Boyner Express Bodrum, “3 saatte teslimat” hedefiyle yola çıktığı siparişleri ortalama 1 saatte ulaştırdı

İSTANBUL (AA) – Boyner Express "3 saatte kapıya teslimat" hedefiyle yola çıkarak, Bodrumlulara satın aldıkları ürünleri ortalama 1 saat içerisinde ulaştırdı.

Boyner'den yapılan açıklamaya göre, müşterilerine değer katacak yenilikçi hizmet ve projelerine hız veren Boyner, bu yaz Boyner Express hizmetini Bodrumlularla da buluşturdu.

Haziran itibarıyla hizmete aldığı Boyner Express Bodrum ile müşterilerinin hayatını kolaylaştıran Boyner, Bodrum'da müşterilerinin yaz keyfine jet hızında teslimatla eşlik etti.

Geçen üç aylık dönemde Bodrum'daki Boyner müşterilerinden yoğun ilgi gören Boyner Express Bodrum, "Boyner Express ile siparişleriniz 3 saatte kapınızda" hedefiyle başlattığı hizmeti, ortalamada 1 saatte sundu.

– En çok satılan güneş ürünleri oldu

Boyner yeni hizmeti ile sıcak Bodrum günlerinde alışverişi kolay ve keyifli hale getirirken Bodrum'daki Boyner müşterilerine hızlı, pratik ve eşsiz bir online alışveriş deneyimi yaşattı. Deniz kenarında, otelinde ya da yazlığında sevdikleriyle vakit geçirenler boyner.com.tr'den yaptıkları alışverişlerini Boyner Express ile Bodrum'daki adreslerinde ortalamada 1 saatte teslim aldı. boyner.com.tr Bodrum müşterilerinin en çok tercih ettiği ürünler ise güneş ürünleri, deniz ürünleri, ev ürünleri, parfüm ve spor ayakkabı oldu.

boyner.com.tr'de kadın, erkek ve çocuklar için aktif spor, ayakkabı&çanta, kozmetik, aksesuar, ev ve yaşam kategorilerinde binlerce ürün yer alıyor. Boyner Express Bodrum'un ilk üç aylık döneminde tatilde de spor tutkularından vazgeçmeyenler, en çok farklı markaların spor ayakkabılarını sipariş ederken, yine spor giyim kategorisi içinde yer alan t-shirt, tayt ve eşofman seçeneklerini tercih etti.

Boyner, Bodrum Midtown mağazasının yanı sıra ve Eylül sonuna kadar boyner.com.tr üzerinden 3 saatte teslimat hizmeti ile Bodrum'daki müşterilerine konforlu bir alışveriş imkanı sunmaya devam edecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL(AA) – Son dönemde yaşanan afetlerde, Rize ve Artvin’de 35 milyon TL, Manavgat, Marmaris, Milas ve Bodrum’da 71 milyon TL, Kastamonu, Sinop ve Bartın’da 107 milyon TL ile toplamda 213 milyon TL hasar tutarı belirlenirken, ekspertiz çalışmalarının devam etmesi ve henüz bildirilmeyen hasarların da olması nedeniyle bu tutarların artması bekleniyor.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğal afetlerin sigortalı varlıklar üzerinde oluşturduğu hasarın, gelişmekte olan ülkelerde toplam hasarın ortalama yüzde 3’ü civarındayken, gelişmiş olan ülkelerde bu oranın yüzde 45’lere kadar çıktığını bildirdi.

Doğal afetlerin dünya için giderek daha büyük bir tehdit haline geldiğinin tüm ülkeler tarafından kabul edildiğini ve afetleri önleyici tedbirler alınmasının yanı sıra sigorta sektörünü geliştirme çabalarının hızlandığını ifade eden Benli, şunları kaydetti:

“Ülkemizde de iklim değişikliğinin etkisiyle son yıllarda yaşanan dolu, sel ve yangın gibi afetler doğal olarak vatandaşlarımızın sigortaya olan ilgisini artırmaktadır. Özellikle önceki yıllarda İstanbul’da yaşanan dolu yağışı sonrasında bu yönde bir bilinç artışı gördük. Vatandaşlarımız yaşanan dolu felaketiyle birlikte araçları için aldıkları kasko poliçelerinde dolu teminatını özellikle sorar duruma geldiler. Akabinde depremler sonrasında da aynı etkiyi gördük. Son dönemde yaşanan sel ve yangın felaketleri sonrası da aynı bilincin oluşacağı beklenmektedir. Ama asıl önemli olan bu bilincin kalıcı hale gelmesidir. Olaylar olduktan sonra sigortaya olan teveccühün ilerleyen dönemlerde maalesef azalmaya başlaması burada kalıcı etkinin artırılması açısından yapılacaklar olduğunu gösteriyor.”

