Bilim Kurulu üyesi Kayıpmaz'dan 'yeme içme sektöründe normalleşme için erken' uyarısı

ANKARA (AA) – Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının tüm dünyada hala etkin bir şekilde devam ettiğinin altını çizdi.

Salgının kontrol altına alınabilmesi için birçok tedbirin hayata geçirildiğini hatırlatan Kayıpmaz, Türkiye’de de sokağa çıkma kısıtlamasının uygulandığını ve özellikle restoran, kafe gibi işletmelerin bir süredir paket ya da eve servis şeklinde hizmet verdiğini anımsattı.

Kayıpmaz, tedbirler kapsamında alışveriş merkezlerine girmeden önce kişinin Hayat Eve Sığar (HES) kodunun kontrol edilmesiyle riskli bir durum olup olmadığının anlaşılabildiğini belirterek, bunun kişisel hakların sınırlanması değil, toplum sağlığının korunması için yapıldığını vurguladı.

Kurallara uygun şekilde hizmet veren güzellik salonları ve kuaförlerdeki faaliyetleri de değerlendiren Kayıpmaz, şöyle konuştu:

“Benim bir işletmem olsa mutlaka HES kodunu sorgularım. Çünkü, işletmeye gelen bir kişi karantinada kalması gereken bir kişi olabilir. Bunu anlayamazsınız, kapıda ölçülen ateş bir yere kadar bilgi verir. İşletmeler, bu sorumlulukla hareket etmeli. Bu, çalışanları ve müşterileri korumak içindir. Zorunlu kurala bağlı olmaksızın işletmeler bunu yaparsa kendilerinin ve çalışanlarının sağlıklarını da korumuş olurlar. İşletme sahiplerine HES kodu uygulamasını kullanmaları çağrısında bulunmuştum.”

Alınan tedbirlerle eylül ayı sonrasında artış gösteren hastalık seyrinde önemli düşüş elde edildiğini aktaran Kayıpmaz, salgında başarının ancak ve ancak tedbirlere tam uyumla mümkün olabileceğini söyledi.

“Şu anda lokanta, kafe, pastane sahibi esnafımız, zor durumda ama…”

Yeme içme sektöründeki işletmelerin belirlenen kurallar dahilinde hizmet verdiğini belirten Kayıpmaz, Salgında Çalışma Rehberi’nde sektörün alacağı tedbirlere ilişkin her türlü bilginin tüm detaylarıyla yer aldığını kaydetti. Bilim Kurulu üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu noktada bir sıkıntı haziran ayında normale geçiş aşamasında yaşandı. Olması gerekenden daha fazla sayıda müşterinin işletmelere alındığını gördük, bu sıkıntı yarattı. Şu anda biliyoruz ki özellikle lokanta, kafe, pastane sahibi esnafımız, zor durumda. Çünkü, milyonlarca kişi buralardan ekmek yiyor ama bu yeme içme sektöründe maskeler inmek durumunda olduğu için riskli bir alan. Ondan dolayı, yeme içme sektöründe normale dönüş aşamasında seyrek kapasiteli kullanım gündeme gelebilir. Kapasitenin belli bir miktarına kadar müşterinin alınmasına izin verilebilir, kapıda HES kodu zorunlu hale gelebilir.”

“Şu süreci ne kadar başarıyla atlatırsak ilkbahar ve yaza o kadar rahat gireriz”

Türkiye’de şu anda yeni vaka sayısında önemli bir düşüş elde edildiğini ancak bunun yeterli olmadığını ifade eden Kayıpmaz, kış aylarının ortasında bulunulmasının da hastalık açısından bir risk taşıdığına işaret etti. Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, şunları söyledi:

“Biz gerçekten şu süreci ne kadar başarıyla atlatırsak önümüzdeki ilkbahar ve yaza o kadar rahat gireriz. İlkbahar ve yaz ayları, turizmin açıldığı, insanların dışarıda daha çok vakit geçirdiği dönemdir. Biz eğer bu noktada burada bir süre daha sabredebilirsek, vaka sayılarını azaltarak salgını kontrol altına alabilirsek, yaz aylarında rahatlamamız o nedenli kolay olur.

Kişisel kanaatim, bu tür yerlerin açılması için bir süre daha beklememiz yönünde. Son kararı verecek olan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’dir. Şubat ayını en azından bekleyerek geçirmek de fayda var. Çünkü, bir yandan mutasyon tehlikesi kapımızda, bir yandan kış aylarındayız, kapalı ortamlarda vakit geçiriliyor ve buralar kötü havalandırılabiliyor. Bundan dolayı en azından şubat ayını geçirip, şubat sonrası vakalarını görmemiz lazım. Ondan sonra da açılacaksa bile Salgında Çalışma Yönetimi Rehberi uyarınca, belki HES kodları devreye alınarak açılması daha güvenli olur.”

İşletmelerin şu anda kapalı olmadığını, paket servis yapabildiğini dile getiren Kayıpmaz, bu işletmelerdeki oturma yerlerine ilişkin daha sonra belirli limitler içinde bir uygulama yapılamasının söz konusu olabileceğini söyledi.

Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Bizim de arzumuz bunun en kısa zamanda olması ama kış ayları tehlikeli bir dönem. Biraz daha gözleme ihtiyaç var. Bu da bir aydan biraz daha fazla zaman istiyor. Mart ayında bunların gündeme gelmesi yerinde olacaktır.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Bakan Koca, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Aşı programımızda meslek gruplarımızın tanımlanmasına devam ediliyor. Yarından itibaren gıda üretim ve dağıtım sektörü ile kafe, lokanta ve restoran çalışanları da programa dahil ediliyor. Bu güce güvenin.” ifadelerini kullandı.

Berber ve kuaförler de Kovid-19 aşısı olabilecek

Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Aşı programı kapsamında berber ve kuaförler de aşılanmaya başlıyor. Randevularınızı yarından itibaren alabilirsiniz. Bu güce güvenin.” ifadelerini kullandı.

ANTALYA (AA) – Türkiye’de 5 bin 216’sı konaklama tesisi, 2 bin 35’i restoran ve kafe olmak üzere toplam 10 bin 457 tesis ve araca “Güvenli Turizm Sertifikası” verildi.

Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde Türkiye, turizm alanında aldığı tedbirlerle örnek oldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde başlatılan ve Kovid-19’a karşı tüm tedbirlerin alındığını tescilleyen Güvenli Turizm Sertifikası Programı kapsamında hizmet veren turizm sektörü, tatilcilere güven verdi. Otellerden restoranlara, kafelerden transfer araçlarına program kapsamında kriterler konuldu.

Turizm tesislerinde verilen hizmetin yerli ve yabancı turistlerin güvenini kazanması üzerine Türkiye, diğer destinasyonlar arasında etkinliğini artırdı.

Tatilciler, tercihlerinde “Güvenli Turizm Sertifikası”nın iki ayağı olan “güvenilirlik” ve “hijyen”i baz alıyor.

Sertifikasyon programının etkinliğinin artması, bazı ülkelerin uygulamayı örnek alması ve kente gelen turistlerin memnun ayrılması, sektör temsilcilerini mutlu ediyor.

AA muhabirinin Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansından aldığı bilgiye göre, tüm kriterleri yerine getirerek kendini kanıtlayan 2 bin 871’i Bakanlık belgeli, 2 bin 345’i belediye belgeli olmak üzere 5 bin 216 konaklama tesisi, Güvenli Turizm Sertifikası almaya hak kazandı.

Konaklama sektörünün yanı sıra 2 bin 35 restoran ve kafe, 2 bin 836 taşıt (tur ve transfer araçları), 12 mekanik hat, 21 kültür ve kongre merkezi, 327 deniz turizmi tesisi ve aracı (gezi teknesi ve benzeri araçlar) ve 10 temalı park olmak üzere 10 bin 457 tesis ve araca sertifika verildi.

Kriterleri yerine getirmediği için 86 tesisin sertifikası iptal edildi. Denetim süresi sonunda Güvenli Turizm Sertifikası kriterlerini karşılamadığı düşünülen işletmelere kriterlere uygun olmayan durumları gidermesi için üç gün süre veriliyor. Verilen süre içinde iyileşme görülmediyse ilgili sertifikası iptal ediliyor.

“Program tavizsiz şekilde uygulanıyor”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1,5 yıla yakın süredir salgın nedeniyle eve hapsolan insanların tatil yapma ve seyahat etme isteğinin daha fazla arttığını söyledi.

Türkiye’nin “sağlıklı ve güvenli turizm” hizmeti sunduğunu aktaran Alpaslan, tüm tedbirleri alarak sezona hazır olduklarını bildirdi.

Güvenli Turizm Sertifikası programına değinen Alpaslan, şunları kaydetti:

“Geçen sene hayata geçirdiğimiz Güvenli Turizm Sertifikası başarılı şekilde uygulanıyor. Program kapsamında gerek yurt içi gerek yurt dışındaki tatilcilerin, tatil yapıp ikametgahlarına dönene kadarki tüm süreçte en sağlıklı şekilde tedbir alındı. Program tavizsiz şekilde uygulanıyor. Tüm tesislerin sertifikalarının yapıldığı, uluslararası akredite kuruluşlarınca denetlendiği bir sistemi kurduk. Hassasiyetle gerek akredite şirketleri gerekse Bakanlık olarak her tesisi ayda dört defa denetliyoruz.”

Turizm hareketliliği bekleniyor

Alpaslan, herkesin gönül rahatlığıyla tatilini yaptığını belirterek, “Gerek en büyük pazarımız olan Rusya’dan gerekse Avrupa’dan ülkemize tatil yapmak konusunda oldukça ciddi talep var. Rezervasyonlar da bunu ifade etmekte. Ülke olarak tüm tedbirlerimizi aldık ve sezona hazırız. Bizim hazır olmamız yetmiyor, uluslararası uçuşların açılması gerekiyor ki bu seyahatler gerçekleşsin.” diye konuştu.

Türkiye’de vaka sayılarının bu dönemde düştüğüne değinen Alpaslan, yazın gelmesi ve aşılamanın artmasıyla beraber vakaların daha da düşeceğini söyledi.

Muhabir: Ayşe Yıldız

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Sağlık Bakanı Koca açıkladı

Bakan Soylu: "Bu gece yarısından itibaren 81 ilde kafeterya ve restoranlarda müzik yayını sona erecek"

Restoran ve kafeler müşteri kabul etmeye başladı