Bolu'nun futbolcu kızları performanslarıyla göz dolduruyor

BOLU (AA) – Bolu’da futbol okuluna giden ve yaşları 10 ila 12 arasında değişen kız futbol takımı oyuncuları, performanslarıyla göz dolduruyor.

Karaçayır Mahallesi’nde bulunan Sosyal Futbol Okuluna giden 24 kız sporcu, cumartesi ve pazar günleri antrenörleri gözetiminde antrenman yapıyor,

Hem antrenmanlarda hem de kendi aralarında yaptıkları maçlarda performanslarıyla göz dolduran kız futbolcular, top hakimiyetlerinin yanı sıra verdikleri paslar ve attıkları çalımlarla adeta profesyonel futbolcular gibi çalışıyor.

“Kızlar futbola hiç erkek sporu gibi bakmıyor”

Antrenör Ömer Yavuz, AA muhabirine, 7 yıldır kız futbol takımıyla çalıştığını söyledi.

Beden eğitimi öğretmenliği yaptığı zamanlarda kız öğrencilerin sporla ilgilenmesi için çaba harcadığını belirten Yavuz, “Zaten okul takımımızda da kızlarla bu faaliyetleri yürütüyorduk. Bolu’da birinci olup diğer illere gittik hatta Türkiye finallerine kaldığımız dönemler oldu. Kız futbol takımıyla bu faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz.” dedi.

Yavuz, futbol okulu kurarak çocukların futbolu daha iyi öğrenmesi için çalışmalara başladıklarını dile getirerek, “Burada kız çocuklarının da futbola yatkınlığını ortaya çıkararak onları lige katmak ve hazırlamak için bir faaliyet yapmış olduk. Şu anda çocuklarımızın yaşları küçük. Türkiye Yıldızlar Şampiyonası’na katılmak için 2004-2006 yaş grupları oynamıştı. Bizim yaş gruplarımız ise 2008-2010 olduğu için katılamıyoruz. Allah nasip ederse 2 yıl sonra katılacağız. Hedefimiz 6-7 yıl sonra çocuklarımızı kadınlar 3. Ligi’ne katarak, onların profesyonel liglerde oynaması sağlamak.” diye konuştu.

“Aileler de kızlarının futbolla ilgilenmesinden memnun”

Zaman zaman kızların futbol oynamasına ön yargılı yaklaşıldığına işaret eden Yavuz, şöyle devam etti:

“İlk başlarda kızların yapamayacağı gibi bir algı vardı. Ancak kızlarımızın erkeklerden aşağı kalır yanı yok. Gerçekten çalışmalarımız çok iyi geçiyor. Top sürmelerinde, top tekniklerinde erkeklerden hiçbir farkları yok artık. Kızlarla da artık çok güzel şekilde erkeklerle çalıştığımız gibi çalışabiliyoruz. Kız veya erkek çocuklarla çalışmanın hiçbir farkı yok. Artık hepsi aynı. Erkeklerle hangi çalışmayı yapıyorsam kızlarla da aynı çalışmayı yapabiliyoruz. Kızlar futbola hiç erkek sporu gibi bakmıyor. Gayet de mutlular. Çok hevesli geliyorlar. Antrenman saatinden yarım saat önce sahada hazır oluyorlar. Çok meraklılar. Şu anda gerçek maçlara çıkacakları günleri sabırsızlıkla bekliyorlar.”

Yavuz, ailelerin de kızlarının futbolla ilgilenmesinden memnun olduğunu dile getirerek, “Veliler çocuklarını teşvik ediyor. Bazen arayıp kız çocuklarını takıma sokmak isteyen veliler de oluyor. Biz de davet ediyoruz. Mahallede erkek arkadaşlarıyla oynayan kız çocukları da geliyor. Onların yeteneklerini de görüyoruz. Bir de şunu söyleyebilirim; spor yapan çocukların derslerinde daha başarılı olduğunu kendim de yaşadım. Spor yapmak çocukları derslerinden geri bırakmıyor.” ifadelerini kullandı.

Futbol okuluna devam eden kız çocuklarının gelecek vadettiğini aktaran Yavuz, takımdan 3 yılın sonunda en az 2-3 futbolcunun milli takımda olacağına inandığını sözlerine ekledi.

“Hedefim futbolcu olmak”

Futbol okuluna devam eden Elanur Özkan da futbol oynamanın güzel bir his olduğunu belirterek, “Burada cumartesi ve pazar antrenmanlara geliyoruz. Antrenman dışında 5 gün okul dersleriyle ilgileniyoruz. Futbolu çok seviyorum. Zaten okulda da erkek arkadaşlarla da oynuyoruz. Bazen onları yeniyorum, bazen de yeniliyorum. Hedefim futbolcu olmak.” dedi.

