Bireysel kredi borcundan takibe alınanların sayısı ocakta azaldı

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi tarafından, Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı Ocak 2020 Raporu yayımlandı.

Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı yılın ilk ayında, 2019’un aynı ayına göre yüzde 29 gerileyerek 137 bin kişi oldu. Söz konusu sayı bir önceki aya göre ise yüzde 11 gerilemeye işaret etti.

Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ocakta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21 azalarak 76 bin kişi oldu. Bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 35 azalarak 79 bin kişiye geriledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt, kredi kartıyla kurbanlık alanların faizli işlemlere bulaşmaması gerektiğini belirterek, “İbadetle faiz bağdaşmaz.” dedi.

Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurban kesmesi gereken kişinin, kurbanı kendi adına kesebileceği gibi vekalet yoluyla başkasının adına da kestirebileceğini söyledi.

Kurban ibadetinin vekaleten yapılması için de kurbanı kesilen kişinin onayının alınması gerektiğini belirten Bozkurt, kurbanın mali bir ibadet olduğunu ifade etti.

Bozkurt, şöyle devam etti:

“Kurbanda kesilen hayvanları uygulamalardan biliyoruz, Kur’an-ı Kerim’de de işaret ediliyor. Kur’an’da dört çift hayvandan bahsediliyor. Bunlar, dişi ve erkek koyun, keçi, sığır ve devedir. Büyükbaş hayvanların 2 yaşını doldurması, devenin 5 yaşını doldurması, küçükbaş hayvanların da 1 yaşını doldurması gerekiyor. Kısaca, kurbanlık hayvanların hangi şartlarda olacağı ve hangi yaşlarda kesileceği, peygamberimizin sünnetinde gösteriliyor.”

Kurban ibadetinin Hanefi mezhebinde vacip, diğer mezheplerde de sünnet olarak görüldüğünü anımsatan Bozkurt, “Kurban dinde olan bir ibadettir. Peygamberimiz kurbanla ilgili ayetler geldikten sonra hep kurban kesmiştir. Bunu fiilen yapmıştır, bunun için sünnet diyoruz buna. İmkanı olan herkesin kurban kesmesi icap eder. Kurban kesecek kişinin Müslüman olmasının yanı sıra akil ve yetişkin olması lazım.” dedi.

“Yapacağımız kurban alışverişi ibadet ruhuna aykırı olmamalı”

Kurbanın ibadet yönünün göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Bozkurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yapacağımız kurban alışverişi ibadet ruhuna aykırı olmamalı. İşin içine kredi kartı girerse, biliyorsunuz aldığınız krediyi zamanında ödemezseniz üzerine faiz biniyor. Faiz de dinimizde haram. Kredi kartı kullanıyorsak faizli işlemlere bulaşmamamız lazım. Hele hele kurbanı kredi kartıyla alıyorsak yapacağımız ödemeyi zamanında yapmalıyız. İbadetle faiz bağdaşmaz. Bir Müslüman faize bulaşmamak şartıyla kurbanlık hayvanını peşin alacağı gibi taksitle de alabilir.”

Hazreti Muhammed’in sünnetinde kurbanın nasıl kesileceği ve dağıtılacağıyla ilgili uygulamanın olduğunu vurgulayan Bozkurt, “Küçükbaş hayvan ancak bir kişi için kesilebilir. Büyükbaş hayvan ise bir kişi için kesileceği gibi 7 kişi için de kesilebilir. Yani büyükbaş hayvan hissesine girecek kişi en az 7’de bir hisseye sahip olmalı. 7’de birin üzerine çıkarsa sorun yok ancak, 7’de birin altına düşerse kurbanı geçerli olmaz.” diye konuştu.

“Kurban Bayramı’nda asıl amaç, kurban kesemeyenlere ulaşmaktır”

Kurbanın maddi bir fedakarlık olduğunu ifade eden Bozkurt, şunları kaydetti:

“Kurbanlarımızı, Rabb’imizin rızasına uygun şekilde halka dağıtmalıyız. Kurbanı sadece kendimize et stoklamak için almamalıyız. Kurban Bayramı’nda asıl amaç, kurban kesemeyenlere ulaşmaktır. Kurbanımızın tamamını da bağış yapabiliriz. Evimizde kestiğimiz kurbanı da üç hisseye ayırmalıyız. Birinci hisseyi çoluk çocuğumuz için, ikinci hisseyi gelen misafirlere, üçüncü hisseyi ise fakir fukaraya ve mağdur muhtaçlara dağıtmak esastır.”

Muhabir: Fırat Taşdemir

BURSA (AA) – Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ tarafından yürürlüğe konulan uygulama kapsamında sürücüler, HGS-OGS gişelerine konulan butona basarak “ihlalli geçiş bildirim formu” alıyor.

Hemen ardından bariyerin açılmasıyla yoluna devam eden sürücüler, bildirimde yazan yönlendirmelerle geçiş ücretini 15 gün içinde ödeyebiliyor. Geçişleri ile ilgili bilgiler e-Devlet, Karayolları Genel Müdürlüğü (www.kgm.gov.tr), Otoyol AŞ (otoyolas.com.tr) web siteleri ve Otoyol Mobil uygulama üzerinden plaka bilgileri girilerek takip edilebiliyor.

