Ak Parti Haberleri

AK Parti Grup Başkanvekili Muş: Vergi yapılandırmasına 18 taksit imkanı getirilecek

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmelerine devam edilen İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ne eklenecek vergi yapılandırmasına ilişkin detayları açıkladı.

Vergi yapılandırma paketine ilişkin maddeleri Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunacaklarını dile getiren Muş, “Komisyon bunu uygun görür, kanun teklifine ekleyip komisyondan geçirirse, vergi yapılandırmasıyla ilgili önerimiz, teklife girmiş olacak.” dedi.

Oldukça geniş kapsamlı bir yapılandırma paketi hazırladıklarını bildiren Muş, gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, motorlu taşıtlar vergisi gibi borçların, vergi yapılandırma paketinde olacağını belirtti.

Muş, vergi cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamları; trafik, seçim, nüfus para cezaları; Karayolu Taşıma Kanunu’na göre kesilen para cezaları; kara yollarından usulsüz geçişler nedeniyle kesilen para cezaları gibi tüm idari para cezalarının yapılandırma kapsamında olduğunu açıkladı.

Öğrenim katkı kredisi ve öğrenim kredisi borçları, ecrimisiller, haksız alınan destekleme ödemeleri, kaynak kullanımı destekleme fonu, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının da vergi yapılandırması kapsamında olduğunu söyleyen Muş, Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki hazine alacakları, madenlerden alınan devlet hakkı, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre takip edilen diğer alacakların da pakette yer aldığını belirtti.

“Maksimum 18 taksit yapılabiliyor”

Vergi yapılandırması kapsamında, kanunun çıktığı tarihten itibaren yıl sonuna kadar müracaat etme şartı bulunduğunu dile getiren Muş, “Maksimum 18 taksit yapılabiliyor. Taksitler iki ayda bir ödenecek. İlk taksit tarihine kadar peşin ödeme yapılırsa, burada biliyorsunuz ana paranın yanında işleyen faizler var, onlar siliniyor bu vergi borçlarının. Dolayısıyla Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi (YÜFE) kullanılıyor. Onun oranı çok daha düşük. Önümüze getiriliyor. İlk taksit içerisinde bu borçlar ödenirse, YÜFE’den çıkan gecikme zammının yüzde 90’ı da silinmiş olacak.” bilgisini verdi.

Gümrük vergisi, faizleri, gecikme zamları ve gümrük idari para cezalarının da yapılandırma kapsamında olacağını anlatan Muş, buna kanunun çıktığı tarihten yıl sonuna kadar müracaat etme şartı getirdiklerini kaydetti.

Burada da maksimum 18 taksit olacağını dile getiren Muş, 2 ayda bir ödeneceği için 36 aya kadar bir taksitlendirmenin söz konusu olduğunu, ilk taksit ödeme tarihinin 2021 yılının Ocak ayı olacağını söyledi.

“SGK primleri idari para ve gecikme cezaları da kapsamda”

Sosyal güvenlik primleri idari cezaları, gecikme cezaları ve faiz zamlarını da yapılandırma kapsamına aldıklarını dile getiren Muş, yıl sonuna kadar müracaat şartı aradıklarını, 18 eşit taksit olduğunu, ilk taksidin Şubat 2021’den itibaren ödenmesini öngördüklerini belirtti.

İl özel idarelerine olan borçların da kapsama alındığını aktaran Muş, “Emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, ilan ve reklam vergisi, diğer vergi ve harçlar, su, atık su, katı atık ücretleri, yol katılım payları, muhtelif ücretlerden kaynaklı kurum alacakları ve zam ve faizleri de yapılandırma kapsamına alınıyor. Bunlara da yine yıl sonuna kadar müracaat edilmesi gerekiyor.” diye konuştu.

YÜKOK’lara taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına dair katkı paylarının da yapılandırma kapsamına alındığını belirten Muş, TOBB, TESK, Barolar Birliği, TÜRMOB, ihracatçı birliklerinin aidat ödemelerinin yapılandırma kapsamında olduğunu dile getirdi.

“OSB’lerin kredi borçları da yapılandırma kapsamında”

KOSGEB tarafından kullandırılan desteklerden kaynaklananlar ile aidat alacaklarının yapılandırılacağını bildiren Muş, organize sanayi bölgelerinin kredi borçlarının da yapılandırılacağını duyurdu.

