Cammu Keşmir'de Hizbul Mücahidin liderlerinden Riyaz Naikoo öldürüldü

ANKARA (AA) – Hindistan'ın Cammu Keşmir bölgesinde güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonda Hizbul Mücahidin örgütünün lider kadrosunda yer alan Riyaz Naikoo öldürüldü.

Hindustan Times'ın haberine göre, Naikoo ve iki yardımcısının hayatlarını kaybettiği operasyon, dün gece Pulwama bölgesinde Beighbora köyünde Hint güvenlik güçleri tarafından düzenlendi.

Yöre halkı, sekiz yıldır kaçak hayatı yaşayan Naikoo'nun, asker, paramilis ve emniyet güçlerinin ortak operasyonuyla öldürüldüğünü belirtti.

Naikoo, Cammu Keşmir'de 2016 yılında öldürülen Hizbul Mücahidin örgütü liderlerinden Burhan Wani'nin yerine geçmişti.

Hint yetkililer, Naikoo'yu bölgede güvenlik kurumlarına saldırılar planlamakla suçluyordu.

– Wani'nin ölümü sonrası bölgede tansiyon yükselmişti

Keşmirli direnişçi 21 yaşındaki Burhan Wani'nin, 8 Temmuz 2016'da Hindistan kuvvetleriyle girdiği çatışma sırasında öldürülmesinin ardından bölgede 5 ay süren büyük çaplı eylemler yapılmıştı.

Yaklaşık 100 sivilin Hindistan güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğü gösterilerde, 10 bin kişi yaralanırken binlerce kişi ise hapsedilmişti.

Yaralanan yaklaşık 4 bin kişinin güvenlik güçlerinin ateşi sonucu görme engelli kaldığı kaydedilmişti. Öte yandan, gösteriler sırasında 2 polis memuru öldürülmüştü.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSLAMABAD(AA) – Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Nijer’in başkenti Niamey’deki 47. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda oy birliği ile kabul edilen kararda, Hindistan’dan Cammu Keşmirli olmayanlara verilen yerlilik sertifikasını iptal etmesinin ve tartışmalı bölgenin demografik yapısını etkileyecek herhangi bir adımdan kaçınmasının talep edildiği belirtildi.

Kararda, Hindistan’ın uluslararası toplumca tartışmalı bölge olarak tanınan Cammu Keşmir’de 5 Ağustos 2019’da ve sonrasındaki yasa dışı, tek taraflı eylemlerinin reddedildiği, bölgedeki insan hakları ihlallerinin ise kınandığı vurgulandı.

Hindistan’ın uluslararası hukuku ve kararları ihlal ettiği ve hiçe saydığı işaret edilen kararda, uluslararası toplum ise Hindistan ile ilişkilerini gözden geçirmeye davet edildi.

Keşmir meselesinin Müslüman ümmeti için son derece önemli olduğunun altı çizilen kararda, söz konusu meselenin çözümünün Güney Asya’daki barış için vazgeçilmez olduğu kaydedildi.

Kararda, Hindistan’a uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uyma ve İİT Özel Temsilcisi ile İİT Araştırma Heyeti’nin Cammu Keşmir’i ziyaret etmesine izin verme çağrısında bulunuldu.

Kararda, 70 yılı aşkın süredir Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin gündeminde olan Cammu Keşmir sorununun çözülmemiş bir mesele olarak kaldığı anımsatıldı.

İİT’nin Keşmir meselesine desteği yinelenen kararda, 2021’de İslamabad’daki 48. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda Cammu Keşmir anlaşmazlığının daha fazla ele alınacağı vurgulandı.

Niamey Deklarasyonu’nda İİT’nin Cammu Keşmir meselesinin BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda barışçıl bir şekilde çözümüne dair ilkeli tutumu yinelendi.

İSLAMABAD (AA) – Çavdri, gazetecilere yaptığı açıklamada, son birkaç günde Hint birliklerinin Cammu Keşmir’de 5 masum Keşmirli genci öldürdüğünü belirtti.

Ekim ayının başından 21’ine kadar toplam 18 Keşmirlinin Hint güvenlik kuvvetleri tarafından öldürüldüğünü kaydeden Çavdri, 40’ın üzerinde kişinin de yaralandığını kaydetti.

Öte yandan Çavdri, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’in Hindistan’da sivil toplum kuruluşlarına (STK) getirilen kısıtlamalar ve aktivistlerin tutuklanmasına yönelik endişelerine de atıfta bulundu.

20 Ekim’deki yazılı açıklamasında Bachelet, Hindistan’da “Vatandaşlık Yasası”ndaki Müslümanları dışlayan değişikliğe karşı çıkan aktivist ve insan hakları savunucularının özellikle bu yılın başında gerçekleştirdiği kitlesel protestolardan dolayı son günlerde baskı altına alındığını, protestolarla alakalı 1500’den fazla kişinin tutuklandığını kaydetmişti.

Bachelet, yabancı fonları kısıtlayan ve giderek sivil toplumun sesini boğmak için kullanılan muğlak ifadeli yasaların uygulanması da dahil olmak üzere, STK’lerin alanlarının daralmasından endişe duyduğunu dile getirmişti.

Pakistan ve Hindistan, iki ülke arasında 2003’te varılan Ateşkes Anlaşması’nın Keşmir’de sebepsiz yere ihlal edilmesi ve yaşanan can kayıpları nedeniyle birbirlerini suçluyor.

Cammu Keşmir’in özel statüsünün kaldırılması

İngiltere’den bağımsızlığın kazanıldığı 1947’den itibaren Cammu Keşmir, kendi yasalarını çıkarabilen ayrıcalıklı konumdaydı. Bu özel statü, yabancıların bölgeye yerleşmesine ve mülk edinmesine izin vermeyen vatandaşlık yasasını da içeriyordu.

Ancak Hindistan, anayasanın yarım asırdan uzun süredir Cammu Keşmir’e ayrıcalık tanıyan 370’inci maddesini 5 Ağustos 2019’da iptal ederek, bölgenin özel statülü yapısını ortadan kaldırdı ve eyaleti ikiye böldü.

Eyalet, 31 Ekim 2019’da resmi olarak merkeze bağlı Cammu Keşmir ve Ladakh “Birlik Toprağı” statüsünde iki bölgeye ayrıldı.

Kararın ardından Hint güvenlik güçleri, Cammu Keşmir’de asayiş operasyonlarını ve halk üzerindeki baskıları yoğunlaştırmıştı.

Sokağa çıkma yasağının yanı sıra internet, telefon ve ulaşım kısıtlamaları getirilmiş ve bölgedeki yerel partilerin yöneticileri ve üyeleri gözaltına alınmıştı.