Boşanmak isteyen eşini öldüren sanık, yeniden hakim karşısında

İSTANBUL (AA) – Kağıthane'de boşanmak isteyen eşi Nisa Ece İnçke'yi silahla öldürdüğü iddiasıyla "tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanık Recep İnçke, hakkındaki kararın Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.

İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanık Recep İnçke'ye bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle bağlanıldı.

Maktul Nisa Ece İnçke'nin annesi Caziye ile ağabeyi Hasan Ece ve Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) adına avukatlar Canan Sarı ve Kevser Nur Üyümez de salonda hazır bulundu.

Duruşmada, Yargıtay bozma kararının ardından, taraflara diyecekleri soruldu.

Ece ailesinin avukatı ile KADEM avukatları, eski kararda direnilmesini talep ederken, cumhuriyet savcısı bozma kararına uyulmasını istedi.

Mahkeme heyeti, Yargıtay ilamını usul ve yasaya uygun bularak, bozma kararına uyulmasına hükmetti.

Kararın ardından söz alan müştekiler Caziye ve Hasan Ece, şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, sanığa en ağır cezanın verilmesini istediklerini söyledi.

Ailenin avukatı Mustafa Haki Okuducu, sanığın olayda 3 el ateş ettiğini, 1 tanesinin bitişik atış olduğunu ve sanığın canavarca hisle hareket ettiğini söyledi.

Olayda sanığın maktulü defalarca aradığını ve hileli hareketlerde bulunarak maktulü ikna edip evine götürdüğünü belirten Okuducu, "Bu davranışı planlı hareket ettiğini ve hile kullandığını gösterir. Olay sonrası polis eve gittiğinde televizyonun sesinin açık olduğu tespit edilmiştir. Bu da planın bir parçasıdır. Hal böyle olunca, Yargıtay'ın 'olayda tasarlamanın bulunmadığı' yönündeki belirlemesine katılmıyoruz'. Sanığın indirimsiz olarak cezalandırılmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

KADEM avukatları da olayda tasarlama unsurunun bulunduğu anlatarak, şikayetlerinin devam ettiğini ifade etti.

Duruşmada esasa ilişkin görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın dosyaya sunduğu dilekçelerde, maktulün olaydan önce sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini öne sürdüğünü ayrıca Yargıtay'ın bozma ilamında da belirtildiği gibi sanığın öldürme kararını olaydan uzun bir süre önce aldığının belli olmadığını aktardı.

Mütalaada, sanığın soruşturmanın başından itibaren süregelen tutum ve davranışları, istikrarlı anlatımları, kendiliğinden karakola teslim olması, savunmalarında suçu kabul etmesi ve hiçbir celsede tahliye talebinde bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde maktulün sanığa olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği hususu ispatlanmazsa dahi bunun aksinin de ispatlanamadığı ifade edildi.

Küçük bir tereddüt halinde dahi şüpheden sanığın yargılanması gerektiği, bu bağlamda sanığın üzerine atılı suçu haksız tahrik altında işlediğinin kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı kaydedilen mütalaada, sanık Recep İnçke'nin "haksız tahrik altında eşe karşı kasten öldürme" suçundan 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesi istendi.

Mütalaaya karşı savunma yapan sanık Recep İnçke, "Eşimin beni aldattığı hususunda iki ablasının tanık olarak dinlenilmesini talep ediyorum. Eski savunmamı tekrar ederim." dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık İnçke'nin tutukluluk halinin devamına hükmetti.

Esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma ve beyanda bulunmaları için taraflara süre verilmesine karar veren heyet, duruşmayı erteledi.

– KADEM ve ailenin avukatından açıklama

Duruşma sonrası açıklama yapan Ece ailesinin avukatı Mustafa Haki Okuducu, Yargıtay denetiminden geçmiş bir dosyada bugün tahrik maddesi uygulanmasının istendiğini belirterek, şunları söyledi:

"Üstelik, bir delil olmadığı halde yorum yoluyla talep edildi bu indirim. Meslek hayatımda ilk kez böyle bir şey görüyorum. Bir delil varsa bu delil ortaya konulur, tartışılır ve mahkeme bu delillere göre cezalandırma veya beraat verir. Biz bugün hukuk losyonuna uygun olmayan bir durumla karşı karşıya kaldık. İhtiyari yorumla yargılama yapılacaksa o zaman mahkemeye de gerek yok. Bir hukukçu olarak çok üzgünüm. Sayın savcı sadece yorum yaptı. Böyle bir mütalaayı da meslek hayatımda ilk kez görüyorum."

KADEM avukatı Canan Sarı ise "Önceki yargılama aşamasında hiçbir şekilde talep edilmediği halde 'haksız tahrik indirimi' istendi. Bu ceza hukuku yargılaması açısından kabul edilebilir bir mütalaa değildir." şeklinde konuştu.

– İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Recep İnçke ile Nisa Ece İnçke'nin evliliklerinin 2,5 yıldır devam ettiği, aralarında yaşanan problemler nedeniyle Nisa Ece İnçke'nin zaman zaman evi terk edip babasına gittiği ve son darp olayı üzerine babasının evine yerleşip kocasına boşanma davası açtığı belirtiliyor.

İddianamede, Recep İnçke'nin boşanma davası sürerken 7 Aralık 2016'da konuşmak için çağırdığı eşini, silah sesi duyulmaması için televizyonun sesini sonuna kadar açtıktan sonra 4 kez ateş ederek öldürdüğü belirtiliyor.

Cinayet sonrası şüphelinin Pendik'te bir polis merkezine gidip "eşini öldürdüğünü" söyleyerek silahıyla birlikte teslim olduğu bilgisi de verilen iddianamede, polis memurlarının olay yerine gittiklerinde televizyon sesinin duyulduğu, kapının çilingir vasıtasıyla açıldığı ve İnçke'nin cesedinin evin giriş koridorundaki holde yerde yatar vaziyette bulunduğu anlatılıyor.

