Burdur'da “Denizin Dibinde Hatçem” protestosu

BURDUR (AA) – Burdur'da müzik bölümü öğrencileri, "Denizin Dibinde Hatçem" türküsünün oyun havasına dönüştürülerek sosyal medya platformlarında yayınlanmasına tepki gösterdi.

İstasyon Park'ta toplanan bir grup müzik bölümü öğrencisi, Burdur yöresine ait "Denizin Dibinde Hatçem" türküsünü yöresel çalgılarla çalıp seslendirerek, eserin oyun havasına dönüştürülmesini protesto etti.

Öğrencilerle parkta bir araya gelen Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, gazetecilere yaptığı açıklamada, türkünün oyun havası şekline dönüştürülmesini doğru bulmadıklarını söyledi.

Popüler kültüre bir türkünün daha kurban edildiğini belirten Ercengiz, bir Burdur türküsünün bu şekilde değiştirilerek seslendirilmesine razı olmadıklarını vurguladı.

– "Hazin aşk öyküsünü anlatan türkü"

Kültürel mirasları sonraki nesillere olduğu gibi aktarmanın kıymetli olduğuna işaret eden Ercengiz, "Ağıt olan, hazin aşk öyküsünü anlatan bir türkünün oyun havasına hem de batılı çalgılarla 9-8'e döndürülmesine ve bambaşka şarkı haline getirilmesine tepki gösteriyoruz." dedi.

Halk müziğine gönül verenleri türkülere sahip çıkmaya davet eden Ercengiz, herhangi bir kişi ya da kişileri hedef almadıklarını kaydetti.

Her şeyin orijinal haliyle korunmasının doğru olduğunu düşündüklerini aktaran Ercengiz, "Nasıl ki birçok kurumdan onay alınarak tarihi yapılarımızı korumak için gayret gösteriyorsak, türkülerimizi ve kültür varlıklarımızı da bir bütün olarak düşünüp korumamız gerekiyor. Bir Burdur türküsünün bu hale getirilmemesi gerekiyor, bu konudaki tepkimize devam edeceğiz." diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURDUR(AA) – Karamanlı Ovası’nda 1190 hektar büyüklüğündeki tatlı su gölü olan ve uluslararası sulak alanlar listesinde yer alan göl, 1985’te yaban hayatı koruma alanı ilan edildi.

Göçmen kuşlar için önemli besin ve yumurtlama alanı olan, tatlı su balıkçılığı ve sulamayla bölgeye ekonomik gelir sağlayan göl, son yıllarda yeterli yağışın düşmemesi, yer altı sularının çekilmesi ve iklim değişikliğinin etkisiyle yaşanan kuraklıktan etkilendi.

Geçen yıl suyunun büyük bölümü azalan Karataş Gölü, bu sene ise tamamen kurudu. Suların çekilmesiyle gölün ortasında kalan birkaç balıkçı teknesi ile göl tabanındaki çamurda besin bulmaya çalışan göçmen kuşlar, Anadolu Ajansı ekibince havadan görüntülendi.

“Tek beklentimiz kışın yağışların bol olması”

Karamanlı Belediye Başkanı Fatih Selimoğlu, AA muhabirine, dünya ve Türkiye genelinde kuraklığın her geçen gün etkisini artırdığını söyledi.

Bölgedeki yer altı su kullanımının da gölleri etkilediğini ifade eden Selimoğlu, “Bu sene istenen yağış da olmayınca her yerde kuraklık oldu. Göller bölgesi denilen Burdur’umuz maalesef bu gidişle çöller yöresi olarak anılacak. İnşallah yeniden göllerimiz sularla dolar ve hepimiz mutlu oluruz. Kuraklık tarımsal faaliyetleri de etkiliyor, tek beklentimiz kışın yağışların bol olması.” diye konuştu.

Selimoğlu, Karataş Gölü’nde 122 kuş türünün görüldüğünü belirterek, gölün suyla dolup eski günlerine dönmesini diledi.

Karataş Gölü Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Salih Kutlu da her yıl gölde ortalama 5 ton sazan, 5-6 ton kerevit (tatlı su ıstakozu) ve birkaç ton da havuz balığının avlandığını aktardı.

Bu yıl gölde balıkçılık yapamadıklarını anlatan Kutlu, şöyle konuştu:

“Gölde bu yıl kayıklarımız yüzemedi. İki teknemiz gölün içinde karaya oturdu. Bu göl sadece balıkçılık için değil, bölgede sulama için de önemli bir kaynaktı. Yetkililerden talebimiz, gölün sulama kapasitesi bittiği anda suyu kesmeleridir. Vatandaşlardan da su tasarrufuna önem vermelerini talep ediyoruz. Türkiye’nin her tarafını kuraklık etkiledi. Su tasarrufu için ne gerekiyorsa onu yapmamız gerekiyor. Şu anda gölümüz bitik durumda, hava şartları da kurak gidince gölü kaybettik.”