İl özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile sermayesinin yüzde 50’den fazlası bunlara ait şirketlerin taşınmazlar hakkında yapılan irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan alacakların da yapılandırma kapsamında olduğunu ifade eden Muş, şöyle konuştu:

“Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıfların kira alacakları yine yapılandırma kapsamında. Kalkınma ajanslarının il özel idareleri, belediye ve sanayi odalarından olan alacakları ile Türk Standartları Enstitüsü hizmet bedeli alacakları yapılandırma kapsamının içerisinde olacaktır. Teklifimiz bunları kapsıyor. Komisyon uygun görürse bunlar teklife dahil edilecektir. Vatandaşlarımıza hayırlı olsun. Çok geniş bir yapılandırma teklifi komisyona vermiş olacağız.” diye konuştu.

“Vergi affı değil vergi barışı”

Gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Muş, “Vergi affı da pakette yer alıyor mu?” sorusu üzerine, “Hayır, yapılandırma ve vergi barışı var.” dedi.

Vergi yapılandırmasının miktar olarak büyüklüğünün sorulması üzerine Muş, “Farklı farklı kurumların alacakları var. Farklı idareler, farklı birimler var. Yaklaşık 500 milyar lira gibi bir rakam burada telafuz edebiliriz.” bilgisini verdi.

“İl başkanı kayyum atamalarına tepki gösterip HDP’ye destek çıkan biriydi”

İYİ Parti’de yaşanan “FETÖ’cü tartışmaları” hatırlatılan ve değerlendirmesi sorulan Muş, şöyle konuştu:

“Bu, bizimle alakalı bir mesele değil. İYİ Parti’nin kendi meselesi. Burada iddia sahibi İYİ Parti Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, parti kurucularından Ümit Özdağ. Bu iddianın muhatabı, İYİ Parti’nin İstanbul İl Başkanı; daha önce de bu kayyum atamalarına itiraz eden, şimdi de FETÖ iltisakı ile ilgili Ümit Özdağ tarafından hakkında iddiada bulunulan bir kişi. Bu, parti içindeki, kendi içlerindeki bir tartışma. Bunun şu an savcılıkla alakalı bir ayağı olduğunu biz de takip ettik.”

Savcılığa bir suç duyurusunda bulunulduğunu hatırlatan Muş, “Savcılık, bunun detaylarını araştıracaktır. Bir operasyondan bahsediliyor. Farklı farklı yerlerde bu anlamda bize bazı atıflar yapılıyor. Bunların hiçbirini kabul etmemiz mümkün değil. Bir operasyon varsa, o zaman operasyonu yapan genel başkan yardımcıları, muhatabı il başkanları. Bizi bu tartışmaların içerisine çekmelerine asla müsaade etmeyiz.” ifadelerini kullandı.

“İYİ Parti bir kimlik bunalımı yaşıyor”

İYİ Parti’nin bir kimlik bunalımı yaşadığını kaydeden Muş, “HDP ile iş birliği yapmak isteyenler ile buna karşı çıkmak isteyenlerin bir mücadelesi bu. Bu il başkanı da bu kayyum atamalarına tepki gösterip HDP’ye aslında destek çıkan bir isimdi. Bu iki grubun arasında bir mücadele olarak görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir operasyondan bahsedildiğini dile getiren Muş, “Bir operasyon arıyorlarsa kendi genel başkan yardımcılarına, bu iddianın sahiplerine bakabilirler. Dışarıda aramaya lüzum yok. Kendi içlerinde bu operasyonları yapanları bulabilirler. Bu iddiayı çok fazla dile getireceklerse, bu operasyonu yapanları da açıklamak zorundadırlar.” dedi.

“Bunlar zaten yasak yapılar, hukuki değiller, kaçak yapılar”

Hobi bahçeleriyle ilgili düzenlemenin TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri süren gıda, tarım ve orman alanında düzenlemeler içeren kanun teklifinden çıkarılacağına ilişkin iddianın hatırlatılması üzerine Muş, “Bu hobi bahçeleri, birinci sınıf tarım arazileri üzerine yapılan, ruhsatı, imarı, planı olmayan, tamamen kaçak yapılar. Zaten bunlarla alakalı ilgili yerel idarelerin işlem yapması gerekiyor. Bunlara cezalar kesiliyor. Bunlarla alakalı mevzuatımızdaki hükümler şu an belediyeler tarafından uygulanması gereken meselelerdir.” dedi.

Bir emlakçı ya da organizatörün 100 dönüm bir tarım arazisini 500 metrekare alanlara bölerek, buralara üyeler yaptığını anlatan Muş, mevcut mevzuatın hülle yoluyla, etrafından dolanarak, birinci sınıf tarım arazisinin yapılaşmaya açıldığının altını çizdi.

