Bursa'da kavgayı ayıran polis memuru pompalı tüfekle vuruldu

BURSA (AA) – Bursa'da, kavgayı ayırmaya çalışan polis memuru pompalı tüfekle bacağından vuruldu.

Alınan bilgiye göre, Osmangazi ilçesi Darmstad Caddesi'ndeki kuaföre giden Büşra E, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eski erkek arkadaşı Tamer H'nin (31) iş yeri önünde beklediğini görünce erkek arkadaşı Serkan B. (33) ile polis ekiplerine haber verdi.

Polis ekipleri duruma müdahale ederken, olay yerine gelen Serkan B, otomobilden aldığı pompalı tüfekle kuaförün önüne yöneldi.

Bu sırada polis ekipleri Serkan B'yi durdurmaya çalışırken pompalı tüfekten çıkan saçmalar polis memuru Özgen Yeni'yi bacağından yaraladı.

Serkan B, olay yerinden kaçarken Tamer H'yi de kalçasından bıçakladı.

Yaralanan memur Yeni ve Tamer H, Çekirge Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Kaçan şüpheli Serkan B. ise caddenin yakınlarında yakalandı.

Polis memuru Özgen Yeni'nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Şüphelinin pompalı tüfeği aracından alıp kuaföre yöneldiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURSA (AA) – Kuruluşunun 182’nci yılını kutlayan Jandarma Genel Komutanlığına bağlı trafik birimleri ile motosikletli trafik (Hızır) ve motosikletli asayiş (Huzur) timlerinde görev yapacak personel, Bursa’daki yerleşkede zorlu eğitimlerden geçiriliyor.

Osmangazi ilçesindeki Yunuseli Kışlası’nda 2 yıldır faaliyetini sürdüren Jandarma Trafik Okul Komutanlığındaki eğitimler, Anadolu Ajansı (AA) ekibince görüntülendi.

Kışlada, trafik, motosiklet güvenli ve ileri sürüş teknikleri, tehlikeli madde taşımacılığı denetimi, kaza araştırma, inceleme ve trafik eğitimcisi gibi kurslar veriliyor.

Trafik ihtisasına seçilen jandarma astsubaylarına yönelik kursa katılan personel, trafik mevzuatı, denetimi ve planlama esasları, alkol test cihazı kullanımı ve kalibrasyon ayarları, görüntülü radar hız tespit kayıt cihazının kullanımı, sürücü belgeleri ile tescil belgeleri sahteciliği, trafik kontrol uygulaması, dijital sayısal takograf, trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmesi ile kaza yeri inceleme ve bilirkişilik eğitimleri alıyor.

Motosiklet güvenli sürüş teorisi, pasif güvenlik, korumalı kıyafet ve önemi, ileri seviye görüş, yol tutuşu ve yolda konumlanma, güvenlik balonu, hız, vites, frenleme, sollama, viraj, risk alma biçimi ve yolculu sürüşü konularındaki eğitimler görsel materyallerle destekleniyor.

Kapalı alan hakimiyeti bölümünde ise kursa katılan personel, kışla içindeki pistlerde uzman eğiticiler tarafından binme, inme, fren, park etme, düşen motosikleti kaldırma, slalom yavaş sürüş, sekiz çizme ve dar alanda seri manevra, çember, kalan hız, artçılı fren, slalom, yavaş sürüş, artçılı artan slalom ve engelden kaçma konularında uygulamalı eğitime tabi tutuluyor.

Hızır ve Huzur timlerinin eğitimleri

Ayrıca, motosikletleriyle zorlu arazi şartlarında görev yapacak Hızır ve Huzur timlerine, kışladaki kros parkurunda aksiyon filmlerini aratmayan uygulamalı sürüş eğitimleri düzenleniyor.

Birlik dışı yol sürüş eğitimleri kapsamında da güvenlik ve hakimiyet, konumlanma, ayna kullanımı, cankurtaran bakış, tehlike algılaması ve yöntemi, planlama ve öngörü, vites kullanımı ve debriyaj kontrolü, hızlanma duygusu, fren kullanımı, yönlendirme ve sinyal kullanımı, dönüş, sollama, odaklanma ve konsantrasyon, yavaş sürüş, nezaket ve saygı konularında uygulamalı sürüş eğitimleri yapılıyor.

Eğitimler süresince personelin kurs becerileri ve tutumları gözlemlenerek kayıt altına alınıyor.

