Ak Parti Haberleri

AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan hayatını kaybetti

AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan hayatını kaybetti.

Bu bir sıcak gelişme haberidir. Kısa süre içinde güncellenecektir. Güncellemeler için sayfayı lütfen tekrar ziyaret edin.

Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için AA uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android, Windows) kurabilir, Twitter’da @AACanli hesabını takip edebilirsiniz.

AK Parti'li Özboyacı: İşgaliye harcı, sadece e-Scooter kiralayan firmaları kapsıyor

TBMM (AA) – AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı, imza sahibi olduğu ve TBMM Çevre Komisyonunda kabul edilen Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi’ne ilişkin, parlamentoda basın toplantısı düzenledi. Bu konunun siyaset üstü olduğunu vurgulayan Özboyacı, siyasi görüş ayrılıkları ne olursa olsun çevrenin korunması gerektiğini söyledi.

Bugün şehirlerde yaşama oranının yüzde 54’lere ulaştığına dikkati çeken Özboyacı, bu oranın 2070’de yüzde 70’lere çıkacağının öngörüldüğünü anlattı.

Özboyacı, 1900 yılına göre bugün kişi başı enerji tüketiminin üç katına, ham madde tüketiminin 2 katına, dünya nüfusunun ise 5 katına çıktığını, Türkiye’de 2000’li yılların başında 500 milyon ton ham madde tüketiminin, bugün 1 milyar tona ulaştığını, 1995’te evsel atık tüketiminin 17 milyon tondan 2018’de 32 milyona çıktığını kaydetti.

“Ajans, ambalajlı ürünlerin geri dönüştürülmesi noktasında çalışacak”

Türkiye’nin 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık Projesi’ne işaret eden Özboyacı, bu projenin 11. Kalkınma Planı’na girerek bir ülke politikası haline geldiğini anımsattı.

Türkiye’nin 3 yılda, 17 milyon ton atığın geri dönüştürülmesini ve ekonomiye kazandırılmasını sağladığını bildiren Özboyacı, 50 milyon varil petrol tasarrufu, 345 metreküp su tasarrufu yapıldığını, 2 milyon ton sera gazı salınımının engellendiğini anlattı.

Özboyacı, plastik poşet uygulamasından hemen önce yılda kişi başı 440 adet poşet kullanılırken, çıkarılan yasadan hemen sonra bu oranın yüzde 80 azalarak, yılda kişi başı 90 poşete kadar düştüğünü belirtti.

Türkiye’de yılda 32 milyon ton katı atık oluştuğunu kaydeden Özboyacı, bunların yüzde 25’inin geri dönüştürülebildiğini, bu 8 milyon ton civarındaki geri dönüştürülebilir atıkların 2 milyon tonunun ambalajlı ürünler olduğunu vurguladı.

Özboyacı, kanun teklifiyle kurulacak olan ajansın, bu ambalajlı ürünlerin geri dönüştürülmesi noktasında çalışacağını bildirdi.

Türkiye Çevre Ajansının kurulmasının, geri dönüşümde Türkiye’ye çok ciddi bir ivme kazandıracağını dile getiren Özboyacı, ajansın en önemli faaliyetinin depozito yönetim sistemi olduğunu söyledi.

Özboyacı, “Depozito yönetim sistemiyle, kağıt, cam, plastik ve metal bütün içecek ambalajlarını dönüştürebilmeyi hedefliyoruz. Bu konuda çok ciddi çalışmalar yapıldı. Ülkemizde yıllık 20 milyar adet içecek ambalajı üretiliyor. Bunların 3 yıl içerisinde yüzde 90’ının geri dönüştürülmesini hedefliyoruz.” dedi.

“Atık motor yağlarının toplanması konusunda yetkilendirme yapılacak”

Kanun teklifi ile Çevre Kanunu’nda yapılan değişiklikleri anlatan Özboyacı, Türkiye’de yılda üretilen 400 bin ton madeni motor yağının 200 bin tonunun atık haline geldiğini, bunun yalnızca 20 bin tonunu dönüştürebildiklerini söyledi.

