Çanakkale'de 10 bin çipura yavrusu denize bırakıldı

ÇANAKKALE (AA) – Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin (ÇOMÜ) Dardanos Yerleşkesi'ndeki Deniz Canlıları Araştırma Ünitesi'nde yetiştirilen 10 bin çipura yavrusu törenle denize salındı.

ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Murat, gazetecilere yaptığı açıklamada, Çanakkale'nin 3 tarafının denizlerle çevrili bir kent olduğunu söyledi.

Kentin önemli bir boğaza da sahip olduğunu ifade eden Murat, "Çanakkale'nin aslında önem vermesi gereken bir alan balıkçılık. Aslında ülkemizinde istenilen düzeyde olduğunu söylemek mümkün değil, hem nitelik hem de nicelik olarak. Üniversitemiz, Deniz Bilimleri Fakültemizin her sene yapmış olduğu balık salımının amacı, toplumda bir bilinç oluşturmak ve katkı sağlamaktır." dedi.

Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Yetiştiricilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umur Önal da geleneksek hale getirdikleri çalışmayı 3 yıl önce başlattıklarını hatırlattı.

Çalışma hakkında bilgi veren Önal, şu değerlendirmede bulundu:

"Çipura balığını seçmemizin nedenlerinden biri, avcılık baskısına maruz kalan bir tür. Fakat çipura balığını herkes bilir. Son derece lezzetli bir balıktır. Bir çipura balığı kabaca 300 bin kadar yumurta verebilir. Dolayısıyla bir çipura nereden bakarsanız bakın yılda benim tahminim 1 milyon kadar yumurta üretme kapasitesine sahip. Bunların yüzde 20'sinin hayatta kaldığını düşünürsek 2 bin balıktan yarısının da dişi ve erkek olarak ayrıldığını düşünürsek, aslında doğada yumurta oluşturup kendi neslini devam etmek için bizim de çok çok küçük katkıda bizim aracılığımızla sağlanmış oluyoruz. Bu salacağımız balıkların büyüme konusu artık doğanın tekelinde. Bazıları belki ilk gün ölecekler, bazıları da çok uzun yıllar 7-8 yaşına kadar yaşama şansına sahip olacaklar. Daha uzun yaşamaları yönünde ömürlerinin uzun olmasını diliyoruz."

Törenin ardından, Deniz Canlıları Araştırma Ünitesi'nde yetiştirilen 10 bin çipura yavrusu hazırlanan özel musluk sistemiyle denize salındı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ÇANAKKALE (AA) – Türkiye’nin en büyük adası da olan 279 kilometrekare yüzölçüme sahip ilçe, kültürel varlıkları, doğal zenginlikleri, bozulmamış kıyı kesimiyle yurt içi ve yurt dışından yılın her döneminde turist çekiyor.

Ada son yıllarda rüzgar kalitesinden dolayı rüzgar sörfü ve kiteboard tutkunların çekim merkezi haline geldi. Özellikle Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’dan gelen sporcular, rüzgarın keyfini çıkarıyor. Su sporlarına ilgi duyanlar da ilçedeki tesislerde aktivitelere katılabiliyor.

Deniz, kum, güneş üçlemesinin yanı sıra kültür turizminde de büyük paya sahip Gökçeada, Eski Bademli köyünde kurulan sağlık yaşam merkeziyle fazla kilolarından kurtulmak isteyen ve sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı edinenler için önemli bir alternatif olacak.

İki taş evde 7 odadan oluşacak bahçeli ve saunalı merkezde, iki büyük dinlenme odası, karşılama ve kayıt için lobi bulunuyor. Sağlıklı yaşam merkezinde tesis müdürü, doktor, diyetisyen ve hemşire ile iki resepsiyonist ve temizlik görevlilerinden oluşan 10 kişi çalışacak.