Okul Komutanlığının Trafik Bölüm Başkanı Jandarma Binbaşı Necati Okan, AA muhabirine, trafik birimlerinde görev alacak personele kara yollarındaki trafiğin denetimi ve düzenlenmesi, kazalara müdahale ve kaza incelemesi konularında eğitim verildiğini söyledi.

Okan, Genel Komutanlık bünyesinde kurulan Hızır ve Huzur timlerinin ise motosiklet güvenli ve ileri sürüş tekniği eğitimine tabi tutulduğunu ifade etti.

Jandarma Üsteğmen Ali Ak da jandarmanın sorumluluk alanındaki yerleşim birimlerinde asfalt ve stabilize yollar bulunduğunu anımsatarak, personele çeşitli zorluk dereceli yollarda yol sürüş eğitimleri verdiklerini söyledi.

BURSA(AA) – Eskiden ormancılıkla ve tarımla geçimini sağlayan Çökene köyü sakinleri, 1988 yılından itibaren kent merkezine göç etmeye başladı. Köy, 1994’ten sonra uzun süre boş kalması üzerine 2008’de statüsü iptal edilerek yakınındaki kırsal Bademli Mahallesi’ne bağlandı.

Sağlam birkaç yapının kaldığı yerleşim biriminde yaşam 2016’da yeniden başladı. Emekliye ayrıldıktan sonra köy özlemiyle geri dönenlerden oluşan 3 hanedeki 6 kişi, eski komşularının, akrabalarının da dönmesini, Çökene’nin güzel günlerine yeniden kavuşmasını istiyor.

Eski köy muhtarı 72 yaşındaki Hüseyin Kaya, AA muhabirine, 1988’den itibaren 28 yıl uzak kaldığı ve eşiyle 5 sene önce döndüğü Çökene’nin 450 yıllık geçmişe sahip olduğunu söyledi.

Köye 30-35 yıl önce bir cami yapıldığını belirten Kaya, “O zamanlar burada cıvıl cıvıl insanlar, 35-40 hane vardı. Köy susuz kaldı. Suyumuz yeterli olmadı. Jeoloji mühendisleri buradaki suyun içmeye elverişsiz olduğunu söylediler. Bir türlü bize yardımcı olamadılar. Ondan sonra köyün önü bir açıldı, tamamı Bursa’ya gitti.” dedi.

Kaya, eskiden halkın ormancılık, çiftçilik ve hayvancılıkla geçimini sağladığını, öküzlerle çifte koşulduğunu, düvenle harman yapıldığını aktardı.

Sürekli yaşayan 3 hanenin dışında 4 hanenin de yazları Çökene’de, kışları Bursa’da oturduğunu dile getiren Kaya, şöyle konuştu:

“3 dönüm kadar bahçem var. Bahçemde soğan, patates, domates, kavun, karpuz, meyvelerim var. Üzüm bağından elma, armuda, çileğe kadar her şey var. Diğer ihtiyaçlar için haftada bir gün ilçeye gidiyorum. Pazar günleri de buraya bir satıcı geliyor, eğer çağırırsak. Evimi tekrar düzenledim. Şehirde bir evde ne varsa benim evimde de var. Birkaç keçim var, onları güdüyorum akşam oluyor. Tavuklarım da var. Sağlığım sıhhatim çok iyi. Burası tertemiz. Hiçbir sıkıntımız yok. Bizim ölümüz de dirimiz de burada artık.”

Kaya, buraya tekrar muhtarlık statüsü verilirse geri dönüşlerin artacağına inandığını vurguladı.

“Komşularımı, herkesi özlüyorum”

Eşi Fadime Kaya (60) da köyde en çok komşu özlemi çektiğini ifade etti.

Eskiden köyün komşularıyla daha güzel olduğunu dile getiren Kaya, “Bursa’da yaşarken buraya gelip köy cemiyeti yapıyorduk. O zamanlarda da ‘Bu köyün insanları, o cıvıl cıvıl sesleri nereye gitti’ diye oturup ağlıyordum. O eski halini, o cıvıl cıvıl komşularımı, herkesi özlüyorum. İnşallah dönenler olur.” ifadelerini kullandı.

Yaşar Doğan (57) ise bölgede su az olduğu için tarım ve hayvancılığın pek gelişmediğini, bahçesinde soğan, patates yetiştirdiğini, arılarına baktığını anlattı.