Cansuyu Derneğinden “Katarakt Projesi”

İSTANBUL (AA) – Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Afrika'da "Katarakt Projesi" başlattı.


Afrika'da görme kusuru yaşayan insanların yaklaşık yarısının katarakt hastası olması nedeniyle Kamerun'da başlatılan çalışmayla ilgili açıklama yapan Cansuyu Derneği Dış İlişkiler Koordinatörü Mesut Ceylan, projeyle on binlerce insana ışık olacaklarını ifade etti.

Ceylan, şunları kaydetti:

"Hemen hemen hiçbir göz doktorunun bulunmadığı, maddi imkansızlık ve teknik yetersizlikten dolayı insanların kör olduğu Afrika ülkelerinde milyonlarca insan tedavi edilmeyi bekliyor. Cansuyu Derneği olarak bu yeni projemiz ile inşallah katarakt ameliyatları gerçekleştirip mazlumlara umut ışığı olacağız. Şu an Kousseri şehrinde 500 Kamerunlunun katarakt ameliyatı ile aydınlığa kavuşmalarına vesile olmanın mutluluğunu yaşıyoruz."

Ceylan, bölgede kurban eti dağıttıklarını da belirtti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yonca Aydın Akova, teknoloji sayesinde katarakt cerrahisinin etkin olarak yapılabildiğini belirterek, "Hastaların ameliyat öncesi kapsamlı bir göz muayenesi ve en son teknolojik cihazlar ile yapılan tetkiklerle değerlendirilmesi çok önemli." ifadesini kullandı.

Bayındır Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, görme kaybının en önemli nedenleri arasında yer alan katarakt, ilaçla ya da gözlükle tedavi edilemiyor. İlerlemesini durdurabilecek herhangi bir etkili yöntemin de bulunmadığı katarakt hastalığında, cerrahi müdahale tek tedavi seçeneği olarak rol oynuyor.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Prof. Dr. Yonca Aydın Akova, günün teknolojileri sayesinde katarakt cerrahisinin etkin olarak yapılabildiğini belirterek, teknolojik gelişmelerin iyileşme sürecine de katkıda bulunduğunu belirtti.

Göz içindeki merceğin saydamlığını kaybederek bulanıklaşması ve buna bağlı olarak görmenin azalmasıyla oluşan kataraktın görme kalitesinde düşüşe, bulanık ve çift görüşe yol açtığını belirten Akova, gelişim süreci yavaş olduğu için bazı hastaların görmelerindeki azalmayı çok ileri dönemde fark ettiğini belirtti.

Akova, "Katarakt her yaş grubunu etkilese de özellikle 50 yaş sonrası daha sık görülüyor. Şeker hastalığı, uzun süreli kortizon kullanımı ve göze travma gibi durumlarda ise katarakt daha erken gelişebiliyor. Yaşam kalitesini düşüren bu hastalıkta tek tedavi yöntemi ise ameliyat. Hastanın görme keskinliğinde azalmanın olması günlük hayatında ya da mesleki yaşamında sorunlara yol açıyorsa, ameliyat olmasının zamanı gelmiştir." ifadelerini kullandı.

Katarakt cerrahisinin başarısında hekimin cerrahi deneyiminin, kullanılan cihazın, teknolojilerin ve mercek kalitesinin oldukça önemli olduğuna dikkati çeken Akova, şunları kaydetti:

"Hastaların ameliyat öncesi kapsamlı bir göz muayenesi ve en son teknolojik cihazlar ile yapılan tetkiklerle değerlendirilmesi çok önemli. Gözde kornea, görme siniri ve retina yapıları ayrıntılı olarak değerlendirilmeli, mevcut kuru göz, glokom ve sarı nokta hastalıkları dikkate alınmalı. Katarakt cerrahisi damla anestezisiyle en son teknolojik cihaz ve yöntemler kullanılarak, fakoemülsifikasyon yöntemiyle yapılmalı ve bu ameliyatlarda, tek kullanımlık en kaliteli malzeme ve en iyi kalitede mercekler kullanılmalı."

