BM Genel Sekreteri Guterres, Avrupa Parlamentosu'nda eşitlik mesajı verdi

BRÜKSEL (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünyada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle eşitsizliğin arttığını, herkesin aşıya erişiminin sağlanması, özellikle az gelişmiş ülkelerin ekonomilerinin ve dünya genelinde mültecilerin desteklenmesi için çabaların artırılması gerektiğini söyledi.

Guterres, Brüksel’de toplanan Avrupa Parlamentosu Genel Kuruluna hitap etti. BM bütçesine en büyük katkıyı verdiği gerekçesiyle AB ülkelerine teşekkür eden Guterres, AB’nin insani yardımlarını artırdığını, bunu memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) başlattığı Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programına (COVAX) AB’nin katkısından övgüyle bahseden Guterres, bazı ülkelerin salgında aşılar sayesinde “tünelin sonundaki ışığı” gördüğünü, bazılarının ise hala aşıya erişiminin bulunmadığını hatırlattı.

Aşıya erişimde eşitliğe vurgu yapan Guterres, şunları dile getirdi:

“Aşılar bu krizden çıkışımızın tek yoludur. Aşılar kamu malı olarak değerlendirilmeli, aşılara herkes erişebilmeli ve uygun maliyetli olmalıdır. Aşı eşitsizliği günümüzde sadece en büyük ahlaki sınavımız değil aynı zamanda etkinlik meselesidir. Virüsler değişime uğrarken herkes aşılanmadan kimse güvende değildir. Maalesef dünya bu yönde ilerlemiyor. Bölünmüş bir dünya ve gelişim için kaybedilmiş onlarca yıllık bir görüntüyle karşı karşıyayız. Afrika kıtası 225 milyon ilave doz elde etmedikçe Afrika ülkelerinin yüzde 90’ı bu yılın sonuna kadarki yüzde 10 aşılama hedefine ulaşamayacak. Eğer dünyanın yüzde 75’ini aşılamak istiyorsak 11 milyar doza ihtiyacımız var. Küresel aşılama çabalarının artırmalıyız.”

Servet vergisi teklifi

Guterres, özellikle gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler arasındaki gelir eşitsizliğine de dikkati çekerken salgın döneminde zengin kişilerin de daha da zenginleştiğini vurguladı.

Bu durumun eşitsizlikleri daha artıracağı uyarısında bulunan Guterres, milyonlarca kişinin açlıkla mücadele ettiğini, dünya nüfusunun yarısının sağlık hizmetlerine ulaşamadığını aktardı.

Sadece geçen yıl dünyanın en varlıklı kişilerinin servetinin milyarlarca dolar arttığına işaret eden Guterres, “Bu nedenle bir servet vergisi önerdim. Bu sayede salgından fayda elde eden dünyanın en zengin kişileri dünya ekonomilerini kurtarmaya yardımcı olabilir.” diye konuştu.

Guterres, ayrıca borçlu ülkelerin borçlarının ötelenmesi veya hafifletilmesi gibi uygulamalar için bir sistem kurulabileceğini söyledi ve Avrupa ülkelerinden bu konuda destek istedi.

Sığınmacılara ve ev sahibi ülkelere destek çağrısı

Guterres, Kovid-19 salgın döneminde bazı devletlerin salgını bahane ederek temel özgürlükleri kısıtladığı değerlendirmesinde bulundu. AB’ye insan hakları ve hukukun üstünlüğünün korunmasındaki çabaları için teşekkür eden Guterres, şunları söyledi:

“Ancak aynı zamanda AB sınırları içindeki yardıma muhtaç kişileri de korumalıyız. Mültecilerin ve sığınmacıların hakları nereden geldiklerine bakılmaksızın uluslararası hukuk tarafından korunmaktadır. Ben de bir Avrupalı ve eski bir hükümet başkanı olarak mültecilerin tehdit değil, kıtamıza değerli bir katkı olduğunu biliyorum.”

Guterres, mülteciler için uluslararası koruma rejiminin devamını sağlamanın önemini vurgulayarak, “Aynı zamanda mültecilere ev sahipliği yapan ülkelerle dayanışmamızı ve desteğimizi artırmalıyız. Ayrıca, düzenli ve güvenli göç yollarını desteklemek için kaynak veya transit ülkelerle uluslararası iş birliği içinde olmalıyız.” dedi.

Guterres, Avrupa’da göç konusunda yeni bir anlayışa ihtiyaç duyulduğunu söyledi

Guterres, Avrupa Parlamentosu Başkanı David Sassoli ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Avrupa kapsamında hiçbir ülke, bu meydan okumaya (göç) tek başına çözüm bulamaz. Bana göre, Avrupa’nın ortak göç politikası olması çok önemli. Bunun için göç konusunda yeni bir anlayışa ihtiyacımız var.” değerlendirmesini yaptı.

