Sal. Haz 18th, 2019

Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor Antrenman Haberleri

Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un antreman haberleri ve maç hazırlıklarını dair gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz.

20. Uluslararası Altın Safran Belgesel ve Fotoğraf Yarışması'na doğru

KARABÜK (AA) – Karabük'ün Safranbolu ilçesinde her yıl "Kültürel Miras ve Korumacılık" ana temasıyla düzenlenen Uluslararası Altın Safran Film Festivali kapsamında yapılacak "20. Uluslararası Altın Safran ve Fotoğraf Yarışması"na başvurular temmuz ayında başlayacak.

Bu yıl "Safran" yan temasıyla 25-28 Eylül'de 20'ncisi düzenlenecek çerçevesinde, amatör ve profesyonel dallardaki belgesel ve fotoğraf yarışmasının hazırlıkları başladı.

Safranbolu Belediyesi ve Festival Komitesi Başkanı Elif Köse, gazetecilere yaptığı açıklamada, yarışmaya başvuruların temmuz itibarıyla başlayacağını belirtti.

Yarışmalara her yıl ulusal ve uluslararası düzeyde çok değerli yönetmenlerin onlarca eserle katıldığını anlatan Köse, "Bu yıl da katılımın çok olmasını bekliyoruz. Bu alanda uzman, çok değerli jüri üyelerimiz ile bize gelen eserler çok büyük bir titizlikle değerlendirilecek. Yarışmalarımızı 'Kültürel Miras ve Korumacılık' temasıyla yapıyoruz. Bundaki amacımız özelde Safranbolu, genelde Türkiye'de bulunan kültürel değerlerin geleceğe miras olarak taşınması." ifadesini kullandı.

Köse, ilçede 20 yıldır yapılan yarışmalar sayesinde ülke için çok değerli bir arşiv oluştuğuna dikkati çekerek, "Özellikle bu yıl yarışmalara rekor katılım bekliyoruz. Yarışmaya katılmak isteyenler resmi internet sitemizi takip edebilirler. Buradan gerekli duyuruları yapacağız. Her festivalde olduğu gibi bu festivalde de hem ilçemiz hem de ülkemiz kültürel değer açısından büyük kazanımlar elde edecek." değerlendirmesinde bulundu.

IWAB 6. Uluslararası Antalya Turizm Festivali

ANTALYA (AA) – Antalya'nın Akseki ilçesinde düzenlenen IWAB 6. Uluslararası Antalya Turizm Festivali'nde "Mendilim Kekik Kokuyor" filminin başrol oyuncusu Wilma Elles, yöresel gelinlik giyerek gelin oldu.

Festivale Akseki Kaymakamı Muhammed Emin Nasır, Belediye Başkanı İbrahim Özkan, merkezi İstanbul'da bulunan Akseki Eğitim Hayratı Derneği Genel Başkanı Atom Mahmut Duruk, "Mendilim Kekik Kokuyor" filminin başrol oyuncusu Wilma Elles, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Yaklaşık 20 gündür çekimlerine Akseki'de devam edilen "Mendilim Kekik Kokuyor" filminin başrol oyuncusu Wilma Elles, festivalde yöresel gelin oldu.

Eline kına yakılan Elles için dua edildi, gelin alayı düzenlendi.

– "Kültürümüzü en iyi şekilde yansıtmaya çalıştık"

Kaymakam Nasır, açılışta yaptığı konuşmada, festivalin hazırlıklarını yaklaşık bir aydır sürdürdüklerini söyledi.

Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yaşayan Aksekililerin festivale ilgi gösterdiğini belirten Nasır, "Elimizden geldiğince kendi kültürümüzü en iyi şekilde yansıtmaya çalıştık." dedi.

Belediye Başkanı İbrahim Özkan da festivalde yöreye uygun gelin alayını canlandırdıklarını dile getirdi.

Yörenin en önemli el sanatlarından kaşık yapımı, kozalaktan sepet örme, tulukta ayran yayma ve çan yapımının gösterildiği atölyeler kurduklarını ifade eden Özkan, "Yöre kadınlarına istihdam sağlamak ve yöre lezzetlerini tanıtmak amacıyla kadınlarımız, kendi hazırladıkları yemekleri stantlarda satışa çıkardı." diye konuştu.

Kadınlar Çiçek Açıyor Platformu (IWAB) Başkanı Hatice Bozkurt da platform olarak 6. Uluslararası Antalya Turizm Festivali'ni Akseki'de gerçekleştirdiklerini anlattı.

"Mendilim Kekik Kokuyor" filminin çekimlerinin Akseki'de yapıldığını anımsatan Bozkurt, şunları dile getirdi:

"Çok renkli bir hazırladık. Filmin başrol oyuncusu Wilma Elles, yöresel düğünün gelini oldu. Kendisi de çok heyecanlandı ve duygulandı. Örtüyü açınca herkes için büyük sürpriz oldu. Azerbaycan'dan gelen dansçıların gösterileri de oldu. Biz Akseki'yi Akseki'de anlatmak istedik. Akseki'nin ustaları, el sanatları, yöresel ürünleri ve yöresel yemeklerini ön plana çıkarmak istedik. Antalya ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinden yüzlerce kişi katıldı.