“Kuşlar için bir cennetti burası”

Gölde yaklaşık 30 yıldır balıkçılık yapan Enver Yüksel de (45) gölü görünce çok üzüldüğünü söyledi.

Suların çekilmesi nedeniyle bir yıldır göle kayığını getirmediğini belirten Yüksel, “Buraya binlerce kuş geliyordu, kazların yumurtlama alanıydı. Kuşlar için bir cennetti burası. Durum ortada, göl kurudu. Ortasında küçük küçük su öbekleri kaldı, onlar da birkaç haftaya yok olur. Buranın balığı da çok ünlüydü.” dedi.

BURDUR (AA) – Antalya gibi kıyı kesimlerde yaptıkları seracılığı 2000’li yıllarda 1400 rakımlı beldelerine taşıyan Söğütlü üreticiler, beldede 8 bin dekarlık sera alanında yılda yaklaşık 120 bin ton örtü altı domates üretiyor.

Antalya ve Fethiye kara yolu kavşak noktasında bulunan belde, domates sezonunda aldığı mevsimsel işçi sayısıyla nüfusunu 3’e katlıyor. Beldede gece gündüz arasındaki sıcaklık farkının fazla olmasından dolayı raf ömrü uzun, dayanıklı, aroması ve lezzetiyle öne çıkan yayla domatesi, yurt içi ve yurt dışı pazarda ilgi görüyor.

Yaklaşık 4 ay süren hasat döneminde taleplere yetişemeyen Söğütlü çiftçinin ürettiği domatesin büyük bölümü Rusya ile Balkan ve Arap ülkelerine ihraç ediliyor.

İhracat her geçen yıl artıyor

Söğüt Örtüaltı Sebze Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Cengiz Gencer, AA muhabirine, Burdur bölgesinin en büyük haline sahip olduklarını, halde faaliyet gösteren 45-46 firmanın yüklü miktarda ihracat yaptığını söyledi.

İhracatın bu yıl geçen yıla nazaran 3 kat daha fazla olduğuna dikkati çeken Gencer, dış piyasadaki tüketicinin de Söğüt domatesinin lezzetine alıştığını kaydetti.

Söğüt domatesinin coğrafi işaret tescil belgesini almak için belediyenin çalışma başlattığına değinen Gencer, Edirne’den Kars’a tüm Türkiye’de söğüt domatesinin talep gördüğünü bildirdi.

Gencer, üreticiler birliği olarak da ürünün marka değerini artırmaya çalıştıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Domatesimiz bambus arısıyla dölleniyor, hormonsuz, doğal ve organik yetiştiriyoruz. Kesinlikle meyveye geçen, kimyasal, ruhsatsız ilaç kullanmıyoruz. Sadece Tarım ve Orman Bakanlığının izin verdiği, domates fidesini hastalıktan koruyan, ağacı sağlıklı tutan ilaç kullanıyoruz. Geçmiş dönemlere göre maliyetlerimiz de oldukça çok arttı ancak yetkililere teşekkür ediyoruz. İhracatın önünün açılmasıyla çiftçimizin yüzü gülmeye başladı. Domatesin piyasası şu anda kilogramı 4 lira. Kaliteyi bozmamaya çalışıyoruz. Tüketiciler gönül rahatlığıyla Söğüt domatesini yiyebilirler.”

“Talep çok yoğun, siparişlere yetişemiyoruz”

İhracatçı Süleyman Sülekoğlu da Söğüt beldesinden 8-10 ülkeye domates ihraç ettiklerini belirterek, “Şu anda talep gayet iyi, bir şikayetimiz yok. Ekimin 20’sine kadar ihracatımız sürecek. Ukrayna, Moldova, Yunanistan, Kosova, Bosna Hersek, Bulgaristan gibi birçok ülkeye domates gönderiyoruz. Söğüt domatesinin kalitesi ihracatçıları buraya çekiyor. Talep çok yoğun, siparişlere yetişemiyoruz. Üretimin yarısından fazlasını ihraç ediyoruz.” bilgisini veridi.

Tüccar Volkan Yıldız, Söğüt domatesinin kalitesinden memnun olduklarını, üreticilerin ürününü zamanında topladıktan sonra ihracatta sorun yaşanmayacağını söyledi.

40 yıldır çiftçilikle uğraşan Mustafa Öztürk ise “Yaylaların yaylası Söğüt’te domatesimizin tadı ve aroması bir başka oluyor. Seranın içinde gündüz 35 derece, gece ise 5 derece sıcaklık var. Bu sıcaklık farkı domatesimize dayanıklılık ve aroma veriyor. İhracat olunca bizim de yüzümüz gülmeye başladı.” dedi.