BM insan hakları uzmanlarından 'Yahudi yerleşimcilerin Filistinli sivillere yönelik şiddeti artıyor' uyarısı

CENEVRE (AA) – BM İnsan Hakları Filistin Özel Raportörü Michael Lynk’in de aralarında bulunduğu bir grup insan hakları uzmanı, yaptıkları yazılı açıklamada, Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarına tepki gösterdi.

Geçen yıl El-Halil, Kudüs, Nablus ve Ramallah gibi bölgelerde Yahudi yerleşimcilerin 771 şiddet olayının BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisince belgelendiği ifade edilen açıklamada, ayrıca çıkan olaylarda 133 Filistinlinin yaralandığı, 9 bin 646 ağacın ve 184 aracın zarar gördüğü bildirildi.

Bu yılın ilk üç ayında da 1 Filistinlinin ölümüyle sonuçlanan 210’dan fazla yerleşimci şiddet vakası kaydedildiği belirtilen açıklamada, “İsrail ordusunu ve polisini, bu şiddet eylemlerini kuvvetle ve kararlılıkla soruşturmaya ve kovuşturmaya çağırıyoruz.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, Yahudi yerleşimcilerin şiddet olaylarına ideolojik şekilde motive olduğu, öncelikle Filistinlilerin topraklarını ele geçirmek, aynı zamanda onları korkutmak ve terörize etmek istedikleri vurgulandı.

“Hamile kadın ve çocukları hedef alıyorlar”

Açıklamada, Yahudi yerleşimci şiddetinin, hamile kadınları, çocukları ve yaşlıları hedef almaya devam ettiği belirtildi.

İşgal altındaki Batı Şeria’da Yahudi yerleşimcilerin Filistinli sivillere yönelik şiddetinin son aylarda belirgin şekilde arttığı uyarısında bulunulan açıklamada, suçluların cezasız kalmasına tepki gösterildi.

İşgal altındaki Batı Şeria, Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere ve aktivistlere yönelik giderek artan saldırılarına tanık oluyor.

İsrail’in 1967’de işgal ettiği Batı Şeria’da 250’den fazla yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Bu yerlerde ikamet eden 400 binden fazla Yahudi yerleşimci, Batı Şeria’da işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.

Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL – Tüm şirketlerinde fırsat eşitliği kültürünü daha güçlü ve daha kalıcı bir yapıya dönüştürmek amacıyla Yıldız Holding Kadın Platformu’nu hayata geçiren Yıldız Holding, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ne (WEPs) imza attı.

Yıldız Holding'den yapılan açıklamaya göre, kuruluşundan bu yana toplumsal cinsiyet eşitliği alanında öncü uygulamalar geliştiren Yıldız Holding, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni (WEPs) imzaladı. 10 Haziran Perşembe günü Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) İstanbul Bölge Ofisi’nde düzenlenen imza törenine Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, UN Women Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Alia El-Yassir ve Yıldız Holding Kadın Platformu Elçisi Begüm Mutuş katıldı. UN Women ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ortak girişimi WEPs, özel sektörün toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmaları için tasarlanmış bir rehber olma özelliği taşıyor.

Çatısı altındaki kadın çalışanların etkinliğinin artırılması, yönetim ve liderlik seviyesinde kadın temsilinin teşvik edilmesi amacıyla "Yıldız Holding Kadın Platformu"nu kuran Yıldız Holding, WEPs imzasıyla birlikte kurum içi cinsiyet eşitliği politikalarını tüm şirketlerinde küresel standartlara göre şekillendirecek. WEPs, Yıldız Holding’in kadın çalışanlar ve kadın liderliği özelindeki başarılı politikalarını daha da sistemli ve programlı bir anlayışla sürdürmesine yardımcı olacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Alia El-Yassir, "Yıldız Holding’in kadının ekonomik güçlenmesi taahhüdü ve iş yerinde fırsat eşitliğine yönelik yürüttüğü çalışmalardan dolayı takdirimizi sunmak isterim. Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin imzalanması toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlenmesini sağlayacak iş pratiklerini hayata geçirme konusunda önemli bir platform sağlıyor." ifadelerini kullandı.

