafeli olarak sözleşme ilişkisinin kurulmasına imkân tanınmıştır. Elektronik bankacılık kanallarının kullanımında ortaya çıkan bahsettiğim gelişmeler salgın sebebiyle yaşanan olağandışı bu dönemde, vatandaşlarımıza işlem kolaylığı sağlamıştır. Ayrıca, bankacılık sektöründe finansal inovasyonu teşvik etmek, finansal kapsayıcılığı artırmak ve bankacılık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla yeni bir düzenleme hazırlığı içerisindeyiz.” diye konuştu.

Sadece dijital kanallar üzerinden hizmet veren, şubesiz bankaların faaliyet esaslarını belirledikleri “Dijital Bankaların Faaliyet Esasları ile Servis Modeli Bankacılığı Hakkında Yönetmelik Taslağı”nı da yakın zamanda hazırladıklarını ve görüşe açtıklarını anlatan Akben, “Yapacağımız düzenlemelerde tüketicilerin yeni servislere uyum sağlayabilmesi ve veri paylaşımı konusunda kendini güvende hissetmesi için yoğun şekilde çalışıyoruz.” dedi.

“(Çağrı merkezleri) Müşteri şikâyetlerinde ciddi manada iyileşme gözlemlenmiştir”

BDDK Başkanı Akben, 2020 yılının mayıs ayında yürürlüğe konulan Çağrı Merkezi Yönetmeliği ile bankaların çağrı merkezlerinin hizmet seviyesinin ölçülmesi ve hizmet kalitesinin belirlenmesinin düzenleme kapsamına alındığını ve müşteri şikâyetlerinde ciddi manada iyileşme gözlemlendiğini söyledi.

Yaptıkları tüm bu çalışmalarla, finans sektörünün gelişimine yönelik inovasyonları cesaretlendirmeyi hedeflediklerini ifade eden Akben, “Bu süreçte siber güvenlik alanında dijitalleşmenin zorunlu kıldığı kapsamlı adımları atmaya ve gerekli tedbirleri almaya devam edeceğiz. BDDK olarak, bankaların bilgi sistemleri yönetmeliği, uzaktan kimlik tespiti yönetmeliği, dijital bankacılık düzenleme çalışmalarımızla finansal kuruluşların düzenleme ve denetleme çerçevesini güçlendirmeyi ve kurumsal yapısı güçlü bir finansal sektör oluşturmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Akben, bankacılığın ve finans sektörünün geleceğini derinden etkileyecek diğer bir konunun, sürdürülebilirlik alanındaki gelişmeler olduğuna dikkati çekerek, “Sürdürülebilirlik kavramı, özellikle iklim değişikliği ve sonuçlarıyla mücadele için çevresel, sosyal ve yönetsel bir dizi yaklaşımı ifade etmektedir. Sürdürülebilirliğin en temel göstergesi ise karbon emisyon oranlarının azaltılmasıdır. Bunun için sanayi, enerji, tarım ve ulaştırma gibi kimi sektörlerin geniş çaplı bir dönüşüm geçirmesi gerekmektedir. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi gibi uluslararası anlaşma ve düzenlemelerin şekillendirdiği bu süreçte bankacılık sektörü de önemli bir görev üstlenecektir.” şeklinde konuştu.

Basel Bankacılık Denetim Komitesi, Avrupa Bankacılık Otoritesi ve uluslararası kuruluşların bankaların sürdürülebilirlikle ilgili tabi olacağı kurallara ilişkin çeşitli taslak dokümanlar yayınladığını anımsatan Akben, birçok bankanın bu alanda çok önceden hazırlıklara başlamış olup iç sistemlerini ve veri setlerini oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Akben, sürdürülebilirliğin yalnızca finansal kuruluşları değil, denetim otoritelerini de yakından ilgilendirdiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“BDDK olarak biz de konuyla ilgili çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. Yeşil Mutabakat Eylem Planı kapsamında yıl sonuna kadar ‘Sürdürülebilir Bankacılık Strateji Belgesini’ yayımlayarak bankacılık sektörünün yeşil mutabakata uyumu için yol haritasını belirlemiş olacağız. Orta Vadeli Plan kapsamında ise sürdürülebilir bankacılık ilke ve kurallarına, risk yönetimine, muhasebe sistemine ve kamuoyuna açıklamaya ilişkin düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Atacağımız adımlar ile bankacılık sektörünün Avrupa Birliği düzenlemeleri ile uyumlu bir sürdürülebilirlik altyapısına sahip olmasını planlıyoruz.”

“Ülkemizin sürdürülebilirlikle ilgili süreci de başarıyla bütün kurumlarıyla atlatacağına inancım tam”

Mehmet Ali Akben, her geçen gün yeni bir sonucu ile karşılaşılan iklim değişikliği sorununun, herkesi kaçınılamayacak bir değişim sürecine sürüklediğini belirterek, değişimi zamanında gerçekleştiremeyen ülkelerin maalesef başta dış ticaret ve finans olmak üzere önemli kayıplara uğrama riskiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Sürdürülebilir bir ekonomiye geçişin ise reel sektörün yanında finansal sektör ve kamu kesimi açısından da oldukça zor ve zahmetli olacağının anlaşıldığını anlatan Akben, “Bankacılık ve finans sektörümüzün nitelikli insan gücü ve gelişmiş teknolojik altyapı gibi iki önemli avantajı bulunmaktadır. Nitekim finansal kuruluşlarımız geçmişte bu tür değişimlere hızlı şekilde uyum sağlama kapasitesine sahip olduğunu defalarca göstermiştir. Bu nedenle ülkemizin sürdürülebilirlikle ilgili bu süreci de başarıyla bütün kurumlarıyla atlatacağına inancım tamdır.” diye konuştu.

İSTANBUL (AA) – Ünlü Yatırım Holding AŞ, yatırım bankası kurulması için gerekli izinlerin alınması amacıyla Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) başvurdu.

Ünlü Yatırım Holding AŞ'nin Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamasına göre, şirketin dünkü yönetim kurulu kararı çerçevesinde, 299 milyon 999 bin 996 TL tutarında, sermayesine yüzde 99,9996 oranında iştirak edilecek olan 300 milyon TL sermayeli yatırım bankasının kurulması için gerekli izinlerin alınması amacıyla dün BDDK'ya başvuru yapıldı.