BM, Kaşıkçı cinayeti Özel Raportörü Callamard'ın Suudi yetkili tarafından ölümle tehdit edildiğini doğruladı

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM), gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini soruşturan BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard’ın, Suudi yetkili tarafından ölümle tehdit edildiği doğruladı.

23 Mart’ta İngiliz The Guardian gazetesine bir değerlendirmede bulunan Callamard, Ocak 2020’de üst düzey bir Suudi yetkilinin, İsviçre’nin Cenevre kentindeki bir toplantıda, kendisi hakkında, “dizginlenmemesi durumunda ilgilenileceğini” söylediğini aktarmıştı.

Bu bilgiyi kendisine bir meslektaşının verdiğini aktaran Callamard, ifadenin nasıl algılandığı sorulduğunda, “Bir ölüm tehdidi. Böyle anlaşıldı.” ifadesini kullanmıştı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) Sözcüsü Rupert Colville, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Özel Raportör Callamard’ın Suudi yetkili tarafından tehdit edildiğini teyit etti.

Sözcü Colville, “Agnes Callamard’ı hedef alan tehditle ilgili The Guardian haberinde yer alan detayların doğru olduğunu teyit edebilirim. Tehdit yapıldıktan sonra OHCHR Callamard’ın kendisini bilgilendirdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Colville, OHCHR’nin olaya ilişkin BM Cenevre Ofisi güvenlik birimini de bilgilendirdiğini aktardı.

Dönemin BM İnsan Hakları Konseyi Başkanı Avusturyalı Elisabeth Tichy-Fisslberger’in de tehdide ilişkin haberdar edildiğini belirten Colville, Tichy-Fisslberger’in de tehditle ilgili yetkililere bilgi verdiğini bildirdi.

Başkonsolosluktan bir daha çıkamamıştı

BM Raportörü Callamard’ın Haziran 2019’da yayımlanan raporunda, “Kaşıkçı’nın öldürülmesi, Suudi Arabistan devletinin sorumlu olduğu yargısız bir infazdır.” ifadesine yer verilmişti.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğünün geçen ay yayımlanan raporunda da “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, Türkiye’nin İstanbul kentinde yakalanması ya da öldürülmesine yönelik operasyonu onayladığı sonucuna ulaştık.” açıklamasında bulunulmuştu.

Cemal Kaşıkçı, evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğuna girmiş ve bir daha buradan çıkamamıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

LONDRA (AA) – Kuzey İrlanda Kamu Savcılığı, 1972’de Londonderry kentinde James Wray ve William McKinney’in öldürülmesiyle ilgili olarak ismi “Asker F.” olarak kodlanan eski ordu mensubu aleyhindeki davanın devam etmeyeceğini duyurdu.

Savcılık, başka bir eski olan Asker B’nin de 15 yaşındaki Daniel Hegarty’nin öldürülmesiyle ilgili kovuşturmasının devam etmeyeceğini bildirdi.

Karar, geçen mayıs ayında Belfast’ta bir mahkemenin, İrlanda Kurtuluş Ordusu (IRA) üyesi Joe McCann’ı öldürmekle suçlanan Asker A. ve C’yle ilgili kanıtların kabul edilemez olduğuna ilişkin hükmünün ardından geldi.

Gelecekteki herhangi bir davada kanıtların tekrar kabul edilemez bulunması ihtimaline karşı Savcılık, artık ne Asker F. ne de Asker B’yi mahkum edecek makul bir olasılık kalmadığını belirtti.

Aileler karara itiraz edecek

Kanlı Pazar Katliamı kurbanlarının aileleri ise yaptıkları açıklamada, “İngiliz adalet sisteminin lanet bir iddianamesi” olarak değerlendirdikleri karara itiraz edeceklerini duyurdu.

Açıklamada, “Asker F’nin yaptıkları, iki kadının kocalarının ellerinden alınmasına, 12 çocuğunun yetim kalmasına ve onlarca genç erkek ve kadının bir erkek kardeşten yoksun bırakılmasına neden oldu.” denildi.

Ocak 1972’de Kuzey İrlanda’nın Londonderry kentinde bir pazar günü İngiliz askerler, göstericilere ateş açarak 13 kişiyi öldürmüş, 15 kişiyi de yaralamıştı.

İrlanda sorunu

İngiliz imparatorluğunun ilk sömürgesi İrlanda adasından İngiltere’nin elinde kalan kısmı teşkil eden Kuzey İrlanda, 1960’lı yıllardan 1998’e kadar Katolik ayrılıkçılar ile İngiltere ile birlik yanlısı Protestanlar arasındaki çatışmalara ve terör olaylarına sahne olmuştu. 40 yıla yayılan ve “Sorunlar” diye anılan yıllarda terör olaylarında 3 bin 500 civarında kişi hayatını kaybetmişti.

Ada ancak 1998’de imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması ile sükunete kavuşurken Kuzey İrlanda’da çatışan tarafların ortaklığına dayalı bir bölgesel yönetim kurulması üzerinde anlaşılmıştı.

Belfast Anlaşması olarak da bilinen metinler, Kuzey İrlanda’da bugün yürürlükte olan bölgesel yönetimin temelini oluşturuyor.


Barış anlaşmasının üzerinden geçen 20 yılı aşkın süreye karşın, bölge halkı arasında güven tam olarak tesis edilebilmiş değil.

İZMİR (AA) – Şair Eşref Bulvarı’ndaki iş merkezinin 2. katında bulunan HDP İzmir İl Başkanlığına giren silahlı saldırgan, tabancayla etrafa ateş açtı. İl başkanlığının camlarının kırıldığı saldırının ardından iş merkezinin çatı katına çıkan kişi, polislerce gözaltına alındı.

İş merkezinin etrafını güvenlik kordonuyla çevreleyen ve il başkanlığında inceleme yapan polis ekipleri, bir kişinin hayatını kaybettiğini belirledi.

İzmir Valiliğinden yapılan açıklamada, daha önce sağlık çalışanı olan ve görevinden istifa eden O.G’nin, saat 11.00 sıralarında HDP İl Başkanlığına geldiği, parti çalışanı D.P’yi tabanca ile ateş ederek öldürdüğü belirtildi.

Şüphelinin yakalandığı aktarılan açıklamada, olayın tüm yönleriyle araştırıldığı kaydedildi.

HDP Basın Bürosundan yapılan yazılı açıklamada da bir süredir partilerinin hedef gösterildiği iddia edilerek, bunun sonucunda İzmir İl Başkanlığına yönelik silahlı saldırıda bulunulduğu ve bir parti çalışanının hayatını kaybettiği bildirildi.

Şafak Yel