– "Yıldız Holding’in atacağı her adım önemli bir örnek teşkil edecek"

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, WEPs kriterlerinin Yıldız Holding’e cinsiyet ve fırsat eşitliği konusunda yeni bir yol haritası sunduğunu belirtti. Yıldız Holding olarak gerek Türkiye'de gerekse küresel arenada güçlü büyümelerini sürdürdüklerinin altını çizen Ülker, şunları aktardı:

"İçinde bulunduğumuz toplumu kalkındırma ve Türkiye’nin her alanda sürdürülebilir büyümesine katkı sağlama düşüncesini de tüm faaliyetlerimizin odak noktasında tutuyoruz. Bu bakış açısıyla tüm işlerimizde topluma örnek olma misyonunu üstleniyor ve özellikle cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık sağlayacak her projeye gönülden dâhil oluyoruz. Bu yıl hayata geçirdiğimiz Yıldız Holding Kadın Platformumuz ile iş dünyasında kadın temsili özelinde örnek bir yapı oluşturduk. Şimdi de fırsat eşitliği konusundaki bu çabalarımızı güçlü bir program etrafında yürütmek amacıyla önemli bir imza attık ve Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri Uygulama Rehberi’ni benimsemeyi taahhüt ettik. İlerleyen aşamalarda Yıldız Holding’in kadın emeğine dair atacağı her adımın kadınların tüm alanlarda görünür olması adına önemli bir örnek teşkil etmesini umuyorum."

– "Kadın çalışanların etkinliğinin daha da güçlendirilmesini amaçlıyoruz"

Yıldız Holding Kadın Platformu Elçisi Begüm Mutuş da tüm Holding çalışanlarına güven ve iş birliğine dayalı bir çalışma ortamı sunmaya öncelik verdiklerini söyleyerek, “Türkiye’nin en büyük işveren markalarından biri olarak kadınların iş hayatında daha fazla temsil edilmesine, üst yönetimde ve kritik noktalarda daha fazla kadının görev almasına, iş dünyasında fırsat eşitliğinin sağlanmasına liderlik etmeyi sorumluluğumuz olarak görüyoruz." açıklamasında bulundu.

Kadın Platformu ile Yıldız Holding çatısı altındaki kadın çalışanların etkinliğinin daha da güçlendirilmesini ve kadınların liderliğinin teşvik edilmesini amaçladıklarını kaydeden Mutuş, şu ifadeleri kullandı:

"İş dünyasında fırsat eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi için Türkiye’den ve yurt dışından çalışanlarımızın önerilerini dikkate alan, katılımcı bir süreçle oluşturduğumuz bir manifesto hazırladık. Yıldız Holding Kadın Platformu Fırsat Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Manifestosu ile tüm çalışanlarımıza cinsiyetlerinden bağımsız bireyler olarak saygı duyulduğu ve değer verildiği bir şirket kültürü altında çalışma sözü veriyoruz. Aynı şekilde imzacısı olduğumuz WEPs de kadın çalışanlar ve kadın liderliği özelinde halihazırda uyguladığımız politikalarımızı daha da sistemli ve programlı bir anlayışla ele almamıza yardımcı olacak."

– WEPs kriterleri cinsiyet eşitliğini güvence altına alıyor

Açıklamaya göre ayrıca, yedi temel prensipten oluşan WEPs, özel sektörün toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik mevcut çalışmalarını güçlendirmesine, kurumsal politikalar ve programlar geliştirmesine, temel göstergelerini ve raporlama uygulamalarını analiz etmesine katkıda bulunmayı hedefliyor. WEPs şu maddelerden oluşuyor:

"Toplumsal cinsiyet eşitliği için üst düzey kurumsal liderlik sağlanması. Tüm kadın ve erkeklere iş yaşamında adil davranılması, insan haklarına ve ayrım yapmama ilkesine saygı gösterilmesi, bu ilkelerin desteklenmesi. Tüm kadın ve erkek çalışanların sağlık, güvenlik ve refahının sağlanması. Kadınların eğitim, kurs ve profesyonel gelişim olanaklarının desteklenmesi. Kadınların güçlenmesi için girişimci gelişimi, tedarik zinciri ve pazarlama yöntemlerinin uygulanması. Toplumsal girişimler ve savunuculuk çalışmalarıyla eşitliğin teşvik edilmesi. Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin elde edilen başarıların değerlendirilmesi ve halka açık raporlanması."