Getirilen düzenleme ile atık motor yağlarının toplanması konusunda yetkilendirme yapılacağını bildiren Özboyacı, atık motor yağlarının ülke ekonomisine geri kazandırılacağını belirtti.

New York’tan sonra dünyada en uzun bisiklet yoluna sahip Konya’da, 550 kilometre bisiklet yolu bulunduğuna işaret eden Özboyacı, Konya’nın ilk Bisiklet Master Planı yapan şehir olduğunu kaydetti.

Konya Milletvekili olarak bu konudaki tecrübelerini bütün Türkiye’ye yaymak istediklerini dile getiren Özboyacı, “Bisiklet master planlarının, 30 büyükşehirimizin tamamında ulaşım ana planlarına eklenmesini öngörüyoruz.” diye konuştu.

“Ben de e-Scooter kullanıyorum”

Elektrikli scooterlar ile ilgili çıkan haberlere değinen Özboyacı, “e-Scooterlardan alınacak işgal harcıyla alakalı yanlış anlaşılma olmuş. Kanun teklifimiz incelendiğinde, bir işgaliye harcı, yasal olarak öngörmek durumundayız. Sadece e-Scooter kiralayan firmaları kapsıyor. Normal kendi e-Scooter sahibi olan vatandaşımızdan herhangi bir işgaliye bedeli alınmıyor. Kiralık e-Scooterlar noktasında, kiralama firmalarından, belediyeler, bütün taşıtlarda olduğu gibi işgaliye ücreti alacak. Bu tarife, metrekare başı 50 kuruştan 2,5 liraya kadar değişiyor.” bilgisini verdi.

Bir metrekareye 3 elektrikli scooterın sığabileceğini kaydeden Özboyacı, belediyelerin haberlerde yer aldığı gibi scooter başına 16 lira değil, 16 kuruş alacağını bildirdi.

TBMM Çevre Komisyonunda elektrikli scooterın ismiyle alakalı yaşanan tartışmanın hatırlatılması üzerine Özboyacı, TDK’nin “baskay, bingit, basgit” gibi bazı isim önerileri olduğunu ancak “scooter” olarak Türkçeye çevrilmesinin doğru göründüğünü söyledi.

Özboyacı, soru üzerine, kendisinin de e-Scooter kullandığını ifade etti.

Aynur Ekiz

AK Parti Sözcüsü Çelik: Bir AYM mensubunun hukuku katletmenin sembolü olan dille konuşması vahim

ANKARA (AA) – Ömer Çelik, Twitter’dan, yaptığı paylaşımda, Türkiye’ye geçmişte acılar yaşatmış müdahalelerin sloganının bir AYM üyesi tarafından kullanılmasının utanç verici bir saygısızlık olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Hukuktan başka bir dili olmaması gereken bir AYM mensubunun hukuku katletmenin sembolü olan bir dille konuşması vahimdir. Müdahaleler anayasal düzeni yıkmış ve milletimize büyük acılar yaşatmıştır. Müdahalelerin neticesinde hukuk düzenimiz ortadan kaldırılmıştır. Varlık sebebi hukuk olan AYM’de bir üye ise hukuku katleden müdahalelerin diliyle konuşuyor… Bu kabul edilemez.”

Türkiye’nin gerçek hukukçularının 15 Temmuz darbe girişiminde teröristlerin müdahalesine güçlü bir direniş gösterdiklerini kaydeden AK Parti Sözcüsü Çelik, gerçek hukukçuların demokrasiyi koruma mücadelesi verdiklerini, AYM üyesinin kullandığı dilin ise milleti tehdit etmenin ve hukuku yıkan müdahalelerin dili olduğunu bildirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Turan: Yeni partiler Türkiye'de iktidar alternatifi olamadıklarını millete gösterdi

TBMM (AA) – AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Meclis’te gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Yeni yasama döneminin hayırlı olmasını dileyen Turan, milletin beklentilerine cevap verecek, Türkiye’yi her alanda daha ileriye taşıyacak yasama faaliyetleri olacağını, bir günü dahi boş geçirmek istemediklerini söyledi.