Futbol okulunu çok sevdiklerini dile getiren Öznur Aksoy ise futbolda kızların da başarılı olabileceğini, kendisinin bu yolda ilerlemek istediğini kaydetti.

Lina Akçakavak, takımdaki tüm arkadaşlarının futbolu çok sevdiğini anlatarak, “Futbolu seviyoruz ve erkek sporu olarak bakmıyoruz. Sadece spor olarak bakıyoruz. Daha çık kadınların ön planda olduğu voleybolu erkekler de oynayabiliyor. Erkeklerin ön planda olduğu futbolu kızlar da oynayabilir. Sevdiğimiz bir sporda ilerlemeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

Muhabir: Zafer Göder

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BOLU (AA) – Japonya’nın başkentinde bugün başlayan ve 8 Ağustos’a kadar devam edecek 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’na katılacak Serbest, Grekoromen ve Kadın Güreş Milli Takımlarının sporcuları, gerek olimpiyatlarda kota almak için mücadele ettikleri Avrupa ve dünya şampiyonaları gerekse olimpiyat hazırlıklarının önemli bir kısmını Bolu Aladağ’da bulunan kamp eğitim merkezinde yaptı.

Olimpiyatlarda Türkiye’yi grekoromen stilde temsil edecek Rıza Kayaalp, Cenk İldem ve Kerem Kamal, Kadın Güreş Milli Takımı sporcularından Yasemin Adar ve Evin Demirhan ile serbest stilde mücadele edecek Taha Akgül, Süleyman Atlı, Osman Göçen ve Süleyman Karadeniz, organizasyon öncesinde Bolu’daki kamplarını tamamlayarak Tokyo’ya hareket etti.

Grekoromen stil 130 kiloda mücadele edecek Rıza Kayaalp, AA muhabirine, özellikle yaz döneminde gerçekleşen tüm şampiyonalar öncesinde Bolu’da kamp yaptıklarını söyledi.

Rıza Kayaalp, yaz aylarında Bolu’nun daha serin olduğunu dile getirerek, “Özellikle yaz antrenmanlarını Bolu’da serin havada yapmak bizi daha iyi dinlendiriyor. Nem oranı az. Bilindiği gibi nem insanı dinlendirmez. Nemsiz bir ortam bizi daha da güçlendiriyor.” diye konuştu.

Bolu’da hazırlanarak gittiği hemen hemen tüm şampiyonalardan madalyayla döndüğünü aktaran milli güreşçi, “Olimpiyata giden yol Bolu’dan geçiyor diyebiliriz. Bolu bizim için çok önemli. Özellikle de benim için önemli. Yıllarca burada çalıştım. 2006’dan beri burada kamp yapıyorum. Şampiyonalara Bolu’dan gidince kendimi daha iyi hissediyorum.” ifadelerini kullandı.

Grekoromen 60 kiloda müsabakalara çıkacak Kerem Kamal da ilk kez katılacağı olimpiyat oyunları öncesindeki son idmanlarını Bolu’da gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Bolu kamplarının verimli geçtiğini belirten Kerem Kamal, “Buranın imkanları çok iyi. Doğayla iç içeyiz. Yürüyüş yapabileceğimiz, koşu yapabileceğimiz alanlar çok. O yüzden hocalarımız ve biz, Bolu’yu tercih ediyoruz. Ayrıca Bolu’yu çok seviyoruz. Bize antrenman çeşidi olarak çok iyi geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Milli sporcu, güreşte kondisyonun önemine işaret ederek, “Kondisyonumuz ne kadar iyiyse güreşimizi de o kadar iyi yapıp devamlı hale getirebiliyoruz. Bütün kondisyon ve tempo antrenmanlarımızı Bolu’da yapıyoruz. Bolu her zaman bizim için verimli oluyor.” dedi.

Yasemin Adar: “Bolu’nun bize uğur getirdiğine inanıyoruz”

Türkiye’yi kadınlar 76 kiloda temsil edecek Yasemin Adar ise Rio 2016’da kazanamadığı madalyayı almak için olimpiyatlara milli takımla Bolu’da sıkı bir şekilde hazırlandıklarını söyledi.