Hobi bahçelerini alan vatandaşların, bunun tapusu, imarı, izni olmadığını, hukuk dışı olduğunu bildiğini aktaran Muş, “Yerel yönetimlerin işlem yaptıkları, ceza kestikleri var. Valiliklerin işlem yaptıkları var. Sanki bunlar hukukiymiş de yeni bir düzenleme getiriyormuşuz gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu kesinlikle doğru değil. Bunlar zaten yasak yapılar, hukuki değiller, kaçak yapılardır.” ifadelerini kullandı.

“Arz tarafını yapanlarla ilgili de çalışmamız var”

Bunu yapanlarla alakalı da bir çalışmalarının olduğunu bildiren Muş, “Sadece bunu alan değil, bu işin bir de arz tarafı var, bu işin arz tarafını yapanlarla alakalı da çalışmamız yürüyor. Onunla alakalı da bazı yaptırımlar getirmeyi düşünüyoruz.” dedi.

Bunun üzerinde çalıştıklarını bildiren Muş, “Eğer yetiştirebilirsek talep tarafı değil, arz tarafını sağlayanlarla alakalı da yaptırımlarımız olacak.” ifadelerini kullandı.

Tarım arazilerine sahip çıkılmaması halinde gelecek nesillerin hakkına girilmiş olacağını kaydeden Muş, belediyenin planladığı alanlarda, ruhsatlı alanlarda hobi bahçesi yapılmasında bir engel olmadığını belirtti.

Tarım arazilerinin imara açık olmadığından dolayı ucuz olduğu için buraya girildiğini bildiren Muş, “Buradan birileri ‘Para kazanacağım.’ diye tarım arazilerini bu tip yapılaşmaya açmalarına asla müsaade edemeyiz. Toplumun bu anlamda büyük bir tepkisi söz konusu. Hepimizin bu noktada hassasiyet göstermesi gerekiyor. Tarım arazileri ülkenin geleceğidir. Bunları korumamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan hayatını kaybetti

AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan hayatını kaybetti.

Bu bir sıcak gelişme haberidir. Kısa süre içinde güncellenecektir. Güncellemeler için sayfayı lütfen tekrar ziyaret edin.

Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için AA uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android, Windows) kurabilir, Twitter’da @AACanli hesabını takip edebilirsiniz.

AK Parti'li Özboyacı: İşgaliye harcı, sadece e-Scooter kiralayan firmaları kapsıyor

TBMM (AA) – AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı, imza sahibi olduğu ve TBMM Çevre Komisyonunda kabul edilen Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi’ne ilişkin, parlamentoda basın toplantısı düzenledi. Bu konunun siyaset üstü olduğunu vurgulayan Özboyacı, siyasi görüş ayrılıkları ne olursa olsun çevrenin korunması gerektiğini söyledi.

Bugün şehirlerde yaşama oranının yüzde 54’lere ulaştığına dikkati çeken Özboyacı, bu oranın 2070’de yüzde 70’lere çıkacağının öngörüldüğünü anlattı.

Özboyacı, 1900 yılına göre bugün kişi başı enerji tüketiminin üç katına, ham madde tüketiminin 2 katına, dünya nüfusunun ise 5 katına çıktığını, Türkiye’de 2000’li yılların başında 500 milyon ton ham madde tüketiminin, bugün 1 milyar tona ulaştığını, 1995’te evsel atık tüketiminin 17 milyon tondan 2018’de 32 milyona çıktığını kaydetti.

“Ajans, ambalajlı ürünlerin geri dönüştürülmesi noktasında çalışacak”

Türkiye’nin 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık Projesi’ne işaret eden Özboyacı, bu projenin 11. Kalkınma Planı’na girerek bir ülke politikası haline geldiğini anımsattı.

Türkiye’nin 3 yılda, 17 milyon ton atığın geri dönüştürülmesini ve ekonomiye kazandırılmasını sağladığını bildiren Özboyacı, 50 milyon varil petrol tasarrufu, 345 metreküp su tasarrufu yapıldığını, 2 milyon ton sera gazı salınımının engellendiğini anlattı.

Özboyacı, plastik poşet uygulamasından hemen önce yılda kişi başı 440 adet poşet kullanılırken, çıkarılan yasadan hemen sonra bu oranın yüzde 80 azalarak, yılda kişi başı 90 poşete kadar düştüğünü belirtti.

Türkiye’de yılda 32 milyon ton katı atık oluştuğunu kaydeden Özboyacı, bunların yüzde 25’inin geri dönüştürülebildiğini, bu 8 milyon ton civarındaki geri dönüştürülebilir atıkların 2 milyon tonunun ambalajlı ürünler olduğunu vurguladı.

Özboyacı, kanun teklifiyle kurulacak olan ajansın, bu ambalajlı ürünlerin geri dönüştürülmesi noktasında çalışacağını bildirdi.