İSTANBUL (AA) – GSK bu yılın kasım ayında Glasgow’da Birleşik Krallık ve İtalya’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek 2021 BM İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP26) asli partnerleri arasında yer alacak.

GSK'dan yapılan açıklamaya göre, BM İklim Değişikliği Konferansı’na ilaç sektörü kategorisinde asli partner olarak katılacak olan GSK, bu önemli sorumluluk ile birlikte 2020 yılının kasım ayında ilan ettiği yeni global çevresel sürdürülebilirlik hedeflerini bir adım ileri taşıyacak. GSK asli partnerliğini üstlendiği konferansta yaşam bilimleri sektörüne, global iklim ve doğa hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunmanın yanı sıra, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin ele alınmasında da lider rol oynayacak.

Ana partnerlerden biri olarak GSK, etkinlik kapsamında iklim ve sağlık odaklı önemli etkinliklerin planlanmasında söz sahibi olacak. GSK bu etkinlik sayesinde ayrıca 2021 Kasım ayı öncesinde BM İklim Değişikliği Konferansı ve GSK’nın çevresel, sürdürülebilirlik hedeflerine dair yeni inisiyatiflerin başlatılmasına yönelik konferans ekibi ve Birleşik Krallık Hükümeti ile yakın iş birliği içerisinde olacak.

– Olası pandemilere hazırlık

Bu ortaklık kapsamında GSK ayrıca iklim değişikliği ve doğa tahribatının sağlığa etkilerinin daha iyi anlaşılması ve ölçülebilmesi amacıyla diğer önde gelen sağlık kuruluşlarıyla iş birliği de dahil olmak üzere birçok alana yoğunlaşacak. Böylelikle, gelecekteki yaşam bilimi araştırmalarında faydalanmak üzere iklim değişikliği ve doğa tahribatının hastalık yükü ile hastaların ihtiyaçlarını nasıl etkilediği daha yakından gözlemlenebilecek. Öte yandan bu ortaklık ile dünya genelinde sağlık konusunda bilincin artırılması ve gelecekteki olası pandemilere hazırlıklı olabilmek için ortam sağlanması amaçlanıyor.

GSK konferanstaki konumu sayesinde, düşük karbonlu tıbbi tedavilerinin ve yeni bakım modellerinin tanıtımını yaparak endüstrinin ve sağlık sistemlerinin net sıfır düzeyine geçiş sürecine katkıda bulunmayı ve global iklim hedeflerini paylaşmayı amaçlıyor. Aynı zamanda bu ortaklık, GSK’nın çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim yaklaşımının önemli bir bölümünü oluşturan uzun vadeli sürdürülebilir iş performansının ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması gibi hedeflerini de destekler nitelikte olacak.

– GSK’nın küresel sürdürülebilirlik hedeflerinde önemli gelişmeler yer alıyor

GSK, BM İklim Değişikliği Konferansı asli partnerliğini yeni global sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda attığı önemli adımlarla da destekliyor. Karbon tüketimini ve doğaya verilen zararı azaltma yolunda GSK, global elektrik tüketiminin yüzde 68’inin artık yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasını sağladı ve kapsam 1 ve 2 karbon emisyonlarını 2017’den bu yana yüzde 32 azalttı. Çöp alanlarına sıfır atık bırakma politikasıyla ilerleyen şirket aynı zamanda BM Su Dayanıklılık Koalisyonu üyesi konumunu sürdürüyor.