Paz. Ağu 25th, 2019

“Bizim hiçbir isim noktasında baskımız olmadı”

ANKARA (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü , "Bizim hiçbir isim noktasında baskımız olmadı. Başından beri tutumumuz bellidir. İsimler üzerinden değil, bir geniş demokratik uzlaşma zemininde yürüyoruz." dedi.

Tezcan, parti genel merkezinde gazetecilerin sorularını cevapladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ı 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşmeye gönderdiği iddiasına ilişkin ellerinde bir bilginin olup olmadığı sorulan Tezcan, "Bu konuda, böyle bir görevlendirme ve gönderme olduğuna ilişkin ciddi bir bilgi var. Kulis bilgisi. Basına da yansıdı. Bir gazetenin haber sitesi bunu dün sitesine de koydu. Bir gazeteci de isim vermeden yazdı. Dün siteye isim vererek de kondu sonra çıkarıldı." diye konuştu.

Bunun çok ciddi, vahim bir iddia olduğunu söyleyen Teczan, "Çok açık ki gerçekten böyle bir ziyaret anlaşılan olmuş, böyle bir görevlendirme, böyle bir gönderme olmuş." ifadesini kullandı.

"Demek ki gelecekle ilgili çok ciddi endişeleri var." diyen Tezcan, askeri vesayet altında bir siyaset mühendisliğine soyunulduğunu savundu.

Tezcan, şu ifadeleri kullandı:

"Ona aday olmama noktasındaki telkin için Genelkurmay Başkanı'nı niye gönderdiler? Siyasetin tam da göbeğine asker niye sokulur? Yani yeni 28 Şubatçılar türüyor demek ki. Erdoğan, yeni 28 Şubatçılığa soyunmuş. Görülen o ki Sayın Erdoğan yeni 28 Şubatçılığın liderliğine soyunmuş. Askeri vesayetten şikayet eden, bugüne kadar ağzını açtığında askeri vesayetten bahseden bir anlayış şimdi cumhurbaşkanlığı seçim sürecini askeri vesayet altında planlama çaresizliğine demek ki düşmüştür. Bu, içine düştükleri durumunun ne kadar büyük bir acz durumu olduğunun çok açık bir işareti ve göstergesidir. Sivil darbenin askeri ayağı mı oluşturuluyor. 24 Haziran'da sandık gelecek. Millet sandıkta kararını verecek. Bu süreç içerisinde kulislere askeri niye bulaştırıyorsunuz? Türkiye için vahim bir tablodur."

Tezcan, milletin 24 Haziran'da cevabı vereceğini söyleyerek, "Ne yaparlarsa yapsınlar, sandığı askeri vesayetin dizayn etmesine müsaade etmeyecektir bu millet." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Bu ülkede diktatör görmek isteyen, bir gecede 15 milletvekiline siyaset mühendisliği ürünü yöntemlerle zorla parti değiştirtenlere bakmalıdır." sözlerinin hatırlatılması üzerine Tezcan, şöyle konuştu:

"Sayın Erdoğan diktatör arıyorsa yüzde 49 oy alıp seçilmiş bir başbakanı, bir gece saray darbesiyle başbakanlık koltuğundan edenlere baksın. Aynaya baktığında o diktatörün Erdoğan olduğunu çok iyi görecektir. Bizim 15 arkadaşımız demokrasi kahramanı olarak, bir önemli görevi ifa etmişlerdir. Orada Türkiye'de diktatörlüğü yerleştirmek isteyen bir anlayışa karşı, demokrasi, sandık ve seçim önünde tuzak kurmak isteyen diktatörce tutumlara karşı bir demokratik çıkış ve önlem alınmıştır. Dolayısıyla o uygulamalarda diktatörlüğün izini bulmak mümkün değildir. Bir büyük demokrasi duruşudur. Kendilerini takdir ediyoruz. Arkadaşlarımızın kendi ikbal ve istikballeriyle ilgili bir hesapları olmamıştır. Hala da yoktur. Bu mücadeleyi veren arkadaşlarımızın mağdur edilmesi de düşünülemez."

Söz konusu 15 milletvekilinin CHP'ye geri dönüp dönmeyeceklerine ilişkin bir soru üzerine de Tezcan, bugünkü siyasetin gündeminin bu isimlerin geri dönüp dönmemesi olmadığını savundu.

Tezcan, "Arkadaşlarımız kendi milletvekillikleri hesabını yaparak bu işe girmemişlerdir. Bu meselenin tartışılması arkadaşlarımızın attığı adımı hafifletmek olur." dedi.

Milletin, bu isimlerin attığı adımı takdir ettiğini belirten Tezcan, meseleyi bir geri dönüş ya da koltuk tartışması eksenine sıkıştırmayı doğru bulmadıklarını vurguladı.

Bülent Tezcan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na cumhurbaşkanı adayı olması yönündeki çağrılarının hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:

"Kendisi tek adam koalisyonunun tek adayı olarak o alanı dizayn etti, şimdi çıkıp öbür tarafta, demokrasi alanındaki ya da onun dışındaki bütün siyasi alanı da dizayn etme çabası içerisinde. Bizim adayımızın nasıl belirleneceğine biz karar veririz. Sayın Genel Başkanımız, birilerinde olduğu gibi koltuk hırs ve sevdasında değil, memleket sevdası içerisinde siyaset yapar. Bizde kendi koltuğunun merkeze alındığı bir siyaset anlayışı yoktur. Kendi işine baksın. Kendi koltuğunu koruyabilmek adına askeri vesayet uygulamalarından, siyaset üzerindeki vesayet uygulamalarından vazgeçerse Türk siyasetine hiç olmazsa giderken bir büyük kötülüğü yapmamış olur."

Tezcan, cumhurbaşkanı adayının açıklanması için son tarihin 5 Mayıs olduğunu hatırlattı.

Bu süreci hiçbir zaman aday ismi ya da isimler üzerinden tartışarak yürütmediklerini, önemli müzakere sürecinin devam ettiğini, isimlerin, tartışmanın merkezine oturtulmasının müzakereye zarar vereceğini ifade eden Tezcan, "Mesele sadece cumhurbaşkanı adayı ismi değildir, siyasi partilerin milletvekili seçimine girerken oluşturacakları ittifak meselesidir." diye konuştu.

Tezcan, en geniş mutabakatın sağlanmasının Türkiye'nin geleceği açısından önemli olduğunu savundu.

Abdullah Gül'ün çatı aday olması için CHP'nin bir baskısının olup olmadığı sorusuna Tezcan, "Bizim hiçbir isim noktasında baskımız olmadı. Başından beri tutumumuz bellidir. İsimler üzerinden değil, bir geniş demokratik uzlaşma zemininde yürüyoruz. Bu hassasiyetimizi korumaya devam edeceğiz." karşılığını verdi.

– Eski partili salondan çıkartıldı

Tezcan'ın açıklamaları sırasında salonda bulunan ve eski CHP Samsun Asarcık İlçe Başkanı olduğunu söyleyen Bülent Baskın, zor durumda olduğunu, yardım istediğini belirterek Tezcan'dan kendisini dinlemesini istedi.

Baskın, güvenlik görevlileri ve partililerce basın toplantısının yapıldığı alandan uzaklaştırılarak genel merkez binası dışına çıkartıldı.