3. Sayfa

Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'i öldüren zanlı tutuklandı

ANTALYA (AA) – Muğla’nın Ula ilçesinde 5 gün önce kaybolan ve cesedi ormanlık alanda bulunan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’i öldüren zanlı, tutuklandı.

Gültekin’in öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan ve jandarmada cinayeti itiraf eden C.M.A, işlemlerinin ardından, geniş güvenlik önlemleri kapsamında adliyeye sevk edildi.

Zanlı, “canavarca hisle adam öldürmek” suçundan tutuklandı.

Muğla Kadın Platformu adliyeye yürümek istedi

Öte yandan Muğla Kadın Platformu üyeleri, Pınar Gültekin’in öldürülmesini, basın açıklaması ve yürüyüş yaparak, protesto etti.

Menteşe ilçesinde, “Pınar Gültekin için sokaktayız, isyandayız” sloganıyla Sınırsızlık Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, “Sessiz kalmıyoruz”, “Yasta değil, isyandayız”, “Kadın katliamlarını durduracağız” yazılı dövizlerle Muğla Adliye Sarayına yürümek istedi. Polisin Atatürk Stadı’na kadar yürümelerine izin verdiği kadınlar, slogan atarak ve düdük çalarak yine Sınırsızlık Meydanı’nda yürüyüşlerini sonlandırdı.

Muğla Kadın Platformu adına basın açıklamasını yapan Pınar Gültekin’in yakın arkadaşı Selin Bileği, günde neredeyse 3 kadının katledildiğini belirtti.

Muğla’daki kadınların ve kadın öğrencilerin maruz kaldıkları şiddetin tesadüf, kaza, namusla özdeşleştirilecek ya da “Cinnet geçirdim öldürdüm” denilecek bir durum olmadığını vurgulayan Bileği, “Bizler daha birkaç ay önce Pınar’ın yürüdüğü sokaklarda aynı güvencesiz kanunlar altında baskılanan kadınlarız.” dedi.

Olay

Akyaka Mahallesi’nde tek başına yaşayan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin (27), 16 Temmuz’da Menteşe ilçesindeki alışveriş merkezine gitmek için evinden ayrılmış, aynı gün ablası Sibel Gültekin ile telefonla görüştükten sonra bir daha kendisinden haber alınamamıştı.

Ailesi, genç kız için Akyaka Jandarma Komutanlığına kayıp ihbarında bulunmuştu.

Yalova'da 5 bin 500 litre kaçak içki ele geçirildi

YALOVA (AA) – Yalova'nın Altınova ilçesinde iki evde 5 bin 500 litre kaçak içki ele geçirildi.

İl Jandarma Komutanlığının açıklamasına göre Subaşı beldesinde kaçak içki yapıldığı belirlenen iki ayrı adrese operasyon düzenledi.

Evlerde arama yapan ekipler, 5 bin 500 litre kaçak içki ele geçirdi. Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüphelilerin işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edileceği belirtildi.

Şanlıurfa'da tartıştığı kadını ve babasını silahla öldüren zanlı tutuklandı

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde tartıştığı kadını ve babasını silahla öldüren zanlı cezaevine gönderildi.

Bürünce Mahallesi'nde 4 gün önce dini nikahla yaşadığı Aynur ve babası Hacı Arslan'ı silahla öldüren, yakınları Fatih Altuntaş'ı yaralayıp kaçan ve ekiplerce yakalanan Halim Ç, jandarmadaki işlemlerinin ardından güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.

Zanlı, "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı.

Halim Ç, jandarma tarafından Siverek T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna götürüldü.

Boşanmak isteyen eşini öldüren sanık, yeniden hakim karşısında

İSTANBUL (AA) – Kağıthane'de boşanmak isteyen eşi Nisa Ece İnçke'yi silahla öldürdüğü iddiasıyla "tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanık Recep İnçke, hakkındaki kararın Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.

İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanık Recep İnçke'ye bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle bağlanıldı.

Maktul Nisa Ece İnçke'nin annesi Caziye ile ağabeyi Hasan Ece ve Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) adına avukatlar Canan Sarı ve Kevser Nur Üyümez de salonda hazır bulundu.

Duruşmada, Yargıtay bozma kararının ardından, taraflara diyecekleri soruldu.

Ece ailesinin avukatı ile KADEM avukatları, eski kararda direnilmesini talep ederken, cumhuriyet savcısı bozma kararına uyulmasını istedi.

Mahkeme heyeti, Yargıtay ilamını usul ve yasaya uygun bularak, bozma kararına uyulmasına hükmetti.

Kararın ardından söz alan müştekiler Caziye ve Hasan Ece, şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, sanığa en ağır cezanın verilmesini istediklerini söyledi.

Ailenin avukatı Mustafa Haki Okuducu, sanığın olayda 3 el ateş ettiğini, 1 tanesinin bitişik atış olduğunu ve sanığın canavarca hisle hareket ettiğini söyledi.

Olayda sanığın maktulü defalarca aradığını ve hileli hareketlerde bulunarak maktulü ikna edip evine götürdüğünü belirten Okuducu, "Bu davranışı planlı hareket ettiğini ve hile kullandığını gösterir. Olay sonrası polis eve gittiğinde televizyonun sesinin açık olduğu tespit edilmiştir. Bu da planın bir parçasıdır. Hal böyle olunca, Yargıtay'ın 'olayda tasarlamanın bulunmadığı' yönündeki belirlemesine katılmıyoruz'. Sanığın indirimsiz olarak cezalandırılmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

KADEM avukatları da olayda tasarlama unsurunun bulunduğu anlatarak, şikayetlerinin devam ettiğini ifade etti.