– Hastaya uygun göz içi mercek seçimi çok önemli

Katarakt cerrahisinde yapısı bozulan merceğin çıkartıldığını ve görmeyi sağlayan yapay bir mercek yerleştirildiğini belirten Akova, mercek seçiminin gözün uygunluğunun, hastanın yaşam şeklinin, mesleğinin, istek ve ihtiyaçlarının göz önünde bulundurularak yapılmasının önemli olduğuna vurgu yaptı.

Akova, hastaların önemli bir kısmında, gözde robotik cerrahi yöntem olarak tanımlanan, en son teknoloji Femtosaniye Lazer yardımlı katarakt cerrahisi yöntemini kullandıklarını ve bunun hem hastaya hem cerraha önemli avantajlar sağladığını kaydederek, "Bu yöntemde ameliyatın önemli aşamaları bıçak kullanmaksızın ve daha güvenli olarak gerçekleştiriliyor. Bu yöntemi özellikle premium göz içi mercek planladığımız hastalarda tercih ediyoruz. Femtolazer yardımlı katarakt cerrahisi sayesinde özellikle ileri katarakt hastalarında kornea endotel hücre kaybı daha düşük oranlara indirilebiliyor ve böylelikle ameliyat sonrası elde edilen görüş kalitesinin ömrü de uzatılabiliyor." ifadelerini kullandı.

– Dijital navigasyon sistemi katarakt cerrahisinin zorluklarını ortadan kaldırıyor

Dijital navigasyon sisteminin, cerrahların katarakt ameliyatının en zorlayıcı ve önemli basamaklarını, daha iyi planlamalarına ve gerçekleştirmelerine olanak sağladığını ifade eden Akova, "Bu teknoloji lensin en doğru yere konulmasına, astigmatizmanın kontrol edilebilmesine ve daha yüksek görüş kalitesi elde edilmesine yardımcı oluyor. Bunun sonucunda ise katarakt hastalarının görsel sonuçlarının çok daha iyi olduğunu görebiliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

HATAY (AA) – Hatay'da gözünde doğumsal katarakt bulunduğu belirlenen 12 günlük erkek bebek, ameliyatla sağlığına kavuştu.

Özel bir hastaneden yapılan yazılı açıklamaya göre, merkez Antakya ilçesinde dünyaya gelen Bedia ve Halil Özkaya çiftinin bebeğine, rutin göz taramasında katarakt teşhisi konuldu.

Bunun üzerine Özkaya ailesi bebekleriyle göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Hamit Özen'e başvurdu.

Muayene sonrası 12 günlük bebek, gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla sağlığına kavuştu.

– "Bu durum 10 bin doğumda 1 ila 4 oranında karşımıza çıkabiliyor"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Op. Dr. Hamit Özen, yetişkinlerde olduğu gibi bebeklerde de doğumsal katarakt oluşabildiğini belirtti.

Henüz 12 günlük bebek için gerçekleştirdikleri katarakt ameliyatının dünyada nadir yapılan operasyon türlerinden olduğunu anlatan Özen, şunları kaydetti:

"Literatürde bu yaşta ameliyat edilen olgular nadiren gözükmektedir. Bebeğin doğuştan sol gözünde oluşan bulanıklıklar yeni doğan kataraktı olarak tanımlanmaktadır. Bu durum 10 bin doğumda 1 ila 4 oranında karşımıza çıkabiliyor. Doğumsal katarakt, lensin tek veya çift taraflı saydamlığını kaybetmesi ve opaklaşmasıdır. Doğuştan kataraktlar, annenin gebelik sırasında geçirdiği enfeksiyonlara, kullanılan ilaçlara bağlı ortaya çıkabildiği gibi hiçbir nedene bağlı olmadan da oluşabilmektedir. Bir göz bebeğinin diğerinden farklı renkte olması veya gözde kayma, doğumsal kataraktın belirtisi olabilir."

Op. Dr. Özen, 12 günlük bebeğin başarılı bir operasyon geçirdiğini ve sağlıklı bir şekilde hastaneden taburcu edildiğini belirtti.