Doğa harikası Akseki gibi çok özel bir yerde olmak herkesin büyük ilgisini çekti. Buranın hep doğası ve tarihi ile kalmasını istiyoruz."

I-TECH Teknoloji Kongre ve Fuarı

ANKARA (AA) – I-TECH Teknoloji Kongre ve Fuarı'nın ikinci gününde, anime, film ve oyun karakterlerinin kostümlerine bürünen "cosplayerlar", çevrimiçi bilgisayar oyunları ve etkinlikleri renkli görüntüler oluşturdu.

Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu I-TECH Teknoloji Kongre ve Fuarı ikinci gününde Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde çeşitli etkinlikler ve sahne gösterileriyle devam etti.

Fuarda düzenlenen oturumlar ile teknoloji firmalarının ürünlerini sergilediği stantlar ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

Çevrimiçi bilgisayar oyunları Counter Strike: Global Offensive (CS:GO) ile League of Legends'in (LoL) turnuvaları nedeniyle oyun alanında rekabet heyecanı yaşandı.

– Gözler "cosplayer"lardaydı

Fuarda, anime, film ve oyun karakterlerinin kostümlerine bürünen "cosplayer"lar yarın gerçekleştirilecek Cosplay Turnuvası finali öncesi hazırlıklarını tamamladı. Renkli ve değişik kostümler giyen cosplay yarışmacıları, I-TECH ziyaretçilerinin ilgisiyle karşılaştı.

Youtuber Orkun Işıtmak da organizasyon kapsamında ziyaretçilerden gelen soruları yanıtladı.

, yarınki etkinliklerle sona erecek.

“Emek ve Adalet Yürüyüşü” beşinci gününde Gerede ilçesine bağlı Aktaş köyü mevkisinde başladı

(AA) – Belediyesinde yaşanan işten çıkarmaları protesto etmek amacıyla düzenlenen “Emek ve Adalet Yürüyüşü” beşinci gününde Gerede ilçesine bağlı Aktaş köyü mevkisinde başladı.

Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikasınca Bolu Belediyesindeki işten çıkarmalara yönelik düzenlenen yürüyüş kapsamında, Ankara ve İstanbul’dan gelen sendika üyelerinin de katılımıyla yaklaşık 250 kişilik grup, dün akşam mola verilen Aktaş köyü yakınlarında bir araya geldi.

Yapılan hazırlıkların ardından grup Ankara’ya doğru yürüyüşe başladı.

Yürüyüş öncesinde bir konuşma yapan Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, bugün Bolu’da işten çıkartılan işçilerle başlattıkları eylemin 54. gününde ve yürüyüşün ise beşinci gününde olduklarını anımsattı.

Yıldız, 49 gün boyunca Bolu Belediyesinin önünde yaptıkları eylemin ardından Ankara’ya yürüyüşün devam ettiğini belirterek, “Emek ve Adalet Yürüyüşümüzün bugün beşinci günündeyiz. Bugün bu yürüyüşümüzü Bolu’dan gelen arkadaşlarımız ve bu arkadaşlarımıza destek için Ankara ve İstanbul şubemizden gelen arkadaşlarımızla 20 kilometrelik yolculuğumuzu devam ettireceğiz. Bu yolculuğumuzun, emek yürüyüşümüzün amacı, gayesi Bolu ve diğer belediyelerden işten atılan, işlerinden olan arkadaşlarımızın işlerine geri dönmeleri, işlerine kavuşmaları ve onurlu bir şekilde işlerinde aynı şekilde çalışmaları.” şeklinde konuştu.

Konuşmasında Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın mesajını da okuyan Yıldız, yürüyüş boyunca Cenevre’de düzenlenen bir toplantıda bulunan Arslan’ın, bugün öğleden sonra yürüyüşe katılacağını bildirdi.

Kurak iklimli Iğdır, Ünlendi Barajı ile hayat buluyor

IĞDIR (AA) – Iğdır'da, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kentin su ihtiyacını karşılaması için yapılan Ünlendi Barajı'ndan 29 köye içme suyu sağlayacak isale hattının temelinin atılması dolayısıyla tören düzenlendi.

İl Özel İdaresi ve KÖYDES'in 2019 yılı için yatırım programında yer alan ve 15 milyon 159 bin 220 TL'ye mal olacak içme suyu projesinin 29 köyü kapsayan isale hattının temelinin atılması nedeniyle Tuzluca ilçesi Pirili köyü mevkisinde tören düzenlendi.

Iğdır Valisi Enver Ünlü, burada yaptığı konuşmada, yapımı tamamlanan Ünlendi Barajı içme suyu arıtma tesisi ve ana isale hattından akacak suyun bölgedeki içme suyu sıkıntısını gidereceğini söyledi.