Sel, su baskını ve yangınlar

Son dönemde yaşanan sel ve yangınlara ilişkin bilgi veren Benli, Rize ve Artvin’de yaşanan sel ve su baskını hasarlarına ilişkin 2 Eylül itibarıyla şirketlere ulaşan kesin ihbar sayılarının araç hasarlarında 82, konut ve iş yeri hasarlarında 108, mühendislik hasarlarında ise 4 olmak üzere toplam 194’e ulaştığını, şirketlere ulaşan ihbarlara ilişkin hasar tutarının ise 35 milyon TL olduğunu kaydetti.

Manavgat, Marmaris, Milas ve Bodrum’da yaşanan yangınlardan etkilenen bölgelerde ise yangın ve kasko poliçelerinde sektörün sigortalılara sağladığı toplam teminat tutarının yaklaşık olarak 101 milyar TL olduğunu bildiren Benli, “2 Eylül 2021 itibarıyla yangın ve kasko poliçelerine ilişkin 3 bin 346 hasar ihbarına ilişkin toplamda 71 milyon TL tutarında tazminat dosyası açılmıştır. Yangın dolayısıyla hasar ihbarı yapılan araç sayısı 2 bin 369’a, konut ve iş yeri sayısı ise 977’ye ulaşmıştır.” diye konuştu.

Kastamonu, Sinop ve Bartın’da yaşanan sel ve su baskını hasarlarına ilişkin şirketlere iletilen kesin ihbar sayılarının araç hasarlarında 787, konut ve iş yeri hasarlarında 444 olmak üzere toplam 1.231’e, söz konusu ihbarlara ilişkin hasar tutarının ise 107 milyon TL’ye ulaştığını aktaran Benli, ekspertiz çalışmalarının halen devam etmesi ve henüz bildirilmeyen hasarların da olduğu bilindiğinden gelecek günlerde bu tutarların artacağını söyledi.

“Sigorta şirketlerinin avans ödemesi yapması memnuniyete yol açtı”

Atilla Benli, TSB Yönetim Kurulu’nun, 27 Temmuz, 30 Temmuz ve 16 Ağustos’ta olağanüstü gündemle toplanarak tüm sektörün afetten zarar gören vatandaşlara en hızlı şekilde destek olabilmesi için tavsiye kararları aldığını, bu kararlar çerçevesinde, yaşanan olağanüstü durum göz önüne alınarak zararların bir an önce giderilebilmesi ve hasar tazmin sürecinin hızla işletilebilmesi adına, evrak temin sürecinde sigortalılara gerekli kolaylıklar sağlandığını anlattı.

Bu doğrultuda teminat dahilindeki hasarların bir bölümünde, hasar prosedürleri sonuçlanana kadar şirketlerin kendi belirleyecekleri oranlarda avans niteliğinde ödemeler yapmasına karar verildiğini anımsatan Benli, şirketlerin de hasar ödemelerini bu karara göre şekillendirdiğini söyledi.

Benli, afet yaşanan bölgelere sektör temsilcilerinin yaptığı ziyaretlerde sigorta şirketlerinin avans ödemesi yaparak gerek hayatın gerekse ekonomik faaliyetlerin normal seyrine dönmesine önemli katkılar sağladığının ve bu durumun önemli ölçüde memnuniyete yol açtığının görüldüğünü kaydetti.

Benli, yangından etkilenen bölgelerin tekrar eski güzelliğine kavuşması ve zarar gören ekosistemin tekrar can bulabilmesi için şirketlerin kurumsal olarak fidan dikme kampanyalarına destek vermesi yönünde şirketlerin teşvik edilmesinin kararlaştırıldığını bildirdi.