Herkesin birbirini dinlediği, polemikten, gerilimden ve kısır tartışmalardan uzak, verimli bir yasama yılı olması temennisinde bulunan Turan, “Dünyanın salgınla mücadele ettiği bir süreçte gündemimiz ülke menfaatine ters düşen, birlik ve beraberliğimizi hedef alan, gerginlik oluşturan kısır tartışmalar olmamalı.” diye konuştu.

Gelecek 3 yıl seçim olmadığını, dolayısıyla yasama dönemlerini dolu dolu, verimli şekilde geçirmek istediklerini dile getiren Turan, TBMM Genel Kurulunda bu hafta Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşüleceğini bildirdi.

Teklifle, performans esaslı program bütçe anlayışının Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na yansıtılmasının amaçlandığını aktaran Turan, düzenleyici ve denetleyici kurumların, bütçelerini 3 yıllık bütçeleme anlayışı, stratejik planları ve performans programları ile program yapısını esas alarak, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda tanımlanan tertip düzeylerini içerecek şekilde hazırlayacağını belirtti.

“CHP ve HDP trenlerinin arkasında bir vagon oldular”

Bülent Turan, yeni partilerin, Türkiye’de asla iktidar alternatifi olamadıklarını çok kısa sürede millete gösterdiğini söyleyerek, “Asla iktidar olma imkanları yok ama Türkiye’de yüzde 50’den fazla olan oyumuzun 49’da kalması projesi içinde yer almak istiyorlar.” dedi.

“Yeni partilerin Erdoğan karşıtlığı ve CHP’nin taklidi olmak dışında bir söylem geliştirdiğini duydunuz mu?” diye soran Turan, şöyle konuştu:

“AK Parti’yle sahip oldukları siyasi hatıralarının yerini, bundan sonra CHP gölgesinde yapacakları siyaset alacak. Çok yazık değil mi? CHP ve HDP trenlerinin arkasında bir vagon oldular. Bakın kaç ilde, ilçede teşkilatları dağıldı. Erdoğan karşıtlığı her türlü hukuksuzluğu meşru görmelerine neden olmamalı. Kayyum atanıyor, aynı dil. 6-8 Ekim olayları konuşuluyor, aynı dil. Gerçek bir derdi olmayanlar, yalnızca hırslarının kurbanı olurlar. Tabii ki bu süreçte farklılaşmayı görüp nedamet duyanların, ‘Gaza geldik, yanlış yaptık, hata yaptık.’ diyenlerin gelecekleri yer; bu çınarın altı, adeta yedi düvele karşı savaşan AK Parti’dir.”

“Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet tarihinin en büyük siyasi yalancısıdır”

Turan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Dostlarımla iktidar olacağım.” sözünü hatırlatarak, “Dostları kim? Biden’den başlayan diğer isimlere kadar uzanan dostlar. Düne kadar küfür ettiklerine bugün ‘ortağım’, ‘kardeşim’, ‘arkadaşım’ diyorlar. Çünkü bir hesap var.” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun Katar’daki selamlaşmayla ilgili iddiasının, “ucuz, sığ siyasetin ürünü”, “içinde yuvarlandığı siyasetin yansıması” olduğunu ifade eden Turan, şöyle devam etti:

“Kılıçdaroğlu’nun çirkin ithamları ahlak ve akıl dışı. Cumhurbaşkanımıza karşı husumet dolu, son derece yakışıksız bir açıklama. Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet tarihinin en büyük siyasi yalancısıdır. İnanmayan, iddia ettiği selamlamanın yer aldığı videoya baksın. Milletimizin 10 yıldır tek bir seçim bile kazanamayan Kılıçdaroğlu’na niye güvenemediğini, bu zihniyetin neden iktidar olamadıklarının cevabı burada saklı. Bu kadar yalan ve algı peşinde koşanı değil genel başkan, kimse şirketine genel müdür yapmaz.