Köylere gidecek olan suyun projesinin İl Özel İdaresince sürdürüldüğünü ifade eden Ünlü, şunları kaydetti:

"Iğdır merkez ile ilçe belediyelerinin bir an evvel gerekli hazırlıklarını yaparak DSİ Şube Müdürlüğümüze müracaat etmeleri gerekiyor. Buradan DSİ'nin Iğdır merkezi ve ilçelerinin içme suyu projesiyle ilgili gelebilecek talebe hazır olduğunu belirtmek istiyorum. Belediyelerimizin bir an evvel bu arıtılmış memba kalitesindeki suyu vatandaşlarımızla buluşturmaları en büyük arzumuzdur."

Konuşmaların ardından Ünlü ve beraberindekiler hatta beton döküp dualar eşliğinde temeli attı.

– Proje ile şehir hayat bulacak

Kurak iklimi ile öne çıkan yörenin en önemli projeleri arasında bulunan ve içme suyu ile sulama suyu ihtiyacını karşılayacak barajdan kent merkezi ve 3 ilçenin yanı sıra beldeler, köyler ve mezralara içme suyu sağlanacak.

DSİ tarafından kent merkezi ve Iğdır'ın 3 ilçe merkezlerine kadar getirilen isale hattının belediyenin yapacağı alt yapı çalışmalarıyla tamamlanması sonrası bu alanlardaki vatandaşlar içme suyuna kavuşacak.

Projenin şehrin kırsal kesimine de su sağlanması için yapılacak çalışmalar kapsamında ise İl Özel İdaresi ve KÖYDES, 72 köy ve 6 mezraya içme suyu dağıtılması amacıyla isale hattı yapacak.

Köy ve mezralara yapılacak içme suyu isale hattının şu anda temeli atılan bölümünün yıl sonunda hizmete girmesiyle ilk etapta 29 köy içme suyuna kavuşacak.

Diğer köy ve mezralara içme suyu sağlayacak isale hattı ise 3 yıl içinde tamamlanacak.

ile şehrin sulama amaçlı su ihtiyacının karşılanması için gerçekleştirilen çalışmaların da sürdüğü belirtildi.

'Lavanta Kokulu Köy' sezona hazır

(AA) – Türkiye’de üretiminin yüzde 80’ini karşılayan ’nın Kuyucak köyünde, sezon hazırlıkları tamamlandı.

“Lavanta’nın üssü” olan ’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyünde üreticiler sezonu iddialı bir şekilde bekliyor. Bir önceki yıla göre konseptlerini geliştiren üreticiler, yerli ve yabancı misafirlerin köyden mutlu ayrılmalarını sağlamak amacıyla özel çalışmalar yapıyor.

Köyde işletme sayısında artış olurken, hazır hale getirilen pansiyonlar ve yapılan çevre düzenlemeriyle gelen misafirler daha rahat ağırlanacak.

Ziyaretler başladı

Yeni sezonda kaliteyi en üst seviyede tutmak ve “lavanta’nın başkenti” unvanını hakkını vermek isteyen üreticiler, çalışmalardan ziyaretçilerin memnun olacağı düşüncesinde.

Sezona kısa bir süre kalmasına rağmen, erken açan “Lavandula Angustifolia” cinsi lavantalar da ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Bu bahçelere gelen yerli ve yabancı turistler eşsiz güzellik içerisinde dolaşarak, fotoğraf çektiriyor. Üreticilerden bilgi alan ziyaretçiler, dondurmadan bala kadar birçok alanda lavantadan üretilen ürünü tatma imkanı yakalıyor.

“Sezona bomba gibi hazırız”

Lavanta Kokulu Köy Projesi Koordinatörü Ali Sağdaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Isparta lavantasının Türkiye’de ve dünyada marka haline geldiğini söyledi.

“Lavanta Kokulu Köy”ün sürekli kendisini yenilediğini ve geliştirdiğini ifade eden Sağdaş, köyün yeni sezona iyi hazırlandığını belirtti.

Lavanta bahçelerine ziyaretçilerin gelmeye başladığını aktaran Sağdaş, şu değerlendirmede bulundu:

“Sezona hazırız. Erken açan ‘Lavandula Angustifolia’ cinsi lavantalarımız ziyaretçi çekmeye başladı. Misafirlerimizi bekliyoruz. Lavanta Kuyucak için vazgeçilmez. Kuyucak eşittir lavanta. Son yıllarda çiftçilerimiz kırsal turizme alıştılar. Her yıl üzerine bir şey koyarak ilerliyoruz. Gittikçe daha iyisi oluyor. Lavanta’nın Türkiye’de başkenti Kuyucak köyüdür. 3 bin 500 dekarlık alanla lavantayı ve turizmini başlatan yer Isparta’dır. Sezona bomba gibi hazırız.”

Üreticilerin ve köy halkının sezon hazırlıklarını heyecan içerisinde tamamladığını ifade eden Sağdaş, gelen misafirlerin bu yılki hizmetten memnuniyet duyacağını dile getirdi.

Her yıl ziyaretçi sayısı artıyor

Çalışmaların ve görsel güzelliğin her geçen yıl turist sayısına olumlu yönde etki yaptığını vurgulayan Sağdaş,”Yıllar geçtikçe ziyaretçi sayımızda artış oldu. Geçen yıl ziyaretçi sayımız 350 bin civarındaydı. Bu yıl 500 bin ziyaretçimizi bekliyoruz. Amacımız gelen ziyaretçilerimizin buradan mutlu bir şekilde ayrılmasıdır. Ne kadar mutlu ayrılırlarsa bizde o kadar mutlu olacağız.” diye konuştu.