Bütüncül bir zorunlu doğal afet sigortasının tasarımı için çalışılıyor

TSB Başkanı Benli, bireylerin belki onlarca yıllık birikimlerinin bir anda yok olmasının önündeki en büyük ve işlevsel mekanizmanın sigortacılık olduğunu vurgulayarak, sigortacılık sektörünün, tabi olduğu mevzuat düzenlemeleri ile oluşan hasarı en kısa sürede tazmin ederek afet sonrası yaşanan elemi bir nebze de olsa azalttığını ve yıllarca oluşan birikimin erimesine engel olduğunu söyledi.

Bu bilincin Türkiye’de henüz istenilen düzeye ulaşmadığını ancak sektör paydaşları olarak bu bilincin artması için özveri ile çalıştıklarını ifade eden Benli, sigortalılığın artmasının, kamu üzerindeki afetler dolayısıyla oluşacak mali yükü de önemli düzeyde azaltacağını kaydetti.

Benli, Türkiye’yi derinden üzen son sel felaketlerinin ardından zorunlu deprem sigortasının kapsamının genişletilmesinin gündemde olduğuna işaret ederek, “Bununla birlikte bütüncül bir zorunlu doğal afet sigortasının tasarımına ilişkin çalışmalara başlanmıştır.” dedi.

Türkiye’de farklı sigorta branşlarında farklı doğal afetlere karşı sigorta şirketlerince teminat sunulduğunu anımsatan Benli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu açıdan değerlendirildiğinde ülkemiz sigorta sektörü, mevcut doğal afet risklerini teminat altına alan tüm ürünlere ve riskin paylaşılması yoluyla oluşturulan havuz sayesinde risklerin karşılanmasına ilişkin yüksek bir kapasiteye sahiptir. Dolayısıyla teminat, reasürans, kapasite açısından herhangi bir sıkıntı bulunmamaktadır. Bu kapsamda yaşanan son felaketler sonrasında DASK bünyesine dahil edilebilecek diğer doğal afet türlerinin neler olabileceği konusu gündeme gelmiş olup bu anlamda kamu yararı gözetilerek başta sel olmak üzere diğer doğal afet türlerinin de ek teminat olmak üzere zorunlu deprem sigortasına entegre edilmesi ile bütüncül bir zorunlu doğal afet sigortasının tasarımına ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir.

Bilindiği üzere, DASK tarafından sunulan deprem sigortası, zorunlu bir sigorta ürünüdür. Zorunlu sigortalar kamu yararı gözetilerek kanuna dayanılarak çıkartılan sigorta ürünleridir. Zorunlu sigortaların bu özelliği ilgili branşlarda ruhsatı olan sigorta şirketlerine poliçe düzenleme zorunluluğu, kapsamdaki vatandaşlarımıza ise poliçe yaptırma zorunluluğu getirmektedir. Doğal afetlerin dünya için giderek daha büyük bir tehdit haline geldiği tüm ülkeler tarafından kabul edilmekte ve afetleri önleyici tedbirler alınmasının yanı sıra sigorta sektörünü geliştirme çabaları hızlanmaktadır. Sigorta penetrasyonunun oldukça yaygın olduğu ülkelerde sigorta sektörü, sigortalı, kamu, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör ile iş birliği içerisinde doğal afet hasarlarının önlenmesi, azaltılması ve toplumun bilinçlendirilmesi noktasında da faaliyet göstermektedir.”

Benli, Türkiye’de olduğu gibi sigorta bilincinin ve sigorta penetrasyonunun düşük olduğu ülkelerde zorunlu sigortalar oluşturularak ya da kapsamları genişletilerek büyük zararlar oluşturabilecek risklerin teminat altına alınmasının amaçlandığını kaydetti.

Mega projelerin sigorta fiyatlamaları

“İklim değişikliğinin etkileri düşünüldüğünde mega projelerin sigortalanması konusundaki maliyetler artacak mı?” şeklindeki soru üzerine Benli, “Büyük ölçekli reasürans şirketleri ile uluslararası reasürans brokerlerinin projeksiyonlarında, iklim değişikliği ve salgının ekonomik hayattaki etkileri nedeniyle uluslararası piyasalarda, ticari ve endüstriyel rizikolar ile altyapı yatırımları sigorta fiyatlarının yüzde 10-15 civarında artacağı öngörülmektedir. Bunun da ülkemizdeki mega ölçekteki projelerin sigorta fiyatlamalarını etkileyebileceği düşünülmektedir.” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL (AA) – 1998 yılından bu yana Şaşkınbakkal'da bulunan mağazası ile keyifli alışverişin ve Bağdat Cadde'sinin buluşma noktası olan Boyner, bugün itibarıyla Erenköy'deki yeni yerinde hizmet vermeye başladı.