Bağlantı yollarıyla 426 kilometre uzunluğundaki otoyolda gişelerin birçoğunda devreye alınan butonlu geçiş, yıl sonuna kadar tüm HGS-OGS çıkış gişelerinde uygulanacak.

Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ Genel Müdür Yardımcısı Halil Omurtak, AA muhabirine, işletmeciliğini üstlendikleri İstanbul-İzmir Otoyolu’nun Ağustos 2019 itibarıyla tüm etaplarının hizmete açıldığını hatırlattı.

İşletme ve bakım faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürdüklerini belirten Omurtak, “Sürücüler, otoyolumuzu gideceği mesafeye bağlı belirli bir ücret karşılığında kullanmaktadır. Bu ücretin karşılığında ise verdiğimiz hizmetin kusursuz olması öncelikli hedefimizdir. Bu bağlamda, yolumuzu kullanan tüm sürücülerimizin şikayet ve taleplerini dikkate alarak çözümler geliştirilmekte ve işletme bakım faaliyetlerimiz yürütülmektedir.” diye konuştu.

Omurtak, son olarak HGS-OGS etiketine sahip sürücülerin mağduriyetini gidermek adına çözüm odaklı bir proje tasarladıklarını dile getirdi.

İşletme başlangıcından bu yana incelenen araç geçişlerinde ödeme tercihlerinin büyük oranda değiştiğini vurgulayan Omurtak, şu bilgileri paylaştı:

“İlk yıllarda nakit veya kredi kartıyla ücretini ödemek isteyen müşterilerimizin oranı yüzde 65 civarındaydı. Bu durum nakit gişeler dışında HGS ve OGS çıkış gişelerinde de nakit ve kredi kartı ödeme seçeneğinin varlığına yol açmıştı. Nakit ve kredi kartı ödeme seçeneğinin HGS ve OGS ödeme seçeneğine göre ciddi bir işlem süresi var. HGS-OGS etiketine sahip müşterilerimiz gişelerden 3 saniye içinde çıkış işlemlerini gerçekleştirirken, nakit ve kredi kartı müşterilerimizin çıkışı ortalama 45 saniye sürmektedir. Örnek verecek olursak, nakit gişesinde yalnızca bir araç ödeme yaparken, HGS-OGS gişelerinden tam 15 araç geçişini başarılı bir şekilde gerçekleştirebilme olanağına sahiptir. Çünkü bu geçişi 3 saniye içinde sağlayacak bir altyapı sistemi kurulmuştur.”

“Hem zaman hem de yakıt tasarrufu sağlayacak”

Halil Omurtak, otoyolu kullananlar arasında HGS-OGS etiketine sahiplik oranının yüzde 35’ten yüzde 80’e ulaştığını anlattı.

Şu anda nakit ve kredi kartı kullanımının, nakit gişelerinde yüzde 15 olduğunu, ödemesini HGS-OGS gişelerinde çeşitli nedenlerle nakit ya da kredi kartıyla yapanların ise yüzde 5’lik bölümü oluşturduğunu aktaran Omurtak, “Bu yüzdeleri araç olarak kabul edersek her 100 araçtan 5’inin ödemesini HGS-OGS gişelerinde nakit veya kredi kartı ile yapması sebebiyle tam 80 araç, 3 saniye içindeki hızlı geçiş üstünlüğünü kaybetmektedir.” dedi.

Bu durumla ilgili son dönemde yoğun şikayetler aldıklarını ve yeni uygulamanın, bu mağduriyeti ortadan kaldıracak şekilde tasarlandığına dikkati çeken Omurtak, şunları kaydetti:

“Sistem, öncelikle geçişini HGS-OGS gişelerinde nakit veya kredi kartı ile yapmak isteyen sürücüleri nakit gişelerine yönlendirerek, HGS-OGS gişelerini sadece etiket sahibi sürücülerin kullanmasını sağlamaktadır. HGS-OGS gişelerinde ödemenin alınamadığı durumlarda ise sürücüler, geçişin hızlı bir şekilde yapılabilmesi için butona basıp ‘ihlalli geçiş bildirim formu’nu alacak, bariyer açılacak ve bildirimde yazan yönlendirmeler ile geçiş ücretini 15 gün içinde ödeyebilecek.

Bu uygulamayla, sürücülerin yüzde 80’i gişe sahalarında beklemeden geçişlerini hızlı bir şekilde gerçekleştirme hakkına sahip olacak. Gişelerde bekleme olmayacağı için hem zaman hem de yakıt tasarrufu sağlanarak çevre kirlenmesine karşı da olumlu bir katkı sunulacaktır. Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ olarak bu yeni uygulamayla amacımız, işletmemiz süresince İstanbul-İzmir Otoyolu’nu kullanacak milyonlarca sürücülerimizin beklemeden hızlı bir şekilde gişelerden geçişini sağlayarak memnuniyet ve konforu en üst noktaya taşımaktır.”

Muhabir: Sinan Balcıkoca