Sağdaş, ziyaretçilerin köye girişlerinde eşsiz güzellikle karşılaşacaklarını devamında ise Anadolu insanın samimiyetine ve misafirperverliğine şahit olacaklarını dile getirdi.

Lavanta bahçelerinin stres ve mutsuzluğa iyi geldiğine değinen Sağdaş, şöyle dedi:

“Gelen insanlar doğal güzellik eşliğinde köyümüze giriş yapacaktır. Köye girdiklerinde Anadolu kültürünü görecekler. Lavantanın görsel şovuyla sakinleşecekler. Mutsuzlukları varsa onu yok edecekler. Köy hayatı ve eşsiz güzellik misafirlerimizi sarmalayacaktır. Bundan emin olabilirler. Köyün sadece girişi değili etrafı da güzel. Ankara, İstanbul gibi büyükşehirlerde yaşayan insanlar şehir hayatının stresini burada arındırabilirler. Burada memnun olarak ayrılacaklarından eminim.”

Kuyucak köyü muhtarı ve üretici Gürol Yılmaz ise sezonun tam anlamıyla başlamamasına rağmen günlük 3 bin civarında misafir ağırladıklarını kaydetti.

Yılmaz, sezona iyi hazırlandıklarını ve bu sene ziyaretçi sayısında artış beklediklerini belirterek, “Şu anda tur firmaları iletişime geçti. Bir sıkıntımız yok. Köylülerimiz lavanta demetlerinin siparişlerini almaya başladı. Bu demetleri büyükşehirlere gönderecek. Misafirlerimizi bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Emek ve Adalet Yürüyüşü” dördüncü gününde Bolu’nun Gerede mevkisinde başladı

(AA) – Belediyesinde yaşanan işten çıkarmaları protesto etmek amacıyla düzenlenen “Emek ve Adalet Yürüyüşü” dördüncü gününde ’nun Gerede mevkisinde başladı.

Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikasınca Bolu Belediyesindeki işten çıkarmalara yönelik düzenlenen yürüyüş kapsamında İstanbul’dan gelen sendika üyelerinin de katılımıyla yaklaşık 250 kişilik grup, Gerede ilçesi çıkışında bir araya geldi.

Yapılan hazırlıkların ardından grup Ankara’ya doğru yürüyüşe başladı.

Yürüyüşe bedensel engelli işçi olan ve koltuk değnekleri ile yürüyen Hanifi Karadağ da destek oldu.

Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Halil Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni bir heyecanla güne başladıklarını belirterek, “Hedefimiz arkadaşlarımızın işe iade edilmesi. Sonuçta Ankara’ya kadar yürüyeceğiz. Coşkulu ve katılım güzel.” diye konuştu.

Kamuoyundan ve her yerden en güzel desteği aldıklarını anlatan Öztürk, “Arkadaşlarımızla beraber yürüyüşümüze devam ediyor. Yaklaşık 4 -5 kilometre yürüdükten sonra mola vereceğiz. Bugün yaklaşık 20 kilometre yürüdükten sonra yürüyüşümüzü tamamlayacağız.” dedi.

“Bahreyn'de 'in bağımsızlığını konuşun, mali desteği değil”

ANKARA (AA) – 'in Ankara Büyükelçisi Dr. Faed Mustafa, 'in başkenti Manama'da ay sonunda düzenlenecek ekonomi çalıştayına yönelik, "'de, Filistin'e mali destek konularını konuşmayın, çünkü mali destekler işgali güzelleştirmek için yapılan desteklerdir, siz orada bizim siyasi durumumuzu, bağımsızlığımızı ve işgalin bitirilmesini konuşun, çünkü bağımsızlığımız olduğunda bu desteklere hiçbir ihtiyacımız kalmayacaktır." dedi.

Başkentteki Stratejik Düşünce Enstitüsünde (SDE) düzenlenen "Filistin ve Bölgedeki Güncel Meseleler" paneline, Büyükelçi Mustafa ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülfettah el-Üveysi konuşmacı olarak katıldı.

ABD'nin İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda yakında açıklaması beklenen "Yüzyılın Anlaşması"nın sürekli ertelendiğini kaydeden Mustafa, plana yönelik eleştirilerde bulundu.

Mustafa, "Üç ertelemeden sonra haklı olarak biz de şunu sormak zorundayız, anlaşma var mıdır, yok mudur, bahsettikleri bu yüzyıl mıdır, sonraki yüzyıl mıdır?" diye konuştu.

Bahreyn'de anlaşmanın ekonomik ayağının konuşulacağını belirten Mustafa, siyasi ayağının açıklanmasının yakın zamanda beklenmediğini belirtti.

Mustafa, "Ramazan ayı sonrası diye söylendi, daha sonra İsrail’in hükümetinin kurulması beklendi, kurulamadı, şimdi de bir erken seçim var, Eylül ayını bekleyecekler, yıl sonuna doğru ABD’nin seçim hazırlıklarına girmesi bekleniyor, siyasi ayağının netleşmesi yakın zamanda beklenmiyor." ifadelerini kullandı.