Boyner'den yapılan açıklamaya göre, "Hayatı büyük yaşa, cesur yaşa" mottosu ile açılan Boyner Cadde, yenilikçi konsepti, barındırdığı ilklerle perakende sektöründe bir dönüm noktasına imza atıyor.

Toner Mimarlık tarafından tasarlanan Boyner Cadde, deneyim odaklı mağazacılığı teknoloji, sanat, sürdürülebilirlik ve sporla buluşturuyor.

Koşulsuz müşteri mutluluğu teknolojilerini ve müşteri deneyimini odağına koyan Boyner, Erenköy'de açtığı 5 bin metrekare alana yayılan, 5 katlı mağazası ile geleceğin deneyim mağazacılığını İstanbul'a getiriyor.

Beş duyunun ötesine hitap eden teknolojiyi yaratıcılıkla harmanlayan ve tüketici deneyimini yaşam deneyimi haline getiren Boyner Cadde, "minimum atık, minimum israf" ve "maksimum mutluluk" hedefliyor.

Müşterilerine sürdürülebilir, doğa dostu, yaratıcı, yenilikçi, samimi, doğal bir atmosfer ve sporla iç içe yaşam alanı sunan Boyner Cadde, Boyner'in halihazırda sunduğu dinamik ve yenilikçi ürünlerle birlikte bu mağazaya özel yeni marka ve koleksiyonları çok özel bir ortamda moda severlerle buluşturuyor.

– "Boyner Cadde'de 'geleceğe dönüyor', geleceğin deneyim mağazacılığını bugüne getiriyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Boyner Büyük Mağazacılık Üst Yöneticisi (CEO) Eren Çamurdan, Boyner Cadde ile geleceğin mağazacılık konseptini hayata geçirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Müşteri deneyimini en öne koyan Boyner Cadde'de 'geleceğe dönüyor', geleceğin deneyim mağazacılığını bugüne getiriyoruz. Boyner Cadde'nin hem bizim için hem de perakende sektörü için bir milat olduğunu düşünüyoruz. Doğa dostu, sürdürülebilir bir yaklaşımla birlikte teknoloji, sanat ve sporu odağına alan Boyner Cadde ile sadece bir mağaza değil, sokakla iç içe yaşayan samimi bir yaşam alanı tasarlamak istedik.

Burada misafirlerimize içten ve doğal bir ortamda iyi zaman geçirirken yepyeni deneyimler edinme fırsatı yaratıyoruz. Boyner Cadde'yi Bağdat Caddesi'nin doğal bir uzantısı haline getiriyor, sınırları kaldırıyor, böylelikle perakendeyi sürdürülebilirlikle, teknolojiyle, sanatla, sporla, sohbet ve eğlenceyle buluşturuyor, misafirlerimizi samimi bir ortamda ağırlamayı hedefliyoruz. 23 yıllık Bağdat Caddesi sakini olarak Boyner Cadde'nin yeni yerinde ve çığır açan bu yepyeni konseptiyle müşterilerimiz ve Boyner arasındaki duygusal bağı derinleştireceğine yürekten inanıyoruz."

– Boyner Cadde, çatıya yerleştirilen güneş panelleri ile kendi elektriğini üretecek

Açıklamada yer alan bilgiye göre, Boyner'in yeni mağazası yaşamın akışı ve İstanbul'un dinamizmiyle iç içe bir deneyim fırsatı sunuyor.Mağaza ziyaretçilerine sokakla, hayatla iç içe, doğal ve hayatın akışıyla uyumlu olduğu gibi sürprizlerle dolu bir hareket alanı açıyor. Zamanın ruhuna uygun, sıcak bir ortam, konforlu bir alışveriş ve yaşam deneyimi vadediyor.