Yasemin Adar, sunduğu avantajlar dolayasıyla Bolu’yu tercih ettiklerini anlatarak, “Bolu bizim için çok güzel ve vazgeçilmez bir kamp eğitim tesisi. Sadece kadın takımı değil, serbest ve grekoromen takımı da burada kamp yapmayı seviyor. Bolu’nun bize uğur getirdiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Milli güreşçi Evin Demirhan da Bolu’da kamp yapmanın kendileri açısından faydalı olduğunu kaydetti.

Güreş milli takımının tüm branşlarının Bolu’da mutlaka kamp yaptığına değinen milli güreşçi, “Yılda en az birkaç kez Bolu’ya geliyoruz. Burada enerji depoluyoruz. Kendimizi fiziksel ve mental olarak çok iyi şekilde hazırlayarak olimpiyatlara gidiyoruz. O yüzden Bolu Aladağ çok önemli. Bolu, en iyi şekilde hazırladığım yerlerden biri. Bunun için Bolu bizim için çok iyi bir fırsat.” şeklinde konuştu.

BOLU(AA) – Dünya genelinde 34 ülkede 137 yıllık tecrübe, 16 bin 500 çalışan ve 40 fabrikasıyla faaliyet gösteren cam şirketi SCHOTT, Türkiye’ye yatırımlarını sürdürüyor.

Nitelikli cam konusunda dünyanın önde gelen firmalarından biri olan ve Türkiye’de 1989 yılından bu yana çalışmalarına devam eden şirketin, Bolu’da 100 milyon lira yatırımla hayata geçireceği yeni fabrikasının temeli atıldı.

Türkiye’den 4 kıtada 20 ülkeye ürün ihraç eden şirket, Bolu ve Tekirdağ Çerkezköy fabrikalarıyla beyaz eşya sektörüne yönelik düz cam üretimi gerçekleştiriyor.

SCHOTT’un Bolu’da 20 bin metrekarelik kapalı alanda faaliyet gösterecek yeni üretim tesisinde fırın, ocak, davlumbaz ve buzdolabı ön kapak camları ağırlıklı olmak üzere katma değeri yüksek cam üretimi yapılacak.

Şirket, tesisle yeni istihdam imkanları oluşturacak, yurt dışına ihracatı yapılacak ürünlerle de Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak.

“Yatırım ve altyapı çalışmalarımız devam ediyor”

Temel atma töreninde konuşan SCHOTT Orim Genel Müdürü Hakan Gerdan, 1884’te kurulan şirketin, Türkiye’ye ve Türkiye’deki çalışanlarına çok güvendiğini dile getirdi. Türkiye’ye duydukları bu güvenle yatırımlarını düzenli bir şekilde sürdürdüklerini kaydeden Gerdan, “Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığımız günden bu yana ürettiğimiz inovatif ürünlerle hem üreticilerin hem de tüketicilerin hayatını kolaylaştırmak için çalışıyor, müşterilerimizin başarılarına katkıda bulunuyoruz. SCHOTT Türkiye, her yıl bölgesinde açıklanan vergi sıralamasında ilk 10’da yer alıyor. Geçen yıl 60 milyon avro seviyesinde ciro gerçekleştirdik. Bu yıl ciromuzu daha da artıracağız.” dedi.

Yeni fabrikayla Bolu’daki üretim kapasitelerini yüzde 50, Türkiye’deki toplam üretim kapasitelerini de yaklaşık yüzde 25 artıracaklarını aktaran Gerdan, “Yeni istihdam oluşturacak yeni fabrikamızla şu anda 700 olan çalışan sayımız 1.000’e çıkacak. Müşterilerimizin istek ve artan taleplerini karşılamak için yatırım ve altyapı çalışmalarımız devam ediyor. Yeni fabrikamızda Endüstri 4.0 ve dijitalleşme altyapısına da yatırım yapıyoruz. 2022’nin ocak ayında hizmete açmayı hedeflediğimiz yeni fabrikamızın Bolu’ya ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Gerdan, şirketin dünyadaki Ar-Ge çalışmalarına ve öncü teknolojilerine de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“SCHOTT dünyada 2020’de 320 milyon avro değerinde rekor yatırım yaptı. Bu yıl için 350 milyon avro yatırım planlandı. 600’ün üzerinde bilim insanıyla 3 binin üzerinde patenti bulunan bir teknoloji şirketi olan SCHOTT, global olarak pandemi döneminde de onaylanmış aşı ampullerinin yüzde 90’ının tedarikçisi. İçinden geçtiğimiz bu zorlu pandemi döneminde insan sağlığına verdiğimiz bu katkıdan ayrıca gurur duyuyoruz. Bunun yanında akıllı telefonlarda son dönemin en önemli trendlerinden katlanabilir cam da yine gurur duyduğumuz ürünlerimizden biri.”