– "Mali değil, siyasi bir mesele"

Dünyada bazı tarafların bu anlaşmayı bekliyor olabileceğini kaydeden Mustafa, "Ancak biz o kadar saf değiliz. Anlaşmanın detayları az çok belli." dedi.

Filistinliler olarak "hak sahipleri" olduklarını belirten Mustafa, hiçbir şart ve para karşılığında haklarından vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Mustafa, askeri ve maddi olarak güçlü olmadıklarının farkında olduklarını dile getirerek, Filistin'in onayı alınmadan hiç bir anlaşmayı da kabul etmeyeceklerini kaydetti.

Bahreyn çalıştayını Filistin halkının maddi durumunu desteklemek adı altında yapmaya çalıştıklarını söyleyen Büyükelçi Mustafa, hükümet, siyasi partiler, halk ve sivil toplum olarak en yüksek seviyede meselenin mali değil, siyasi olduğunu söylemeye devam edeceklerini belirtti.

Büyükelçi Mustafa, şöyle konuştu:

"Haklıyız ve işgal altındayız, hiçbir durum ve şartta haklarımızdan ödün vermeyeceğiz, para karşılığında haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Mali zorluk çektiğimiz doğru. Mali zorluğumuz bizim işgal altında olmamızdan kaynaklanıyor. Bağımsızlığımızı kazandığımızda, inşallah o da yakındır, kendi imkanlarımızı tamamen kullandığımızda dış desteklerden vazgeçerek, destek verme durumuna geleceğiz, çok fazla kaynağımız ve insanımız var. Buradan biz Bahreyn çalıştayına katılacaklara duyuruyoruz. Bahreyn'de, Filistin'e mali destek konularını konuşmayın, çünkü mali destekler işgali güzelleştirmek için yapılan desteklerdir, siz orada bizim siyasi durumumuzu, bağımsızlığımızı ve işgalin bitirilmesini konuşun, çünkü bağımsızlığımız olduğunda bu desteklere hiçbir ihtiyacımız kalmayacaktır."

Mustafa, Türkiye'ye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, hükümet ve sivil topluma da Filistin'in yanında yer almasından dolayı teşekkür etti.

– "Plan, Suriye'yi de kapsıyor"

ASBÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülfettah el-Üveysi de son dönem neler yaşandığının anlaşılması için Birinci Dünya Savaşı döneminin incelenmesi gerektiğini kaydetti.

"Yüzyılın Anlaşması" ile yeni bir jeopolitik harita oluşturulmaya çalışıldığını savunan ve planın Suriye'yi kapsayacağını ileri süren El-Üveysi, bölgeye ilişkin öngörüsünün bu planın uygulanması durumunda bölgede deprem etkisi yaratacağını söyledi.

El-Üveysi, şunları kaydetti:

"Osmanlı'nı yıkılması ve Sykes-Picot anlaşması ile bir jeopolitik düzenleme oluşturulmuştu. Ancak bu plan ile de yeni bir harita peşindeler. 'Yüzyılın Anlaşması' ile sadece Filistin'i kapsayan değil, aynı zamanda Suriye'yi de kapsıyor. Suriye'yi Aleviler, Sünniler, Dürziler arasında bölmeyi planlıyorlar. Bu plan, bölünmüşü de bölmeyi isteyen bir plan. Bazı raporlarda, Batı Şeria Ürdün'e, Gazze Şeridi de Mısır'a verilmeli. Eğer raporlar doğru söylüyor ise Filistin diye bir yer kalmayacak. Fotoğrafa göre, benim jenerasyonum için gördüğümüz en karanlık dönem."

İmamoğlu'ndan “Kentsel Gelişim Çözümleri” toplantısı

İSTANBUL (AA) – CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı , "Artık vatandaşlarımızın yarınlara umutla, güvenle bakması, önünü görmesi gerekiyor. Sorunlara gerçek çözümler üretmenin, İstanbul'un önünü açmanın vakti çoktan geldi. Size söz veriyorum, 5 yıl içinde İstanbul'u, içerisinde herkesin yaşamaktan mutlu olacağı, çocuklarına, torunlarına güvenle emanet edeceği bir kent haline getireceğiz. Birlikte başaracağız." dedi.

İmamoğlu, The Marmara Hotel Taksim'de "Kentsel Gelişim Çözümleri" başlıklı basın toplantısı gerçekleştirdi.

Demokrasi yolunda mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceklerini dile getiren İmamoğlu, "Çünkü hakkı ve haklıyı mağlup etmek imkansızdır.
Biz bu süreçte kendi şahsi kavgamızı yapıyor değiliz.
Elimizden alınan hak, millete ait bir haktır.
Alınan bu şehirde yaşayan 16 milyonun seçme hakkıdır.
Demokrasi bir kavramlar, kurumlar ve kurallar rejimidir.
Demokratik rejimin en önemli aracı seçimlerdir.
6 Mayıs'ta Türkiye demokrasisine ihanet edilmiştir." diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu, kul hakkı yemekten korktuklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Vebali boynuna, deriz. Vebal almaktan korkarız.
Herkes iyi bilsin ki, 23 Haziran seçimleri sadece Binali Yıldırım-Ekrem İmamoğlu mücadelesi değildir.
Kendi nefsinin peşine düşenle milletinin hakkını arayanın mücadelesidir.
Bu mücadelede Ekrem İmamoğlu'nun yanında olmak demek; doğrunun, hakkın ve haklının yanında olmak demektir."