Aziz milletimiz de tüm dünya da biliyor ki Recep Tayyip Erdoğan, ancak ve ancak rükuda Allah’ın huzurunda eğilir. Başka hiçbir gücün önünde eğilmez. Dik duruşuyla, cesaretiyle ve kararlılığıyla öne çıkan bir lider. Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanımızı, Genel Başkanımızı kendisiyle karıştırmasın. Video görüntüsünü hepimiz izledik, var mı öyle bir şey? Kılıçdaroğlu siyasi değerleri ayaklar altına almaktan vazgeçmeli ve bir an önce Sayın Cumhurbaşkanımızdan özür dilemelidir. Siyaset yalan, algı, çamur at izi kalsın anlayışıyla yapılmamalı. Bu topraklar düzgün, erdemli bir siyasi anlayışı ve ahlakı hak ediyor.”

“Azerbaycan’ın haklı davasında yanındayız”

Türkiye’nin, Azerbaycan’ın haklı davasına en büyük desteği verdiği bir sürecin yaşandığına değinen Turan, “Daha önce bu millete Boraltan Faciası’nın acısını ve utancını yaşatanlara karşın, tarihe geçen bu kara lekenin izlerini siliyoruz.” dedi.

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ateşkesin, Azerbaycan’ın Karabağ toprağındaki haklarından geri adıma giden bir süreç olmaması gerektiğini vurgulayan Turan, Ermenistan’ın ateşkes ihlallerinin, Azerbaycan tarafından misliyle karşılık bulması gerektiğini belirtti. Turan, “Ermenistan’ın bu tahrikkar ve sorumsuz saldırıları bir an önce son bulmalı. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettikleri gibi, Türkiye olarak, 83 milyon olarak, kardeş ve dost Azerbaycan’ın haklı davasında yanındayız.” diye konuştu.

“Alçak terör örgütü ve onun bütün destekçilerine lanet olsun”

Hatay’daki orman yangınını terör örgütü PKK’nın üstlendiğini, halen olayı çarpıtmaya çalışan bazı yayın organları olduğunu söyleyen Turan, şöyle devam etti:

“Alçak terör örgütü ve onun bütün destekçilerine lanet olsun. Devlet yarına bırakır ama yanınıza bırakmayacak. Can veren canlıları gördükten sonra içimden ilk geçen ‘Allah’ım bunu yapanlarının cezasını sadece mahşere bırakma.’ oldu. İyice köşeye sıkışan terör örgütü şimdi doğayı hedef alıyor. Bebek katili, insan katili örgüt şimdi de ormanları ve dilsiz canlıları katlediyor.”

“AYM kararları tabii ki bağlayıcıdır”

Anayasa Mahkemesinin (AYM) Enis Berberoğlu’na ilişkin hak ihlali kararına değinen Turan, “Meclis’te yapılan usuli işlemdi. Enis Berberoğlu’nu yargılayan, bunun için oy veren milletvekilleri değil ki.” dedi.

Meclis’te Anayasa ve İçtüzüğe göre Yargıtayda kesinleşen kararın okunduğunu hatırlatan Turan, “AYM’nin kararı, dokunulmazlığı kaldırılan ama tekrar seçilen milletvekilinin dokunulmazlığının, o dosya için olup olamayacağına ilişkin aldığı bir karardır. AYM, ‘Masumdur.’ demiyor. Usul yönünden uygun olmadığına dikkat çekiyor. Bu karara göre konu tüm boyutlarıyla değerlendirilip gereği yapılır. Ancak yargılama sonunda Berberoğlu’nun MİT tırları davasında aldığı 5 yıl 10 ay hapis cezası vardı.” değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Sinan Uslu