Sunduğu interaktif, orijinal, beklenmedik ve güvenilir alışveriş ve yaşam deneyimiyle misafirlerini özel ve evinde hissettirmeyi başaran Boyner Cadde, gündelik hayatın küçük detaylarını heyecan verici, keyifli, zengin ve unutulmayacak anılar haline getiriyor.

Global trendler, tüketicilerin değişen beklenti ve alışveriş alışkanlıkları merkeze alınarak tasarlanan Boyner Cadde, aynı zamanda sokak sanatçılarına, sporculara, gençlere ve foodie’lere kendilerini ifade edebilecekleri dev bir platforma dönüşüyor.

Dış ve iç dizaynında graffiti sanatçılarına alan açan mağazada, dış cephede dev bir LED ekran, mağaza içinde ise biri 6 metre ve diğeri ise 14 metre uzunluğunda iki dijital ekran yer alıyor.

Bu ekranlar, yeni medya sanatçıları Decol'ün yaşayan enstalasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Dış cephesi Mural İstanbul'un graffiti sanatçılarına tuval olan mağaza aynı zamanda kendini keşfetmek isteyenler için yepyeni kapılar aralıyor.

Sokakla iç içe olan ve sokak sanatını perakendeyle buluşturan Boyner Cadde, aynı zamanda Deniz Sağdıç'ın atık denimlerle yaptığı tablo ve oturma grubunu, ünlü ressam Mehmet Sinan Kuran'ın muhteşem renk ve detaylar barındıran eserinin yanında Gürat Öztürk’ün maksimal origami tasarımlarını doğal ve çabasız bir şekilde bir araya getiriyor.

Verilen bilgiye göre, doğallığın, samimiyetin ve sürdürülebilirliğin ön planda olduğu mağazada doğa dostu bir mimari tasarım göze çarpıyor.

Mağazada eski malzemelerin ileri dönüştürüldüğü, atıkların geri dönüştürülerek yeniden kullanıldığı, israfın ve karbon ayak izinin minimuma düşürüldüğü bir altyapı bulunuyor.

Döngüsel ekonomiyi destekleyen ileri dönüşüm metodlarının yer aldığı yeni mağazada Boyner depolarındaki ticari değerini kaybeden denimler Deniz Sağdıç'ın dehası ve becerileriyle sanat eserlerine, koltuk, lambader, sehpa ve halı gibi fonksiyonel enstalasyonlara dönüştürüldü.

Karbon ayak izini, kullandığı doğal kaynakları ve atık miktarını minimuma indirmeyi amaçlayan mağazada havalandırma ve yağmur suları arıtılarak mağaza içindeki rezervuarlarda ve kısa bir süre sonra mağazanın arka bahçesinde hayat bulacak dikey tarım faaliyetlerinde kullanılacak. Boyner Cadde ayrıca, çatıya yerleştirilen güneş panelleri ile kendi elektriğini üretecek.

– Boyner Cadde'de farklı spor etkinlikleri düzenlenecek

"Hayatı büyük yaşa, cesur yaşa" mottosu ile açılan Boyner Cadde sporu da büyük yaşamaya davet ediyor.

Mental ve fiziksel sağlık için sporun önemiyle ilgili farkındalık yaratmak isteyen Boyner, Boyner Cadde'de düzenleyeceği farklı spor etkinlikleri ile Bağdat Caddesi’ne hareket ve enerji katacak.

Sporu sürdürülebilirlikle de buluşturan mağazada yaşam ve deneyim alanlarında pedal çevirdikçe elektrik üretimi yapan iki adet bisiklet bulunuyor. Misafirler bu bisikletleri kullanarak bir yandan hareket ederken diğer bir taraftan telefon şarj edebilecek.

Müşterilerin konfor ve rahatlığının ön planda tutulduğu, yaşayan ve kendini yenileyen bir mekan olan Boyner Cadde, sıcak, samimi ve doğal bir atmosferde kaliteli zaman geçirme ve yeni tecrübeler edinme imkanı sunan bir yaşam alanı olarak öne çıkıyor.

Sanat, spor, gurme, sürdürülebilirlik gibi farklı alanlarda yenilikçi etkinlikler düzenleyerek sokağın dinamizmini içeri taşıyacak Boyner Cadde Anadolu yakasının yeni buluşma noktası olmaya hazırlanıyor.