İstanbul'a dair projelerini anımsatan İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Soruyorum size, İstanbul’un nereye gittiğini bilen var mı? Ya da nüfusu 5 yıl sonra ne olacak bileniniz?
İstanbul, doğal sınırlarını aşarken, mevcut anlayışın, kenti nereye doğru sürüklediğine dair bir öngörüsü yok.
Kapalı kapılar ardında, katılımcılıktan uzak planlar yapılıyor.
Örneğin; İstanbul'un geleceğini, kaderini belirleyecek Çevre Düzeni Planını yaptırıyor İstanbul Büyükşehir Belediyesi.
Hatta duyduğumuz kadarıyla yapımı tamamlanmış bile.
Buradan soruyorum İstanbul halkına, akademisyenlerine, uzmanlarına, meslek odalarına, medya mensuplarına, meslek odalarına, ilçe belediye başkanlarına. 39 ilçe. Bütün ilçe başkanlarına. Herhangi bir detayı hakkında birinizin en ufak bir bilgisi var mı, fikriniz alındı mı?
Bu çağda, İstanbul gibi bir şehrin kaderi böyle mi belirlenir Allah aşkına?
İşte, böyle belirlenince, bir avuç insan, İstanbul'un rantını ele geçirirken, 16 milyon İstanbullu kaybediyor.
Kaybeden kuzey ormanları, kaybeden su havzaları, tarım alanları; kaybeden kentsel dönüşüm mağduru mahalleler ve orada yaşayan insanlar oluyor.
Artık vatandaşlarımızın yarınlara umutla, güvenle bakması, önünü görmesi gerekiyor.
Sorunlara gerçek çözümler üretmenin, İstanbul'un önünü açmanın vakti çoktan geldi.
Size söz veriyorum, 5 yıl içinde İstanbul'u, içerisinde herkesin yaşamaktan mutlu olacağı, çocuklarına, torunlarına güvenle emanet edeceği bir kent haline getireceğiz.
Birlikte başaracağız. En başından beri söylüyorum akılla, bilimle, ayrımcılık yapmadan farklı görüşlere değer vererek, dinleyerek, sürecin içine katarak demokratik bir yaklaşımla; birlikte İstanbul'u ayağa kaldıracağız. Mucizeden değil, paylaşmaktan bahsediyorum."

– "Deprem haksız, hukuksuz YSK kararlarını beklemez"

İmamoğlu, İstanbul Metropoliten Bölgesel Planlama Ofisi'ni kurgulayacaklarını anımsatarak, plan ve modelleri hızla harekete geçireceklerini dile getirdi.

İstanbul'un parça parça projelerle yönetilmeye çalışıldığını aktaran İmamoğlu, şunları kaydetti:

"Öncelikle halkımızın güvenle yaşayacağı bir şehri, hep birlikte kuracağız. İstanbul yarın deprem olacakmış gibi hazırlıklı olması gereken bir kent.
Kaybedecek bir günümüz bile yok ama çok fazla zaman kaybettik. Depremi hissedeli 20 yıl bitti. Kaybetmeye de devam ediyoruz.
Deprem haksız, hukuksuz YSK kararlarını beklemez.
Yapacak çok işimiz var.
Biliyorsunuz, birçok haberi de yapıldı.
İstanbul'un toplanma alanları maalesef imara açılmış durumda.
Bizim depremde sığınacağımız yerler, bir avuç insana rant kapısı olarak açıldı.
Allah korusun, olası bir afet durumunda hangi kurumun nereye, nasıl müdahale edeceği belli değil.
İlk iş olarak; geçmişte yapılıp raflarda duran Afet ve Acil Durum Eylem Planı'nı, ilgili kurum ve ilçe belediyeleriyle koordinasyon içerisinde hızlıca hazırlayacağız. Bizzat hayatın içerisinde milletçe tatbik edeceğiz."

İmamoğlu, deprem hazırlıkları, planlama ofisi, kentsel yatırımlar, kentsel dönüşüm, tapu sorunu, mahalle çözüm merkezleri gibi projeleri hakkında bilgiler vererek, belediyenin KİPTAŞ aracılığıyla gerçekleştireceği konut projelerini anlattı.

