Çanakkale Boğazı'nın son teknolojiyle donatılan yeni kurtarma römorkörü görev başında

ÇANAKKALE(AA) – Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün (KEGM) filosuna geçen ay katılan ve yerli imkanlarla yapılan “Kurtarma-13” römorkörü, Çanakkale Boğazı’ndan gemilerin güvenli seyri için refakat görevinin yanı sıra olası kaza ve yangın gibi durumlara da müdahale ediyor.

İstanbul Beylerbeyi’nde düzenlenen tören sonrası geçen ay Çanakkale’ye uğurlanarak görevine başlayan son teknolojiyle donatılmış römorkörün bir günlük boğaz seyrini AA görüntüledi.

Günlük planlama kapsamında Çanakkale iskelesinden halat çözen, 32 metre uzunluğunda, 498 groston ağırlığında ve 82,44 ton çeki gücüne ve Fİ-Fi 1 (saatte 2 bin 400 ton su basabilme) yangın söndürme kapasitesine sahip römorkör, boğazın kuzey yönündeki refakat çalışmasına katıldı.

Boğaza Marmara Denizi’nin yer aldığı kuzey yönden giriş yapan 300 metre uzunluğundaki tanker ile telsiz teması kuran Kurtarma-13 römorkörü, geçiş hazırlığındaki gemiye arka yönden yaklaşıp refakate başladı.

Özel sistemi sayesinde sağlanan manevra kabiliyetiyle kendi ekseni etrafında dönebilme, 70 saniyede 70 metreye kadar aynı anda tam yol hızdan makina stop etme ve durabilme özelliklerine sahip römorkör, güvenli seyir için gemiye Çanakkale Boğazı’nın güney çıkışına kadar eşlik ederek seyrin sorunsuz tamamlanmasını sağladı.

Gemilerin boğazdan herhangi bir olumsuz durum yaşanmadan geçmesini sağlamak dışında muhtemel gemi kazası ve yangın gibi olaylara da müdahale edebilen 8 personelin görev yaptığı römorkör, 7 gün 24 saat hizmet veriyor.

“Sınıfının en modern römorkörlerindendir”

Kıyı Emniyeti Çanakkale Müdürü Ogün Çevik AA muhabirine, ülkenin en büyük römorkör filolarından birine sahip olduğunu söyledi.

Yeni römorkörlerinin 9 ayda tamamlanarak hizmete girdiğini belirten Çevik şöyle konuştu:

“Mayıs 2021 itibarıyla 9 ay gibi rekor kabul edilebilecek bir sürede, ülkemizin yerli ve milli imkanlarıyla üretilmiş olan Kurtarma-13, dünyanın en kompakt, en etkin ve sınıfının en modern römorkörlerindendir. Filomuza katılmasıyla Çanakkale Boğazı’nda refakat ve liman hizmetlerinde görev almak üzere start vermiştir. Bu yıl içerisinde 3 römorkörümüz daha benzer özelliklerde, son derece önemli çeki güçleriyle dünyanın en modern ve kesinlikle rakipsiz dümen ve pervane sistemlerine sahip olacaklardır. Römorkörlerimiz tam güçte yol alırken acil durumla karşılaşmaları halinde yaklaşık 70 saniyede 70 metre mesafede tam olarak durabilir ve olduğu yerde 360 derece dönebilme yeteneğine sahiptir. Emsallerine ve benzerlerine göre çok ucuz bakım ve tutum masraflarıyla çalıştırılabilen bu güzel römorkörlerin kurumumuza, ülkemize, milletimize ve Türk denizciliğine hayırlı olmasını diliyorum. “

Gemi kaptanı Serkan Çakıroğlu da Kurtarma-13’ün filolarının son göz bebeği olduğunu aktararak, “Gemimiz uluslararası standartlarda yapılmış bir römorkör. Son teknolojilere sahip. Türk tersanelerinde, Türk mühendislerinin eseri olarak yapılmıştır. 32 metre uzunluğunda, 13 metre eninde, 6 bin 300 beygir gücündedir. Bu römorkörümüz İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında herhangi bir gemi kazası ve yangında acil müdahale için dizayn edilmiş yapıdadır.” ifadesini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ÇANAKKALE (AA) – Türkiye’nin en büyük adası da olan 279 kilometrekare yüzölçüme sahip ilçe, kültürel varlıkları, doğal zenginlikleri, bozulmamış kıyı kesimiyle yurt içi ve yurt dışından yılın her döneminde turist çekiyor.

Ada son yıllarda rüzgar kalitesinden dolayı rüzgar sörfü ve kiteboard tutkunların çekim merkezi haline geldi. Özellikle Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’dan gelen sporcular, rüzgarın keyfini çıkarıyor. Su sporlarına ilgi duyanlar da ilçedeki tesislerde aktivitelere katılabiliyor.