“Annem 97 yaşında. Tahmin edeceğiniz gibi ciddi problemleri var. Lizbon’da evimizde anneme 24 saat destek veriyoruz. Ona destek verenlere baktığımda pek Portekizli görmüyorum.” diye konuşan Guterres, göçün gerekli ve çok önemli bir unsur olduğunu vurguladı.

Guterres, göçün ihtiyaç değil, tercih olması için çalışılması gerektiğini dile getirerek, “Bu ancak Avrupa ülkelerinin bir araya gelmesiyle mümkün olur.” ifadesini kullandı.

“Tüm toplumlarımız ‘çok etnisiteli, dinli ve kültürlü’ hale geliyor. Bu bir zenginlik, tehdit değil.” diyen Guterres, sosyal entegrasyona büyük yatırım yapılması gerektiğini kaydetti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

CENEVRE (AA) – BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Sözcüsü Jens Laerke, BM Cenevre Ofisi’nde düzenlenen basın toplantısında, Tigray’da binlerce insanın çatışmalarda yaşamını yitirdiğini ve net ölü sayısının tespit edilemediğini belirtti.

Sözcü Laerke, bölgede milyonlarca sivilin ciddi gıda güvenliği sorunu yaşadığını ve yüz binlerce insanın da kıtlık benzeri durumla karşı karşıya olduğu uyarısında bulunarak çocuklar arasında da son derece ciddi düzeyde akut yetersiz beslenme sorunu gözlemlendiğini vurguladı.

Tigray’da çatışmaların, 2020 Kasım ayında hasat mevsiminin ortasında başladığını anımsatan Laerke, nüfusun yüzde 90’ını oluşturan 5,2 milyon kişinin hayat kurtarıcı insani yardıma muhtaç duruma düştüğünün altını çizdi.

Laerke, BM’nin bölgedeki durumu uydu görüntülerinden takip edebildiğini belirterek ayrıca sivillere yönelik “korkunç şiddet” kullanıldığına ilişkin raporlar olduğunu kaydetti.

BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü Marixie Mercado ise UNICEF’in, Tigray’da 100 binden fazla çocuğun gelecek 12 ay içinde yaşamı tehdit eden şiddetli akut yetersiz beslenmeden muzdarip olabileceğini tahmin ettiğini belirterek “Bu yetersiz beslenme krizi, çocukların ve ailelerinin hayatta kalabilmek için ihtiyaç duyduğu gıda, sağlık, beslenme, su ve sanitasyon sistemleri ve hizmetlerine yönelik kapsamlı ve sistematik hasarların ortasında yaşanıyor.” ifadesini kullandı.

Etiyopya ordusu, Kasım 2020’de başlatılan operasyonda kısmi başarı sağlasa da insani durumu gerekçe göstererek 28 Haziran’da bölgenin başkenti Mekelle’den çekilmişti.

Bir dönem Tigray eyaletini yöneten ve ülke siyasetinde etkin güç olan Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF), Başbakan Abiy Ahmed’in 2018’de başa gelmesinden sonra ülkenin en büyük etnik grupları olan Amhara ve Oromoları iktidarda temsil eden partilerle siyasi çekişme içine girmişti.

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (BMMYK) sözcülerinden Babar Baloch, BM Cenevre Ofisi’nde düzenlenen basın toplantısında, “Tigray’ın Mai Tsebri bölgesindeki Mai Aini ve Adi Harush kamplarındaki tahminen 24 bin Eritreli mülteci tehdit ve tacizle karşı karşıya ve insani yardımlardan mahrum bırakılarak sürekli korku içinde yaşıyorlar.” dedi.

Son günlerde Mai Aini kampında en az bir mültecinin kamp içinde faaliyet gösteren silahlı unsurlar tarafından öldürüldüğüne dair “rahatsız edici” ve “güvenilir” raporlar aldıklarını aktaran Baloch, çatışan tüm taraflara uluslararası hukuka ve sivil unsurlara saygı göstermeleri çağrısında bulundu.

Baloch, kamp içinde ve çevresinde silahlı gruplar arasında çatışmaların tırmanışa geçtiğini ve binlerce Eritreli mültecinin kaderinden büyük endişe duyduklarının altını çizerek, “Personelimiz son iki haftadır mülteci kamplarına tüm erişimi kaybetti. Kapana kısılmış mültecilerin acilen hayat kurtaran yardımlara ihtiyacı var. Temiz içme suyu tükeniyor, sağlık hizmetleri yok ve açlık gerçek bir tehlike.” uyarısında bulundu.

Kampa en son haziran sonlarında 1 ay yetecek erzak sağlandığını anımsatan Baloch, ayrıca son haftalarda yaşanan çatışmaların, Tigray’ın doğusundaki Afar bölgesinde binlerce kişiyi yerinden ettiğini söyledi.