– "Metro yapacağız"

Ulaşım alanındaki hedeflerine de değinen İmamoğlu, şu bilgileri verdi:

"Hepimizin bildiği gibi, ulaşıma yönelik çok sayıda proje gündeme geldi.
Bunların başarılısı var, başarısızı var, gecikeni var, verimsizi var, israflısı var.
Ancak şu bir gerçek ki, İstanbul'un ulaşım sorunu her geçen gün daha da kötüye gidiyor.
Sokakta kime sorarsanız sorun, aynı cevabı alacaksınız.
Çok şükür, İstanbul'daki ulaşım kaosuyla mücadele edecek enerjimiz var.
Ekibimizin bu konuda bilgi birikimi ve deneyimi son derece yüksek.
Zaten, sorunu doğru tespit ederseniz, konuya bilimsel yaklaşırsanız, çözümleriniz de doğru olur.
Öncelikle, uzun zamandır ihmal edilen toplu ulaşımı destekleyecek ve geliştireceğiz.
İlk işimiz metro olacak. 2014'te 'Her yerde metro.' dediler, ilave 260 kilometre yeni hat vadettiler, peki ne oldu? 5 senenin sonunda ancak 30 kilometre açabildiler.
2004'te İstanbul Büyükşehir Belediyesi bütçesi ile yapılmış 45 kilometre raylı sistem var iken; 2019 yılına geldiğimizde, Bakanlığın bütçesi ile yapılmış Marmaray haricinde yapılmış toplam raylı sistem hattı 157 kilometre.

Yani 15 yıl boyunca yılda ortalama sadece 7,5 kilometre raylı sistem yapılmış. Bu mu başarı, soruyorum size?

Her seçim dönemi, aynı ilçelere metro vaadi vermeye sıkılmıyor musunuz?

Biz israf etmeyeceğiz, metro yapacağız. 630 kilometre metro hattı, 11 yeni füniküler hat ile bağlayarak; 5 yılın sonunda vatandaşlarımızın yüzde 90’ının evinden, işinden, okulundan yürüyerek bir metro durağına erişebileceği bir İstanbul olacak."

– "Bu projeleri gelecek öngörüsüyle ortaya koyuyoruz"

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, deniz ulaşımı alanında hayata geçirecekleri projelere de dikkati çekerek, taksi ve dolmuşların köprülerden ücretsiz geçişi, TEM Otoyolu'nda gişelerin kaldırılması gibi hususlarda atılacak adımları anlattı.

Spor, sanat, kültür, turizm gibi başlıklarda daha önce açıkladığı projelerin detaylarını paylaşan İmamoğlu, şöyle devam etti:

"Biz bu hedefleri, bu projeleri bir gelecek öngörüsüyle ortaya koyuyoruz.
Şunu çok iyi biliyoruz ki, vizyonu olmayan bir kentin herhangi bir hikayesi olamaz.
Hedefi olmayan kentler, geride kalır, spekülasyona açık hale gelir; buralarda eşitsizlik, yoksulluk, israf ve kayırmacılık ön plana çıkar.
Böyle bir gidişatın bizi ileri götüreceğini düşünmek, kendimizi kandırmak olur.
İstanbul için elbette 2030-2050'ye dair vizyonlarımız ve ilkelerimiz var. Gelecek tahayyülünü toplumun tüm kesimleriyle paylaşıp, katılımcı bir şekilde geliştireceğiz.
Peki tüm bunları nasıl başaracağız?
Elbette ki, tüm İstanbullularla birlikte gerçekten katılımcı bir demokrasiyi bugünden inşa ederek. Demokrasisi gelişmemiş bir kentin bugünün koşullarında sorunları doğru bir şekilde çözmesi, ekonomik ve teknolojik kalkınmayı sağlaması mümkün değildir.
Demokrasisi gelişmemiş, şeffaf yönetime sahip olmayan, hesap vermeye yanaşmayan bir kente ne yatırımcı gelir, ne turist gelir.
Mahalleden başlayarak kentin tamamına yönelik katılım süreçlerini işleteceğiz."

İmamoğlu, konuşmasının ardından gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.

Kırgızistan ŞİÖ Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak

BİŞKEK (AA) – , Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne yarın ev sahipliği yapacak.

ŞİÖ Dönem Başkanı Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov'un başkanlığındaki ŞİÖ'ye üye ülke liderler zirvesi, başkent Bişkek'teki Cumhurbaşkanlığı Konutları alanında yer alan Kongre Merkezi'nde düzenlenecek.

Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Pakistan'ın devlet başkanı ve Hindistan'ın başbakan seviyesinde temsil edileceği zirveye, Afganistan, Belarus, İran ve Moğolistan liderleri de gözlemci sıfatıyla katılacak.

Örgütün gelişiminin yanı sıra üye devletleri ilgilendiren bölgesel ve uluslararası konuların da ele alınacağı zirvenin ardından örgütün Bişkek bildirisi kabul edilecek.

Zirveyi takip etmek amacıyla 115 uluslararası medya kuruluşundan 435, 32 ulusal medya kuruluşundan 94 basın mensubu akredite oldu.

Yaklaşık 5 bin güvenlik görevlisinin görev yapacağı zirve için ülkeye gelmeye başlayan lider ve heyetler için bu akşam Devlet Konser Salonu'nda "Dostluk Kervanı" adlı gala konser verilecek.

Kırgızistan, ŞİÖ zirve hazırlıkları kapsamında Çin'den otobüs, cip ve zırhlı polis araçları, Rusya'dan zırhlı 5 lüks araç, minibüsler ve 2 Mİ-8 tipi helikopter yardımı aldı.