İddianamede, cinayet zanlısı Recep İnçke'nin, Nisa Ece İnçke'yi yakın mesafeden, televizyonun sesini yüksek açarak planlı şekilde tasarlayarak öldürdüğü kaydedilerek, "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

– İlk yargılamada "ağırlaştırılmış müebbet hapis" verilmişti

Davanın 28 Şubat 2018'de görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, İnçke'nin, eşi Nisa Ece İnçke'ye karşı "tasarlayarak kasten eşini öldürme" suçunu işlediğini sabit görerek ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetmişti.

Mahkeme sanığı ayrıca "ruhsatsız silah bulundurmak" suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 2 bin 400 lira adli para cezasına çarptırırken, sanığın, kişiliği ve suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alarak cezada herhangi bir "takdiri indirim" yapılmasına yer olmadığına karar vermişti.

– Yargıtay kararı bozdu

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın üzerine atılı suçu tasarlayarak işlediğine ilişkin delil bulunmadığını, sanığa “kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi gerekirken "tasarlayarak kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiğini belirterek, yerel mahkemenin kararını bozmuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR (AA) – Şair Eşref Bulvarı’ndaki iş merkezinin 2. katında bulunan HDP İzmir İl Başkanlığına giren silahlı saldırgan, tabancayla etrafa ateş açtı. İl başkanlığının camlarının kırıldığı saldırının ardından iş merkezinin çatı katına çıkan kişi, polislerce gözaltına alındı.

İş merkezinin etrafını güvenlik kordonuyla çevreleyen ve il başkanlığında inceleme yapan polis ekipleri, bir kişinin hayatını kaybettiğini belirledi.

İzmir Valiliğinden yapılan açıklamada, daha önce sağlık çalışanı olan ve görevinden istifa eden O.G’nin, saat 11.00 sıralarında HDP İl Başkanlığına geldiği, parti çalışanı D.P’yi tabanca ile ateş ederek öldürdüğü belirtildi.

Şüphelinin yakalandığı aktarılan açıklamada, olayın tüm yönleriyle araştırıldığı kaydedildi.

HDP Basın Bürosundan yapılan yazılı açıklamada da bir süredir partilerinin hedef gösterildiği iddia edilerek, bunun sonucunda İzmir İl Başkanlığına yönelik silahlı saldırıda bulunulduğu ve bir parti çalışanının hayatını kaybettiği bildirildi.

Şafak Yel

İSTANBUL (AA) – Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin dosyası ayrılan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu 13 firari sanığın yargılanmasına başlandı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya sanıklardan Coşgun Çakar’ın avukatı Ecem Hergül Kır katıldı.

Duruşmada, firari sanıklar FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan, Ekrem Dumanlı, Coşgun Çakar, Halil İbrahim Koca, Mehmet Akif Yılmaz, Mehmet Faruk Mercan, Metin Canbay, Ömer Faruk Kartın, Serkan Şahan, Yılmaz Angın, Yunus Yazar ve Zekeriya Öz hakkında yakalama emirlerinin infaz edilmediği belirtildi.

Sanıklardan Adem Yavuz Arslan, Halil İbrahim Koca ve Fetullah Gülen ile ilgili Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü marifetiyle ABD ve İngiltere yetkili adli makamları nezdinde yapılan iade süreçlerinin ikmal edilmediği de tutanağa geçirilirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosu’nun 25 Mayıs 2021 tarihli soruşturma yazısı ekinde, sanık Coşgun Çakar’a ait ByLock kimlik tespit, değerlendirme tutanağının gönderildiği bildirildi.

Esasa ilişkin görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, firari sanıkların yasadaki “kaçak” tanımına uyduklarını belirterek, sanıkların kaçaklığına hükmedilmesi ve haklarında el koyma kararı verilmesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların yakalama emirlerinin devamına ve infazlarının beklenmesine hükmetti.

Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan ve Halil İbrahim Koca ile ilgili Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü marifetiyle ABD ve İngiltere yetkili adli makamları nezdinde yapılan iade süreçlerinin beklenilmesini de karara bağlayan heyet, savcılığın sanıkların “kaçak” sayılma ve el koyma kararı verilmesi talepleriyle ilgili de duruşma tarihi tebliğ edilen sanıkların avukatlarının beyanlarının, bir sonraki duruşmada alınmasına yönelik hüküm kurdu.

Heyet duruşmayı 24 Haziran’a erteledi.

Davanın geçmişi

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu, 13’ü firari 76 sanığın yargılandığı davayı 26 Mart 2021’de karara bağlamıştı.

Tutuklu sanıklar eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, tutuklu sanık eski subay Muharrem Demirkale “Anayasa’yı ihlal” ve “kasten öldürmeye yardım” suçlarından 2 kez müebbet hapisle cezalandırılmıştı.

Heyet, tutuklu sanıklar Okan Şimşek ve Veysal Şahin’i “kasten öldürme” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 28 yıl dörder ay, tutuklu sanık Ercan Gün’ü, “FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 10 yıl hapis cezasına mahkum ederken, 26 sanığa 3 yıl 4 ay ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen sürelerde hapis cezaları vermişti.

Firari sanıklar Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan, Ekrem Dumanlı, Coşgun Çakar, Halil İbrahim Koca, Mehmet Akif Yılmaz, Mehmet Faruk Mercan, Metin Canbay, Ömer Faruk Kartın, Serkan Şahan, Yılmaz Angın, Yunus Yazar ve Zekeriya Öz’ün dosyası ise ayrılmış ve başka bir esasa kaydedilmişti.