Merkezin genel koordinatörü uzman diyetisyen Başak Satar, AA muhabirine, Gökçeada’nın kendileri için organik yaşam ve doğal beslenme anlamlarını da taşıdığını söyledi.

Bu nedenle sağlıklı yaşam merkezinin adada açılmasına karar verdiklerini belirten Satar, şu bilgileri paylaştı:

“Proje için çok büyük bir emek harcandı. Gökçeada ve merkez konusunda nasıl bir yol izleyeceğimizin yol haritasını çok ince bir çizgide yaptık. Daha sonrasında buranın böyle bir merkez açısından en doğru yer olduğuna karar verdik. Gökçeada, bir ada olması sebebiyle kimyasallardan uzak, fabrikaların olmadığı, toksinlerden daha fazla arınabileceğimiz bir adres. Bir otel konseptinde hizmet verecek merkezimizde, sağlıklı yaşamı hedefliyoruz. İnsanların, ‘Sağlıklı beslenmek istiyorum ama bunu yapamıyorum’ diye bir düşüncesi vardır. Burada misafirlerimizi kendi evlerinde hissettirebilecek şekilde bir beslenme planı yapacağız.”

“Kan tahlilleri incelenecek”

Başak Satar, merkeze gelecek konukların ilk olarak sağlık haritalarının inceleneceğini dile getirdi.

Bunun, sağlıklı beslenme ve kilo verme konusunda çok önemli bir yol olduğuna işaret eden Satar, “Kan tahlilleri incelenecek, örneğin kronik rahatsızlıkları varsa onlar irdelenecek. Daha sonra da mevcut beslenme şekillerine göre bir düzen kuracağız.” dedi.

Satar, kurdukları sistemin, Türkiye’de de örnekleri olan detoks otelleri veya sadece bir beslenme planının uygulanacağı merkezler gibi olmayacağını aktardı.

Kişinin varsa hastalıklarına göre uygulanacak beslenme planı hazırlayacaklarını ifade eden Satar, “Kendileri için nasıl bir beslenme planı yaptığımızı anlatacağız. Bunların tümüne karar verdikten sonra belirli bir program çerçevesinde, belli günlerde belli zaman aralıklarında misafirlerimizi buraya alarak beslenme planlarını düzenleyeceğiz.” diye konuştu.

Gökçeada’nın bu konuda önemli bir cazibe merkezi olacağına inandıklarını kaydeden Satar, sağlıklı yaşamın yeni adresinin tüm bu güzellikleri içinde barındıran Gökçeada olabileceğini anlattı.

ÇANAKKALE (AA) – Tatillerini yurdun çeşitli bölgelerinde geçiren vatandaşların bir bölümü, bayramın üçüncü günü dönüş için yola çıktı.

Çanakkale’deki feribot iskelelerinde sabah başlayan yoğunluk öğleden sonra arttı. İl merkezi, Eceabat, Kilitbahir, Lapseki ve Gelibolu’daki iskeleleri kullananlar zaman zaman uzun araç kuyrukları oluşturdu.

İl merkezinden Eceabat ve Kilitbahir iskelelerine ulaşmak isteyen tatilciler, Kayserili Ahmetpaşa ve Balıkesir caddelerinde sıraya alınıyor. Sürücüler zaman zaman 2 kilometreye ulaşan kuyruk boyunca trafik polisleri ve özel güvenlik görevlileri tarafından iskelelere yönlendiriliyor.

Çanakkale Boğazı ile adalar hattındaki deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ AŞ, vatandaşların mağdur olmaması için arabalı vapur seferlerini tarifeye bağlı kalmadan yapıyor. Bayram tatili süresince Gökçeada-Kabatepe hattında 3, Gelibolu-Lapseki ve Çanakkale-Eceabat güzergahlarında yedişer, Geyikli-Bozcaada ve Gelibolu-Çardak hatlarında ise ikişer olmak üzere 21 gemiyle hizmet veriliyor.

Muhabir: Burak Akay