Deniz, kum, güneş üçlemesinin yanı sıra kültür turizminde de büyük paya sahip Gökçeada, Eski Bademli köyünde kurulan sağlık yaşam merkeziyle fazla kilolarından kurtulmak isteyen ve sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı edinenler için önemli bir alternatif olacak.

İki taş evde 7 odadan oluşacak bahçeli ve saunalı merkezde, iki büyük dinlenme odası, karşılama ve kayıt için lobi bulunuyor. Sağlıklı yaşam merkezinde tesis müdürü, doktor, diyetisyen ve hemşire ile iki resepsiyonist ve temizlik görevlilerinden oluşan 10 kişi çalışacak.

Merkezin genel koordinatörü uzman diyetisyen Başak Satar, AA muhabirine, Gökçeada’nın kendileri için organik yaşam ve doğal beslenme anlamlarını da taşıdığını söyledi.

Bu nedenle sağlıklı yaşam merkezinin adada açılmasına karar verdiklerini belirten Satar, şu bilgileri paylaştı:

“Proje için çok büyük bir emek harcandı. Gökçeada ve merkez konusunda nasıl bir yol izleyeceğimizin yol haritasını çok ince bir çizgide yaptık. Daha sonrasında buranın böyle bir merkez açısından en doğru yer olduğuna karar verdik. Gökçeada, bir ada olması sebebiyle kimyasallardan uzak, fabrikaların olmadığı, toksinlerden daha fazla arınabileceğimiz bir adres. Bir otel konseptinde hizmet verecek merkezimizde, sağlıklı yaşamı hedefliyoruz. İnsanların, ‘Sağlıklı beslenmek istiyorum ama bunu yapamıyorum’ diye bir düşüncesi vardır. Burada misafirlerimizi kendi evlerinde hissettirebilecek şekilde bir beslenme planı yapacağız.”

“Kan tahlilleri incelenecek”

Başak Satar, merkeze gelecek konukların ilk olarak sağlık haritalarının inceleneceğini dile getirdi.

Bunun, sağlıklı beslenme ve kilo verme konusunda çok önemli bir yol olduğuna işaret eden Satar, “Kan tahlilleri incelenecek, örneğin kronik rahatsızlıkları varsa onlar irdelenecek. Daha sonra da mevcut beslenme şekillerine göre bir düzen kuracağız.” dedi.

Satar, kurdukları sistemin, Türkiye’de de örnekleri olan detoks otelleri veya sadece bir beslenme planının uygulanacağı merkezler gibi olmayacağını aktardı.

Kişinin varsa hastalıklarına göre uygulanacak beslenme planı hazırlayacaklarını ifade eden Satar, “Kendileri için nasıl bir beslenme planı yaptığımızı anlatacağız. Bunların tümüne karar verdikten sonra belirli bir program çerçevesinde, belli günlerde belli zaman aralıklarında misafirlerimizi buraya alarak beslenme planlarını düzenleyeceğiz.” diye konuştu.

Gökçeada’nın bu konuda önemli bir cazibe merkezi olacağına inandıklarını kaydeden Satar, sağlıklı yaşamın yeni adresinin tüm bu güzellikleri içinde barındıran Gökçeada olabileceğini anlattı.

ÇANAKKALE (AA) – Tatillerini yurdun çeşitli bölgelerinde geçiren vatandaşların bir bölümü, bayramın üçüncü günü dönüş için yola çıktı.

Çanakkale’deki feribot iskelelerinde sabah başlayan yoğunluk öğleden sonra arttı. İl merkezi, Eceabat, Kilitbahir, Lapseki ve Gelibolu’daki iskeleleri kullananlar zaman zaman uzun araç kuyrukları oluşturdu.

İl merkezinden Eceabat ve Kilitbahir iskelelerine ulaşmak isteyen tatilciler, Kayserili Ahmetpaşa ve Balıkesir caddelerinde sıraya alınıyor. Sürücüler zaman zaman 2 kilometreye ulaşan kuyruk boyunca trafik polisleri ve özel güvenlik görevlileri tarafından iskelelere yönlendiriliyor.

Çanakkale Boğazı ile adalar hattındaki deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ AŞ, vatandaşların mağdur olmaması için arabalı vapur seferlerini tarifeye bağlı kalmadan yapıyor. Bayram tatili süresince Gökçeada-Kabatepe hattında 3, Gelibolu-Lapseki ve Çanakkale-Eceabat güzergahlarında yedişer, Geyikli-Bozcaada ve Gelibolu-Çardak hatlarında ise ikişer olmak üzere 21 gemiyle hizmet veriliyor.

Muhabir: Burak Akay