Duruşmada esasa ilişkin görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın dosyaya sunduğu dilekçelerde, maktulün olaydan önce sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini öne sürdüğünü ayrıca Yargıtay'ın bozma ilamında da belirtildiği gibi sanığın öldürme kararını olaydan uzun bir süre önce aldığının belli olmadığını aktardı.

Mütalaada, sanığın soruşturmanın başından itibaren süregelen tutum ve davranışları, istikrarlı anlatımları, kendiliğinden karakola teslim olması, savunmalarında suçu kabul etmesi ve hiçbir celsede tahliye talebinde bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde maktulün sanığa olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği hususu ispatlanmazsa dahi bunun aksinin de ispatlanamadığı ifade edildi.

Küçük bir tereddüt halinde dahi şüpheden sanığın yargılanması gerektiği, bu bağlamda sanığın üzerine atılı suçu haksız tahrik altında işlediğinin kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı kaydedilen mütalaada, sanık Recep İnçke'nin "haksız tahrik altında eşe karşı kasten öldürme" suçundan 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesi istendi.

Mütalaaya karşı savunma yapan sanık Recep İnçke, "Eşimin beni aldattığı hususunda iki ablasının tanık olarak dinlenilmesini talep ediyorum. Eski savunmamı tekrar ederim." dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık İnçke'nin tutukluluk halinin devamına hükmetti.

Esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma ve beyanda bulunmaları için taraflara süre verilmesine karar veren heyet, duruşmayı erteledi.

– KADEM ve ailenin avukatından açıklama

Duruşma sonrası açıklama yapan Ece ailesinin avukatı Mustafa Haki Okuducu, Yargıtay denetiminden geçmiş bir dosyada bugün tahrik maddesi uygulanmasının istendiğini belirterek, şunları söyledi:

"Üstelik, bir delil olmadığı halde yorum yoluyla talep edildi bu indirim. Meslek hayatımda ilk kez böyle bir şey görüyorum. Bir delil varsa bu delil ortaya konulur, tartışılır ve mahkeme bu delillere göre cezalandırma veya beraat verir. Biz bugün hukuk losyonuna uygun olmayan bir durumla karşı karşıya kaldık. İhtiyari yorumla yargılama yapılacaksa o zaman mahkemeye de gerek yok. Bir hukukçu olarak çok üzgünüm. Sayın savcı sadece yorum yaptı. Böyle bir mütalaayı da meslek hayatımda ilk kez görüyorum."

KADEM avukatı Canan Sarı ise "Önceki yargılama aşamasında hiçbir şekilde talep edilmediği halde 'haksız tahrik indirimi' istendi. Bu ceza hukuku yargılaması açısından kabul edilebilir bir mütalaa değildir." şeklinde konuştu.

– İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Recep İnçke ile Nisa Ece İnçke'nin evliliklerinin 2,5 yıldır devam ettiği, aralarında yaşanan problemler nedeniyle Nisa Ece İnçke'nin zaman zaman evi terk edip babasına gittiği ve son darp olayı üzerine babasının evine yerleşip kocasına boşanma davası açtığı belirtiliyor.

İddianamede, Recep İnçke'nin boşanma davası sürerken 7 Aralık 2016'da konuşmak için çağırdığı eşini, silah sesi duyulmaması için televizyonun sesini sonuna kadar açtıktan sonra 4 kez ateş ederek öldürdüğü belirtiliyor.

Cinayet sonrası şüphelinin Pendik'te bir polis merkezine gidip "eşini öldürdüğünü" söyleyerek silahıyla birlikte teslim olduğu bilgisi de verilen iddianamede, polis memurlarının olay yerine gittiklerinde televizyon sesinin duyulduğu, kapının çilingir vasıtasıyla açıldığı ve İnçke'nin cesedinin evin giriş koridorundaki holde yerde yatar vaziyette bulunduğu anlatılıyor.

İddianamede, cinayet zanlısı Recep İnçke'nin, Nisa Ece İnçke'yi yakın mesafeden, televizyonun sesini yüksek açarak planlı şekilde tasarlayarak öldürdüğü kaydedilerek, "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

– İlk yargılamada "ağırlaştırılmış müebbet hapis" verilmişti

Davanın 28 Şubat 2018'de görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, İnçke'nin, eşi Nisa Ece İnçke'ye karşı "tasarlayarak kasten eşini öldürme" suçunu işlediğini sabit görerek ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetmişti.

Mahkeme sanığı ayrıca "ruhsatsız silah bulundurmak" suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 2 bin 400 lira adli para cezasına çarptırırken, sanığın, kişiliği ve suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alarak cezada herhangi bir "takdiri indirim" yapılmasına yer olmadığına karar vermişti.

– Yargıtay kararı bozdu

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın üzerine atılı suçu tasarlayarak işlediğine ilişkin delil bulunmadığını, sanığa “kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi gerekirken "tasarlayarak kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiğini belirterek, yerel mahkemenin kararını bozmuştu.