Türkiye Çevre Ajansının kurulmasının, geri dönüşümde Türkiye’ye çok ciddi bir ivme kazandıracağını dile getiren Özboyacı, ajansın en önemli faaliyetinin depozito yönetim sistemi olduğunu söyledi.

Özboyacı, “Depozito yönetim sistemiyle, kağıt, cam, plastik ve metal bütün içecek ambalajlarını dönüştürebilmeyi hedefliyoruz. Bu konuda çok ciddi çalışmalar yapıldı. Ülkemizde yıllık 20 milyar adet içecek ambalajı üretiliyor. Bunların 3 yıl içerisinde yüzde 90’ının geri dönüştürülmesini hedefliyoruz.” dedi.

“Atık motor yağlarının toplanması konusunda yetkilendirme yapılacak”

Kanun teklifi ile Çevre Kanunu’nda yapılan değişiklikleri anlatan Özboyacı, Türkiye’de yılda üretilen 400 bin ton madeni motor yağının 200 bin tonunun atık haline geldiğini, bunun yalnızca 20 bin tonunu dönüştürebildiklerini söyledi.

Getirilen düzenleme ile atık motor yağlarının toplanması konusunda yetkilendirme yapılacağını bildiren Özboyacı, atık motor yağlarının ülke ekonomisine geri kazandırılacağını belirtti.

New York’tan sonra dünyada en uzun bisiklet yoluna sahip Konya’da, 550 kilometre bisiklet yolu bulunduğuna işaret eden Özboyacı, Konya’nın ilk Bisiklet Master Planı yapan şehir olduğunu kaydetti.

Konya Milletvekili olarak bu konudaki tecrübelerini bütün Türkiye’ye yaymak istediklerini dile getiren Özboyacı, “Bisiklet master planlarının, 30 büyükşehirimizin tamamında ulaşım ana planlarına eklenmesini öngörüyoruz.” diye konuştu.

“Ben de e-Scooter kullanıyorum”

Elektrikli scooterlar ile ilgili çıkan haberlere değinen Özboyacı, “e-Scooterlardan alınacak işgal harcıyla alakalı yanlış anlaşılma olmuş. Kanun teklifimiz incelendiğinde, bir işgaliye harcı, yasal olarak öngörmek durumundayız. Sadece e-Scooter kiralayan firmaları kapsıyor. Normal kendi e-Scooter sahibi olan vatandaşımızdan herhangi bir işgaliye bedeli alınmıyor. Kiralık e-Scooterlar noktasında, kiralama firmalarından, belediyeler, bütün taşıtlarda olduğu gibi işgaliye ücreti alacak. Bu tarife, metrekare başı 50 kuruştan 2,5 liraya kadar değişiyor.” bilgisini verdi.

Bir metrekareye 3 elektrikli scooterın sığabileceğini kaydeden Özboyacı, belediyelerin haberlerde yer aldığı gibi scooter başına 16 lira değil, 16 kuruş alacağını bildirdi.

TBMM Çevre Komisyonunda elektrikli scooterın ismiyle alakalı yaşanan tartışmanın hatırlatılması üzerine Özboyacı, TDK’nin “baskay, bingit, basgit” gibi bazı isim önerileri olduğunu ancak “scooter” olarak Türkçeye çevrilmesinin doğru göründüğünü söyledi.

Özboyacı, soru üzerine, kendisinin de e-Scooter kullandığını ifade etti.

Aynur Ekiz

AK Parti Sözcüsü Çelik: Bir AYM mensubunun hukuku katletmenin sembolü olan dille konuşması vahim

ANKARA (AA) – Ömer Çelik, Twitter’dan, yaptığı paylaşımda, Türkiye’ye geçmişte acılar yaşatmış müdahalelerin sloganının bir AYM üyesi tarafından kullanılmasının utanç verici bir saygısızlık olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Hukuktan başka bir dili olmaması gereken bir AYM mensubunun hukuku katletmenin sembolü olan bir dille konuşması vahimdir. Müdahaleler anayasal düzeni yıkmış ve milletimize büyük acılar yaşatmıştır. Müdahalelerin neticesinde hukuk düzenimiz ortadan kaldırılmıştır. Varlık sebebi hukuk olan AYM’de bir üye ise hukuku katleden müdahalelerin diliyle konuşuyor… Bu kabul edilemez.”

Türkiye’nin gerçek hukukçularının 15 Temmuz darbe girişiminde teröristlerin müdahalesine güçlü bir direniş gösterdiklerini kaydeden AK Parti Sözcüsü Çelik, gerçek hukukçuların demokrasiyi koruma mücadelesi verdiklerini, AYM üyesinin kullandığı dilin ise milleti tehdit etmenin ve hukuku yıkan müdahalelerin dili olduğunu bildirdi.