Buzlar çözülünce göçmen kuşlar Kars'a dönmeye başladı

KARS (AA) – Türkiye'nin en soğuk illerinden Kars'ta havaların ısınmasıyla doğa canlanmaya başladı.

Bu yıl kışın etkisini yoğunlaştırdığı dönemde hava sıcaklığının sıfırın altında 31 dereceye kadar düştüğü Kars'ta, göller, sulak alanlar dereler donarken arazilerin de tamamı karla kaplandı.

"Kara kış"ın çetin geçen kentte kış öncesi sıcak ülkelere göç eden kuşlar, son günlerde hava sıcaklığının artması ve buzların çözülmeye başlamasıyla şehre dönmeye başladı.

Kentte özellikle yaban ördekleri ve angıtlar sürüler halinde Kars çayına geldi.

Halen kenar bölümleri buzla kaplı olan çayda yiyecek arayan angıt ve ördekler güzel görüntüler oluşturdu.

Yöreye gelen yabani hayvanlar havaların iyice ısınmasıyla bölgedeki göllere geçip yazı burada geçirecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KARS(AA) – Kars’ta derelerin oluşturduğu menderesler, her mevsim doğal güzelliğiyle ziyaretçilerini cezbediyor.

Arpaçay ve Selim ilçelerinde kışın beyaz örtü arasında süzülerek akan dereler, sonbaharda ise sarı ve yeşil tonlar arasında oluşturduğu kıvrımlarla bölgeye güzellik katıyor.

Zengin bitki örtüsü ve akarsu kaynaklarına sahip bölgede oluşan mendereslerin, çayırlarda otlayan büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarla bütünleşmesi güzel manzaralar oluşturuyor.

Doğaseverler de sonbahar mevsiminin kendini hissettirmeye başladığı bugünlerde bölgeye gelerek hem doğa gezintisi yapıyor hem de doğal güzelliği fotoğraflıyor.

Kıvrım kıvrım akan mendereslerin oluşturduğu güzellikler, drone ile görüntülendi.

“İnsanın saatlerce burada vakit geçiresi geliyor”

Arpaçay’a gezmeye gelen doğasever Ömer Tarsuslu, AA muhabirine, mendereslerin olduğu yere ilk kez geldiğini ve çok beğendiğini söyledi.

Bölgenin, insanı dinlendiren bir doğasının olduğunu ifade eden Tarsuslu, “Bugün Arpaçay ilçesine gezmeye geldim. Tesadüfen burayı fark ettim, ilçeye de bayağı yakınmış. Doğası çok güzel, köylerin arasından kıvrılarak geçen bir dere var. Manzarası çok güzel, insanın saatlerce burada vakit geçiresi geliyor.” dedi.

Tarsuslu, mendereslerin geçtiği bölgenin, kentte gezdiği en iyi yerler arasında olduğunu belirterek, “Fotoğraf çektim ve çok güzel kareler yakaladım. İnsana huzur veren bir manzarası var, iyi ki de buraya geldim.” diye konuştu.

Köylülerden Recep Kurtbaş da mendereslerin bulunduğu alana ziyaretçilerin sık sık geldiğini anlatarak, “Özellikle de hafta sonları buraya çok insan geliyor, buralarda geziyorlar, piknik yapıyorlar. Fotoğraf çekmek için de çok geliyorlar, çünkü buranın doğası çok güzel.” ifadelerini kullandı.

Kafkaslar’dan Anadolu’ya ilk giriş kapısı olma özelliği taşıyan, 11. ile 12. yüzyıla ait İslam mimarisi eserlerini bünyesinde barındıran ve 2016’da UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Kars’taki Ani Ören Yeri’nde yapılan kazı çalışmalarıyla bölgenin turizm potansiyelinin artırılması hedefleniyor.

Tarihte Saka Türkleri, Sasaniler, Bagratlı Krallığı, Bizanslılar, Şeddat Oğulları Beyliği, Anı Gürcü Atabeyleri, Harzemşah Devleti, İlhanlılar, Selçuklular, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Osmanlı Devleti ile kısa bir süre Rusların hüküm sürdüğü Ani Ören Yeri’nde başlatılan kazı çalışması devam ediyor.

Tarihte “Binbir kiliseli kent”, “40 kapılı kent”, “100.000 nüfuslu kent”, “Medeniyetler Beşiği” olarak anılan ve 2016’da UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Ani, 16 Ağustos 1064’te Sultan Alparslan tarafından fethedildi.

Kurulduğu günden bu yana 23 medeniyete ev sahipliği yapan, aralarında her biri farklı bir güzellik ve tarihi değerdeki cami, kilise, katedral gibi dini yapıların yanı sıra paha biçilmez diğer tarihi yapıları ve kültürel hazineleri bünyesinde barındıran Ani, Kafkaslar’dan Anadolu’ya ilk giriş kapısı olma özelliğiyle ayrı bir önem arz ediyor.

35 kişilik kazı ekibi çalışma yapıyor

Surlar, cami, katedral, saray, kiliseler, manastırlar, ateşgede, hamam, köprü ve bir bölümü yıkılmış kapalı pasajdan oluşan yaklaşık 25 kadar önemli yapının ayakta kaldığı Ani’de bu eserlerin etraflarında 35 kişilik kazı ekibi çalışma yapıyor.

Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Arslan, AA muhabirine, Ani Ören Yerindeki kazıların Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne eriştiğini söyledi.

Arslan, Ani Ören Yeri’ndeki kazı çalışmalarını 12 üniversiteden oluşan bir ekiple yaptıklarını ifade ederek, “Kazı çalışmaları farklı alanlarda devam etmekte, bu çalışmalar Selçuklu çarşısı, Selçuklu konakları, Selçuklu büyük hamamı ve bunun dışında da mezarlık alanında devam ediyor.” dedi.

Kazı çalışmalarının yanı sıra bulunan eserlerin korunması için de çalışma yaptıklarını anlatan Arslan, “Özellikle Selçuklu çarşında konservasyon çalışmasına başlanmış bulunmaktayız. Bunun yanı sıra gün yüzüne çıkardığımız eserlerin konservasyonlarına yönelik birtakım çalışmalar gerçekleştirmekteyiz.” diye konuştu.

Arslan, Ani Ören Yeri’nin UNESCO’ya alınmasıyla birlikte turizmde önemli bir artış hızı yakaladığını dile getirerek, “Ani Ortaçağ’ın en önemli kentlerinden birisi ve burası aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası kesin listesinde bulunan bir alan. Buranın turizm potansiyeli oldukça yüksek. Biz bu potansiyeli açığa çıkarmak, daha da ileriye götürmek ve bu potansiyele ivme kazandırabilmek için kazı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hem kazılarımız hem de restorasyon çalışmalarıyla birlikte aslında bir turizm altlığı oluşacak ve kentteki turizm potansiyelinin gelişmesine katkıda bulunacak.” ifadelerini kullandı.