Bölgede barış, güvenlik ve istikrarın ortak sağlanması ve sürdürülmesi ve ülkeler arasında karşılıklı güven ve iyi komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesini öngören ŞİÖ, Rusya, Çin, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan ve Özbekistan'ın katılımıyla Çin'in Şangay kentinde 15 Haziran 2001'de resmen kurulmuştu.

Hindistan ve Pakistan 16 yıl sonra örgüte dahil olmuş, örgütün üye sayısı 8'e çıkmıştı.

Türkiye, geçen yıllarda ŞİÖ’ye Diyalog Ortağı olarak katılmıştı.

A Milli Kadın Basketbol Takımı, Fransa'ya gitti

İSTANBUL (AA) – 2019 FIBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası'nda mücadele edecek A Milli Takım, şampiyona hazırlıkları kapsamında katılacağı özel turnuva için Fransa'ya gitti.

Letonya ve Sırbistan'ın 27 Haziran-7 Temmuz'da ortaklaşa düzenleyeceği şampiyonanın hazırlıklarını sürdüren ay-yıldızlı ekip, ev sahibi Fransa'nın yanı sıra Rusya ve Sırbistan'ın da yer alacağı özel turnuvada mücadele edecek.

Milliler, İstanbul Havalimanı'ndan kalkan uçakla Fransa'ya hareket etti. Ay-yıldızlı ekip, turnuvadaki ilk maçında yarın Fransa ile karşılaşacak. Rennes kentindeki müsabaka TSİ 21.30'da başlayacak.

Başantrenör Ceyhun Yıldızoğlu yönetimindeki A Milli Takım'ın aday kadrosunda şu basketbolcular bulunuyor:

Bahar Çağlar (Beşiktaş), Olcay Çakır Turgut, Kübra Erat (BOTAŞ), Pelin Derya Bilgiç (Çukurova Basketbol), Esra Ural Topuz, Tuğçe Canıtez, Tilbe Şenyürek, Ayşe Cora, Kiah Irene Stokes (Fenerbahçe), Işıl Alben, İnci Güçlü (Galatasaray), Cansu Köksal (Hatay Büyükşehir Belediyespor), İlayda Güner (İstanbul Üniversitesi), Asena Yalçın (Mersin Büyükşehir Belediyespor), Kuanitra Holingsvorth (Dinamo Kursk).

A Milli Kadın Basketbol Takımı hazırlıklarını sürdürüyor

İSTANBUL (AA) – Letonya ve Sırbistan'ın 27 Haziran-7 Temmuz tarihlerinde ortaklaşa düzenleyeceği 2019 FIBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası'nda mücadele edecek A Milli Kadın Takımı, hazırlıklarını sürdürdü.

Türkiye Federasyonun internet sitesinde yer alan bilgiye göre milliler, Sinan Erdem Spor Salonu’nda başantrenör Ceyhun Yıldızoğlu yönetiminde hücum ve savunma düzenleri üzerine bir çalışma gerçekleştirdi.

Hazırlık sürecini değerlendiren A Milli Kadın Takım Menajeri Yasemin Horasan, "Çok özverili ve verimli bir kamp dönemi geçiriyoruz. Çok yol kat ettik. Artık az bir zaman kaldı ve şimdi Fransa'da ciddi rakiplerle zorlu hazırlık maçları yapacağız. Birkaç sakatlık problemimiz var ama şu anda her şey yolunda." ifadelerini kullandı.

Başantrenör Ceyhun Yıldızoğlu ise çalışmaların çok iyi gittiğini vurgulayarak, şu görüşlere yer verdi:

"Genç bir ekip olduğumuz için bolca hazırlık maçı yaptık ve şu ana kadarki çalışmalarımızdan çok memnunuz. Hala önümüzde 15 günlük bir süreç var. Oyuncularıma çok güveniyorum. Güzel bir turnuva geçireceğimize inanıyorum."

Takım kaptanı Işıl Alben de Avrupa Şampiyonası'nda zorlu bir grupta mücadele edeceklerini ama şanslarının yüksek olduğuna dikkati çekerek, "Oynadığımız hazırlık maçlarında takımımız çok yüksek bir performans gösterdi. İtalya, Slovenya ve Macaristan zorlu rakipler ancak biz üçte üç yaparak lider olmak istiyoruz ve çapraz eşleşmenin ardından da Olimpiyat Elemeleri'ne gidebilecek sonucu hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Milli Takımımızın tecrübeli isimlerinden Tuğçe Canıtez hazırlık sürecinin çok verimli geçtiğine vurgulayarak, "İspanya ile Letonya'da 2 hazırlık turnuvası geçirdik. Eksiklerimiz olmasına rağmen bizim için çok güzel bir süreçti. Önümüzde Fransa'daki turnuva var. Bu kısa dönemde çok iyi hazırlandığımıza inanıyorum." ifadelerini kullandı.

A Milli Kadın Basketbol Takımı, özel turnuvaya katılmak için yarın Fransa'ya gidecek.